Mai ve Siyah (Günümüz Türkçesiyle)

·
Okunma
·
Beğeni
·
88,7bin
Gösterim
Adı:
Mai ve Siyah (Günümüz Türkçesiyle)
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750731792
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
-Ahmet Hamdi Tanpınar-

Tereddütsüz söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım. Onun için, eksiklikten arınmıştır, baştan ayağa meziyettir demiyorum. Fakat onda hemen bütün ben varım, benim bir daha geri gelmeyecek olan emellerle, hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan gençliğim var. Hatta yalnız benim değil… Bütün gençler var... Memleketimin bedbaht gençliği var. Sizler varsınız...
-Halid Ziya Uşaklıgil-

Kitap olarak ilk defa 1898'de basılan Mai ve Siyah'ın bu baskısı hazırlanırken Halid Ziya'nın romandaki düzenlemelerini de içeren 1938 baskısı esas alındı. Bu iki baskı karşılaştırılıp yıllardır süregelen hatalar tek tek saptandı. Açıklamalı notlarla ve ilk baskıdan görsellerle zenginleştirilen roman, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlandı. İlk defa okuyucuyla buluşmasının üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçse de bu başyapıt, hâlâ tefrikasına başlanıldığı günkü kadar yeni. O günden bugüne, ülkenin bütün kuşaklarınca okundu, tartışıldı, tekrar tekrar yorumlandı. Daha önemlisi, hep sevildi. Çünkü Mai ve Siyah, bizim romanımız.
(Tanıtım Bülteninden)
316 syf.
·10 günde
Servet-i Fünun döneminin en güçlü eserlerinden biri olan Mai Ve Siyah dönemin hayal dünyasına ve karışık yapısına ışık tutar. Halit Ziya Uşaklıgil tarafından 1898 yılında kitap haline getirilmiş ve 1938'de yazar tarafından sadeleştirilerek okuyucuya sunulmuştur.

"İnsan emellerini yalanlayan şeyleri istediği şekilde yorumlamaya çalışarak kendisini sürekli arzuları içinde oyalamakla gecikir."
Vakitsizdir her ölüm..! Ahmet Cemil’in hayalleri de böyle vakitsiz bir ölüm ile hüsrana uğrayınca yazmaya olan tutkusu artık “Mai” olan hayalleri ile “Siyah” olmuş hayatının pusulasını yeniden Mai’ye yöneltmiş...
Romanın ana karakteri Ahmet Cemil, hayalperest ve emeli için delice bir istek duyan genç bir delikanlıdır. Babasının vefat etmesi üzerine tüm sorumluluğu kendi üzerine alarak ailesine bakmaya çalışır. Ancak bu süre içerisinde okulu da devam ettiği için oldukça zorlanmaktadır.. Çeviriler yaparak ve zengin ailelerin çocuklarına dersler vererek ailesini geçindirmeye çalışır.. Bir süre sonra Mir'at-ı Şuun gazetesine girer. Maddi durumları biraz daha düzelmiştir ve emeline daha yakındır: şimdiye kadar görülmemiş eşsizlikte bir şiir yaratmak... İçini yakıp kavuran tek emeli de bu değildir: en yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi'nin kardeşi Lamia'ya âşık olmuştur...
Dram, çaresizlik ve acı dolu bir kitap. Sadece Ahmet Cemil’in dramı değil üstelik; kız kardeşi İkbal, hem eşini hem de kızını kaybetmiş olan annesi, hem de aşık olduğu kadın Lamia’nın dramları da arka planda kalmasına rağmen çok güzel işlenmişti.
400 syf.
·5 günde·8/10 puan
Servet-i Fünün edebiyatı denince aklımıza gelen en önemli isimlerden birisi Halid Ziya. İlk olarak Mai ve Siyah kitabını okudum ve korkularıma rağmen açıkçasası çok sevdim.

Eğer öncesinde Tanzimat romanlarından okuduysanız, Mai ve Siyah'ı okuyunca dönem edebiyatının ne kadar ilerlediğini çok net fark ediyorsunuz. Zaten Halid Ziya, Mai ve Siyah'ı 'en iyi kitabım' diye tanımlıyor. Her şey Ahmet Cemil'in hayalleri ile başlıyor. Ahmet Cemil duygusal, edebiyat düşkünü, hayalleri olan, romantik bir karakter. Babasının vefatından sonra ailesini ayakta tutmak, zengin olmak, sevdiği kıza kavuşmak istiyor. Fakat en büyük emeli ise hayalindeki eseri yazıp çok ünlü bir şair olmak. Tutkulu şekilde istiyor bunu. Hatta bunu da "....Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah... Bir şey ki mai ve siyah olsun." cümleleriyle ifade ediyor. -Kitapta en sevdiğim kısım- Okurken realizm kavramını çok net idrak ettim çünkü Ahmet Cemil bunca saydığı hayallerinin birer birer ellerinden kaydığını gördükçe, çaresizliği dibine kadar hissedince pişman olmak dışında geriye bir şey de kalmıyor.

Evet, dili döneminden dolayı ağır fakat Özgür Yayınları'nın baskısında zaten en basit kelimenin bile yanında açıklaması var. Bu başta çok rahatsız edici geliyordu ama sonradan aksine hoşuma gitmeye başladı; hatta öğrendiğim bir iki kelimeyi gün içinde farkında olmadan kullandım :) Çok yoğun tamlamalar, betimlemeler, ruh tahlilleri var; bazen okurken zorluyor.

*Uzun bir inceleme oldu, eğer okuduysanız teşekkür ederim. Hepinize bol kitaplı günler. :)
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.489 Oy)2.056 beğeni14,6bin okunma3.033 alıntı63,5bin gösterim
  • Sinekli Bakkal
    8.2/10 (2.104 Oy)2.068 beğeni11,3bin okunma4.266 alıntı45bin gösterim
  • İntibah
    7.8/10 (4.307 Oy)3.510 beğeni21,1bin okunma14,4bin alıntı82,4bin gösterim
  • Kiralık Konak
    7.9/10 (1.946 Oy)1.640 beğeni10,4bin okunma5bin alıntı39,9bin gösterim
  • Eylül
    7.6/10 (4.128 Oy)3.865 beğeni22,3bin okunma18,2bin alıntı177,9bin gösterim
  • Ateşten Gömlek
    8.2/10 (2.664 Oy)2.515 beğeni12,4bin okunma6,9bin alıntı73,4bin gösterim
  • Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
    8.2/10 (3.061 Oy)2.557 beğeni13,7bin okunma5,6bin alıntı49,4bin gösterim
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (4.894 Oy)4.194 beğeni26bin okunma12,9bin alıntı86,4bin gösterim
  • Felatun Bey ile Rakım Efendi
    7.6/10 (2.670 Oy)2.001 beğeni12,2bin okunma4.690 alıntı43,8bin gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.862 Oy)1.697 beğeni9,3bin okunma5,3bin alıntı56,2bin gösterim
400 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Servet-i Fünûn dönemi 1896 ile 1901 tarihleri arasında var olan, Türk edebiyatının yenilenme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Diğer adı Edebiyat-ı Cedide ( Yeni Edebiyat) dönemidir.

Sultan Abdülhamit'in edebiyat çevresi üzerinde oluşturduğu baskılardan da kaynaklanan bir sebeple yazar ve şairler edebiyatı eleştirel bir unsur olarak kullanmaktan ziyade " sanat için sanat" mantığını benimsemişlerdir.

Halit ziya Uşaklıgil bu dönemin roman ve hikaye türünün en önemli ismidir. Mai ve Siyah Servet-i Fünûn döneminde yazdığı ilk romanıdır. Batılı standartlara uygun ilk büyük roman olarak değerlendirilir. Mai, hayali siyah gerçeği temsil eder bir nevi hayal ile gerçeğin çatışmasıdır.

