Adı:
Madonna in a Fur Coat
Baskı tarihi:
5 Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780241206195
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kürk Mantolu Madonna
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Classics
The bestselling Turkish classic of love and longing in a changing world, available in English for the first time.

'It is, perhaps, easier to dismiss a man whose face gives no indication of an inner life. And what a pity that is: a dash of curiosity is all it takes to stumble upon treasures we never expected.'

A shy young man leaves his home in rural Turkey to learn a trade in 1920s Berlin. The city's crowded streets, thriving arts scene, passionate politics and seedy cabarets provide the backdrop for a chance meeting with a woman, which will haunt him for the rest of his life. Emotionally powerful, intensely atmospheric and touchingly profound, Madonna in a Fur Coat is an unforgettable novel about new beginnings and the unfathomable nature of the human soul. 'Passionate but clear . . . Ali's success [is in ] his ability to describe the emergence of a feeling, seemingly straightforward from the outside but swinging back and forth between opposite extremes at its core, revealing the tensions that accompanies such rise and fall.' Atilla Özkirimli, writer and literary historian.
216 syf.
·Beğendi·9/10
Henüz bir hafta evvel okudum ve o dönem ihtiyacım olan şey vakit geçirmemi hızlandıracak, içimdeki hüznü bir nebze unutmama sebep teşkil edecek "saçma sapan aşk romanı" idi.
gelin görün ki bu roman saçma değil sapan hiç değil.
Bitirdiğinizde içinize taş misali bir cismi oturtan kitaptır.
Kitaptaki adam (Raif Efendi) yerine koydum kendimi. Empati bana uzak bir dost değil aslında. Severim kendisini,düşünsenize on yıl boyunca sevdiğin kadını bekliyorsun,ve üstelik bu kadar sırlarla dolu, karmaşık bilinçaltına sahip, insanlardan kaçan kendi dünyasında yaşayan bir insanı değiştirebilecek güce sahip bir kadından bahsediyoruz acaba diyorum ben bekler miydim böyle? Böyle bir bekleyiş için karşı tarafın nasıl bir fedakarlığını görmem gerekiyor? ondan sonra sigortalar atıyor haliylen...
Kitabın ortalarına doğru, Maria hanım için sen kimsin ya!hem adamla gez toz senin için yapmadığı kalmasın ondan sonra ben sana göre değilim de. Peki adamın yapıtına ne demeli?kadının öldüğünü birinde öğren (o da binbir zahmetle,ulan nerede bu kadın diye bağır çağırsana!) hadi başkasıyla evlendin neden çocuk yaptın neden? mücadele içine girmedin bak kadın hastalıktan kıvranırken sen neler yaptın?

Her ne kadar yazar sonunu, bildiğimiz klasik romanlar gibi bağlamış olsa da başlangıç itibariyle dikkat cezbedici bir durum hakim.
Romanın baş erkek kahramanı çok konuşmadığı için okurken sinir ediyor, delirtiyor.

Her daim okunan, raflarda kendine yer bulan bu kitabın bir hikmetinin olduğu okununca net olarak anlaşılıyor...
163 syf.
·6 günde·7/10·
Güzel kitap. Yalnız sonu tahmin edilebilir. Her can alıcı veya şaşıetıcı sahne normalde sürpriz olması gerekirken çok kitap okuyan birisi iseniz şaşırtmıyor. Tabi şu açıdan da düşünmekte fayda var. Günümüz de bu çerçevede entrikalı çok kitap yazılıyor. Buna istinaden en uç noktayı düşünüyorsun ve düşündüğün çıkıyor. Kütüphanem de ki yerini aldı. Ama puan konusunda cömert olamayacağım.
  • Küçük Prens
    9.0/10 (14.704 Oy)17.798 beğeni50.921 okunma7.377 alıntı389.688 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (12.808 Oy)14.920 beğeni40.772 okunma2.665 alıntı190.521 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (12.209 Oy)12.416 beğeni44.656 okunma1.831 alıntı191.140 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (11.304 Oy)13.193 beğeni39.649 okunma4.310 alıntı213.748 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (11.557 Oy)12.792 beğeni40.589 okunma5.685 alıntı166.130 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (13.978 Oy)14.049 beğeni43.366 okunma3.874 alıntı180.067 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (11.312 Oy)12.121 beğeni37.317 okunma1.681 alıntı146.293 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (8.575 Oy)8.771 beğeni31.161 okunma1.798 alıntı156.944 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.5/10 (9.783 Oy)9.527 beğeni31.167 okunma4.484 alıntı271.064 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.2/10 (9.103 Oy)11.160 beğeni31.399 okunma10.064 alıntı204.244 gösterim
163 syf.
·7 günde·9/10
Kitabı elime aldığımda ismi ile ilk dikkatleri üzerine ceken "Kürk Mantolu Madonna" ...

" Dünyanın en basit , en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve inan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyorduz? Niçin ilk defa bu peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz ? Bana ilk öğretisini şu edebi cümlelerle beynime kazıyan Rasim Efendinin iş arayışlarında iken karşılaştığı İlkokul arkadaşı Raif Efendinin kendisine hemen yanı başındaki masada ayarladığı iş ile bu arayışlar son bulur.

Raif Efendinin insanlarla olan mesafeli ilişkileri, kafasının sürekli dağınık oluşu , yıllarca aynı bankada görev yapmasına rağmen bir türlü kıdem atlayamamış olması, sıklıkla işe ara verecek kadar büyük rahatsızlıklar geçirmesi Rasim'i kendine daha çok yakınlaştırmış Ve bu yakınlık gün geçtikçe gizemli bir hayranlık uyandırmıştı kendisinde. Lakin başta da belirttigim gibi Raif efendi herkese aynı mesafede yaklaşıyordu taki yüksek ateşli bir hastalık geçirip Rasim'in kendisine son derece alakadar olduğunu görene kadar...
O gün Raif efendi Rasimden iş yerine gidip masanın alt çekmesinde yer alan defteri alıp okumadan evine getirip ona teslim etmesini ister. Rasimden bunu odada bulunan sobaya atmasını ister.Lakin bu Rasimin Raif efendinin hayatında bir türlü çözumleyemedigi esrarengiz sırlarını öğrenmek için büyük bir fırsattır. Sitemini bütün içtenlikle Raif Efendi'ye yansıtır. Ve Raif efendi Rasimin defteri okumasını kabul eder.

Defterde Raifin gençliğinde babasının isteğiyle Almanyaya gidip bir resim sergisinde karşılaştığı Kürk Mantolu Madonna resmine aşık olup yıllarca onu aramakla ve bulduktan sonra ise onu kaybetme korkusu içinde geçen avrupa seyehatinden ve Aniden eniştesinden aldığı bir telgrafta Babasının vefatını öğrenip Türkiye'ye dönüp Kürk Mantolu Madonna'yı orada bırakmak zorunda kalmasından birbirlerine tekrar kavusacaklarina dair söz vermeleriden Raifin memlekete döndükten sonrada Babasından kalan evi Kürk Mantolu Madonna'nın yaşayabileceği kıvama getirmesi için uğraşlarından Ve aniden Kürk Mantolu Madonna'nın Mektuplarının kesilmesinden bahsediyordu...
işte o günden sonra Raif yaşamadığını hissediyordu. Kendi kendine yaptığı kuruntular ve bu kuruntularının ömrünü çürütmesiyle geçiyordu günleri. Acaba Maria Puder Raifin tabiri ile Kürk Mantolu Madonna neden artık mektup yazmıyor,acaba başına bir iş mi geldi, beni nasıl yarı yolda bırakır....

Derken bir gece Yürüyüşünde "Herr Raif" Diye almanca tabiriyle kolundan tutan Almanya seyehatinde kaldığı pansiyonda oda arkadaşlığı yaptığı ve aynı zamanda Maria Puder'in akrabası olan Frau van Tiedemann ve küçük bir kız ile Karşılaşmıştı. İçi içine sığmıyor bir an evvel Maria Puder hakkında Sorular sormak istiyordu.Aşk budur işte. Sen ne kadar kaçarsan gelir yakalar seni ensenden. Hiçbir yere kacamazsın. Sağanak yağmuruna teslim olursun...

Raif Tiedemanna bir kahve icmesini teklif eder. Teidemann Bağdat'a kocasının yanına gidecegini bir saat sonra trenin kalkacağını söyler ve kahve içme teklifini kabul eder. Raif yaşını başını almış ve artık evli biri oldugundan Maria Puder'in Yıllarca aşkından yanıp kül olduğu ve kendisinden olan çocuğu doğurduğu esnada vefatıyla sonuçlanan kişi olduğunu itiraf edemez Tiedamann'a.

Ama artık Kürk Mantolu Madonna'nın yaşamadığını öğrenmiş ve yıllarca mektuplarda ona gelince büyük bir sürpriz olarak getireceği şeyin kızının olduğunu ogrenmisti. Ama az önce kızına dokunmadan onu öpemeden saçlarını okşayamadan belkide bir daha görmemek üzere ellerinden kayıp gitmişti. Raif'in yıllarca umud ettiği ve yaşamak için tek dayanağı olan hayalleri büyük bir hüsranla son bulmuştu.

Defter burada bitiyor.O günden sonra Raif yataktan bile çıkmak istemiyordu. Yaşaması için artık hiçbir sebebi yoktu. Günden güne eriyordu. Hastalığı artarak ilerliyordu.
Rasim verdiği sözü yerine getirmek için Defteri alıp Bir an evvel Raif Efendi'nin evine ulaşmak üzere yola koyuldu. Kapıya yaklaştığında artık cok geçti. Büyük bir Telaş, içeriden gelen ağlamalar herşeyi özetliyordu. Masal bu sefer kötü sonla bitiyordu.ve bize "Henüz zamanı varken insanlar hakkında kötü yargılamalarda bulunup hayatı yaşanılamaz hale getirmek yerine herşeyin muhakkak bir sonu olduğunu ölümlü bir dünyada yaşadığımızı hatırlatarak sevdiklerimizin kiymetini en derinlerimizde hissedip sürekli onları kaybetme korkusu icinde olarak onlardan asla kopmamamız gerektiği" öğretisi ile kitap son buluyordu.
176 syf.
·9/10
Aşk kelimesi artık o kadar rutin ve gözardı edilen bir şeye dönüştü ki gerçek aşkın manasını hepimiz unutur olduk. Öyle ki Leyla Mecnunların, Ferhat Şirinlerin sadece isimleri kalır oldu. Halbuki ne yüce bir duygu, ne ali bir makamdır aşk. Aşk adına yazılmış yüzlerce kitapla dolu edebiyat tarihi. Kürk Mantolu Madonna da bir aşk romanı. Güçlü kalemiyle okurlarını kendine hayran bırakan Sebahattin Ali öyle güzel anlatmış ki aşkı, eğer ömrünüz boyunca bir kez olsun aşkın yakınından geçmişseniz mutlaka kendinizden birşeyler bulacaksınız kitapta.
163 syf.
·Puan vermedi
Anlamlı mesajlar veren, harika betimlemeleri olan bir eser. Fakat olay betimlemeler kadar etkileyici değil. Belki de betimlemelerin bu kadar etkileyici olması olayı gölge de bırakmış olabilir. Sonlara doğru daha ilgi çekici olmaya başlamıştı. Bittiğine üzüldüm.
163 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten seven bir adam, sevilemeyeceğini düşünürken esas sevgiyi bulan bir kadın .. aşkları tesadüfler üzerine kurulu görülüyor ancak gerçek sevginin bir şekilde açığa çıkacağını gösteriyor Sabahattin Ali. Bakış açısı ve dili mükemmel !
163 syf.
·Puan vermedi
Psikolojik tahlillerin aşk konusuyla birleşmesiyle mükemmel bir eser ortaya çıkartmış Sabahattin Ali. Akıcı bir kitap okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Okuduğunuzda iliklerinize kadar hissediyorsunuz kitabın ne derece etkileyici olduğunu. Bu kitap hakkında ne yazsam az olur. Olağanüstüydü okumadıysanız tavsiye ederim.
163 syf.
·Beğendi·10/10
Bedeniyle ruhunu birbirinden ayırmış bir karakter. Inceldikce incelmis ve sonun da sadece zihninde yaşayan gerçekte var olmayan bir adama dönüşmüş. Ölmüş fakat hayal kurmayı devam ettirebilmek için hala nefes alan. Düşlerine tutunan gercekteyse bir adim bile atacak hali olmayan. Beni çok acıttın Raif efendi. Ben bilmezdim, kalbimin aklima bu kadar yakin olduğunu. Ve sayin yazar, kelimeler bende bir yığınken, siz de sırça bir köşk...
163 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitapta her şeyden kendini soyutlamış, kendini bu dünyaya ait hissetmeyen, varlığı ile yokluğunun farkının ayırt bile edilmeyeceğini düşünen ve boşa çaba olacağı için tüm bunları değiştirmeye de çalışmayan bir karakter bize eşlik ediyor: Raif Efendi. Ama biz ona " Ah Raif " diye seslenelim :) .
Raif Efendi'nin başından geçenleri kendisinin iş arkadaşı olan beyefendinin bu hikayenin üstüne gidip öğrenmesi bize, çevremizde gördüğümüz basit insanların (!) nasıl büyüleyici ve derin hikayeleri olabileceğini açıkça anlamamızı sağlıyor.
Raif Efendi'nin bile sürekli aradığı ve fazlasıyla ütopik özelliklere sahip olan ruh ikizini bulması ben ve benim gibi kimsenin bizi anlayamayacağı, arzu ettiğimiz düzeyde bir ilişki kuramayacağımızı düşünen insanlara cesaret vermesi, o ruh ikizi bulunduğunda da asla yalnız bırakmamamız gerektiğini bize öğüt veren bir roman olması bu kitabı büyük yapan unsurlardan biri.
Hayal ile yaşananlar arasında hakikatler vardır. Bu hakikatler gerek kitabın başlarında, gerek Raif Efendi'nin yazdığı yazının sonlarında yüzümüze bir tokat gibi çarpıyor.
160 syf.
Adını çok fazla duyduğum için okuduğum bir kitap oldu kitapta da aklıma takılan bir takım şeyler vardı mesela aşkının peşinden gitmeyen belirsizliklerle kendine zulmeden bir yaşamı seçen raif gibi, kendini buna layık görmüş olması en başından beri beni rahatsız etti bir insanın kendinden vazgeçişini üzülerek okudum yazarın üslubu ise bana Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı anımsattı bu kitabı begenenlerin o yazarı okumasınıda tavsiye ederim.
163 syf.
·Puan vermedi
Bazı kitaplat vardır insanın dönüm noktasıdır. Bu kitapta benim dönüm noktam oldu. İki kere okuduğum bu kitabı ilk okuduğumda 5. siniftaydim. Bana kitap okuma alışkanlığı kazandıran bir kitap oldu. Cevremi daha iyi tanıyıp. Raif gibi hayatlar var mi? Deyip incelemeye koyulması sağladı. Ben kesinlikle okunması gereken kitap gözüyle baktığım bir kitap.
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap çok sürükleyici hiç bitmesin dediğim kitaplardan biriydi.Karakterin kendiyle ilgili ruhsal çekişmeleri ilgi çekiciydi.Psikojik açıdan da okurları etkileyen unsurlar barındıran kitabı okurlara tavsiye ederim.
Fakat bu hep böyle değil midir? Birçok şeylere olan ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?..
"Yalnız boş, bomboş insanlardı. Yaptıkları münasebetsizlikler hep buradan geliyordu. İçlerinin esneyen boşluğu karşısında ancak başka insanları istihfaf ve tahkir etmek, onlara gülmek suretiyle kendilerini tatmin edebiliyorlar, şahsiyetlerinin farkına varıyorlardı..."
Sabahattin Ali
Sayfa 36 - Ayrıntı Yayınları
"Bütün üzüntülerimiz, gücenmelerimiz, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarındandır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?"
Sabahattin Ali
Sayfa 30 - Ayrıntı Yayınları
Bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşama, - ruhumuzla yaşamaya - başlıyorduk.
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Madonna in a Fur Coat
Baskı tarihi:
5 Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780241206195
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kürk Mantolu Madonna
Dil:
English
Ülke:
United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland
Yayınevi:
Penguin Classics
The bestselling Turkish classic of love and longing in a changing world, available in English for the first time.

'It is, perhaps, easier to dismiss a man whose face gives no indication of an inner life. And what a pity that is: a dash of curiosity is all it takes to stumble upon treasures we never expected.'

A shy young man leaves his home in rural Turkey to learn a trade in 1920s Berlin. The city's crowded streets, thriving arts scene, passionate politics and seedy cabarets provide the backdrop for a chance meeting with a woman, which will haunt him for the rest of his life. Emotionally powerful, intensely atmospheric and touchingly profound, Madonna in a Fur Coat is an unforgettable novel about new beginnings and the unfathomable nature of the human soul. 'Passionate but clear . . . Ali's success [is in ] his ability to describe the emergence of a feeling, seemingly straightforward from the outside but swinging back and forth between opposite extremes at its core, revealing the tensions that accompanies such rise and fall.' Atilla Özkirimli, writer and literary historian.

Kitabı okuyanlar 66.929 okur

  • gonulyarasi
  • Caner Erol
  • Emrah Y.
  • Baran Yıldırım
  • Nihat.2001
  • Nesrin Azer
  • Selçuk Bildik
  • Meltem erbaş
  • Rabia
  • Elmin

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.8
Erkek
%45.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (8)
9
%0 (1)
8
%0
7
%0
6
%0 (2)
5
%0 (3)
4
%0 (1)
3
%0
2
%0 (1)
1
%0 (1)

Kitabın sıralamaları