Adı:
Maderzad Palas
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
“Erbuğ Kaya, olay örgüsü konusunda hiç sıkıntı çekmeyen, hayal gücü ile barışık bir yazardır. Maderzad Palas da bunu kanıtlıyor zaten. Zamanı ta başlangıcından beri kucaklayan kitabın başkarakteri Ali Kocaali ise, bütün olup bitenler bir yana, sadece kişisel gelişimiyle bile heyecan veriyor. “Maderzad Palas”a gelince, doğrusu benim de yerleşmek isteyeceğim bir yer. Bazen bir-iki tanesine şöyle bir çakmak istesem de, Palas sakinleri sevdiğim, özenle derlenmiş, antikanın antikası bir grup. Ama favori mekân/karakterim kütüphane, yani Meşruke. Kitaptan tek bir varlığı seçmem gerekse onu seçer, hatta Ali gibi bir tohum versin diye ricacı olurdum. İkinci bir şans verilirse, tercihim Mesmerin.

Erbuğ yıllarla birlikte yazar olarak çok farklı bir yere geldi. Şimdiden bir sonraki kitabı bekliyorum. Maderzad Palas’ın dünyasına, sırlarını adlarında saklayan Zulmat ile Tennur arasındaki mücadeleye buyurun!”

-Sevin Okyay-

“Erbuğ Kaya yakamızdan tutup bizi başka bir dünyaya götürmüyor; her iyi edebiyat yapıtında olduğu gibi, bu dünyanın başka bir boyutuyla tanıştırıyor. Hatta yüzleştiriyor. Maderzad Palas gerçeküstü bir mekân mı? Aslında değil. Kapı komşumuzun evinde bir meşruke ağacı olmadığını kim kanıtlayabilir? Ya da yaşadığımız, daha doğrusu içinde bocaladığımız bu hayat Zulmat ile Tennur’un savaş alanı değil mi aslında? İyi ile kötünün, cennet ile cehennemin, siyah ile beyazın... Ama şunu da belirtmeliyim ki, hiçbirimiz Mesmerin’le karşılaşma fırsatını bulamayız öyle kolay kolay. Roman boyunca o kadının yabani güzelliğine kapıldığımı itiraf etmeliyim. Onun “ne” olduğunu öğrendikten sonra bile!

Erbuğ Kaya sadece bir roman yazmakla kalmamış; büyü yapmış bize. Okudukça kendimizle karşılaşacağımız, yerimizi yadırgayacağımız bir büyü. Gerisi sizin elinizde!”

-Altay Öktem-



(Tanıtım Bülteninden)
Erbuğ Kaya'nın Giddar kitabını okumuş ve hayran kalmıştım. O tuğla gibi kitap benim için apayrı bir yere sahiptir. Maderzad Palas'ın Giddar gibi büyük fantastik bir örgüye sahip olmadığını biliyordum alırken, ve diyorum ki iyi ki almışım. Gündelik hayatın içine yedirebileceği karakterleri anlattığı için sanırım; cüle yapısı, anlatısı vb. daha akıcı olmuş kitabın. Kitap boyunca baş karakter Ali'nin durumu gayet güzel ele alınıyor. Son sayfalara doğru geldikçe gidişat sona yaklaşmamış gibi göründükçe acaba devam kitabı mı gelecek diye sormaya başlamıştım ama hikaye son 20~30 sayfada biraz hızlı, biraz eksik kurguyla da olsa tamamlandı.

Diyeceğim o ki Erbuğ Kaya her eseriyle kendini ileri taşımayı başarıyor. Maderzad Palas ile de büyük fantazya dışında da kaliteli eserler verebileceğini göstermiş oldu.
istanbul sokaklarındaki bambaşka bir alemin savaşını oturma odamda bana izlettiren bu kitap, bir beyaz yakalının başından geçen enteresan hikayeyi konu alıyor. Çok başarılı buldum. Herkese tavsiye ederim
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Maderzad Palas
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052981092
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınları
“Erbuğ Kaya, olay örgüsü konusunda hiç sıkıntı çekmeyen, hayal gücü ile barışık bir yazardır. Maderzad Palas da bunu kanıtlıyor zaten. Zamanı ta başlangıcından beri kucaklayan kitabın başkarakteri Ali Kocaali ise, bütün olup bitenler bir yana, sadece kişisel gelişimiyle bile heyecan veriyor. “Maderzad Palas”a gelince, doğrusu benim de yerleşmek isteyeceğim bir yer. Bazen bir-iki tanesine şöyle bir çakmak istesem de, Palas sakinleri sevdiğim, özenle derlenmiş, antikanın antikası bir grup. Ama favori mekân/karakterim kütüphane, yani Meşruke. Kitaptan tek bir varlığı seçmem gerekse onu seçer, hatta Ali gibi bir tohum versin diye ricacı olurdum. İkinci bir şans verilirse, tercihim Mesmerin.

Erbuğ yıllarla birlikte yazar olarak çok farklı bir yere geldi. Şimdiden bir sonraki kitabı bekliyorum. Maderzad Palas’ın dünyasına, sırlarını adlarında saklayan Zulmat ile Tennur arasındaki mücadeleye buyurun!”

-Sevin Okyay-

“Erbuğ Kaya yakamızdan tutup bizi başka bir dünyaya götürmüyor; her iyi edebiyat yapıtında olduğu gibi, bu dünyanın başka bir boyutuyla tanıştırıyor. Hatta yüzleştiriyor. Maderzad Palas gerçeküstü bir mekân mı? Aslında değil. Kapı komşumuzun evinde bir meşruke ağacı olmadığını kim kanıtlayabilir? Ya da yaşadığımız, daha doğrusu içinde bocaladığımız bu hayat Zulmat ile Tennur’un savaş alanı değil mi aslında? İyi ile kötünün, cennet ile cehennemin, siyah ile beyazın... Ama şunu da belirtmeliyim ki, hiçbirimiz Mesmerin’le karşılaşma fırsatını bulamayız öyle kolay kolay. Roman boyunca o kadının yabani güzelliğine kapıldığımı itiraf etmeliyim. Onun “ne” olduğunu öğrendikten sonra bile!

Erbuğ Kaya sadece bir roman yazmakla kalmamış; büyü yapmış bize. Okudukça kendimizle karşılaşacağımız, yerimizi yadırgayacağımız bir büyü. Gerisi sizin elinizde!”

-Altay Öktem-



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Fatih Ekici
  • Kenan Akter
  • Hasan Taşdelen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0