·
Okunma
·
Beğeni
·
41391
Gösterim
Adı:
Mai ve Siyah
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598149
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Sofranın etrafında yedi kişiydiler. Bir gün, Mir'at-i Şuun (Olayların Aynası gazetesi) sahib-i imtiyazı (imtiyaz sahibi) Hüseyin Baha Efendi, matbaaya çehresinde (yüzünde) bir başka sevinç parıldayarak girdiği zaman dört nüshadan beri devam eden "Dahili Sanatlar" (Ulusal Sanatlar başlıklı) makalesinin altına son kelimesini iri bir yazı şeklinde karalamakla meşgul olan başmuharrir Ali Şekip'e demişti ki:

Yarın değil öbür gün Mir'at-i Şuun onuncu senesinin üç yüz altmış beşinci gününü ikmal ediyor (tamamlıyor). Çarşamba günü için... Ali Şekip hemen cevap vermişti:

Hiçbir şey yazamam. Ziyafet verilmeyince bir satır yazı yok. Bu gece işte, Tepebaşı Bahçesi'nde yazı heyetine o ziyafet veriliyordu...
(Tanıtım Bülteninden)
400 syf.
·5 günde·8/10
Servet-i Fünün edebiyatı denince aklımıza gelen en önemli isimlerden birisi Halid Ziya. İlk olarak Mai ve Siyah kitabını okudum ve korkularıma rağmen açıkçasası çok sevdim.

Eğer öncesinde Tanzimat romanlarından okuduysanız, Mai ve Siyah'ı okuyunca dönem edebiyatının ne kadar ilerlediğini çok net fark ediyorsunuz. Zaten Halid Ziya, Mai ve Siyah'ı 'en iyi kitabım' diye tanımlıyor. Her şey Ahmet Cemil'in hayalleri ile başlıyor. Ahmet Cemil duygusal, edebiyat düşkünü, hayalleri olan, romantik bir karakter. Babasının vefatından sonra ailesini ayakta tutmak, zengin olmak, sevdiği kıza kavuşmak istiyor. Fakat en büyük emeli ise hayalindeki eseri yazıp çok ünlü bir şair olmak. Tutkulu şekilde istiyor bunu. Hatta bunu da "....Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." cümleleriyle ifade ediyor. -Kitapta en sevdiğim kısım- Okurken realizm kavramını çok net idrak ettim çünkü Ahmet Cemil bunca saydığı hayallerinin birer birer ellerinden kaydığını gördükçe, çaresizliği dibine kadar hissedince pişman olmak dışında geriye bir şey de kalmıyor.

Evet, dili döneminden dolayı ağır fakat Özgür Yayınları'nın baskısında zaten en basit kelimenin bile yanında açıklaması var. Bu başta çok rahatsız edici geliyordu ama sonradan aksine hoşuma gitmeye başladı; hatta öğrendiğim bir iki kelimeyi gün içinde farkında olmadan kullandım :) Çok yoğun tamlamalar, betimlemeler, ruh tahlilleri var; bazen okurken zorluyor.

*Uzun bir inceleme oldu, eğer okuduysanız teşekkür ederim. Hepinize bol kitaplı günler. :)
400 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Servet-i Fünûn dönemi 1896 ile 1901 tarihleri arasında var olan, Türk edebiyatının yenilenme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Diğer adı Edebiyat-ı Cedide ( Yeni Edebiyat) dönemidir.

Sultan Abdülhamit'in edebiyat çevresi üzerinde oluşturduğu baskılardan da kaynaklanan bir sebeple yazar ve şairler edebiyatı eleştirel bir unsur olarak kullanmaktan ziyade " sanat için sanat" mantığını benimsemişlerdir.

Halit ziya Uşaklıgil bu dönemin roman ve hikaye türünün en önemli ismidir. Mai ve Siyah Servet-i Fünûn döneminde yazdığı ilk romanıdır. Batılı standartlara uygun ilk büyük roman olarak değerlendirilir. Mai, hayali siyah gerçeği temsil eder bir nevi hayal ile gerçeğin çatışmasıdır.

Halit Ziya Uşaklıgil edebiyat hayatına çeviri ve şiir ile başlamıştır tıpkı romanın baş karakteri Ahmet Cemil gibi...

Yazar oluşturduğu kurgu üzerinden bize o dönemin edebiyat dünyasını anlatır. Romanda baş karakterimiz Ahmet Cemil şiirler yazar ve yeni bir üslup dener. Eleştirilmesinden ve anlaşılmamasından endişe ederken aynı zamanda eseriyle de gurur duyar. Açıkcası bu benim aklıma o dönemde yaşanan göz için uyak mı kulak için uyak mı tartışmalarını getirdi. Dönemin yazarları arasında yaşanan kalem savaşlarını pek çoğumuz biliriz bi şekilde okuduk.

Nitekim Ahmet Cemil'in eseri yayınlanmadan arkadaş çevresinde ciddi eleştirirler alır ve o pes eder. Ben isterdim ki Ahmet Cemil ayakları yere sağlam basan bir karakter olsun gerek eseri gerekse aşkı hususunda gösterdiği zayıflık beni çileden çıkardı.

"Mai ve Siyah" eser ilk orijinal halinde değil yazarın kendisi tarafından sadeleştirilmiş olmasına rağmen bu hali bile sıradan okuyucuyu zorlayacak nitelikte. Yalnız Özgür Yayınları kitapta bilinmeyen kelimeleri parantez içinde açıklama yoluna gitmiş ki bu oldukça kolaylık getirmiş bildiğiniz sözcükler yahut kelime öbeklerinde parantez içindeki yazıyı kolaylıkla görmezden gelebiliyorsunuz bilmediklerinize ise dikkat kesiliyosunuz.

Uzun süre çekimser kaldığım ve her sohbette adını andığım bu eseri nihayetinde kızım getirip "lütfen artık oku anne" deyip elime tutuşturmasıyla başlayarak kolaylıkla ve umduğumdan da büyük bir zevkle okudum.

Pasif ve zayıf insanlardan haz etmiyorum kendilerine bi düşmanlığım yok ama ruhumu daraltıyorlar. Ahmet Cemil de ben de bu etkiyi uyandırdı hiç de şiddet düşkünü biri olamamama rağmen eniştesine attığı tokatla içime su serpip gözümdeki itibarını bir nebze kurtardı.

Oldukça uzun zamandır uzak kaldığım Türk edebiyatına yeniden merhaba çakarak kah tekrar hatırlamak kah yeni yazarlar keşfetmek adına 2020 de oldukça yoğun bir okuma yapmayı planlıyorum.

Son olarak ben belirttiğim gibi eseri Özgür Yayınları'ndan okudum diğerlerini bilemem ama buradan okumak size çok büyük kolaylık sağlayacaktır sevgili okur.

Keyifli okumalar...
352 syf.
Dilinin ağır olmasından kaynaklanan sıkıntıları yaşamak mümkün fakat konusu ve psikolojisi dikkatinizi hemen çekecektir. Okurken hayatımdaki mavileri ve siyahları sorgular buldum kendimi. Keyifli okumalar.
336 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
İtiraf ediyorum, korkarak başladım.
Edebiyat derslerinden kafama yer eden o bilgilerle, nedense Mai ve Siyah benim için korkulu bir rüya olmuştu. Ama şimdi...
Şimdi bu güne kadar bu şahane kitabı niçin okumadığımın derdine düştüm.
Sanırım en büyük şansım, eserin günümüz Türkçesi'ne çevrilmiş halini okumamdı. Bu sebeple kelimesel anlam düzeyinde hiçbir sıkıntı yaşamadım. Buna rağmen bazı yerlerde betimlemeler, ruhsal ve mekansal tasvirler o kadar yoğundu ki, okumayı biraz ağırlaştırıyordu. Ama muhteşemdi. Kitabın baştan sona her kelimesi muhteşemdi.
Okumaya başlayacaklara şunu söyleyebilirim; ilk 50 sayfası en zoru. Burayı atlattıktan sonra öyle içten ve öyle gerçekçi bir hikaye karşılayacak ki sizi, elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
Servet-i fünun edebiyatının en güzel örneklerinden olan bu kitabı biraz da konusundan bahsetmek gerekirse; edebiyat aşığı, hayalperest ve romantik ana kararkterimiz Ahmed Cemil, babasının ölümü üzerine hayallerinin ipini göğe salıp, gerçek hayatla yüzleşmek zorunda kalıyor. Artık evin erkeği olan Ahmed Cemil, ailesinin geçimini üstlenirken bir yanda da hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Böylelikle, ana karakterimizin hayatından trajik bir kesim okumaya başlıyoruz.
O kadar çok söylemek istediğim şey var ki aslında hikayeye yönelik... Ama kopya vermemek için söyleyemiyorum.
Mai ve Siyah oldukça karamsar bir hikaye. Bunun büyük kısmı hayatın gerçeklerinin getirdiği dayatmalardan, kalan kısmı ise Ahmed Cemil'in karakteristik özelliklerinden kaynaklanıyor. Ağır ve kasvetli bir havası var; o kadar ki sonuç bölümüne girdiğinizde göğsünüzün sıkıldığını, nefesinizin daraldığını hissediyorsunuz.
Ah, ben bu kadar acı çekiyorsam kim bilir onun acısı ne denli büyük, diye düşünüyorsunuz.
Yine lafı çok uzattım. Velhasılı kelam; ilk sayfadan son sayfaya kadar Ahmet Cemil'in mai göğünün nasıl siyaha döndüğünü okuyorsunuz.
Tereddüt duyuyorsanız hiç düşünmeyin, çok beğeneceğinize eminim.
336 syf.
·2 günde·Beğendi
Spoiler İçerir

Yazar olma çabası içinde olan Ahmet Cemil, babasının ölümünden sonra üstlenmek zorunda kaldığı sorumlulukla ve ailevi sorunlarıyla boğuşmak zorunda kalır. Karakterin hayat hikayesinde çaresizlik, geçim sıkıntısı, hayal kırıklıkları ve karamsarlık hakim.
Günümüz Türkçesiyle olan versiyonunu okudum. Ona rağmen yine de bilinmeyen birçok Osmanlıca kelimeler vardı. Kitapta geçen mekanları gözümün önüne getirerek okuyunca daha bir keyif aldım. Sirkeci'deki "Bab-ı Ali Yokuşu" bana sürekli bu romanı hatırlatır. Edebi eser yaftasını kesinlikle hakeden bir kitap. Beğendim.
352 syf.
·29 günde·Beğendi·7/10
Bir arkadaşım bu kitabı dönemin başında öğretmen tavsiyesi üzerine alıp çantasında gezdiriyordu.Bir gün bunu etrafındakilere komiklik olsun diye anlatırken kitabın bu haline üzülüp ondan okumak için izin aldım.Eser o dönem için fazlasıyla anlamadığım kelimelerle dolu olmasına rağmen cümlelerin sonunda beyin boşlukları bir şekilde dolduruyor bu konuyu çok problem etmemek gerekir zannımca.Ahmed Cemil'in ince ruhunun sonuçları üzerinde dönen kurgu oldukça kasvetlidir.Kitapta neredeyse olumlu sonuçlara rastlanılmaz.İnsanın kayıpları ve her kaybın daha fazla kayba yol açması şeklinde sürer.Babasının ölümünden sonra Ahmed Cemil ve ailesi sürekli bir çöküş içerisindedir.En büyük rüyası iyi bir yazar olmaktır bunun için bir eser bile oluşturmaya başlamıştır.Hayatta tutunduğu diğer şey ise arkadaşının kardeşi olan Lamia'dır.Ona karşı platonik bir aşk beslemektedir.Fakat Lamia bir subayla nişanlanıp kayıplar listesine eklenmiştir.Kız kardeşi evlendiği adam tarafından şiddete maruz kalıp çocuğunu düşürüp ölmüştür.Ahmed Cemil tüm bu olup biteni sadece seyre dalmıştır.Bu derin seyirden uyandığında ise artık tutunacak tek bir dalı annesi kalmıştır.Tüm hayallerini üzerinde çalıştığı eserleri yakarak kaybettiğini sembolleştirir.Mavi gökyüzü siyaha dönüşmüştür.Artık yaşama dair her şey karanlık olmuş ve tüm hayallerinden ya da kayıplarından bir gemiyle uzaklaşırken belkide ufak bir umuda yelken açmıştır.Servet-i Fünun'cuların duygusal yapısı ve karamsar özleri eserde vücut bulmuştur.
352 syf.
·17 günde·5/10
Halid ziya nın okuduğum ilk romanı icerisinde fazla eski kelimeler olduğu icinmidir bilmem kitaptan etkilenemedim belkide yoğun vize dönemi olduğu için kitapa alışamadım sevemedim belki ilerleyen zamanlarda açıp bir daha okurum.
319 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Uzun zamandır okuduğum en güzel eser.Daha önce böyle güzel betimlemeler okumamışımdır.Yalnız çok fazla bilmediğim kelime vardı eğer yayınevi parantez içinde anlamlarını yazmamış olsa işim zordu.Aslında bu dilimizin ne kadar zarar gördüğünü de gösteriyor.Dili ağır demek yanlış olmaz sanırım.
Romanımızda baş karakter Ahmet Cemil...İyi bir edebiyatçı olmak istiyor fakat babasının vefatıyla annesi ve kız kardeşine bakma gereği onu bu hayalinden alıkoyuyor...Erken yaşta iş hayatına atılan Ahmet Cemil hayaline erişebilecek mi?Ya sevdiği kız?Ona malik olabilecek mi?Roman sonuna kadar bu sorularla meşgul oluyor ve bir an önce bitirmek istiyorsunuz...
Bu romanda ümitsizlik var,karamsarlık var!Bu tür kitapları sevmeyenler okuyamıyor incelemelerden gördüğüm kadarıyla.Keyifli okumalar...
316 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Mai ve siyah..
Hayal ve gerçek..
Biraz uzun sürdü tmm, çok yavaş ilerledi ama bir taraftan çok naif bir anlatımdı, çok farklı bir kitaptı benim için. Keyif alarak okudum ahmet Cemil’in hayatı, hayali gerçekleri.
"İnsan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından fazlasını duyarlı bir kalple bölüşmek ister…."
Aman Yarabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı sanki bir mengene içinde sıkıp da birisinin ayakları altına ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyene bu öldürücü şey, sevmek bu muydu?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mai ve Siyah
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598149
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Sofranın etrafında yedi kişiydiler. Bir gün, Mir'at-i Şuun (Olayların Aynası gazetesi) sahib-i imtiyazı (imtiyaz sahibi) Hüseyin Baha Efendi, matbaaya çehresinde (yüzünde) bir başka sevinç parıldayarak girdiği zaman dört nüshadan beri devam eden "Dahili Sanatlar" (Ulusal Sanatlar başlıklı) makalesinin altına son kelimesini iri bir yazı şeklinde karalamakla meşgul olan başmuharrir Ali Şekip'e demişti ki:

Yarın değil öbür gün Mir'at-i Şuun onuncu senesinin üç yüz altmış beşinci gününü ikmal ediyor (tamamlıyor). Çarşamba günü için... Ali Şekip hemen cevap vermişti:

Hiçbir şey yazamam. Ziyafet verilmeyince bir satır yazı yok. Bu gece işte, Tepebaşı Bahçesi'nde yazı heyetine o ziyafet veriliyordu...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.866 okur

  • Ü.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları