Geri Bildirim

Mahalleden ArkadaşlarSelçuk Aydemir

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.036
Gösterim
Adı:
Mahalleden Arkadaşlar
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9789751035356
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.
"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest. Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…
(Tanıtım Bülteninden)
hayatımda ilk defa, daha ilk elli sayfada kahkahalar atarak okuduğum bir selçuk aydemir kitabı. bitirmeden yazayım dedim dayanamadım. yavaştan almaya karar verdim çünkü sadece 222 sayfa. okuyun, okutun.
bugün kardeş pay'ıyla devam edeceğim selçuk aydemir'e. zira kitabın bitmesini istemiyorum.

çok önemli not: bu kitabın telif geliri koruncuk' vakfına bağışlanacakmış. helal sana. adamsın.
Erteleye erteleye kaderini sabah alarmına çevirdiğim, bu kitap değil de kahkahalarımmış meğer. Bu ne keyifli bir kitaptır! Hüzün içinde boğulduğum anlarda can yeleği işlevi görecekmiş, haberim yokmuş. Dibe tam vurmamışken, rafımda uzanıp erişebileceğim noktadan çekip çıkardı ruh halimi su yüzeyine, çok yaşa sen Selçuk Aydemir.

Terliklerle apartmanda dolaşıp birbirlerinin evlerine girip çıkan komşuluk ilişkileri, ailenin içinden sayılan esnaf kavramı, köşe başında yenilen tadı damağımızın bir kıyısına özlemle yer edinmiş pötibör bisküvileri, perili hikayeleri, o dönemin vazgeçilmez atari ve tetris oyunları... Daha sayamadığım onca şey gözlerimin önünden tüm samimiyetiyle film şeridi halinde aktı gitti kahkahalarım eşliğinde.

"Bir komşumuzun yakacak odunu yok ve bundan bizim haberimiz bile yok" diyerek efkârlanan insanların bir arada olduğu zamanların güzel olmama imkanı olabilir mi hem Allah aşkına?

Çocukluğun "çocuk" olarak yaşandığı en keyifli yıllardandır 90'lar. Son demdir. Sokakların o zamanlar nabzı çocuklar için atarken onun hakkını veren son haylazlarını beslemiştir çünkü bu tarih. Bir adı vardır en başta zaten: 90’larda çocuk olmak diye başlanır cümleye, sonrasını dinlerken gözlerindeki ışıltıdan anlarsın geçmişin getirdiği mutluluğu. Selçuk Aydemir'in anlatısında olduğu gibi.

Hayranı olduğu İsmet'in çetesine giremeyen Selçuk'un muhalif çete kurma düşüncesiyle ortaya attığı bir fikirle başlıyor anlatısına. Alternatif sokak çetesindeki arkadaşları Serkan ve Mete tuz ve biber misali, bu mizaha tat veriyor. Her çocuğun yaşantısında olduğu gibi mizahın yanında hayalkırıklıkları da var, başarma hırsı yanında masum kabullenişler de... Sade, akıcı bir dille iyice keyifli hale gelen kitapta mutlaka herkes bir yer bulacak kendine.

Ayrıca atlanmayacak kadar kıymetli bir ayrıntıyı da belirtmek istiyorum, kitabın telif geliri "Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı"na bağışlanıyormuş. Selçuk Aydemir zihnimizde bir flashback etkisi yaratıp bize kahkahalar attırırken aynı zamanda çocukların gülümsemesine vesile oluyormuş, ne diyeyim, arka kapağında dikkatimi çeken bu bilgiden sonra on puanı sonuna kadar hak etti bana göre. Keyifle tavsiye ediyorum.

İyi okumalar.

Benzer kitaplar

Kitabı lise yıllarımda okusam daha çok keyif alabilirdim sanki. Alper Canıgüzle benzer buldum biraz. Anlatımın doğal dilinden kaynaklı belki. Tabi Alper Canıgüz'ün dedektifliğe soyunan 5 yaşındaki karakteri hariç. Rutin hayat içinde hemen hemen hiç bir olağanüstülük yaşamayan, mahalleden arkadaş 3 çocuğun hikayesi. Güzel miydi ? Güzeldi. Ama uzun yıllar aklımda kalacak, unutamayacağım ya da açıp tekrar okuyacağım bir kitap değil. Hatta bittikten sonra ben bu kitabı nasıl okudum niye okudum bu kitabı bana kim verdi diye de düşünmedim değil :)) Yinede kötü bir kitap değil. Kahkahalarla güldüğüm yerleri oldu eğlenceliydi. Doğal anlatımın insanı çektiği noktalarıda çoktu. Gülümseten bir kitap okumak isteyenler için bir solukta okunabilecek bir kitap.
MAHALLEDEN ARKADAŞLAR!
Selçuk Aydemir'i mutlaka duymuşsunuzdur. Ya İşler Güçler'den ya Düğün Dernek'ten ya Kardeş Payı'ndan ya da ta en başından Çalgı Çengi'den. Ben Çalgı Çengi'den duyanlardanım. Ona rağmen neden kitaplarını okumakta bu kadar geç kaldım, bilmiyorum.
Kitabı film tadında, kıf kıf gülerek okudum. Başlamamla bitirmem de bir oldu neredeyse.
Hüzünlü, düşündürücü kitapları okumaya o kadar dalmışım ki, bu tarz kitapları okumayı bile düşünmemişim. Mahalleden Arkadaşlar biter bitmez Liseden Arkadaşlar'a saldırışım da bundandır. Sektörden Arkadaşlar'ı da dört gözle, hatta dört göz de yetmez on yüz milyon gözle bekliyorum.
Tüm dertleri başınızdan bir süre de olsa savmak istiyorsanız okuyun, okutun. Ben okudum ve asla pişman değilim, sevgilerle!
Mizahi bir kitap olmasının yanında samami de bir kitap. Biz 90'ları göremedik ama çocukluğunu 90'lı zamanlarda geçirenlerin kendinden parçalar bulabileceği bir eser. Kitapta çocuk kendi ağzından mahallesini anlattığı için argo kelimelere rastlayabilirsiniz lakin kitaba renk katan malzemeler bunlar. Yazarın( ayrıca senarist ve yönetmen) dügün dernek, kardeş payı vesaire yapıtlarını izlediyseniz ve mizahı hoşunuza gittiyse bu kitabı bi okuyun derim. Bu arada kitabı gülmeye, gülümsemeye ihtiyacım olduğu bir zamanda okudum ve kitap başarmıştı bunu. Okuyacak olanlara bir tavsiye sözlükleri yanımızdan ayırmıyoruz. Herkese keyifli okumalar^^
Bu kitabı okurken nasıl hissettim biliyor musunuz? Sanki bu çocuklar bizim mahallenin çocuklarıymış da ben de onları çekirdek çitleyerek balkonumdan seyrediyormuşum gibi... Yani o kadar sıcak ve bizdendi. Bol bol çocukluğumu hatırladım, çok özlediğimi fark ettim. Selçuk da Serkan da Mete de sanki çocukluk arkadaşım gibiydi. Gözümden yaş geldiği yerler oldu okurken cidden komikti. Zaten Düğün Dernek, Kardeş Payı vs. izlediyseniz Selçuk Aydemir'in mizahını az çok bilirsiniz.
Tek eleştirebileceğim yer bazı uzatılan konular vardı onun dışında çok iyi vakit geçirebileceğiniz bir kitap, tavsiye ederim herkese
Geçen gün kitapçıda gezerken (Gezmek=kitap sayfaları koklamak :) ) kafamı bir çevirdim, bir kitap göz kırptı ordan bana…Seni hınzır bakalım neymiş derdi diye yanaştım yanına… sarı sarı içimi ısıttı güneş enerjisi gibi bişey..sahi diyorum bak. Kanım kaynadı, sanki yıllar önce kaybettiğim çocuğum gibi sevdim o an ve arka kapağını okumadan aldım kitabı… Üstelik ilk defa adını duyduğum bir yazar (hiç benlik hareketler değil, ama diyorum ya resmen bir çekim oldu aramızda :) ) E haliyle dayanamadım tabi,başladım metro’da okumaya… Kahkahalarıma engel olamadım, iyi de oldu son derece kalabalık olan ve ayakta olduğum metroda kendi kendine gülen ‘deli midir nedir’ bakışlarıyla etrafımda doğal bir boşluk oluştu :) Aynı gün akşam kitabı bitirdim… gözümden yaş akarak güldüğüm yerler vardı (Allahtan o sırada evdeydim) Siz de eğer benim gibi çocukluğa saplantılı, hele ki 90’lı yıllara tutkuyla bağlıysanız, alın bir çırpıda okuyun… Hepinize de tavsiye ederim
Hayatımda kahkaha atarak okuduğum ilk ve tek kitap. Aslında Kardeş Payı dizisinden bir bölüm okuyor gibisiniz (komedi düzeyi olarak) ama ondan bile kat kat daha güzel. 2 arkadaşıyla beraber çocuklukta yaşadıklarını çok güzel bir dille anlatmış Selçuk Aydemir. Bu arada kitabı yazdığı güzel bir temenni ile imzalayarak gönderdiği için kendisine ve ulaştıran arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.
Kitap çocukluğunu şöyle biraz olsun hatırlamak, çocukluğundaki dostluklarını hatırlamak için bire bir.. Gülümsemeler yüzünüzden eksik olmayacak eminim ki.. Yazarımız sade, bizden bir dil kullanarak kendi deyimiyle bir anlatıda bulunmuş. İyi ki de bulunmuş. 3 günde okudum ve 3 gün gülümsedim, hoş vakit geçirdim. Derin felsefik şeyler ya da hayata dair derin dersler beklemeyin bu kitaptan. Bu kitaptan beklentiniz hoş vakit geçirmek ve çocukluğunuzu, mahallenizi anımsamak olmalı..
Keyifli okumalar..
Bu zamana kadar kitap okurken kahkaha attığım olmamıştı taa ki mahalleden arkadaşları okuyana kadar plajda herkesin içinde kahkahalar atıp delirmiş gibi görünen o kişi benim evet itiraf ediyorum :)
Hayat hızlı öğretiyordu, her şeyin bir bedeli vardı.
soğuk bir otel odasında çapkınlık yapıp eve ayak bastığı an hapşırdığında yatağından fırlayan karısının kapıya kadar koşup, “üşütmüşsün sen, dur sana nane limon kaynatayım,” dediği adamlar gibiydik. bir yumru gelip oturmuştu gırtlağıma.
İnsan en zor kendini kandırıyordu, ama sağlam inandırdı mı, geri dönüşü de yoktu.
“Ama anne çocuğum ben” diyebildim ağlamadan bir adım önce.
“Ben çocuğum diyebiliyorsa, o çocuk büyümüş demektir. Sen hiç ben deliyim diyen birini gördün mü? Deliler deli olduğunu bilseler deli olurlar mı?
İsmet çok sigara içiyorsun, bak daha 11 yaşındaydın sigaraya başladığında yazık lan ciğer kalmamış sende, böbreklerin kendini ciğer zannediyor, solunum yapmaya çalışıyor garibanlar.
O yıllarda hayatımda en büyük otorite kuşkusuz annemdi. İstiklal mahkemeleri yetkisine sahip; kafasına göre karar verebilen; kestiği parmağın acımadığını, acısa bile öptüğünde geçtiğine inandırmış; yasama, yürütme ve yargı organıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahalleden Arkadaşlar
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9789751035356
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.
"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest. Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 634 okur

  • Özge Koç
  • Uğur Kaya
  • Sema Balyiyen
  • Tugba
  • Turgay Batır
  • KALEM CETVEL
  • özlem oflu
  • mahmut ferhat alptekin
  • Hümeyra Çakır
  • Tolga Çardak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%24.9
25-34 Yaş
%35.8
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.2
Erkek
%47.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.1 (100)
9
%26.4 (85)
8
%22 (71)
7
%11.2 (36)
6
%6.5 (21)
5
%2.5 (8)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları