Makyaj Yapan Ölüler

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.516
Gösterim
Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
30 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446348
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Makyaj Yapan Ölüler
Makyaj Yapan Ölüler
A. Ali Ural gazete haberlerini edebiyat prizmasından geçirerek Makyaj Yapan Ölüler'i kaleme aldı. İnsana verdiği önemi, seçtiği haberlerle açığa çıkaran yazar, gerilim ve merak unsuruyla ördüğü metinlerinde kullandığı titiz ve özgün üslupla dikkat çekiyor. "Ey kutsal ağrı! Saklandığın yerden çık!" cümlesiyle zirveye ulaşan huzursuzluğunu okura yansıtmayı başarıyor Ural.
(Tanıtım Bülteninde)
Sevgili inci ve sueda reyyan Hocam'a derin saygımla...

Bu sabah, oğlumu okula bıraktıktan sonra sıcak ekmeğimi ve gazetemi alıp arabaya dönerken, bir apartmanın penceresinde kendimi gördüm, durdum ve bir anda günlerdir etrafımda durmaksızın akıp giden hayatın puslu camını ellerimle silmişçesine, korna seslerini, koşturan insanları ve zamanı, sanki ilk kez görüyormuşum gibi hissettim.

"Bir gün sokağınızdan geçerken oturduğunuz binanın pencerelerinde kendinizi görürseniz sakın dehşete kapılmayın! Bakın onlar ne kadar sükûnetle izliyorlar sizi. İlk kattaki çocuklar size ne kadar benziyor! İlk penceredeki emzikli çocuktan, son penceredeki önlüklü çocuğa kadar hepsi el sallıyor size. Hadi durmayın, siz de el sallayın onlara."

Diyordu Ali Ural, hep yorgun bir tebessümle eşlik ettiğim cümlelerinde...

Sevgili inci 'nin muazzam bir emek ve heyecanla bize ikram ettiği Ali Ural Etkinliği'nin adını duyar duymaz koşup almak istediğim 'Makyaj Yapan Ölüler' eserini bitireli günler geçti.Bu sabah koltuğumun altına sıkıştırdığım gazetenin gözucuyla geçtiğim haberleri, kâh gözyaşıyla, kâh neşeyle okuduğum köşelerin bir insanın düşüncesinde böyle güzel bir iklimin kapılarını açabileceğini tahmin bile edemezdim.
Esere hiçbir incelemeyi okumadan başlamış olmak, şaşkınlığımı epey arttırdı zira daha ilk satırlarda kendimi bir uyanışın eşiğinde buldum. Çarpıcı ilk cümlelerle başlayan bu farkındalık seferinde 'Okur Kahraman' olmanın hakkını verdim sanıyorum.

Ne çabuk alışıyoruz, duyuyoruz, yaşıyoruz, ölüyoruz...Ve ölümüne alışıyoruz. Bu da beraberinde derinlikten yoksun bir algıyı, inceliğini yitirmiş bir hafızayı ve içinden çıkılmaz bir bilinçaltı çöplüğünü getiriyor... Okuduğum bir pedagoji kitabında, yazar anneye ısrarla şunu söylüyordu... "Yavaşla, acele etmeyi bırak, telaş etme..."

Anlamadan yanından geçip gittiğimiz, bizi bir kahve içimi vakitte dâhi alıkoyamayacak gerçek hikâyeleri, bütün insanlığı sarsacak bir tefekkürle yeniden bize anlatıyor Ali Ural...

Bunu kâh keskin bir acının diliyle, kâh bizi kendimizi görmeye zorlayan bir hakikâtle, kâh merakımızı uyaran ve bizi şaşkına çeviren bir haberle yapıyor ama ne kadar körüm dedirtiyor insana...

Ava giderken insanlığını avlayanlardan, teknolojinin şirazesi kaymış çarklarında durmadan unufak olan, iletişim yaramızdan, başarılı olmak için kendini hedef seçerek kalbini tam onikiden vuranlardan, suçu hep başkalarında arayan aymazlığımızdan, rekorlar kitabına girerim ümidiyle eğilip bükülen insanlığımızdan, yâni kayıplarımızdan dem vuruyor Sevgili Ali Ural...

Zira körlüğümüzün sarrafıdır aynalar bizi bize inandırır...

Teni, terle terennüm ederken nefs-i ayan dilinde, sefilleşir ya insanın iç sesi, nerede bu halin züptesi diye akıl hükmünden feragat eder!..Çıkalım bu yokuştan 'İNSAN'!..Terlemenin hakkını verelim...

Sığınmak dedigimiz eşref üzereyken, zerreleşip mânâ içinde, Aşk-ı Hüdâ ile sonsuzluk içelim...

Uzun nefesler alarak okuyunuz Efendim...Kahvenizi soğutmak pahasına...

Huzurla...
Kitabın ismi çok hoşuma gitti, araştırmadan ve içeriğini hiç bilmeden aldım.

Deneme olarak kategorize etmiş Makyaj Yapan Ölüler'i içeriğinde haberler var.
Ben ki haber izlemeyi de okumayı da pek sevmem. Babam kızar bana bu yüzden ona sorduğumda, darlıyorum adamı galiba sorularımla. :) Neyse konumuz haber okumayı sevmem çünkü felaketten, kötülükten ve dehşet saçmaktan başka ne işe yaradığını hala çözmüş değilim?!
Fakat bu kitapta haber yazıları o kadar güzel işlenmiş ki aklıma; akşam haberlerinin bu şekilde olsa nasıl olurdu sorusunu getiriyor. Akşam televizyonda şöyle bir haber var;

Mesela başlık atıyor Ali Ural,
Acı Duymayan Çocuk

Başlıyor çocuğun acı duymayışıyla ilgili anılarını güzel betimlemelerle anlatmaya. Sobaya elini bile isteye dayıyor çocuk. Annesi yanık kokusu almasa kurtulamayacak yanmaktan. Acı duymuyor. Sonra acı-ağrının kıymetini vurguluyor. Ne kıymetli şey acı, evet bunu diyorsunuz sizde okurken. Ne kıymetli şey ağrı. Kutsal ağrı.
Ve soruyor en son ne zaman ağladık? Bedenimizin ruhumuzun duyarlılığını nasıl kundakladık? Hiç bir cinnet, cinayet, gasp, tecavüz ve işkence etkilemiyor bizi. Komşumuzun evinden yükselen alevler dokunmuyor evlerimize. Madenciler yüzlerce metre aşağıdan cevheri çıkartadursun hiç bir haksızlık gözümüzden bir damla yaş çıkartamıyor.

Ey kutsal ağrı Gel ve sessizliğimizi boz.
Acı çekmeye başlamazsak elimiz sobada. Yanmaktan kurtulamayacağız.


Haber bitiyor. Herkes suskun ama herkesin sessiz kavgaları var içlerinde. Bir yanık kokusu geliyor sonra. Göz yaşlarıyla söndürmeye çalışıyoruz.
Ah keşke diyorum şimdi. Keşke şu kitap her akşam, akşam haberlerini sunsa.
Duygularımın bam teline basıp kaçan kitap. Sesimin tizliğini arttıran, suskunluğumu çığlığa çeviren, renkli sandığımız dünyamızın rengini anlatan kitap. Gerçekten ölüymüşüz de yaşıyoruz diyormuşuz. Yaşıyormuşuz sözde bir de makyaj yapıyormuşuz. Başka türlü nasıl kapatırız kirli, çirkin, iğrenç yanlarımızı? Nasıl güzel gösteririz insanlığı? Bu kitap umudun kitabı. Dünya'nın farkına varıp, absürtlüklerini görüp, 'düzeltebiliriz belki' dedirten denemeler. Yarama tuz basan üstüne de yara bandı yapıştıran kelimeler. Yara bandım şekilli olsun bari diye altını bolca çizdiğim cümleler. Çok şey var bu kitapta. Her denemenin dayanağı da gerçek bir haber olunca üzerinde çiçekler açtı hislerimin. Okuyun yeşillenin, çiçeklenin. Yeşile boyayalım dünyayı.
Merhaba sevgili 1K. sevgili A.Ali Ural yine döktürmüş doğrusu... Okuduğum üçüncü kitabı olmasına rağmen beğendiğim en önemli yazarlar listesinde yerini aldı açıkçası, bir deneme ve şiir kitabını okuduktan sonra yine bir deneme kitabıyla devam etmek istedim ve iyi ki de öyle yapmışım. Kitap öyle güzel kurgulanmış ki, o kadar güzel ifadelerle ve istisnai bir kelime harcıyla yoğrulmuş ki ; kendinizi deneme okuyor gibi değil de, dünyanın her alanından, her yöresinden masallı bir anlatımla bilgiler ediniyor,farklı düşüncelere dalıyorsunuz. Ben, kendimi kaybettim, yoksa kendimi buldum mu demeliyim? Ben bunu düşünürken siz de en iyisi kitabı alıp okuyun efendim.
EN SEVDİĞİM CÜMLESİ: "Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?"
Evet, üçüncü Ali Ural kıtabı da bitti. Ve bitmekle basucu kitaplarına bir yenisi daha eklendi.
Belki de rastladığımızda kısacık bir süre dikkatimizi çeken haberleri, bize sunuş şekli ile daha kalıcı hale getiren bir kitap. Daha doğrusu bize "insan olduğumuzu" hatırlatan bir kitap.
Ali Ural'ın hiçbir kitabi bir yerden veya bir kişiden ödünç alınabilecek kitaplar değil kanımca. Alın ve en güzel yerlerde saklayın. Hatta birilerine kitap hediye edecekseniz ilk tercihiniz Ali Ural olsun.
#35410111 Ali Ural Okuma Etkinliği ile tanıştım yazarla, okuma listemde Posta Kutusundaki Mızıka olsa da kitabı bulamadığım için bu kitabını tercih ettim.  Tabi bu kararımda site üzerindeki incelemelerin ve puanlamaların  payı da büyük oldu 8.7 gibi bir beklentiyle okumaya başladım.Zira kitaplığımdaki en sevdiğim kitaplarla eşdeğerdi puanlamaları. Pek beklentimi karşıladığını söyleyemesem de beklentimin çok da altında kalmadı. Devam kitabı olan Resimde Görünmeyen i okumayı düşünüyorum.
Kitabın konu referansı gazete haberleri yani bir nevi hikayeleştirilen ilginç haberler. Bunu sevdiğimi söyleyebilirim özellikle habere ulaşana kadar ki, "konuyu nerye bağlayacak acaba?" duygusu güzeldi.
Hacimli kitap aralarında mola olarak okunabilir.
Ali Ural okumak ne kıymetli bir kıymıktır, "anesti çağı"nda uyuşmuş dimağına, yüreğine bir ordan bir burdan batan.
Eserde ki her deneme nefsin, dönüp dönüp hoh'layarak buğulandırdığı kalp gözüne, kaligrafinin en nadide en naif, su gibi akan hattıyla 'Hakikatimizi' yazdığı, el gibi.
Hakikat'ini kaybetmiş insanın, kendi ifadesini bulabilebileceği en ironik halide herhalde "makyaj yapan bir ölü" olmasıdır.
Bir hafta sonu için enfes bir seçim olabilir, tavsiye ediyorum.
İyi okumalar 1K'nın güzel insanları.
Adı itibariyle farklı bir kitap, Kitabı ilk gördüğümde ismi dikkatimi çekmişti ve içeriğini merak etmiştim doğrusu...Ama okumaya başlayınca kitabın ne demek isteğini daha iyi anladım.İçindeki birkaç sayfalık denemelerden oluşuyor ve her deneme bana hayatın perdeler çekili camlarını açtı adeta.Çünkü her biri günlük yaşamda sıklıkla rastladığımız ama hikmet nazarıyla bakmadığımız şeylere dikkati çekiyor.Farkedemediğimiz onca şeyden "Son anda fark edenler, geri dönün " diyor yazar.
Deneme diyince akla kesinlikle Ali Ural gelmeli. Kitap her an duyduğumuz belkide önemsemediğimiz bir sürü yaşanmış olaylardan bahsediyor aslında ama her olay öyle güzel bir hikayeyle başlıyor ve olaya bağlanıyor ki şaşıp kalıyorsunuz.
Yanlış saymadıysam 41 tane deneme var içerisinde. Bunlar Ali Ural okuyanların alışkan olduğu gibi güncel konular üzerine. Şöyle ki, yazarımız güncel bir konuyu alıyor ve bununla ilgili kısa bir hikaye yazıyor.
Ali Ural’ı okumak için sanırım ince düşünmek gerek. Öyle ki ilk okumaya başladığımda hiçbir şey anlamamıştım. Ali Ural’ın bu tarzda okuduğum üçüncü kitabı, diğerlerini de en kısa zamanda okuyacağım.
Kısacası yine vicdanlara hitap eden bir kitap yazmış Ali Ural, e bize de okumak düşüyor değil mi?
Merhabalar! Bu inceleme işinde ne kadar kötü olsam da devam edicem sanırım :D
Yine Ali Ural ve yine ben çok beğendim. Tarzına alıştım sanırım, farklı yerlerden farklı kurgular çıkarıyor.
Kitaba gelirsek bu kitap belki de çoğu zaman okuyup es geçtiğimiz çok da kalıcı olmayan gazete haberlerini farklı bir boyuta taşımış. Türkiye'den ve farklı ülkelerden haberlerle hikaye oluşturan yazarımız dünyada yaşanan gerçeklerin içimize işlemesini sağlıyor.
Ayrıca kitap 3-4 sayfalık kısımlardan oluştuğu icin hiç sıkmıyor.
Sanırım aynı tarzda yazılmış Resimde Görünmeyen adlı devam kitabı da varmış, en kısa zamanda onu da alıp okuyacağım inşallah :)
Alıp okuyun derim :)
Herkese iyi okumalar!
.
.
.
"Ey kutsal ağrı!

Gel ve sessizliğimizi boz. 
Kulakları sağır etsin çınlayan sesin! 
Başımızdaki tacımızı ağrıdan bir çelenkle değiştir!

Acı çekmeye başlamazsak yanmaktan kurtulamayacağız!.."
Televizyonda izledigimiz veya bir gazete haberinde okuduğumuz hatta bazen bizzat şahit olduğumuz olaylara " genel ve değişmez " bir bakış açımız olduğunu bu kitabı okuyunca anladım .. Bir gazete haberinin üzerindeki perdeyi kaldırıp bize bambaşka bir pencere açan bir kitap . Vakit kaybetmeden okuyun derim
Palyaço elbisesi giydiğimiz sürece, birileri bize "başka numaran var mı?" diye soracaktır.
Mazlumların seslerini yalıtmak için, ahşap pencerelerimizi plastik pencerelerle değiştirdik..
Artık suçlular elleriyle yüzlerini kapatmıyorlar; kapatıyorlarsa ileride işleyecekleri suçlarda tanınmamak içindir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
30 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446348
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Makyaj Yapan Ölüler
Makyaj Yapan Ölüler
A. Ali Ural gazete haberlerini edebiyat prizmasından geçirerek Makyaj Yapan Ölüler'i kaleme aldı. İnsana verdiği önemi, seçtiği haberlerle açığa çıkaran yazar, gerilim ve merak unsuruyla ördüğü metinlerinde kullandığı titiz ve özgün üslupla dikkat çekiyor. "Ey kutsal ağrı! Saklandığın yerden çık!" cümlesiyle zirveye ulaşan huzursuzluğunu okura yansıtmayı başarıyor Ural.
(Tanıtım Bülteninde)

Kitabı okuyanlar 347 okur

  • Nazife Semerci
  • Nisa
  • rüya ahsen
  • Leg
  • Fatma gündeş
  • Nazlı Korkmazer
  • Muhibb-i Kitap

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.9 (1)
9
%0
8
%0.9 (1)
7
%0
6
%0.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları