Mai ve Siyah

7,9/10  (346 Oy) · 
1.762 okunma  · 
324 beğeni  · 
7.055 gösterim
“O benim olmayacak olursa hayat artık taşınamayacak bir yük hükmünde kalacak.”


Günün birinde iyi bir edebiyatçı olma hayalleriyle yaşayan bir gencin, babasının ölümü ile birer birer yıkılan hayalleri ve verdiği hayat mücadelesini anlatan ve Halid Ziya Uşaklıgil’in Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı kabul edilen, üzerinden seneler geçmesine rağmen zihinlerden silinmeyen romanı Mai ve Siyah, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlanmış hâliyle okuruyla buluşuyor.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2016
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786053849360
  • Yayınevi:
    Yakamoz Yayınları
  • Kitabın Türü:
Rabia 
 17 Şub 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Servet-i Fünün edebiyatı denince aklımıza gelen en önemli isimlerden birisi Halid Ziya. İlk olarak Mai ve Siyah kitabını okudum ve korkularıma rağmen açıkçasası çok sevdim.

Eğer öncesinde Tanzimat romanlarından okuduysanız, Mai ve Siyah'ı okuyunca dönem edebiyatının ne kadar ilerlediğini çok net fark ediyorsunuz. Zaten Halid Ziya, Mai ve Siyah'ı 'en iyi kitabım' diye tanımlıyor. Her şey Ahmet Cemil'in hayalleri ile başlıyor. Ahmet Cemil duygusal, edebiyat düşkünü, hayalleri olan, romantik bir karakter. Babasının vefatından sonra ailesini ayakta tutmak, zengin olmak, sevdiği kıza kavuşmak istiyor. Fakat en büyük emeli ise hayalindeki eseri yazıp çok ünlü bir şair olmak. Tutkulu şekilde istiyor bunu. Hatta bunu da "....Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." cümleleriyle ifade ediyor. -Kitapta en sevdiğim kısım- Okurken realizm kavramını çok net idrak ettim çünkü Ahmet Cemil bunca saydığı hayallerinin birer birer ellerinden kaydığını gördükçe, çaresizliği dibine kadar hissedince pişman olmak dışında geriye bir şey de kalmıyor.

Evet, dili döneminden dolayı ağır fakat Özgür Yayınları'nın baskısında zaten en basit kelimenin bile yanında açıklaması var. Bu başta çok rahatsız edici geliyordu ama sonradan aksine hoşuma gitmeye başladı; hatta öğrendiğim bir iki kelimeyi gün içinde farkında olmadan kullandım :) Çok yoğun tamlamalar, betimlemeler, ruh tahlilleri var; bazen okurken zorluyor.

*Uzun bir inceleme oldu, eğer okuduysanız teşekkür ederim. Hepinize bol kitaplı günler. :)

Dilinin ağır olmasından kaynaklanan sıkıntıları yaşamak mümkün fakat konusu ve psikolojisi dikkatinizi hemen çekecektir. Okurken hayatımdaki mavileri ve siyahları sorgular buldum kendimi. Keyifli okumalar.

Mai ve Siyah benzeri kitaplar

Apollo 
17 Haz 2017 · 5/10 puan

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu ve benzeri kitapları on sekiz yaş altı okumasın! Onlara sıkıcı gelir ve yarıda bırakırlar. Buna verebileceğim en güzel örnek Suç ve Ceza. Kitabı ilk okuduğumda yarıda bırakmışdım ve hiçbir şey anlamamışdım. Bunun gibi olan bir çok kitap var. İşin sırrı yaşda.

Kitabın tek kişi ağzından yazılması (Ahmet Cemil) kitabı daha çok sıkıcı kılmışdı. Ayrıca olaya dahil edilen kişi sayısı çok azdı. Yani farklı bir deyişle kişiler basit ve basit olay örgüsünde kurgulanmışdı:( Bu da az kalsın kitabı yarıda bırakmama neden olacaktı.Ama neyse ki bitirebildim:)

Kitabın beğendiğim tek tatafı hüzünlü sonla bitmesi oldu. (Hüzünlü sonlar favorimdir:)) Ama böyle bir yazardan daha farklı bir kitap beklerdim:( bu beni hayal kırıklığına uğrattı.Bir Reşat Nuri,bir Nazım Hikmet göremedim.Ama ilk batılı anlamdaki roman anlayışını karşılıyor kitap.

İnceleme konusunda yeni olduğum için eksiklerimi maruz görmenizi rica ederim. İnceleme konusunda tereddütlüydüm, bırakmayı düşündüm ama artık böyle düşünmüyorum:) Hatta bir diğer incelememi bile belirledim.NUTUK-MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

handan sarıcaoglu 
20 Kas 2016 · Kitabı okudu · 17 günde · 5/10 puan

Halid ziya nın okuduğum ilk romanı icerisinde fazla eski kelimeler olduğu icinmidir bilmem kitaptan etkilenemedim belkide yoğun vize dönemi olduğu için kitapa alışamadım sevemedim belki ilerleyen zamanlarda açıp bir daha okurum.

Şerife Karakaya 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun zamandır okuduğum en güzel eser.Daha önce böyle güzel betimlemeler okumamışımdır.Yalnız çok fazla bilmediğim kelime vardı eğer yayınevi parantez içinde anlamlarını yazmamış olsa işim zordu.Aslında bu dilimizin ne kadar zarar gördüğünü de gösteriyor.Dili ağır demek yanlış olmaz sanırım.
Romanımızda baş karakter Ahmet Cemil...İyi bir edebiyatçı olmak istiyor fakat babasının vefatıyla annesi ve kız kardeşine bakma gereği onu bu hayalinden alıkoyuyor...Erken yaşta iş hayatına atılan Ahmet Cemil hayaline erişebilecek mi?Ya sevdiği kız?Ona malik olabilecek mi?Roman sonuna kadar bu sorularla meşgul oluyor ve bir an önce bitirmek istiyorsunuz...
Bu romanda ümitsizlik var,karamsarlık var!Bu tür kitapları sevmeyenler okuyamıyor incelemelerden gördüğüm kadarıyla.Keyifli okumalar...

Mustafa KUVA 
15 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 29 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bir arkadaşım bu kitabı dönemin başında öğretmen tavsiyesi üzerine alıp çantasında gezdiriyordu.Bir gün bunu etrafındakilere komiklik olsun diye anlatırken kitabın bu haline üzülüp ondan okumak için izin aldım.Eser o dönem için fazlasıyla anlamadığım kelimelerle dolu olmasına rağmen cümlelerin sonunda beyin boşlukları bir şekilde dolduruyor bu konuyu çok problem etmemek gerekir zannımca.Ahmed Cemil'in ince ruhunun sonuçları üzerinde dönen kurgu oldukça kasvetlidir.Kitapta neredeyse olumlu sonuçlara rastlanılmaz.İnsanın kayıpları ve her kaybın daha fazla kayba yol açması şeklinde sürer.Babasının ölümünden sonra Ahmed Cemil ve ailesi sürekli bir çöküş içerisindedir.En büyük rüyası iyi bir yazar olmaktır bunun için bir eser bile oluşturmaya başlamıştır.Hayatta tutunduğu diğer şey ise arkadaşının kardeşi olan Lamia'dır.Ona karşı platonik bir aşk beslemektedir.Fakat Lamia bir subayla nişanlanıp kayıplar listesine eklenmiştir.Kız kardeşi evlendiği adam tarafından şiddete maruz kalıp çocuğunu düşürüp ölmüştür.Ahmed Cemil tüm bu olup biteni sadece seyre dalmıştır.Bu derin seyirden uyandığında ise artık tutunacak tek bir dalı annesi kalmıştır.Tüm hayallerini üzerinde çalıştığı eserleri yakarak kaybettiğini sembolleştirir.Mavi gökyüzü siyaha dönüşmüştür.Artık yaşama dair her şey karanlık olmuş ve tüm hayallerinden ya da kayıplarından bir gemiyle uzaklaşırken belkide ufak bir umuda yelken açmıştır.Servet-i Fünun'cuların duygusal yapısı ve karamsar özleri eserde vücut bulmuştur.

Aslı 
23 Nis 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

İnsanın tüm neşesini çalıp bedbahtlığa karamsarlığa sürüklüyor resmen. Okurken Ahmet Cemil'in boğazına yapışmak isteğinden alamıyorsunuz kendinizi.
Dile, üsluba, anlatıma diyecek birşey yok.

Sema öztürk 
12 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Servet-i Fünun döneminden kaynaklı olması gerekir ki Halid Ziya'yı hiç okumamıştım. İlk kitabı Mai ve Sİyah oldu bende. Eğer içindeki yabancı sözcükler ve dilinin biraz ağır ilerlemesi sizi sıkmazsa konusu sebebiyle çok seversiniz. Ama genel olarak bi karamsarlık havası var. Yani bir mutlu gelişme bekliyorsunuz ama kitap ve kitaptaki ana karakter Ahmet Cemil hep karamsarlığa ilerliyor. Evet başlarda dili ağır geldi zaman zaman sıkıldım ama sonra zevkle okudum. Kitabın konusuna değinirsek Ahmet Cemil'in ince baskın karamsar ruhunu ve hayallerinin hiç gerçekleşmediği yaşam öyküsünü anlatıyor. Eminim siz de ben gibi çoğu yerlerde Ahmet Cemil'e kızıp üzüleceksiniz. Dilinin ağırlığını dert etmeyip bence bi şans vermelisiniz bu kitaba. :)

