Kitap
Mai ve Siyah

Mai ve Siyah

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
3.059 Kişi
14,1bin
Okunma
2.900
Beğeni
93,1bin
Gösterim
384 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 10 sa. 53 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Kırmızı Kedi Yayınevi · Nisan 2021 · Karton kapak · 9786052988169
Diğer baskılar
Ahmed Cemil’in kişiliğinde, kuşağının düş kırıklığının romanıdır Mai ve Siyah. Halit Ziya bu ustalıklı eserinde döneminin edebiyat, sanat dünyasını ve sosyokültürel ortamını da gözler önüne serer. Babasının ölümü üzerine evin geçimini üstlenen Ahmed Cemil, bir yandan özel öğretmenlik yaparak bir yandan Babıâli’de çevirmenlik yaparak hayatını kazanmak durumundadır. Diğer yandan büyük ümitler bağladığı “eser”ini kaleme almaktadır. Her şey istediği gibi gittiği takdirde zengin olacak ve arkadaşı Hüseyin Nazmi’nin kardeşi Lamia ile evlenecektir. Oysa gerçek hayatın Ahmed Cemil için farklı planları vardır... Ahmed Cemil’in Tepebaşı bahçesinde, mehtaplı mavi bir gecede Haliç’e bakarak kurduğu hayali, siyah bir gecede, ümitsizlik içinde İstanbul’u terk etmesiyle sona erer. “Ah! Artık hülyalarından büsbütün ayrılmak, onlardan bir nişane bile bırakmamak için ihtiyacı vardı. Kendisini öldüren bunlar değil miydi? Sonra onlar da birer birer ölmüşlerdi; şimdi yalnız bu eser, bu son malûl dimağ nişanesi kalmıştı. Onu da öldürmek, ötekiler gibi bunu da mevcudiyet sahnesinden kaldırmak istiyordu.”
5 mağazanın 213 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,22
8.0
10 üzerinden
3.059 Puan · 532 İnceleme
Kaan Ata Önder
Mai ve Siyah'ı inceledi.
256 syf.
·
3 günde
~48° | Mai ve Siyah
Merhaba. 🖐 Kaan Ata Önder'den Ahmet Cemil'e 5 Temmuz 2021 Seni tanımak isterdim, Ahmet Cemil! Hikayeni büyük bir dikkatle okudum ve epey bir duygulandığımı söylemekten çekinmeyeceğim. Bunun nedeni yaşadıklarının her bir noktasında kendimden bir şeyler bulabilmemdi. Pek çok farklılığımıza rağmen epey de bir benzerliğimiz olduğunun farkına vardım. Hikayeni okurken bazen bana güzel anılarımı anımsattın, tabii çoğunlukla da işlerin sarpa sardığı anılarımı. Bazen hayatındaki iyi yöndeki gelişmelere seninle beraber gülümsedim, tabii malum bu o kadar da uzun sürmedi, sevincimin kursağımda kaldığı anların sayısı da epey bir fazlaydı. Hüznünü seninle beraber yaşadım. Hatta bir ara ani bir şokla gerildim. Ağzımın açık kaldığını sonradan fark ettim. Ha, ama sana kızdığım noktalar da oldu... hem de çok! 19 yaşından sonraki ilk günlerinde hayata bodoslama dalmak zorunda kalıp bir şekilde yolunu buldun. O günlerde her şey ne kadar da güzeldi. Yavaş ama emin adımlarla ve daha sonrasında çok sıkı bir çalışmayla işlerini yoluna sokmayı başardın. Ailenin ve Hüseyin Nazmi'nin yanında başka bir aile ortamı daha elde ettin: Matbaa. Raci olmasına rağmen yine bile o ortamı sevmiştin. Senin de dile getirdiğin gibi tek bir amacın vardı: Şöhret. Bir yandan çok sıkı bir şekilde çalışmaya devam ederken bir yandan da büyük bir titizlikle eserini tamamlamaya çabalıyordun. Her şey ne kadar da güzel ilerliyordu... değil mi? Ancak o güzel günlerin de bir sonu geldi. İçinde bir miktar şüphe olsa da hayatının kötü yönde ilerleyebileceğini tahmin etmiyordun Ahmet Şevki Efendi sana o havadisle geldiğinde! Hayatın bambaşka bir yönde adeta bir çöküşe geçti. Bunu adım adım gözlemledim. Daha kötü ne olabilir? O vurdu yetmedi, bir başkası vurdu... o hiç yeter mi? Art arda... hiç durmadan oradan buradan şuradan şamarı yedin. Her bir şamarda yaşama hevesin bir tık daha sönümlendi. Ancak her seferinde bir şekilde tutunacak başka bir dal buldun. Bu tutunacak dallar da kırıldığında ve tüm hayatın acıdan, hüzünden, hayal kırıklığından, başarısızlıktan, alaya alınmaktan, enayi yerine konulmaktan ve bilhassa seni en çok etkileyen ''aşk acısından'' ibaret olduğunda ve her şeyin bir sona gelmesi gerektiğini düşünmeye başladığında ve hayatının zihninde bozuk bir film şeridi gibi takılı kaldığı o gece, sandalla oradan ayrılırken içinde büyük bir intihar etme arzusunu taşırken... Siyah denizin derinliklerinde seni çağıran ölümün tatlı sesini duydun. Yine bile biricik annenin sesi seni kendine getirmeye yetti. Artık yeni bir başlangıç için hazırlanıyordun. Her şeyin daha iyiye gideceğini umarak yeni bir adım atıyordun. Hikayelerimiz birkaç noktada epey bir benzer. Bu yüzden hikayeni okurken pek çok yerde benim gibi düşündüğünden emindim ama kanıtlayamazdım. İkbal konusunda erken davranmaman kızdığım noktalardan biriydi. Yine de bu yüzden bu suçluluk duygusuyla, yaşama hevesini tüketme. Bazı şeylerin farkına geç vardın. Çünkü zihnin karman çormandı. Sürekli farklı düşüncelerin işgali altındaydı. Ah, ama o tokat... ne iyi hissettirdi be! Hüseyin Nazmi'ye de bir noktada kızdım. Sen o kadar acı içindeyken geleceğe dair kendi emellerinden söz etmesi bence düşüncesizce yapılmış bir eylemdi. Yine de uzun bir süre sana iyi bir dost oldu. Ali Şekip'in ellerinden öpmek isterdim. Ne kadar iyi bir dinleyici ve sen ne kadar ona kızsan da aslında seni motive etmek adına gerçekten verimli cümleler kurduğunu biliyorum. Ne yazık ki hayatının geri kalanında ne yaptığını bilme onuruna erişemiyorum. Geriye kalan kısmını kendi hayal gücümle doldurabileceğim. Aklımda birçok olasılık var. Belki her şey iyiye gitmiştir. İşinde yükselmişsindir. Tekrar güzel para kazanmaya başlamışsındır. Belki evlenmişsindir ve hatta belki de çocuklarınız vardır. Bu durumda Hüseyin Nazmi ve diğer arkadaşlarınla tekrar görüşmek istemişsindir diye düşünüyorum. İstememişsen de seni suçlayamam. Bu bir travma etkisi yaratmış olabilir. Yine de Nedim'in üstünde de bir emeğin var. Belki ona bazı fırsatlar sağlama yoluna girişmişsindir. Belki de her şey üst üste gelmeye devam etmiştir. Seni hayata bağlayan son halka olan anneni de kaybetmişsindir. Ben her ne kadar yapabileceğine güvensem de tutunacak başka bir dal bulamadığın için intihar etmenin kapısını çalmış olabilir misin? Benim gözüm ilk seçenekte kaldı. Buna da inanacağım. Her neyse! Satırlarımı burada sonlandırmak istiyorum. Çünkü biraz daha yazarsam -zaten bu yetmiyormuş gibi- biraz daha duygulanabilirim. Belki ileride bir gün tekrar hikayeni okuma kararını verebilirim. Görüşmek üzere! Keyifli okumalar!
Mai ve Siyah
8.0/10
· 14,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
25
Bircan
Mai ve Siyah'ı inceledi.
316 syf.
·
10 günde
Servet-i Fünun döneminin en güçlü eserlerinden biri olan Mai Ve Siyah dönemin hayal dünyasına ve karışık yapısına ışık tutar. Halit Ziya Uşaklıgil tarafından 1898 yılında kitap haline getirilmiş ve 1938'de yazar tarafından sadeleştirilerek okuyucuya sunulmuştur. "İnsan emellerini yalanlayan şeyleri istediği şekilde yorumlamaya çalışarak kendisini sürekli arzuları içinde oyalamakla gecikir." Vakitsizdir her ölüm..! Ahmet Cemil’in hayalleri de böyle vakitsiz bir ölüm ile hüsrana uğrayınca yazmaya olan tutkusu artık “Mai” olan hayalleri ile “Siyah” olmuş hayatının pusulasını yeniden Mai’ye yöneltmiş... Romanın ana karakteri Ahmet Cemil, hayalperest ve emeli için delice bir istek duyan genç bir delikanlıdır. Babasının vefat etmesi üzerine tüm sorumluluğu kendi üzerine alarak ailesine bakmaya çalışır. Ancak bu süre içerisinde okulu da devam ettiği için oldukça zorlanmaktadır.. Çeviriler yaparak ve zengin ailelerin çocuklarına dersler vererek ailesini geçindirmeye çalışır.. Bir süre sonra Mir'at-ı Şuun gazetesine girer. Maddi durumları biraz daha düzelmiştir ve emeline daha yakındır: şimdiye kadar görülmemiş eşsizlikte bir şiir yaratmak... İçini yakıp kavuran tek emeli de bu değildir: en yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi'nin kardeşi Lamia'ya âşık olmuştur... Dram, çaresizlik ve acı dolu bir kitap. Sadece Ahmet Cemil’in dramı değil üstelik; kız kardeşi İkbal, hem eşini hem de kızını kaybetmiş olan annesi, hem de aşık olduğu kadın Lamia’nın dramları da arka planda kalmasına rağmen çok güzel işlenmişti.
Mai ve Siyah
8.0/10
· 14,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
320
Joker
Mai ve Siyah'ı inceledi.
352 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Mai ve Siyah
Mai ve siyah , Türk Romancılığının babası kabul edilen Halit Ziya'nın romanları içinde en çok önemsenen romanların başında gelir .İlk modern romanlarımızdandır Servet-i Fünun edebiyatına ayna tutmasıyla edebiyatı tarihçilerinin en önemsediği eser olmuştur. Anlatım özelliklerine göre sanatlı ve ağır bir dile sahiptir. İnsanın iç dünyasını yansıtmak için karakter kullanılmış ve böylece Türk edebiyatının ilk modern karakteri olan Ahmet Cemil doğmuştur. Bu kitapta hayal-hakikat çatışması görülür. Hayallerimize giderken gerçeklerin yüzümüze vuruluşu görülür. Eserde alt metinlerde derin bir ruhî bunalım işlenmiştir. Bayılarak okuduğum ve herkese de tavsiye ettigim naçizane bir eser:)
Mai ve Siyah
8.0/10
· 14,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Kemal Altun
Mai ve Siyah'ı inceledi.
254 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Çok etkileyici bir kitaptı. Ahmet Cemil'in hayallerinin birer birer elinden kayıp, önce Mai olan sonra Siyaha dönüşen denize düşmesi çok iyi işlenmişti. Cemil'in hayal dünyasından aniden sıyrılıp gerçekliğe düşmesi ve o hayallerin peşinden gidememesi... Kitap genel itibariyle betimleme ağırlıklıydı, diyaloglar ya uzun uzun konuşmalar halinde geçiyordu ya da bir iki cümleyle biten şekildeydi. Okurken dinlenerek okumak zorunda kaldım. Zor cümleler yoğun anlatım fazlaca vardı. Kitabın ilk kısmında karakterlerin tanıtımı ve Cemil'in o ana kadarki yaşadıkları anlatıldığı için yavaş ve akıcı olmayan bir okuma yaşadım. Ancak sonrasında olayların ilerlemesi akıcı fakat yoğun bir anlatıma neden oldu. Sonuç olarak iyi işlenmiş, okurun ana karakterle kolayca bağ kurabildiği bir kitap ortaya çıkmış.
Mai ve Siyah
8.0/10
· 14,1bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8