Mahçupluk İmtihanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
487
Gösterim
Adı:
Mahçupluk İmtihanı
Baskı tarihi:
Ocak 2003
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751020642
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Hürriyet ilan olunduğu vakit ben İzmir´de idim. El şakırtıları, allı yeşilli bayrak dalgaları, birbiri üstüne binerek "Yaşasın!" diye haykıran şuursuz halkın içinde beni arkadaşlarım buldular:

- Ulan, sen hala burada ne duruyorsun? dediler.
- Durmayıp da, ne yapayım? diye ağzımı açtım.
- Ne yapacaksın! İstanbul´a git! diye haykırdılar.
- Senin gibi filozof, yazar, şair, tarihçi, bilgin bir genç başkentte milletine hizmet edebilir, yoksa burada değil...
Ve beni omuzladılar. Havaya kaldırarak el üzerinde gezdirmeye başladılar. Halk, hürriyet kahramanlarından biri sanarak, beni onların elinden zorla aldı. Ayaklarımı ve pantolonumun paçalarını öperek saatlerce sokaklarda dolaştırdı. Ben, bu tezahüratları kendim için çok görmüyordum. Çünkü biliyordum ki, Türkiye´de benden başka embriyoloji ilminde ihtisas kazanmış kimse yoktu.
60 syf.
·8/10
Ömer Seyfettin'den bir tiyatro eseri. Savaş sınrasında zengin olmuş bir memur üzerinden toplumsal bir eleştiri yapılır, bu eleştiride insan ilişkileri ve kişisel hırslar göze çarpar, yine az da olsa Türkçe'nin sadeliğine dem vurulur,komedi tarzında güzel bir tiyatro eseri, keşke sahnede izleyebilsek bu eseleri...
159 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Mahcupluk İmtihanı, Ömer Seyfettin'in son yıllarında yazdığı tek perdelik komedi türünde tiyatro eseridir. Eserin adı, ilk olarak yayınlandığında, "İhtiyar Olsam da" iken, ölümünden sonra "Mahcupluk İmtihanı" olarak değiştirilmiştir.
Ömer Seyfettin bu eserinde, savaş sırasında vurgunculuk yaparak zengin olmuş, elli beş yaşlarındaki karakter üzerinden toplumsal ve bireysel olarak mizahi bir eleştiri yapmaktadır. Savaş sırasında haksız bir şekilde zenginleşen kesimlerin ahlâki açıdan da ne kadar düştüklerini gözler önüne sermektedir. Eserde yer alan karakterlerin yozlaşmışlıklarını mizahi bir dille eleştirmektedir. Ayrıca eserde yer alan bu karakterlerin gerçeğe çok benzer bir şekilde işlenmiş olması da bu eserin okunmasını gerekli kılmaktadır.
Dikkat ettim; tarih denen şey felaket nakili! Saadetten hiç bahsetmiyor; yahut şöyle üstünkörü geçiyor. En sevinçli, en talihli devirlerin içinde bile bir facia, bir hıyanet, bir acı, bir zehir bulmakta mahir! İnsaniyetin hatırası olan tarihteki bu hazin temayül bizzat insanda da var. Felaketler, ıstıraplar, matemler ruhumuzda adeta bir yara gibi derin bir iz bırakıyor. Saadetlerimiz, sevinçlerimiz, hoş günlerimiz tıpkı bir rüya hafifliğiyle eriyiveriyor, unutuluyor...
Ömer Seyfettin
Sayfa 130 - İnkılap Kitabevi "Niçin Zengin Olmamış?" adlı öyküden
Şimdi herkes yarını bekliyor. Fakat her yarın başka bir ümitsizlik bırakarak geçip gidiyor. Hatırasız bir dün oluyor.
Ömer Seyfettin
Sayfa 212 - İnkılap Kitabevi "Ruzname" adlı bölümden
Bu ne ? Leylak mı yasemin mi? Menekşe mi lale mi? Gülden başka bir çiçek tanımam ki..
Ömer Seyfettin
Sayfa 39 - Kurgan edebiyat
Kirazın çekirdeğini çıkarırsam hiç lezzetini alamam. Küçüklükten böyle alışmışım...
Acem şairinin dediği gibi:"Başkasına ait sırmalı kaftanı giymekten ise kendi malım olan eski hırkayı tercih ederim."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahçupluk İmtihanı
Baskı tarihi:
Ocak 2003
Sayfa sayısı:
159
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751020642
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Hürriyet ilan olunduğu vakit ben İzmir´de idim. El şakırtıları, allı yeşilli bayrak dalgaları, birbiri üstüne binerek "Yaşasın!" diye haykıran şuursuz halkın içinde beni arkadaşlarım buldular:

- Ulan, sen hala burada ne duruyorsun? dediler.
- Durmayıp da, ne yapayım? diye ağzımı açtım.
- Ne yapacaksın! İstanbul´a git! diye haykırdılar.
- Senin gibi filozof, yazar, şair, tarihçi, bilgin bir genç başkentte milletine hizmet edebilir, yoksa burada değil...
Ve beni omuzladılar. Havaya kaldırarak el üzerinde gezdirmeye başladılar. Halk, hürriyet kahramanlarından biri sanarak, beni onların elinden zorla aldı. Ayaklarımı ve pantolonumun paçalarını öperek saatlerce sokaklarda dolaştırdı. Ben, bu tezahüratları kendim için çok görmüyordum. Çünkü biliyordum ki, Türkiye´de benden başka embriyoloji ilminde ihtisas kazanmış kimse yoktu.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Yusuf Doksal
  • Neslihan Bahadır
  • Bedia yıldırım
  • Meltem Sukan
  • Yalnız adam
  • Melike GÜLCAN
  • Muharrem  Kenger
  • Mehmet Şentürk
  • Emine Erturk
  • Puna Tekin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0