Halit Ziya Uşaklıgil edebiyat hayatına çeviri ve şiir ile başlamıştır tıpkı romanın baş karakteri Ahmet Cemil gibi...

Yazar oluşturduğu kurgu üzerinden bize o dönemin edebiyat dünyasını anlatır. Romanda baş karakterimiz Ahmet Cemil şiirler yazar ve yeni bir üslup dener. Eleştirilmesinden ve anlaşılmamasından endişe ederken aynı zamanda eseriyle de gurur duyar. Açıkcası bu benim aklıma o dönemde yaşanan göz için uyak mı kulak için uyak mı tartışmalarını getirdi. Dönemin yazarları arasında yaşanan kalem savaşlarını pek çoğumuz biliriz bi şekilde okuduk.

Nitekim Ahmet Cemil'in eseri yayınlanmadan arkadaş çevresinde ciddi eleştirirler alır ve o pes eder. Ben isterdim ki Ahmet Cemil ayakları yere sağlam basan bir karakter olsun gerek eseri gerekse aşkı hususunda gösterdiği zayıflık beni çileden çıkardı.

"Mai ve Siyah" eser ilk orijinal halinde değil yazarın kendisi tarafından sadeleştirilmiş olmasına rağmen bu hali bile sıradan okuyucuyu zorlayacak nitelikte. Yalnız Özgür Yayınları kitapta bilinmeyen kelimeleri parantez içinde açıklama yoluna gitmiş ki bu oldukça kolaylık getirmiş bildiğiniz sözcükler yahut kelime öbeklerinde parantez içindeki yazıyı kolaylıkla görmezden gelebiliyorsunuz bilmediklerinize ise dikkat kesiliyosunuz.

Uzun süre çekimser kaldığım ve her sohbette adını andığım bu eseri nihayetinde kızım getirip "lütfen artık oku anne" deyip elime tutuşturmasıyla başlayarak kolaylıkla ve umduğumdan da büyük bir zevkle okudum.

Pasif ve zayıf insanlardan haz etmiyorum kendilerine bi düşmanlığım yok ama ruhumu daraltıyorlar. Ahmet Cemil de ben de bu etkiyi uyandırdı hiç de şiddet düşkünü biri olamamama rağmen eniştesine attığı tokatla içime su serpip gözümdeki itibarını bir nebze kurtardı.

Oldukça uzun zamandır uzak kaldığım Türk edebiyatına yeniden merhaba çakarak kah tekrar hatırlamak kah yeni yazarlar keşfetmek adına 2020 de oldukça yoğun bir okuma yapmayı planlıyorum.

Son olarak ben belirttiğim gibi eseri Özgür Yayınları'ndan okudum diğerlerini bilemem ama buradan okumak size çok büyük kolaylık sağlayacaktır sevgili okur.

Keyifli okumalar...
336 syf.
·2 günde·10/10 puan
Vee kitap biter ben sular seller..
Her bir olayda ayrı ayrı parçalandığım ve karakterleri o kadar içselleştirdiğim bir kitaptı ki hiç bitmesin istedim. Hiçbir şey tahmin ettiğim gibi gerçekleşmedi hep düşündüklerimin tam tersi olarak ilerledi ve bu yüzden hep bir vurgun yedim.. (özellikle sonlara doğru…) buna rağmen kitap kelimelerle anlatılamayacak kadar muntazam bana göre.
Gelelim kitaba;
Kitabın dili bana çok güzel, akıcı, anlaşılır ve temiz geldi. İlk başlarda bir tık zorlansam dahi( karakterleri oturtmaya çalıştığımdan ötürü) okudukça çok daha mükemmel olmaya başladı. Bazen mutluluk duygusunun doruklarına çıktığım bazen üzüntünün dibine vurduğum bir eser oldu kendileri ve hayatımda çok çok büyük bir yere sahip oldu..
Hüseyin Nazmi’nin Ahmed Cemil’e sahip çıkışı, Hüseyin Nazmi’nin iç dünyasında yaşadığı günümüz popüler türkçesiyle “platonik” olan hali, İkbal’in başına gelenler vs. vs. gibi daha birçok durum. Açtıkca spoiler olacağı için çok fazlada giremiyorum aslında. Sadece sonunda olan o olayın duygusunu hissedebilmek için bile okunabilecek bir kitap. Okunması için binlerce neden var kesinlikle..
Karakterleri o kadar içselleştirdim ki etkisi bir süre içimde kalacak gibi gözüküyor..
Çok çok muntazam bir eser. İlk defa Uşaklıgil okumamdı ve son olmayacağını çok iyi biliyorum.
Tek söyleyebileceğim eğer ki aranızda okumayan varsa kesinlikle okuyun ve çevrenizdeki insanlara okutturun. Herkesin kütüphanesinde bulunması gereken nadide eserlerden olmalı..
254 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Halit Ziya Uşaklıgil'in 1897 de yazdığı romandır.Mai, mavi demektir.Roman, Ahmet Cemil'in geleceğe dair hayallerinin yer aldığı mavi bir geceyle başlar, tüm yollar tükenince annesi ile beraber İstanbul'dan ayrıldığı siyah bir geceyle biter.Kitabın ismi buradan gelmektedir.Ahmet Cemil, karakteri kendini geliştiren, erken yaşlarda babasını kaybeden, annesi ve kız kardeşine bakması ve onlara sahip çıkması gereken, hayatının en büyük emeli basın dünyasında önemli bir isim olmak isteyen ve matbaa sahibi olmak isteyen bir gençtir.En büyük emelleri onun en büyük yıkımlarına bir şekilde yol açar.Çözüm yolu olarak da kendisine hayata küsmeyi bulur.Aşkı Memnu kitabının da yazarı olan Halit Ziya, Mai ve Siyah kitabı ile ilgili olarak bir söyleşi de bazı bölümlerinin kendisini de ağlattığını belirtmiştir.Yazar, kitabın çok ağır olduğunu düşündüğü dilini 1938 yılında sadeleştirmiştir.Bende Türk Edebiyatı Klasikleri serisi çıkaran Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının Günümüz Türkçesi halini okudum, kitabın dili çok anlaşılırdı.Ali Faruk Ersöz çok güzel bir iş çıkarmış.Kitap, drama ve romantizm sevenlerin beğenerek okuyacağı bir eser.4 Aralık 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlenmiş bir eserdir.Ayrıca Kültür Yayınlarının bu serideki tüm kitaplarını almaya çalıştım.İlerleyen zamanlarda okuyacağım.Çok başarılı bir seri kesinlikle.Kendk klasiklerimize de sahip çıkmak amaçlı desteklemek lazım.Yazarın tarzını ve anlatımını da çok beğendim.Tüm kitaplarını okuma isteği duydum, kitapları satın alma listeme eklendi.Kitaba puanım 10.
567 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Servet-i Fünun'un karamsarlığı ve ümitsizliği romana yansıtılmış. Halit Ziya Uşaklıgil'in kaleminin gücü, baştan sona esere yansıyor.

Ahmet Cemil hayallerinin peşinden koşarken arkasına baktığında kocaman bir enkazla karşılaşır. Büyük bir ruh buhranı içine düşen Ahmet Cemil, düşüncelerinin bile kendini bulamayacağı bir yere, tüm varlığını geride bırakarak gider. İçine gömdüğü acılarıyla...

Okuyun, okutun!
352 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okumaya başladığımda dikkatimi ilk çeken yabancı kelimelerin çokluğu oldu. Gün görmemiş yada benim neslimin pek bilmediği kelimeler. Zorlandım açıkçası metne girerken. Yeri geldi bırakmayı düşündüm. Sabrettim. Zamanla alıştım. Bir müzik ritmine dönüştü kelimeler, cümlelerin akışı. Sakin ağır ağır akan inceden hüzünlü bir müsıki şölenine. Türk halk müziği misali. Diğer sanat dallarına da dönüştü müsiki zamanla. En çok da yakın dostu resme. Yıldızlı Gece. Ahmet Hamdi Tanpınar’ı düşündüm. O da sever müsikiyi, resmi. Ritmiktir, en esaslı tablolardır cümleleri.

Yazılma yılını düşündüm. İlk tefrika edilmeye başlanması 1896. Batılı anlamda yazılmış ilk roman. İlkliği batılı anlamda olmasından mı yoksa roman olmasından mı? Yoksa ikisini beraber mi değerlendirmek gerekir. Her ikisi de demek en uygunudur zannımca. Konu ve teknik olarak. Doğuda roman yoktur, roman yerine mesneviler vardır. Uzun manzumeler. Aşka bakışı da farklıdır bu mesnevi yazarlarının, tekniği de.

Bu derin etkinin, derin tahlillerin kaynağı neresi? Çok düşünmemize gerek yok, romantizm deyince akla ilk gelen ülke. Fransa. Yazar da metinde Lamartine, Hugo, Musset etkisi altına sokuyor baş kahramanını. Bir de romantizmin nirvanası Sheakspeare’ın trajedyaları. Bilmiyorum benden başka Ahmet Cemil’i trajedya kahramanlarına benzeten oldu mu? Umudu, hayalleri, yıkılışı, arınması…

Sanatın konusunun yine sanat ve yayın dünyası olması sonra. Bir eser yaratmak istiyor Ahmet Cemil. Sanata ilişkin görüşlerini tartışıyor. Yayın dünyasının pisliğini. Çektiği sancıları. En sonunda yazmak istediği eserin içinde kendisini bulması.

Bir kanal var Türk edebiyatında, Halit Ziya Uşaklıgilin öncülüğünü yaptığı, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz ATAY ile devam eden. Daha önceden de AHT ve Atay’ın Mai ve Siyah’ı çok beğendiklerini anlattıkları söyleşilerine rastlamıştım. Eserin kendisini okuyunca fark ettim ne kadar etkilendiklerini. Müzik ve resimden AHT’nin. Ahmet Cemil’in yalnızlığından, içe kapanıklığından ATAY’ın.

Eser çok iyiydi. Ben çok beğendim. Yazılma zamanından bağımsız olarak çok beğendim. Günümüzde yazılmış olsaydı yine çok beğenirdim. Hayatın küçücük detaylarındaki derin manaya nüfus ediş, tablosal ve ritmik anlatış, derin ruh tahlilleri… Hepsi devasaydı. Türk Edebiyatı kesinlikle Halit Ziya Uşaklıgilsiz olmaz.
326 syf.
·13 günde
Bugün ilk incelememi sizlerle paylaşacağım.
Mai ve siyah ; sonsuz gökyüzü gibi mavi umutlarla başlayan Ahmet Cemil'in hayatının gece gibi siyaha bürünmesiyle son bulan acıklı bir roman.
En çok ta Ahmet Cemil'in Lamia ya olan sevgisine hayran kaldım.
Kitabın dili ağır olduğu için okurken zorlansanız da sonradan hikaye sizin bedeninizde ruh buluyor.
İyi okumalar. Sevgiyle kalın..
288 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Halit Ziya’nın en güzel eserim dediği kitabı. Bence de en güzel eseri, hatta servet-i fünun döneminin en iyisi bile diyebilirim . Dili , üslubu ve tasvirleri muazzamdı. Tam bir hayaller ve hayatlar kitabı.Batılı anlamda ilk realist roman olarak bilinen Mai ve Siyah, gerçekten de kendisinden önce yazılan romanlardan teknik olarak çok daha üstündür.Hikâye her ne kadar hayal ve hakikat arasındaki çatışma üzerine kurulmuş gibiyse de eserde bütün sosyal hayat verilmiştir. Şair tabiatlı Ahmet Cemil'in Babıali'de yaşadıkları, dönemin gazeteci-edebiyatçı ilişkilerinden, edebiyat tartışmalarından birçok çizgi taşır ve Servet-i Fünun edebiyatının güzellik anlayışını verir.Eserin dili oldukça şairânedir...
317 syf.
·13 günde·9/10 puan
Dilinin ağır olmasına karşın yazarın hisleri aktarışı kendiniz ile karakterlerin yaşadıklarını bağdaştırmanızı ve acılarına ortak olmanızı sağlıyor. Zor ve uzun bir okuma süreci olmasına rağmen bitirdiğime çok memnunum.

Kitapta öyle yerler vardı ki açıklamaların içinde açıklamanın açıklaması vardı çok fazla eski Türkçeden kelime olması da insanı yavaşlatıp yoruyor.
336 syf.
Çok beklentim olmadan başlayıp beni hayran bıraktıran bir türk edebiyatı klasiği.

Mai hayal ve ümitleri, siyah ise hayal kırıklıklarını ve hayatın gerçeklerini temsil etmektedir. Kitap bittiğinde adı çok daha anlamlı hale gelmekte.
Halit ziyanın ustalık eserlerinden biri olarak geçen bu kitap gerek kurgusu, gerek betimleme ve psikolojik çözümlemeleriyle sizi içine alıyor.
Kitabın anakarakterinin serveti fünun dönemi yazarlarının hayatlarıyla örtüştüğü söylenmekte. Belki de bununda etkisiyle karaktere daha bir yakınlık duyuluyor.
Son söz olarak kendisi gerçekten beğendiğim ve önereceğim bir kitap.
Siz, hepiniz ne soğukkanlı adamlarsınız! Karşınızda çıldırmış birisini görüyorsunuz da bütünüyle sakin bir biçimde, 'Abartıyorsun!' diyorsunuz.
Aman ya Rabbi! Sevmek bu muydu? İnsanı güya bir mengene içinde sıkıp sıkıp da birisinin ayakları altında ezik, bitik, can çekişerek atmak isteyen bir öldürücü şey, sevmek bu muydu?
Okumak? Artık bunların hepsinden nefret ediyordu. O şairler, o sevgili kitaplar, bunlar bütün yaşamamış ya da yaşamaktan yorulmamış adamların sahte şiirleri, sahte felsefeleriydi. Bütün şiir ve felsefe işte şu dakikada onun bu keder ve umutsuzluğundaydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mai ve Siyah (Günümüz Türkçesiyle)
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750731792
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
-Ahmet Hamdi Tanpınar-

Tereddütsüz söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım. Onun için, eksiklikten arınmıştır, baştan ayağa meziyettir demiyorum. Fakat onda hemen bütün ben varım, benim bir daha geri gelmeyecek olan emellerle, hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan gençliğim var. Hatta yalnız benim değil… Bütün gençler var... Memleketimin bedbaht gençliği var. Sizler varsınız...
-Halid Ziya Uşaklıgil-

Kitap olarak ilk defa 1898'de basılan Mai ve Siyah'ın bu baskısı hazırlanırken Halid Ziya'nın romandaki düzenlemelerini de içeren 1938 baskısı esas alındı. Bu iki baskı karşılaştırılıp yıllardır süregelen hatalar tek tek saptandı. Açıklamalı notlarla ve ilk baskıdan görsellerle zenginleştirilen roman, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlandı. İlk defa okuyucuyla buluşmasının üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçse de bu başyapıt, hâlâ tefrikasına başlanıldığı günkü kadar yeni. O günden bugüne, ülkenin bütün kuşaklarınca okundu, tartışıldı, tekrar tekrar yorumlandı. Daha önemlisi, hep sevildi. Çünkü Mai ve Siyah, bizim romanımız.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 13,7bin okur

  • hukomuko
  • Yaren Uludeveci
  • Sıla Çelik
  • zeynep
  • Gizem
  • Hayrunnisa İnce
  • melike
  • Hilal Erdem
  • garcelmujik
  • Furkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2 (60)
9
%1.6 (47)
8
%1.9 (57)
7
%1.2 (35)
6
%0.4 (12)
5
%0.1 (4)
4
%0 (1)
3
%0 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları