Mahalleden Arkadaşlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
11,4bin
Gösterim
Adı:
Mahalleden Arkadaşlar
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751035356
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.
"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest. Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
Herkese Merhaba,
Öncelikle bu kitaba bayıldığımı söyleyerek başlamak istiyorum incelememe. Kitap o kadar sade ve içten yazılmış ki okurken hep kendimden bir şeyler buldum satırlarda.Çocukluğunda yaramazlık yapmayan, ne bileyim çete kurmayan (en azından girişimde bulunmayan ya da buna yeltenmeyen) yoktur aramızda. İşte bu kitapta çete kurarak mahallede söz sahibi olmaya kalkışan üç sıkı arkadaşın hikayesi anlatılıyor.
E tabi hikaye 90'lı yıllarda geçince de insana inanılmaz keyif veriyor. O yıllarda popüler olan şuanki oyun konsollarının atası Amiga'dan bahsediliyor oluşu bile çok güzeldi.
Kitapta öyle satırlar vardı ki kahkahalar atarak okudum.Baştan sona mizah ( ki çocukluktaki masumiyetin o saf hali gibi ) dolu olan macera, kitabı bir solukta bitirmenizi sağlıyor.
Kitabı okurken çok eğlendim ve çocukluğumdaki güzel anıları tekrar tekrar hatırladığım için mutlu oldum. Herkese tavsiye ederim.
Keyifli okumalar :)
224 syf.
·Beğendi·10/10
hayatımda ilk defa, daha ilk elli sayfada kahkahalar atarak okuduğum bir selçuk aydemir kitabı. bitirmeden yazayım dedim dayanamadım. yavaştan almaya karar verdim çünkü sadece 222 sayfa. okuyun, okutun.
bugün kardeş pay'ıyla devam edeceğim selçuk aydemir'e. zira kitabın bitmesini istemiyorum.

çok önemli not: bu kitabın telif geliri koruncuk' vakfına bağışlanacakmış. helal sana. adamsın.
224 syf.
·Beğendi·9/10
Hepimizin çocukluğundan mutlaka bir şeyler bulacağı, bu kasvetli günlerde bir nebze de olsa ortamı neşelendirip bizi mâziye götüren, bol kahkaha garantili sımsıcak ve samimi bir kitap. Aynı tarz içinde şimdiye kadar okuduklarımın en iyisi. Uzun zamandır böyle keyifli okumam olmamıştı...
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Erteleye erteleye kaderini sabah alarmına çevirdiğim, bu kitap değil de kahkahalarımmış meğer. Bu ne keyifli bir kitaptır! Hüzün içinde boğulduğum anlarda can yeleği işlevi görecekmiş, haberim yokmuş. Dibe tam vurmamışken, rafımda uzanıp erişebileceğim noktadan çekip çıkardı ruh halimi su yüzeyine, çok yaşa sen Selçuk Aydemir.

Terliklerle apartmanda dolaşıp birbirlerinin evlerine girip çıkan komşuluk ilişkileri, ailenin içinden sayılan esnaf kavramı, köşe başında yenilen tadı damağımızın bir kıyısına özlemle yer edinmiş pötibör bisküvileri, perili hikayeleri, o dönemin vazgeçilmez atari ve tetris oyunları... Daha sayamadığım onca şey gözlerimin önünden tüm samimiyetiyle film şeridi halinde aktı gitti kahkahalarım eşliğinde.

"Bir komşumuzun yakacak odunu yok ve bundan bizim haberimiz bile yok" diyerek efkârlanan insanların bir arada olduğu zamanların güzel olmama imkanı olabilir mi hem Allah aşkına?

Çocukluğun "çocuk" olarak yaşandığı en keyifli yıllardandır 90'lar. Son demdir. Sokakların o zamanlar nabzı çocuklar için atarken onun hakkını veren son haylazlarını beslemiştir çünkü bu tarih. Bir adı vardır en başta zaten: 90’larda çocuk olmak diye başlanır cümleye, sonrasını dinlerken gözlerindeki ışıltıdan anlarsın geçmişin getirdiği mutluluğu. Selçuk Aydemir'in anlatısında olduğu gibi.

Hayranı olduğu İsmet'in çetesine giremeyen Selçuk'un muhalif çete kurma düşüncesiyle ortaya attığı bir fikirle başlıyor anlatısına. Alternatif sokak çetesindeki arkadaşları Serkan ve Mete tuz ve biber misali, bu mizaha tat veriyor. Her çocuğun yaşantısında olduğu gibi mizahın yanında hayalkırıklıkları da var, başarma hırsı yanında masum kabullenişler de... Sade, akıcı bir dille iyice keyifli hale gelen kitapta mutlaka herkes bir yer bulacak kendine.

Ayrıca atlanmayacak kadar kıymetli bir ayrıntıyı da belirtmek istiyorum, kitabın telif geliri "Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı"na bağışlanıyormuş. Selçuk Aydemir zihnimizde bir flashback etkisi yaratıp bize kahkahalar attırırken aynı zamanda çocukların gülümsemesine vesile oluyormuş, ne diyeyim, arka kapağında dikkatimi çeken bu bilgiden sonra on puanı sonuna kadar hak etti bana göre. Keyifle tavsiye ediyorum.

İyi okumalar.
224 syf.
·2 günde·6/10
Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi eğlenceli filmlerin senaristi Selçuk Aydemir'den eğlenceli bir kitap.

9 yaşındaki Selçuk'un gözünden mahallede çete oluşturma, para kazanmak için yapılan türlü türlü numaralar, arkadaşlık ilişkileri, sadakat, vefa üzerine güzel çıkarımlar olan bir kitap olmuş.

Tek rahatsız olduğum nokta kitabın başından sonuna kadar her önüne gelenden dayak yiyor bu çocuklar. Hatta o yetmiyor idman olsun diye birbirlerini de dövüyorlar :))))

Belki erkek çocukları böyledir ama kız çocukları 90'larda kesinlikle böyle değildi eminim :)))))
224 syf.
·6 günde·Beğendi·6/10
Kitabı lise yıllarımda okusam daha çok keyif alabilirdim sanki. Alper Canıgüzle benzer buldum biraz. Anlatımın doğal dilinden kaynaklı belki. Tabi Alper Canıgüz'ün dedektifliğe soyunan 5 yaşındaki karakteri hariç. Rutin hayat içinde hemen hemen hiç bir olağanüstülük yaşamayan, mahalleden arkadaş 3 çocuğun hikayesi. Güzel miydi ? Güzeldi. Ama uzun yıllar aklımda kalacak, unutamayacağım ya da açıp tekrar okuyacağım bir kitap değil. Hatta bittikten sonra ben bu kitabı nasıl okudum niye okudum bu kitabı bana kim verdi diye de düşünmedim değil :)) Yinede kötü bir kitap değil. Kahkahalarla güldüğüm yerleri oldu eğlenceliydi. Doğal anlatımın insanı çektiği noktalarıda çoktu. Gülümseten bir kitap okumak isteyenler için bir solukta okunabilecek bir kitap.
224 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mizahi bir kitap olmasının yanında samimi de bir kitap. Biz 90'ları göremedik ama çocukluğunu 90'lı zamanlarda geçirenlerin kendinden parçalar bulabileceği bir eser. Kitapta çocuk kendi ağzından mahallesini anlattığı için argo kelimelere rastlayabilirsiniz lakin kitaba renk katan malzemeler bunlar. Yazarın( ayrıca senarist ve yönetmen) dügün dernek, kardeş payı vesaire yapıtlarını izlediyseniz ve mizahı hoşunuza gittiyse bu kitabı bi okuyun derim. Bu arada kitabı gülmeye, gülümsemeye ihtiyacım olduğu bir zamanda okudum ve kitap başarmıştı bunu. Okuyacak olanlara bir tavsiye sözlükleri yanımızdan ayırmıyoruz. Herkese keyifli okumalar^^
224 syf.
·1 günde·9/10
MAHALLEDEN ARKADAŞLAR!
Selçuk Aydemir'i mutlaka duymuşsunuzdur. Ya İşler Güçler'den ya Düğün Dernek'ten ya Kardeş Payı'ndan ya da ta en başından Çalgı Çengi'den. Ben Çalgı Çengi'den duyanlardanım. Ona rağmen neden kitaplarını okumakta bu kadar geç kaldım, bilmiyorum.
Kitabı film tadında, kıf kıf gülerek okudum. Başlamamla bitirmem de bir oldu neredeyse.
Hüzünlü, düşündürücü kitapları okumaya o kadar dalmışım ki, bu tarz kitapları okumayı bile düşünmemişim. Mahalleden Arkadaşlar biter bitmez Liseden Arkadaşlar'a saldırışım da bundandır. Sektörden Arkadaşlar'ı da dört gözle, hatta dört göz de yetmez on yüz milyon gözle bekliyorum.
Tüm dertleri başınızdan bir süre de olsa savmak istiyorsanız okuyun, okutun. Ben okudum ve asla pişman değilim, sevgilerle!
224 syf.
Kitabı buradan bi arkadaşın profilinde görerek okudum . Arkadaş kitabın komik olduğunu söylemişti. Güzel bir kitaptı bazı yerlerinde cidden kahkaha atarak okudum. Eski günler ne kadar gzl ve ne kadar masummus. Teknoloji cağında buyuyen çocukların böyle gzl anılarınin olmayacak olması gerçekten üzücü.
224 syf.
·2 günde
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde 9 yaşında bir çocuğun gözünden 90'lı yıllardaki çocukların macerasını anlattığı bir kitap. İlk 100 sayfasında çok güldüm. Sonra o eğlenceyi kaybetti kitap. Kitabı okurken kendi çocukluğum aklıma geldi. Çocukluğumu sonuna kadar yaşamış biri olarak kitap bizi o günlere götürdü diyebilirim. Romanın kahramanı Selçuk gibi biz de o yaşlarda çete işine meraklıydık. ️
224 syf.
·7 günde·8/10
Bu kitabı okurken nasıl hissettim biliyor musunuz? Sanki bu çocuklar bizim mahallenin çocuklarıymış da ben de onları çekirdek çitleyerek balkonumdan seyrediyormuşum gibi... Yani o kadar sıcak ve bizdendi. Bol bol çocukluğumu hatırladım, çok özlediğimi fark ettim. Selçuk da Serkan da Mete de sanki çocukluk arkadaşım gibiydi. Gözümden yaş geldiği yerler oldu okurken cidden komikti. Zaten Düğün Dernek, Kardeş Payı vs. izlediyseniz Selçuk Aydemir'in mizahını az çok bilirsiniz.
Tek eleştirebileceğim yer bazı uzatılan konular vardı onun dışında çok iyi vakit geçirebileceğiniz bir kitap, tavsiye ederim herkese
224 syf.
·Beğendi·9/10
Okumuş olduğum bu kitap okuduğum en ama en samimi kitap olarak kütüphanemin rafindaki yerini -mutlaka bir kere daha okunmak üzere- aldı.
Kitabın ilk sayfalarından itibaren samimiyeti ve gerçekliğiyle okuyucuyu kucaklayan bu eser sizleri öylesine içine alıyor ki karakterler ile bütünleşiyor, bir an Selçuk, bir an Mete bir an Serkan oluyorsunuz ve siz de bu güzel dünyada Mahalleden bir arkadaş olup çıkıyorsunuz.
.
Kitabı okurken kendinizi tebessüm eder ya da güler halde bulursanız hiç şaşırmadan okumaya devam edin çünkü o an kendinizden bir parça buluyorsunuzdur.
.
90 ların samimi mahalle hayatını, çocukça hırsları, rekabeti ve birçoğunu yaşamak isterseniz Selçuk Aydemir'in çaya banılmış bisküvi tadındaki bu kitabını en kısa sürede temin etmelisiniz
Keyifli okumalar dilerim Selçuk Aydemir
“Ama anne çocuğum ben” diyebildim ağlamadan bir adım önce.
“Ben çocuğum diyebiliyorsa, o çocuk büyümüş demektir. Sen hiç ben deliyim diyen birini gördün mü? Deliler deli olduğunu bilseler deli olurlar mı?
"Ulan bana neyin yakışıp neyin yakışmadığını söyleme!"
Birinin sana bunu sürekli söylemesi lazımmış be ismet. Paris Hilton gibi auran vardı. Başıboş bıraktık mı Yıldız Tilbe'ye dönüyordun.
soğuk bir otel odasında çapkınlık yapıp eve ayak bastığı an hapşırdığında yatağından fırlayan karısının kapıya kadar koşup, “üşütmüşsün sen, dur sana nane limon kaynatayım,” dediği adamlar gibiydik. bir yumru gelip oturmuştu gırtlağıma.
İsmet çok sigara içiyorsun, bak daha 11 yaşındaydın sigaraya başladığında yazık lan ciğer kalmamış sende, böbreklerin kendini ciğer zannediyor, solunum yapmaya çalışıyor garibanlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahalleden Arkadaşlar
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751035356
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sayfa 6 Yayınları
Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.
"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest. Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.636 okur

  • Onur özkaya
  • Aslıhan Kuş
  • Mustafa Özbek
  • Erdi Gülsün
  • Dans Eden Bulut
  • Bengünur
  • Haticegül
  • Kadirovski
  • Behti İnci
  • Doğa Yalçın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%24.9
25-34 Yaş
%35.8
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.2
Erkek
%47.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.1 (293)
9
%24.6 (232)
8
%24 (226)
7
%11.2 (106)
6
%5.6 (53)
5
%1.9 (18)
4
%0.8 (8)
3
%0.5 (5)
2
%0.1 (1)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları