Mağara Arkadaşları

·
Okunma
·
Beğeni
·
940
Gösterim
Adı:
Mağara Arkadaşları
Baskı tarihi:
Kasım 2006
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706813
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bugüne kadar Kapak Kızı, Taş-Kağıt-Makas, Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Evvelotel, Aziz Bey Hadisesi adlı kitaplarını yayınladığımız Ayfer Tunç, genç Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Mağara Arkadaşları da onun ikinci kitabı. Tunç’un "edebiyatımın anlamlı başlangıcı" diye nitelediği bu kitap, yayınlandığı günlerde de büyük ilgiyle karşılanmış, hakkında pek çok yazı yazılmıştır. Kitapla aynı adı taşıyan ilk öykünün kahramanı, alışık olmadığımız bir kahraman; bir apartman. Ayyıldız Apartmanı, İstanbul’un eski, görkemli yaşantısına tanıklık etmiş, hele ilk günlerinde göz alıcı güzelliği ile seçkin kentlilerin mekânı olmuştur. Ama eskimeden, çürümeden ve kentin bozulan sosyal dokusundan sonunda o da payına düşeni almış, gözden düşmüş ve sakinleri tarafından terk edilmiştir. Kimi katları boş, alt katları depo olarak kullanılmakta, dolu katlarında da artık İstanbul’un bir kenara ittiği kimseler kalmaktadır. Ayyıldız Apartmanı, üst katlardan birinde oturan Ayyaş Yazar’dan umutludur biraz. Belki o iyi bir şeyler yazacak, böylece onun itibar kazanması gözleri yeniden Apartman’a çevirecektir. Ama bu olmaz. Ayyaş Yazar günlerce kapanıp kaldığı dairede Yedi Uğurlar hikâyesini yeniden yazmaya çalışır, ama altından kalkamaz. Tunç’un her zamanki insan merkezli anlatımı ve etkileyici gözlemleri Mağara Arkadaşları’nı kalıcı bir öykü kitabı yapıyor.
(Tanıtım Yazısından)
Okuduğum ilk Ayfer Tunç kitabı ve son olmayacak. Sekiz yalnızlık dolu hikayeden oluşuyor diyebiliriz sanırım bu hikayeler için. Nihan kaya hiçbir kitap özetlenemez her kitabın ifadesi kendisidir diyor ama benim bunu yapmama gerek yok kitabın arka kapağı kitaba dair çok güzel fikir veriyor zaten. Yalnızlığın içinde bütün duyguları yaşatıyor size kitap: umut, hüzün, bekleyiş, cinnet, aşk ve yanılgı ve dahası. Küçük Kuyu hikayesini Göksel Baktagir Masum Aşk fonunda okumanızı tavsiye ederim. Acaba bir yanılgı mıydı Leyla?
"Yalnızlık.. Kendine pek sık bahsetmediği, gecesini ve gündüzünü mustarip kılan, zamanın bir türlü geçmeyişinin müsebbibi, hep bu yalnızlık değil miydi? Ama bütün bu müşkül taraflarıyla alıştığı, marazi bir ruhla sevdiği bu acayip bekleyişi meydana getiren de, yine yalnızlık değil miydi?

Uygulamanın bana katttığı değerli bir yazar daha; Ayfer Tunç!

Mağara Arkadaşları içerisinde yalnızlık, hüzün, aşk, yaşlılık, ölüm duygularını barındıran 8 öyküden oluşuyor. Öykülerin hemen hemen hepsindeki en önemli vurgu "Yalnızlık."

Ayfer Tunç'un insan betimlemesini harika bir gözlemle yazdığı öykülerde her karakterin yaşadığı duyguları ben de okuyucu olarak içtenlikle yaşadım.

Kitabı okumak isteyenler için öyküleri kısa bir özetlemek istedim;


İlk öykü, kitabın adının geldiği Mağara Arkadaşları. Mutsuzluklarla dolu bir Ayyıldız Apartmanı öykümüzün geçtiği mekan, her katında ayrı bir hüzün olan apartmanın ilginç bir özelliği ise 7 rakamıyla olan bağı, kedere ve ümitsizliğe götürecek bu apartmanın öyküsünü okurken kitaba hemen alışabilirsiniz.

İkinci öykü Ses Tutsağı, kitabın tamamen beni esir almaya başladığı bu öyküde kendini seslere adamış genç bir adamın bir gün üst katından gelen bir kadın ve oğlunun çıkardığı sesler ile olan bağı anlatılıyor.

Üçüncü öykü Cinnet Bahçesi'ne bir cinayet anatomisi de diyebiliriz. Katil zanlısı olan Müeyyet Bey'i onu tanıyan insanlar tarafından anlatılmasından oluşuyor.

Dördüncü öykü Gençlik Sabah Çiyidir, Kimsesiz kalmış yaşlı bir adamın ölümü beklemesini anlatan bu öykü bütün güzel ve kötü duyguları harmanlamasıyla ayrı bir güzellik oluşturuyor.
“Ne zaman o ilahî ve sonsuz uykuya, huzur veren büyük yalnızlığa erişeceğim, ıstırap haline gelen bu hayat, beni daha ne kadar peşi sıra sürükleyerek, günden güne, seneden seneye dolaştırıp duracak? Yorgunum, çok bitkinim..”(syf:71)

Beşinci öykü Küçük Kuyu, mutsuz ve hayattan bıkmış bir adamın bilmediği,tanımadığı bir köye gitmesi ve bir kadına aşık olmasının öyküsü.

Altıncı Öykü Siz ve Şakalarınız, Emekli öğretmen bir kadının huzur evinde geçirdiği dönemi anlatıyor öykü. Hayatı boyunca hep kurallara uymuş karakterimiz var ama huzur evinde tanıdığı Samim Bey ile unuttuğu güzel duyguları tekrardan yaşıyor.
"Yasakları benden iyi kim bilebilirdi ki? Yasakların çevrelediği bir hayatı yaşamadım mı? Hayatım boyunca bütün kurallara uymadım mı? Hem otuz beş sene yasakları öğrettim ben"(syf:101)

Yedinci Öykü Alafranga İhtiyar, Genç bir makine mühendisi olan adamın hafiyeciliğe merak sardığı bir gün tesadüfen kapıcı olan yaşlı bir amcamızı konserde görmesi ve onun hayatını merakla takip edip,onun dünyasını tanımasından oluşuyor. Ayrıca öykünün dilinin eski güzel Türkçemiz'den oluşması öykü'ye ayrı bir güzellik katıyor.

Son öykümüz Ara Renkler Grubu ise içerisinde birbirinden bağımsız 3 ayrı öyküden oluşuyor. İsyancı bir pansiyoncu kadın, Çok konuşan bir yol arkadaşı ve Sevgilisinin ölümünün ardından yaşadığı çöküşü anlatan bir adam.

Mağara Arkadaşlarını tüm kitapseverlere tavsiye ederim, umarım en kısa sürede okumanız dileğiyle..
Keyifli okumalar...
Ayfer Tunç'tan yalnızlık temalı 8 öykünün yer aldığı bir kitap. 3 tane hikayesi muhteşemdi. Sanırım uzun süre aklımdan çıkmaz, 1 tanesini beğenmedim, gerisi de klasik A.Tunç hikayeleri. Şöyle bir göz gezdirirsek kısaca;



1- Mağara Arkadaşları : Öykünün kahramanı bir apartman, içinde yaşayan kişileri, bağlantılarını ve yalnızlıklarını apartman dilinden anlatıyor.

2- Ses Tutsağı : En beğendiğim öyküsü bu oldu benim için. Bir gün balkonunda oturuken üst katındaki komşusunun neden olduğu sesler ile onu hayal etmeye başlayan adamın hikayesini konu alıyor.

3- Cinnet Bahçesi : Bir cinayetin anatomisini anlatıyor öykümüz, bir çok kişinin bakış açısıyla tabii ki. Biraz gerçek kesit tadında ilerliyor :)

4- Gençlik Sabah Çiyidir : Çok çok güzel bir öyküydü, yaşlılık hallerini, hayattaki amaçları anlatan, sessiz başlayıp tatlı devam ederken ilginç biçimde sonlanan bir hikaye.

5- Küçükkuyu : Beğendiğim bir diğer öykü. Bunu daha önce OT dergisinde okumuştum. Biraz nefes almak için bir kasabanın pansiyonuna yerleşen adamın hayatı orada tanıştığı pansiyon sahibinin kızıyla değişecektir.

6- Siz ve Şakalarınız : Huzur evinde kalan bir kadının ikinci baharını yaşamak isterken yaşadıklarını anlatıyor. Fena değildi.

7- Alafranga İhtiyar : Hafiyelik peşinde koşan bir gencin karşılaştığı bir kapıcının senfoni konserlerine gitmesini araştırmasıyla ve adamın hayatını merak etmesiyle gelişiyor. Güzeldi.

8- Ana Renkler Grubu : 3 mini öykü var bunun içinde. Beğenmediğim tek öykü buydu.
Bunu söyleyecek kadar yaşlı değilim ama doğru, hayat telaşesi içinde yuvarlanıyoruz. Yuvarlanırken kime çarpacağınızı, kiminle beraber yuvarlanıp nerelerde mola vereceğinizi ayarlamanız gerekiyor. Sanırım ben Pazar sabahları soluksuz izlediğim çizgi filmlerindeki yuvarlana yuvarlana büyüyüp her şeyi herkesi içine aldıktan sonra taşıyamayıp hepsini dışa püsküren kartopuyum. Soğuğum ve ufukta güneş yok, kolay kolay erimem. Belki de eridiği için üzen kardanadamı olurum bi’ yirmi üç nisanı kutlayan çocuklara. Ders çalışan kitap okuyan kardanadam oynayamayan çocukların da kardanadamı olurum.
Çocuk da değilim ama yirmi üç nisanı kutlamadan ders de çalışmadan geçirdim bu yıl. Kitap okudum, Mağaradaki Arkadaşları. Farklı bir kitaptı, öykü kıtabı olması değil yazarının Ayfer Tunç olması farklı kılıyor onu. Hüzünlü Kadının kitabıydı fazla mutlu ya da okumak için fazla keyifsiz olduğum için elimde sürüklendi kütüphane defalarca mail attı bırakmam için, direndim. Okurken defalarca durakladım. Başladıktan sonra bitirmek istemediğim öyküler oldu. Okuduklarıma hüzünlere inanmadım. Belki kendimi gördüm belki de canımı acıttı, bu konuda emin olmak istemiyorum.
Buraya kadar yazımı okuma sebebiniz okumak konusunda tereddüdünüz ise bu kitabı okuyabilecek moral, devam edecek sadakat ve daha önce okuduğunuz Ayfer Tunç kitabı varsa pek düşünmeyin.Okuyun. Okurken öykülerin hüzünleri saracak etrafınızı, rüyalarınızı..
Tam da değişik bir tad aradığım dönemler. Okuduğumun yetmediği hep aynı bu adamlar dediğim herkesi şu yaşımla acımadan eleştirdiğim dönemler.
Nedense son zamanlarda kimse beni bu kadar heyecanlandırmadı sabah sekiz gibi başladım biraz uyumuşum 15:37 itibariyle bitti.
Büyük yazarsın Ayfer Tunç.
Peki niye bu kadar geç tanıştık.
Henüz 21 im ama.
Bütün kitaplarını adım adım izleyeceğim.
Bu tadın bozulmaması dileğiyle..
Ayfer Artuç, ismini çokca duyduğum kalemi ile hiç tanışmadığım bir yazardı. En sonunda tanıştım ve iyi ki okudum dediğim yazarlara bir yenisi daha eklendi diyebilirim. Gerçi henüz bir kitabını okudum. Umarım diğer kitaplarından da aynı zevki alırım. Nedense öykü kitaplarını pek sevmem; konuların hep havada kalması mı desem veya kısa öykülerin beni doyurmayacağı düşüncesi mi desem bilemiyorum, ancak yazarın kalemiyle tanışmam "Mağara Arkadaşları" isimli öykü kitabı ile oldu. Hiç bir öykü kitabını bu kadar zevk alarak okuyacağım tahmin edemezdim. Bir anlamda ön yargımın kırıldığı bir kitap da diyebilirim. Sekiz hikayeden oluşan kitaba şöyle kısaca bir göz atacak olursak...

"Mağara arkadaşları; Bir apartmanın 7 uyurlar olarak bilinen Ashab-ı Keyf ile kendini ilişkilendirmesi...

Ses Tutsağı; Siz hiç bir sese aşık oldunuz mu? Yalnız yaşayan bir adamın yukarı katta oturan genç bir kadının ve çocuğunun sesleri ile hayatına yön vermesi...

Cinnet Bahçesi; Mülayim bir adamın cinnet geçirip karısını öldürmesi...

Gençlik Sabah Çiyidir; karısını kaybettikten sonra hayattan zevk almayan ve günbegün ölümü arzu eden yaşlı bir adamın alttaki yaşlı komşu kadınla tesadüfler sonucu bir yılbaşı gecesi kutlaması ve hüsranla biten bir başlangıç...

Küçük Kuyu; genç bir adamın yaşadığı hayattan bunalıp kendini yollara vurması ve bir sahil kasabasında ıssız bir motelde yaşadığı tek gecelik ilişki ve bu geceyi ve kasabayı unutamaması...

Siz ve Şakalarınız; Çocukları tarafından huzurevine yerleştirilen bir kadının yaşadığı sıkıntılı günler ve hiç yaşamadığı aşkı sorgularken, ömrünün son demlerini yaşarken bulduğu ve kaybettiği aşkı...

Alafranga İhtiyar; Batı müziğine aşık ihtiyar bir kapıcı ve onun hikayesini merak ederek peşine düşen muharrir...

Ara Renkler Grubu; birbirinden bağımsız üç renk ve üç farklı kişinin iç sesleri... "
Ayfer Tunç ve okuduğum ikinci kitabı... sanırım cümlenin sonuna koyduğum üç nokta gibi devam edecek okumalarım kendisini ve anlamlarla dolu kelimelerle yazdığı öykülerini...
“Keşke böyle olmasaydı her şey..” diye düşündü. “Ya da her şey böyle olsaydı da, ben umarsız olsaydım, olamadım.."
Yalnızlık.. Kendine pek sık bahsetmediği, gecesini ve gündüzünü mustarip kılan, zamanın bir türlü geçmeyişinin müsebbibi, hep bu yalnızlık değil miydi?
Erkek dediğin harbi olacak, delikanlı olacak, cesur olacak, bileğine güvenecek, haysiyetli, şerefli olacak, şerefine, haysiyetine, ismine, şanına, namına leke sürdürmeyecek, gerekirse elini kana bulamaktan çekinmeyecek. Yerine göre saygı hürmet bilecek. Öyle değil mi ama? Erkek dediğin başka ne ki?
konuşacak çok şey var aramızda. Çok şiir, çok insan. Olmayan insanlar üstelik, belki de içinizde azar azar yaşayan, azar azar öldürdüğünüz..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mağara Arkadaşları
Baskı tarihi:
Kasım 2006
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750706813
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bugüne kadar Kapak Kızı, Taş-Kağıt-Makas, Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Evvelotel, Aziz Bey Hadisesi adlı kitaplarını yayınladığımız Ayfer Tunç, genç Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Mağara Arkadaşları da onun ikinci kitabı. Tunç’un "edebiyatımın anlamlı başlangıcı" diye nitelediği bu kitap, yayınlandığı günlerde de büyük ilgiyle karşılanmış, hakkında pek çok yazı yazılmıştır. Kitapla aynı adı taşıyan ilk öykünün kahramanı, alışık olmadığımız bir kahraman; bir apartman. Ayyıldız Apartmanı, İstanbul’un eski, görkemli yaşantısına tanıklık etmiş, hele ilk günlerinde göz alıcı güzelliği ile seçkin kentlilerin mekânı olmuştur. Ama eskimeden, çürümeden ve kentin bozulan sosyal dokusundan sonunda o da payına düşeni almış, gözden düşmüş ve sakinleri tarafından terk edilmiştir. Kimi katları boş, alt katları depo olarak kullanılmakta, dolu katlarında da artık İstanbul’un bir kenara ittiği kimseler kalmaktadır. Ayyıldız Apartmanı, üst katlardan birinde oturan Ayyaş Yazar’dan umutludur biraz. Belki o iyi bir şeyler yazacak, böylece onun itibar kazanması gözleri yeniden Apartman’a çevirecektir. Ama bu olmaz. Ayyaş Yazar günlerce kapanıp kaldığı dairede Yedi Uğurlar hikâyesini yeniden yazmaya çalışır, ama altından kalkamaz. Tunç’un her zamanki insan merkezli anlatımı ve etkileyici gözlemleri Mağara Arkadaşları’nı kalıcı bir öykü kitabı yapıyor.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Nurhan Gülenç
  • Şahin Bağcı
  • Betül Özer
  • Erhan Yakut
  • Ozan Atila
  • Şeyma Nur Mengüç
  • Ertan YAVUZ
  • Sinan
  • Peyroux
  • Lost

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.7 (2)
9
%34.8 (8)
8
%21.7 (5)
7
%13 (3)
6
%8.7 (2)
5
%8.7 (2)
4
%0
3
%4.3 (1)
2
%0
1
%0