Makyaj Yapan Ölüler

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.291
Gösterim
Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
30 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446348
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Makyaj Yapan Ölüler
Makyaj Yapan Ölüler
A. Ali Ural gazete haberlerini edebiyat prizmasından geçirerek Makyaj Yapan Ölüler'i kaleme aldı. İnsana verdiği önemi, seçtiği haberlerle açığa çıkaran yazar, gerilim ve merak unsuruyla ördüğü metinlerinde kullandığı titiz ve özgün üslupla dikkat çekiyor. "Ey kutsal ağrı! Saklandığın yerden çık!" cümlesiyle zirveye ulaşan huzursuzluğunu okura yansıtmayı başarıyor Ural.
(Tanıtım Bülteninde)
188 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Makyaj Yapan Ölüler; elimde olan ama tüm diğer eldeki kitaplar gibi ne zaman okunacağına dair akıbeti belli olmayan kitaptı. ‘Sevgili Dost’ hitabıyla bizlere seslenerek dostluktan yana güzel bir aksin meydana gelmesine vesile olan inci Hoca’nın büyük emek sarf ederek oluşturduğu etkinlik (#35410111) sayesinde kitabı okumuş oldum. Dolayısıyla kendisine teşekkürle ithaf olunur.

Ali Ural edebiyatın çeşitli türlerinde eserler veren bir yazar. Şiir, deneme ve öykü çalışmaları var. Denemelerinde akıcı ve anlaşılır bir dil tercih ediyor. Bununla birlikte denemelerinde türler arası geçiş yapması da dikkat çekici. Yani kullandığı dil ve üslupla kimi zaman öyküye kimi zaman da şiire göz kırpıyor. Bu da okurun, eseri sıkılmadan kolaylıkla okumasını sağlarken, yazarın edebiyat alanındaki maharetine de işaret ediyor.

Kitaptaki denemeler, gazete haberlerinin yazarda uyandırdıklarından oluşuyor. Her bir deneme kaynağını zamanında yayınlanmış gazete haberinden alıyor. Günümüzde hızlı bir hayat yaşadığımız için genellikle gazete okumalarımız da kısa anlara sıkışıyor. Elimize gazeteyi alıp şöyle hızlıca bir bakıyoruz. Dikkatimizi çeken haber olursa içeriğine şöyle bir göz atıyoruz. Ama artık her şeyi kanıksamaya başladığımız için arada geçen bazı haberler de bizlerde dikkat uyandıramıyor maalesef. Yazarın çabası da bazen trajik bazen ilginç olan haberler üzerinden insanın hikâyesini anımsatarak vicdanlara dokunmak üzerine. Çünkü bizler dediği gibi şairin, hızlı yaşadığımız için durup o incelikli şeyleri görmeye vakit bulamıyoruz. Kalp terazisi hassas olan birilerinin durup, bizi durdurup o ince tarafı göstermesi gerekiyor ki o noktaya teveccüh gösterebilelim, tabi hala aklımız ve kalbimiz bu hengamede onarılamaz bir hasar almamışsa. Bu açıdan bakarsak Makyaj Yapan Ölüler isminin ne kadar ironik olduğunu da görürüz.

Eser içeriğine bakacak olursak; yazar, bir gözlemde bulunuyor, yaşadığı hayatı dikkate alarak. Önce fotoğraf makinesini eline alıyor, vizörünü ayarladıktan sonra deklanşöre basıyor ve bir olayı resmederken bir durumu da fehmediyor. Resimdeki ince tarafı yakınlaştırıyor (hani şu bizim akıllı dokunmatik cihazlarımızda baş parmak ve işaret parmağımızı birbirine yaklaştırıp ekran üzerinde birbirinden uzaklaştırdığımız gibi). Söze bazen öykülemeyle giriyor bazen şiirsel bir dille. Genel bir giriş yaptıktan sonra bazen bir imgeyle ya da tarihi bilgiyle sizi bir yere getiriyor, sonrasında ise gazete haberinde o ilgisini çeken yakınlaştığı ince tarafla bu geldiği yeri birbirine bağlıyor. Haberi ve o ince noktayı sonlarında söylediği için her seferinde işin ucu nereye gidecek diye merak ediyorsunuz haliyle. Ancak her şeyi yazar söylemiyor size, haberle bağlantı kurduğu yerde sözü ve yorumu size bırakıyor. Orada siz düşünüyor ve hissediyorsunuz.

Bazen çalınan bir tablodan yola çıkıyor bazen faili meçhul sökülen ağaçlardan, bazen yoksulluğun getirdiği çaresizlikten yola çıkıyor bazen dibinde yaşadığı halde denizi görmeyenlerden, bazen yaşlı intiharlarından yol çıkıyor bazen ömründe hiç fotoğraf çekilmeden dünyayı terk edenlerden, trajik kazalardan bazense teknolojinin insanın hayatını nasıl bir yere doğru götürdüğünden. Her bir haber, dikkat çekilen noktayla birlikte sizde de farklı çağrışımlar meydana getiriyor. Soru soruyor, kendinizce bir yorumda bulunuyorsunuz ister istemez.

Misal, müzik evreninde yapılan bir yolculuktan sonra Klasik Türk Musikisi ve Klasik Müzik icra eden bazı sanatçıların hayatlarına dair ilginç bilgiler verildiğinde, sonrasında da en güzel sesli ünlü Stradivarius kemanının sırrının uzun ve soğuk kışlarla kısa ve ılık yazlar yaşamış ağaçlardan yapıldığı üzerine bir haberi de gördüğünüzde aklınızda; “unutulmaz güzel bestelerin de ömründe anlamsal olarak uzun ve sert kışlarla, kısa ama unutulmaz güzellikte baharlar yaşamış sanatçılardan geldiği” üzerine bir düşünce meydana gelebiliyor. Bu yazının benim aklıma düşürdüğü, o nokta başka okumalara ve çağrışımlara da müsait. Bunun gibi daha çok çağrışım oluyor. Güzel tarafı denemelerin böyle etkileşim uyandıracak nitelikte tasarlanmış olması. Ama kitap mükemmel mi? derseniz, bunu dersek adaletsizlik yapmış oluruz. Kitapta güzel denemelerin yanında vasat denemeler de var. Ancak denemelerin kısa kısa oluşu bu okuma yolculuğunda alacağınız tadın bozulmasına mâni oluyor.
165 syf.
Sevgili inci ve sueda reyyan Hocam'a derin saygımla...

Bu sabah, oğlumu okula bıraktıktan sonra sıcak ekmeğimi ve gazetemi alıp arabaya dönerken, bir apartmanın penceresinde kendimi gördüm, durdum ve bir anda günlerdir etrafımda durmaksızın akıp giden hayatın puslu camını ellerimle silmişçesine, korna seslerini, koşturan insanları ve zamanı, sanki ilk kez görüyormuşum gibi hissettim.

"Bir gün sokağınızdan geçerken oturduğunuz binanın pencerelerinde kendinizi görürseniz sakın dehşete kapılmayın! Bakın onlar ne kadar sükûnetle izliyorlar sizi. İlk kattaki çocuklar size ne kadar benziyor! İlk penceredeki emzikli çocuktan, son penceredeki önlüklü çocuğa kadar hepsi el sallıyor size. Hadi durmayın, siz de el sallayın onlara."

Diyordu Ali Ural, hep yorgun bir tebessümle eşlik ettiğim cümlelerinde...

Sevgili inci 'nin muazzam bir emek ve heyecanla bize ikram ettiği Ali Ural Etkinliği'nin adını duyar duymaz koşup almak istediğim 'Makyaj Yapan Ölüler' eserini bitireli günler geçti.Bu sabah koltuğumun altına sıkıştırdığım gazetenin gözucuyla geçtiğim haberleri, kâh gözyaşıyla, kâh neşeyle okuduğum köşelerin bir insanın düşüncesinde böyle güzel bir iklimin kapılarını açabileceğini tahmin bile edemezdim.
Esere hiçbir incelemeyi okumadan başlamış olmak, şaşkınlığımı epey arttırdı zira daha ilk satırlarda kendimi bir uyanışın eşiğinde buldum. Çarpıcı ilk cümlelerle başlayan bu farkındalık seferinde 'Okur Kahraman' olmanın hakkını verebildim mi bilmiyorum.

Ne çabuk alışıyoruz, duyuyoruz, yaşıyoruz, ölüyoruz...Ve ölümüne alışıyoruz. Bu da beraberinde derinlikten yoksun bir algıyı, inceliğini yitirmiş bir hafızayı ve içinden çıkılmaz bir bilinçaltı çöplüğünü getiriyor... Okuduğum bir pedagoji kitabında, yazar anneye ısrarla şunu söylüyordu... "Yavaşla, acele etmeyi bırak, telaş etme..."

Anlamadan yanından geçip gittiğimiz, bizi bir kahve içimi vakitte dâhi alıkoyamayacak gerçek hikâyeleri, bütün insanlığı sarsacak bir tefekkürle yeniden bize anlatıyor Ali Ural...

Bunu kâh keskin bir acının diliyle, kâh bizi kendimizi görmeye zorlayan bir hakikâtle, kâh merakımızı uyaran ve bizi şaşkına çeviren bir haberle yapıyor ama ne kadar körüm dedirtiyor insana...

Ava giderken insanlığını avlayanlardan, teknolojinin şirazesi kaymış çarklarında durmadan unufak olan, iletişim yaramızdan, başarılı olmak için kendini hedef seçerek kalbini tam onikiden vuranlardan, suçu hep başkalarında arayan aymazlığımızdan, rekorlar kitabına girerim ümidiyle eğilip bükülen insanlığımızdan, yâni kayıplarımızdan dem vuruyor Sevgili Ali Ural...

Zira körlüğümüzün sarrafıdır aynalar bizi bize inandırır...

Teni, terle terennüm ederken nefs-i ayan dilinde, sefilleşir ya insanın iç sesi, nerede bu halin züptesi diye akıl hükmünden feragat eder!..Çıkalım bu yokuştan 'İNSAN'!..Terlemenin hakkını verelim...

Sığınmak dedigimiz eşref üzereyken, zerreleşip mânâ içinde, Aşk-ı Hüdâ ile sonsuzluk içelim...

Uzun nefesler alarak okuyunuz Efendim...Kahvenizi soğutmak pahasına...

Huzurla...
165 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Okuma listemde olan bu kitabı, İnci ve Sueda Hocalarımın etkinliği vasıtasıyla okumuş olmanın güzelliği ayrı bir zevkti benim için.Böyle orjinal ve bol istifadeli bir etkinlikten dolayı emeklerini takdir edip teşekkür ediyorum kendilerine.
Kitabın düşündürdüklerinden bir kısmını zikrederek keyifli okumalar diliyorum.

Tarihte yaşanmış önemli olaylar ve bazı güncel diyebileceğimiz haberler üzerinden, modern zaman insanının içinde bocaladığı trajik durumları, kendine has benzetmeleriyle hakikate ve kendi değerlerimizin özüne indirgeyerek tasvir eden ve neleri kaybettiğimiz, kaybetmek üzere olduğumuza dair göndermeler yapan yazarımız A.Ali Ural’ın deneme yazılarını beğenerek okudum.

Toplumsal olarak veya bireysel olarak, insanlığın veya insanlığımızın erimeye yüz tuttuğu bu zamanlarda, savaş vereceğimiz en önemli nokta, kalbimiz ve onun nuru olan imanımızı gerçekleştirip kemale erdirebilme noktasıdır diye düşünmeden edemedim. Nitekim, bilhassa paylaşmış olduğum bir alıntıda, yazarın da buna gönderme yaptığını gördüm.
Yaşadığımız insanlık dışı durumlara çözüm olarak, iki insan başına bir kamera düşecek şekilde tedbir almayı düşünenlere şöyle diyor A. Ali Ural.

“Bana soracak olursanız iki kişiye bir değil, bir kişiye iki kamera düşmeli, vatandaşın sağ ve sol omuzlarına yerleştirilen kameralardan biri suçlarını, diğeri iyiliklerini çekmelidir.”

Evet, biz iman edenler olarak bu iki kameranın çalıştığını imanımızın kalitesi nispetinde hissediyoruz.
Ama maalesef ki bu kameralardan yoksun olanlar sayesinde ve bizler de kameralardan gaflete düşecek kadar dünyaya daldığımızda kötülük ateşi yakıyor dünyayı.

Tabii ki umutsuzluğa düşmek yazmaz bizim kitabımızda, o halde hem kendimizin hem insanların imanını kuvvetlendirecek şekilde yazıp şekillendireceğiz öykümüzü ve kötülüğe karşı fırlatılmış bir ok gibi şaşmayacağız hedefimizden.
188 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Kitabın ismi çok hoşuma gitti, araştırmadan ve içeriğini hiç bilmeden aldım.

Deneme olarak kategorize etmiş Makyaj Yapan Ölüler'i içeriğinde haberler var.
Ben ki haber izlemeyi de okumayı da pek sevmem. Babam kızar bana bu yüzden ona sorduğumda, darlıyorum adamı galiba sorularımla. :) Neyse konumuz haber okumayı sevmem çünkü felaketten, kötülükten ve dehşet saçmaktan başka ne işe yaradığını hala çözmüş değilim?!
Fakat bu kitapta haber yazıları o kadar güzel işlenmiş ki aklıma; akşam haberlerinin bu şekilde olsa nasıl olurdu sorusunu getiriyor. Akşam televizyonda şöyle bir haber var;

Mesela başlık atıyor Ali Ural,
Acı Duymayan Çocuk

Başlıyor çocuğun acı duymayışıyla ilgili anılarını güzel betimlemelerle anlatmaya. Sobaya elini bile isteye dayıyor çocuk. Annesi yanık kokusu almasa kurtulamayacak yanmaktan. Acı duymuyor. Sonra acı-ağrının kıymetini vurguluyor. Ne kıymetli şey acı, evet bunu diyorsunuz sizde okurken. Ne kıymetli şey ağrı. Kutsal ağrı.
Ve soruyor en son ne zaman ağladık? Bedenimizin ruhumuzun duyarlılığını nasıl kundakladık? Hiç bir cinnet, cinayet, gasp, tecavüz ve işkence etkilemiyor bizi. Komşumuzun evinden yükselen alevler dokunmuyor evlerimize. Madenciler yüzlerce metre aşağıdan cevheri çıkartadursun hiç bir haksızlık gözümüzden bir damla yaş çıkartamıyor.

Ey kutsal ağrı Gel ve sessizliğimizi boz.
Acı çekmeye başlamazsak elimiz sobada. Yanmaktan kurtulamayacağız.


Haber bitiyor. Herkes suskun ama herkesin sessiz kavgaları var içlerinde. Bir yanık kokusu geliyor sonra. Göz yaşlarıyla söndürmeye çalışıyoruz.
Ah keşke diyorum şimdi. Keşke şu kitap her akşam, akşam haberlerini sunsa.
165 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Yine bir deneme, ve yine KörKalem...
Merhabalar.
Konu Ali Ural olunca ben söyleyecek pek bir şey gerçekten bulamıyorum. Adam müthiş ötesi müthiş. Harika bir değer, harika bir kalem. Gerçekten enfes bir kitaptı. İçinde çok güzel denemeler vardı. Kitap çok doyurucuydu ve okurken okuyucuyu yormuyordu. En dikkatimi çeken nedense, en son denemeydi. Ölümle alakalı olan hani... Her şeyin sonudur ya hani ölüm, kitabın da sonuydu.
Yine bizi çok ince şeyleri düşünmeye sevketmiş kitapta sevgili Ural. Kimsenin düşünmeye zahmet etmediği şeyleri hani... Kesinlikle öneriyorum, mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri.

Velhasıl kelam sözlerime şu cümleyle son vermek istiyorum: Âh kimsenin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya...
165 syf.
·4 günde·8/10
Aralığa dakikalar kala bu kitabı noktalandırabilmiş olmak içimi rahatlatmadı değil:)

Posta kutusundaki Mızıka ve Resimde görünmeyen'den aşina olduğum bu yazar okurken beni şaşırtmadı aynı üslup ve aynı sıcaklığiyla karşıladı beni.
Eser deneme tarzında olunca Resimde görünmeyen ile kıyaslandığımda bir puan daha eksik vermem gerektiğine karar verdim.Resimde gorunmeyen daha başarılıydı bence.Yazilan her deneme farklı bir konuya dikkat çekiyordu vicdanımıza insanlığımıza sesleniyordu denemelerinde. yazarın kendine has üslubuyla girişi ve sonra haberlere değinmesi çok orjinal bir fikirdi.Bu haberler ve bilgiler bazı konularda google amcaya danışmama vesile oldu.Çogunu beğendim ama bazıları (1 2 tanecik) olmasa da olurdu sanırım:))

Yazarın Son denemesi çok manidardı. Ölüm...
Söz konusu ölüm olunca keyifler kaçıyor farkındayım Ama ölüm bizim salt gerçekliğimiz.Ölümü sıkı sıkı kucaklamali ve gitmeden bu yeryüzünde bir çiçeğinde olsa açmasına vesile olabilmissek tebessümle ayrılabilmeliyiz buradan.Son denemeyi okurken daha yeni okuduğum ama bir türlü aklımdan çıkaramadığim şu alıntıyı paylaşmak istiyorum.

''Bir şey yap güzel olsun. Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.

Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgâra ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin.

Bir şey yap adil olsun. Haktan hukuktan ayrılmasın. Zalime haddini bildirsin, mazlumun payını versin.'' (Hüzün ve Tesadüf, Sayfa 15)

Belki bir şey yaparsak küçükte olsa bir şey, dünya daha yaşanilabilir olur sevgili Dost.

Bu etkinlik sayesinde güzel bir kitap okumama vesile olan İnci ve Sueda ablalarıma kucak dolusu sevgiler. <3 (Inci Abla Tolstoy okuyamadim ama bu oldu bak:))

Son bir şey daha,
eğer A.Ali Ural ile henüz tanışmamışsan ve tanismak istersen sana bu kitabı hediye edebilirim güzel insan.Alta yorum yapman yeterli.(kitabı azcık cizdim çünkü kitap kıymetli:))

Aralık ayında kendimizi bulacağımız kitaplarla tanışmak dileğiyle... okuduğunuz için teşekkür ederim.
180 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Duygularımın bam teline basıp kaçan kitap. Sesimin tizliğini arttıran, suskunluğumu çığlığa çeviren, renkli sandığımız dünyamızın rengini anlatan kitap. Gerçekten ölüymüşüz de yaşıyoruz diyormuşuz. Yaşıyormuşuz sözde bir de makyaj yapıyormuşuz. Başka türlü nasıl kapatırız kirli, çirkin, iğrenç yanlarımızı? Nasıl güzel gösteririz insanlığı? Bu kitap umudun kitabı. Dünya'nın farkına varıp, absürtlüklerini görüp, 'düzeltebiliriz belki' dedirten denemeler. Yarama tuz basan üstüne de yara bandı yapıştıran kelimeler. Yara bandım şekilli olsun bari diye altını bolca çizdiğim cümleler. Çok şey var bu kitapta. Her denemenin dayanağı da gerçek bir haber olunca üzerinde çiçekler açtı hislerimin. Okuyun yeşillenin, çiçeklenin. Yeşile boyayalım dünyayı.
165 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Merhaba sevgili 1K. sevgili A.Ali Ural yine döktürmüş doğrusu... Okuduğum üçüncü kitabı olmasına rağmen beğendiğim en önemli yazarlar listesinde yerini aldı açıkçası, bir deneme ve şiir kitabını okuduktan sonra yine bir deneme kitabıyla devam etmek istedim ve iyi ki de öyle yapmışım. Kitap öyle güzel kurgulanmış ki, o kadar güzel ifadelerle ve istisnai bir kelime harcıyla yoğrulmuş ki ; kendinizi deneme okuyor gibi değil de, dünyanın her alanından, her yöresinden masallı bir anlatımla bilgiler ediniyor,farklı düşüncelere dalıyorsunuz. Ben, kendimi kaybettim, yoksa kendimi buldum mu demeliyim? Ben bunu düşünürken siz de en iyisi kitabı alıp okuyun efendim.
EN SEVDİĞİM CÜMLESİ: "Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?"
188 syf.
#35410111 Ali Ural Okuma Etkinliği ile tanıştım yazarla, okuma listemde Posta Kutusundaki Mızıka olsa da kitabı bulamadığım için bu kitabını tercih ettim.  Tabi bu kararımda site üzerindeki incelemelerin ve puanlamaların  payı da büyük oldu 8.7 gibi bir beklentiyle okumaya başladım.Zira kitaplığımdaki en sevdiğim kitaplarla eşdeğerdi puanlamaları. Pek beklentimi karşıladığını söyleyemesem de beklentimin çok da altında kalmadı. Devam kitabı olan Resimde Görünmeyen i okumayı düşünüyorum.
Kitabın konu referansı gazete haberleri yani bir nevi hikayeleştirilen ilginç haberler. Bunu sevdiğimi söyleyebilirim özellikle habere ulaşana kadar ki, "konuyu nereye bağlayacak acaba?" duygusu güzeldi.
Hacimli kitap aralarında mola olarak okunabilir.
188 syf.
·7 günde·9/10
Evet, üçüncü Ali Ural kıtabı da bitti. Ve bitmekle basucu kitaplarına bir yenisi daha eklendi.
Belki de rastladığımızda kısacık bir süre dikkatimizi çeken haberleri, bize sunuş şekli ile daha kalıcı hale getiren bir kitap. Daha doğrusu bize "insan olduğumuzu" hatırlatan bir kitap.
Ali Ural'ın hiçbir kitabi bir yerden veya bir kişiden ödünç alınabilecek kitaplar değil kanımca. Alın ve en güzel yerlerde saklayın. Hatta birilerine kitap hediye edecekseniz ilk tercihiniz Ali Ural olsun.
165 syf.
·Beğendi·9/10
Ali Ural okumak ne kıymetli bir kıymıktır, "anesti çağı"nda uyuşmuş dimağına, yüreğine bir ordan bir burdan batan.
Eserde ki her deneme nefsin, dönüp dönüp hoh'layarak buğulandırdığı kalp gözüne, kaligrafinin en nadide en naif, su gibi akan hattıyla 'Hakikatimizi' yazdığı, el gibi.
Hakikat'ini kaybetmiş insanın, kendi ifadesini bulabilebileceği en ironik halide herhalde "makyaj yapan bir ölü" olmasıdır.
Bir hafta sonu için enfes bir seçim olabilir, tavsiye ediyorum.
İyi okumalar 1K'nın güzel insanları.
165 syf.
·10/10
Adı itibariyle farklı bir kitap, Kitabı ilk gördüğümde ismi dikkatimi çekmişti ve içeriğini merak etmiştim doğrusu...Ama okumaya başlayınca kitabın ne demek isteğini daha iyi anladım.İçindeki birkaç sayfalık denemelerden oluşuyor ve her deneme bana hayatın perdeler çekili camlarını açtı adeta.Çünkü her biri günlük yaşamda sıklıkla rastladığımız ama hikmet nazarıyla bakmadığımız şeylere dikkati çekiyor.Farkedemediğimiz onca şeyden "Son anda fark edenler, geri dönün " diyor yazar.
Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?
A. Ali Ural
Sayfa 16 - Şule, 18. Baskı
Uykularını soyunup tutkularını giyinen beli fişekli adamlar birbirlerine “Rastgele” diyorlardı alacakaranlıkta.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
30 Ocak 2018
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446348
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Baskılar:
Makyaj Yapan Ölüler
Makyaj Yapan Ölüler
A. Ali Ural gazete haberlerini edebiyat prizmasından geçirerek Makyaj Yapan Ölüler'i kaleme aldı. İnsana verdiği önemi, seçtiği haberlerle açığa çıkaran yazar, gerilim ve merak unsuruyla ördüğü metinlerinde kullandığı titiz ve özgün üslupla dikkat çekiyor. "Ey kutsal ağrı! Saklandığın yerden çık!" cümlesiyle zirveye ulaşan huzursuzluğunu okura yansıtmayı başarıyor Ural.
(Tanıtım Bülteninde)

Kitabı okuyanlar 421 okur

  • İclal
  • Burcu Çınar
  • Diyetisyen Hanım
  • Regular Books
  • Alper Köybaşı
  • Emre Cemal
  • Zülal Eker
  • Saliha
  • Esra akbal
  • ilknur Avcı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.6 (2)
9
%1.6 (2)
8
%3.2 (4)
7
%0.8 (1)
6
%1.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları