Mahpushane MektuplarıAhmet Aytaç

·
Okunma
·
Beğeni
·
98
Gösterim
Adı:
Mahpushane Mektupları
Alt başlık:
Bir 12 Eylül Şahidi Olarak
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
328
ISBN:
9789944397087
Yayınevi:
Fener Yayınları
12 Eylül, 1980
Geceyi çeyrek geçe, yolların tutulup, barikatlar kurularak, Amerikan Jiplerinden inen Sten tabancalı adamların, insanları derin uykularından uyandırarak, Amerikan arabalarına doldurup, meçhul yerlere götürüldüğü o meş'um Eylül gecesi.
Türkiye'nin geleceği üzerine anlaşmaya varılmakla son bulan 80 darbesiyle, cuntacılar görevlerini tastamam bitirip, geleceği İMF ve uluslararası emperyalizmin işbirlikçilerine teslim ettiklerinde, on yıldan beri devam eden örtülü iç savaş da son bulmuştu.
Bunun bedeli ise, iç savaş yıllarında birbirine hasım hale getirilen bu toprağın çocukları Ülkücülerle, Solculara ağır bir bedel olarak ödetilecekti. Cunta hücreleriyle, mahkemeleri ve hasiphanelerinde hatıra ve mektuplar o yılların canlı tek şahitleri olarak kaldı. Bunlardan Sol'a ait bir kısmı yayınlanırken, Ülkücülere ait olanlar hemen hemen hiç yayınlanmadı. Kırgınlıklar, unutulmuşluklar, ihanetler ve bütün fukaralığına rağmen yine de Türkiye adına bir umut ışığı taşıyan bu toprağın çocuklarına ait mektuplar, mahkum Ahmet Aytaç'ın kalimenden ibretlik birer vesika olarak tarihe kayıt düşmektedir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Üzülme demiyorum. Çünkü üzülmek de, sevinmek gibi insani bir haldir. Ama insan ne için bu üzüntülere katlanmak zorunda olduğunu şuurla kavradıkça, çekilenler mana kazanır, insan yücelir.
Mahpusluk hayatı bu! Ya Allah'a sığınıp arif olacaksın, ya ilme sığınıp alim olacaksın. İkisini de olamazsan kendine işkence yapan bir zalim olacaksın.
Çile insanı inceltir, iç dünyasını aydınlatarak onu mutlak gerçek yolunda en yüce noktalara, mevkilere ulaştırır, diyen inanç ve düşünce hayatımızın büyükleri ne güzel tesbit etmişler.
Yazmanız çok güzel. Ancak devamlı okuyun, peşin hükümlerinizi bir tarafa bırakarak okuyunuz. Çok yönlü okuyunuz. İnsan daima muhasebe yapmalı ve geçmişini değerlendirmeli, geçmişin hatalarını görmek sağlıklı yarınlar kurmanızın şartıdır.
Büyük yolculuğa çıkanlar, büyük çileleri göze almak durumundalar. Bu çilelerin insani olanlar, büyüklük yolunda öyle yücelere çıkarlar ki, bu dünyada ve öbür dünyada gerçek hizmet erleri olan bu kişiler, elbette makbul kişilerdir. Ve büyük bir karanlıktan kurtulamamış kitlelere yol gösterirler.
Çile insan ruhunda ve gönlünde öylesine bir derinlik ve zenginlik meydana getirir ki, onu hiçbir yoldan elde etmek mümkün değildir. Eski dervişlerin, ermişlerin "Çile" diye tasavvufta önem verdikleri hal boşuna değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahpushane Mektupları
Alt başlık:
Bir 12 Eylül Şahidi Olarak
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
328
ISBN:
9789944397087
Yayınevi:
Fener Yayınları
12 Eylül, 1980
Geceyi çeyrek geçe, yolların tutulup, barikatlar kurularak, Amerikan Jiplerinden inen Sten tabancalı adamların, insanları derin uykularından uyandırarak, Amerikan arabalarına doldurup, meçhul yerlere götürüldüğü o meş'um Eylül gecesi.
Türkiye'nin geleceği üzerine anlaşmaya varılmakla son bulan 80 darbesiyle, cuntacılar görevlerini tastamam bitirip, geleceği İMF ve uluslararası emperyalizmin işbirlikçilerine teslim ettiklerinde, on yıldan beri devam eden örtülü iç savaş da son bulmuştu.
Bunun bedeli ise, iç savaş yıllarında birbirine hasım hale getirilen bu toprağın çocukları Ülkücülerle, Solculara ağır bir bedel olarak ödetilecekti. Cunta hücreleriyle, mahkemeleri ve hasiphanelerinde hatıra ve mektuplar o yılların canlı tek şahitleri olarak kaldı. Bunlardan Sol'a ait bir kısmı yayınlanırken, Ülkücülere ait olanlar hemen hemen hiç yayınlanmadı. Kırgınlıklar, unutulmuşluklar, ihanetler ve bütün fukaralığına rağmen yine de Türkiye adına bir umut ışığı taşıyan bu toprağın çocuklarına ait mektuplar, mahkum Ahmet Aytaç'ın kalimenden ibretlik birer vesika olarak tarihe kayıt düşmektedir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Semrâ Sultân

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0