Mahmud ile MeryemElçin

·
Okunma
·
Beğeni
·
563
Gösterim
Adı:
Mahmud ile Meryem
Yazar:
Baskı tarihi:
Şubat 2001
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789753167437
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mahmud və Məryəm
Yayınevi:
Everest Yayınları
Bu bir masal, ama hepimizin yaşayabileceği bir masal. Nasıl Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin'in ölümsüz aşkları aslında sizin, bizim, hepimizin aşkıyla aynı kaynaktan fışkırıyorsa, bu masal da bize aynı ufku gösteriyor: Aşka sarılarak insan olmanın değerine.

Ziyad Han, bir zalim hükümdar. Karısı Gemerbanu, tahtı tacı boş verip, oğlunun derdine düşmüş bir hükümdar karısı. Mahmud ise, baş keserek, ocak söndürerek gücüne güç, servetine servet katan babasının yerinde gözü olmayan, bir nazenin oğlan. Önce kadınsı davranışları yüzünden annesiyle babasını endişeye düşüren ve alay konusu olan, sonraysa bir papazın kızına âşık olarak, aşkın peşinde insanlık değerleriyle yüz yüze gelen bir hükümdar oğlu.

Meryem, papaz babasının kendi halinde bir kızı olarak, bütün gününü ak keçisiyle geçiren biriyken, bir gün Mahmud'u görür ve görür görmez de hayatın en doğal akışıyla onun hayatının erkeği olduğunu bilir. Göz göze gelip el ele tutuştuklarında daha aralarında tek bir kelime bile konuşmamışlardır.

Mesafaler yazarı Elçin, on altıncı yüzyılda geçen bu halk masalıyla, aslında bize sevgiyi ve hoşgörüyü öğreten bir çağdaş mesel sunuyor. Aşkların ve insanların önündeki yapay engellere, onları savaşa sürükleyen maddi emellere kafa tutuyor.
Çok sevdiğim yazar İlyas Efendiyev`in oğlu Elçin Efendiyev`den masal tadında bir aşk hikayesi " Mahmud ile Meryem".

Elçin " Mahmud ile Meryem" i " Aslı ile Kerem" in motifleri esasında yazmış.

Mahmud, bir qarip oğlan. Ziyad han`ın 9 yıldan sonra dünyaya gelen tek oğlu. Ondan sonra tahta çıkacak tek varisi. Ama Mahmud Gence han`ı olacak biri değil. Akranları yığınla kafa keserken, günlerini cenklerde, dövüş meydanlarında geçirirken, Ziyad han`ın oğlu dağlardan çiçek topluyor. Dedim ya o garip biri. Hep kendini, yaşamın anlamını sorguluyor, odasına kapanıp günlerle açmışcasına kitap okuyor. Tabii bu hali annesiyle babasına rahat vermiyor. Annesi- Gamerbanu türlü türlü yollara baş vuruyor oğlunun halini düzeltmek için nafile. Mahmud arayış içinde. Ve o arayış Meryem`i gördüğü an son buluyor...

Meryem, papaz`ın kızı... Güzel mi güzel. Bir su gibi saf. Babasının tek sahip olduğu hazine. Ve papaz bu hazineyi kaptırmaktan korkuyor. Meryem su gibi saf. Mahmud`u gördüğü an ona doğru akıyor...

İki ayrı din, iki ayrı millet, iki ayrı insan, biri Muhammed ümmeti biri Hz. İsa bir atan kalp karşısında ne yapabilir ki?

Papaz, Meryem`i kaçırıyor. Mahmud Mecnun misali yollara düşüyor. Mahmud`un düşdüğü yollarda başına türlü olaylar geliyor. Yazar, bu yollarda yalnız Mahmud`un başına gelenleri değil, halk, toplum çaresizliğini, insanların hırs, iktidar, taht üzerinde sonsuz hakimeyyeti uğrunda geçen entrikaları, cahilliği, toplum belası- dışlanmanı, halk`ın kendi suçu uğruna yaktığı sonra da yüz çevirdiği canları da kaleme alıyor.

Okurken acaba sonu nereye bağlanacak dedim. Sonuna hem şaşırdım hem böyle sonu beklediğimi farkettim. Masal tadında damakta buruk tat bırakan, hüzünlü bir aşk masalı " Mahmud ile Meryem ".

Türkiye`de galiba geçen yıl filmi de sinemaya uyarlanmış. Türk ve Azerbaycan oyuncularının bir arada çekildikleri film`in ;
fragmanı:
https://www.youtube.com/watch?v=CwHIVSY62nk
https://www.youtube.com/watch?v=uxU3WsclZU8
tam parça :
https://www.youtube.com/...6O0&spfreload=10
Ben henüz izlemedim ama izlerseniz yorumlarınızı dinlemekten büyük zevk alırım *_*

Kitab`ı çok tavsiye ederim. Esasen hiç büyümeğen, hala masalları sevenlere. :)

Keyifli okumalar.
Azerbaycan edebiyatı dersinde incelemeye aldığım kitaptı. Çok fazla sevdiğim söylenemez fakat okurken çok sıkılmadım . Mahmud ile Meryemin aşkını anlatan bu kitabi sayfalarca tahlil yazicam diye okumustum . Kitaptan çok yazarı sevdiğimi söylesem daha doğru olur .
Mümkünsüz Məhəbbət
Romanda keçmiş əyyamların hadisələrindən bəhs olunur. XVI əsrin əvvəllərinin Gəncəsi (Şah İsmayılın hakimiyyəti dövrü), güclü, eyni zamanda əsl məhəbbət qarşısında aciz olan Gəncə hakimi Ziyad xan və onun xanımı, gözəllər gözəli Qəmərbanu, Mahmud və Məryəm – gəncliyin çılğın ehtirasıyla bir-birlərini sevmiş bir müsəlman oğlanla, bir xristian qız.
"Okuma aydınlanmanın temel ışığıdır. Bu ışıktan yoksun toplumun çağdaş dünya içinde yeri yoktur."
Elçin
D. Fikri Sağlar
"Acı yalnız sıcak ekmeğin ağzı yakması, ya da ısırgan otunun elini ısırması değildir..."
"Sen çaldığını çal çırp; bakalım felek ne çalgılar çalacak senin için."
"Kitaplığa postu serip geceli, gündüzlü kitaplara yumulmak ve çevre yerine kitaplarda yaşamak, yaşam boyu içinde bulunduğu kabuğu çıtlatamamak, çatlamamak, kırmamak, gerçek dünyaya çıkmamak, kısacası yaşam boyu, bomboş suyu çekilmiş, kupkuru bir yumurta kabuğunun içinde yaşamak doğru değildi."
"Hepimiz iki beşik arasında iki cevheriz. Bu iki cevheri birbirinden ayırmak ancak Tanrının işidir, çünkü yaratan odur ve verdiğini almak yalnız onun hakkıdır."
Duygular aldatıcı, duygular gelir geçer. İnsan yüreği nasıl kurgu, nasıl bir Tanrısal giz?

İnsanlar zalim, insanlar açgözlü, dertli, üzüntülü. Kan döker insanlar... Anlaşılacak gibi değil, adeta beterdir belki, ama insansız bir dünya da düşünülemez...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahmud ile Meryem
Yazar:
Baskı tarihi:
Şubat 2001
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789753167437
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mahmud və Məryəm
Yayınevi:
Everest Yayınları
Bu bir masal, ama hepimizin yaşayabileceği bir masal. Nasıl Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin'in ölümsüz aşkları aslında sizin, bizim, hepimizin aşkıyla aynı kaynaktan fışkırıyorsa, bu masal da bize aynı ufku gösteriyor: Aşka sarılarak insan olmanın değerine.

Ziyad Han, bir zalim hükümdar. Karısı Gemerbanu, tahtı tacı boş verip, oğlunun derdine düşmüş bir hükümdar karısı. Mahmud ise, baş keserek, ocak söndürerek gücüne güç, servetine servet katan babasının yerinde gözü olmayan, bir nazenin oğlan. Önce kadınsı davranışları yüzünden annesiyle babasını endişeye düşüren ve alay konusu olan, sonraysa bir papazın kızına âşık olarak, aşkın peşinde insanlık değerleriyle yüz yüze gelen bir hükümdar oğlu.

Meryem, papaz babasının kendi halinde bir kızı olarak, bütün gününü ak keçisiyle geçiren biriyken, bir gün Mahmud'u görür ve görür görmez de hayatın en doğal akışıyla onun hayatının erkeği olduğunu bilir. Göz göze gelip el ele tutuştuklarında daha aralarında tek bir kelime bile konuşmamışlardır.

Mesafaler yazarı Elçin, on altıncı yüzyılda geçen bu halk masalıyla, aslında bize sevgiyi ve hoşgörüyü öğreten bir çağdaş mesel sunuyor. Aşkların ve insanların önündeki yapay engellere, onları savaşa sürükleyen maddi emellere kafa tutuyor.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • BilgeSevgi
  • Yusuf Özer
  • Gözde Onan
  • Beril Yağmur Gegeoglu
  • Merve Aydın
  • Güneş Yilmaz
  • Şahnise Akbaba
  • Fatima Abbasova
  • Bahar Talib
  • shehlaramiz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%36.4 (4)
8
%9.1 (1)
7
%27.3 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0