Sadık Kocak 
28 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Servet-i Fünun döneminin en güzel eserlerinden mi ? Bence dönemine göre oldukça iyi. Her yayın evi biraz da kapitalizmin mezhebi olmamasından ötürü neredeyse her kelimenin açıklaması vermek ve sadeleştirmek üzere bir işe girdiğinden biraz da Türk Klasikleri okumuşluğumdan kaynaklı olarak anlatılan dili anlarken bir zorluk yaşamadım.
Hayalleri olan Ahmet Cemil kardeşimiz var. Adamın tüm hayatı bu hayallerle geçiyor desek yeridir sanırım. Zengin olmak, şair olmak, başta annesi olmak üzere sevdiklerini ve kendisini rahat ettirmek ve başlarda çevirmenlik işi. Kitabın başında da olaya bir sohbet havasında giriyordunuz zaten.
Kitabın sonları ise resmen matem havasında geçiyor, yaşananlar, durumlar ve acılar derken bayağı bir üzüntü söz konusu. Aslında Halit Ziya’ya benzettim ben bir karakteri de bu kitapta. En iyi kitabım deyip sahiplenmesini de buna bağladım. Bir nevi ya hayatından ya da bir yakınının başından geçmesi ihtimal.
Finalde ise dönemin romanlarına benzer nitelikte genellikle acı sonlar ve toplum ve aile yapısındaki bozulmalardan da sıklıkla bahsediliyor aslında. Bu yönüyle de ders verici bir roman desek yeridir. Kitap bu yönüyle güzel ancak istedikleri kadar sadeleştirsinler, dili gene de ağır gelecektir bunu genel olarak eski Türk romanları için söylerim zaten. Son olarak da keyifli okumalar diliyorum..

ilker Görkem 
28 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Halid Ziya'nın okuduğum ilk eseri. İlk önce özgün metni yanlışlıkla aldım; tabii ki okuyamadım. Sonra günümüz türkçesiyle düzenlemiş olanı edindim. Üslup harika. Bazı cümleleri tekrar tekrar okuduğum yetmedi bir de yanımda kim varsa onlara sesli okudum.
Roman kişilerini matbaa çalışanları ve onların aileleri oluşturuyor. Seçilen yer matbaa olunca yazarın okuyuculara bahsettiği birçok şair ve yazara rastlanıyor.
Pek adını duymadığımız ama eserin yazıldığı dönem için önem arz eden birçok eser ve yazarın adının geçmesi, edebiyat kaşifleri adına adeta hizmet niteliği taşıyor.
Bundan sonra okumak için geç kaldığım bu büyük yazara gereken hassasiyeti göstereceğim.

Kitaptan 135 Alıntı

"İnsan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından fazlasını duyarlı bir kalple bölüşmek ister…."

Mai ve Siyah, Halid Ziya UşaklıgilMai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil
Apollo 
17 Haz 2017 · İnceledi · 5/10 puan

"Sen kocanı bir kadının sevmesi lazım geldiği gibi sevmiyorsun.Kinle..."Biraz durarak, gülerek ilave etti:"Hatta fazla aşkla seviyorsun..."

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 262)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 262)
Buse Suci 
29 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Fakat sen her şeyden evvel kendi hayatını düşünmekle yükümlüsün.

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 345)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 345)
Hüseyin DEMİR 
01 Oca 23:16 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"O benim olmayacak olursa hayat artık taşınamayacak bir yük hükmünde kalacak."

Mai ve Siyah, Halid Ziya UşaklıgilMai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil

Aman Yarabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı sanki bir mengene içinde sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyene bu öldürücü şey, sevmek bu muydu?

Mai ve Siyah, Halid Ziya UşaklıgilMai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil
Şerife Karakaya 
 09 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...işte o zaman ikisinde de mütalaa cinneti (okuma hastalığı) başladı.

Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 38 - Venedik Yayınları)Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil (Sayfa 38 - Venedik Yayınları)

Kitapla ilgili 3 Haber

Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı
Halid Ziya Uşaklıgil’in unutulmaz başyapıtı Ferdi ve Şürekâsı Ferdi ve Şürekâsı, hem orijinal metniyle hem de günümüz Türkçesiyle Can Yayınları tarafından yeniden basıldı.
“Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle yayımlandı.
“Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle yayımlandı. Halid Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eseri “Mai ve Siyah” günümüz Türkçesiyle ve açıklamalı orijinal metinle iki kitap olarak Can Yayınları tarafından yayımlandı.