Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,4bin
Gösterim
Adı:
Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754080544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Baskılar:
Malazgirt
Malazgirt
Malazgirt savaşı, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Bu itibarla alabildiğine önemli, alabildiğine manalıdır. Gerçi tarihimizi taçlandıran büyük zafer hakkında çok şey yazılmıştır. Ancak yazılanların çoğu, savaşın sebepleriyle neticelerine dairdir. O şartları yaşayan "insan" ihmal edilmiştir. Acaba o günün insanı, dünyaya nasıl bakıyordu? Kendinden olmayan milletleri nasıl görüp değerlendiriyordu? Ona göre savaş neydi, barış ne mana ifade ediyordu? Ölüm-kalım savaşına insanları gönüllü yapan duygu, nasıl bir duyguydu? Zaferin insanı ruh ve madde olarak nasıl bir insandı? Biz bu "meçhul asker"i aradık. Bulup bulamadığımıza okuyucu karar verecektir.
(Arka Kapak)
220 syf.
·3 günde·10/10·
Hocalı, serebrenitsa ve daha nicesi..
Nasıl geldik bu hale?
Hüzün, gurur, umut...
Alparslan ve ordusu, 25 ağustos 1071...
Karşısında diyojen ve Bizans ordusu, Bizans ordusu demek ne kadar doğru olur emin değilim ama. Para için, yağma için bir sürü milletten oluşan aralarında ki tek bağ para olan insan sürüsü.
Zaten eğer bir yerde tek bağ para ise eninde sonunda o topluluk dağılacaktır. Dağıldı da... Alparslan'ın ordusunun ise tek amacı var. İslamın bayraktarlığını yapmak ve kendilerine yurt tutmak. Öyle bir ordu ki dayak yiyen asker Kadı'nın verdiği sende ona vur emrini ya hızını ayarlayamazsam da hak yersem diye reddediyor. Öyle bir ordu ki Alparslan askerlerin arasında canını düşünmeden onlarla eşit savaşıyor. Tek amacı şehadet olan bir orduya kim karşı durabilir ki. Atalarımız yıllarca sadece bunun için çabalamadı mı? Tarihe bakınca milletimiz ve kadar acılar çekmiş. Çok uzak bir tarihten de bahsetmiyorum oysa ki. 27 yıl önce katledilen kandan bir candan bir kardeşlerimiz. Evet bugün Hocalı katliamının yıl dönümü. Bugün içim kan ağlarken bu kitabı okudum. Alparslan'ın Bizansın elinden kurtardığı Ermeniler neden Alparslan'ın soyunu katletti? Alparslan'ın soyu buna neden sustu? Sonuçta roman abartı illa ki var ama düşündüğüm tek şey şu, bizler bu denli büyük ve güçlü devletler kurduk yıllarca. Savaştık kazandık mazlumları koruduk. Din dil ırk ayrımı yapmadan. Ne oldu da bu hale geldik? Neden tarih deyince gençlerin yüzü bir karış asılıyor? Neden tarihi sevmiyorum anlamıyorum nidaları havada uçuşuyor? Kurtuluş tarihi nasıl benimse, Atatürk nasıl benim liderimse, Alparslan da benim liderim. Ama neden bunu anlamıyoruz neden tarihlerimiz arasına bile nifak sokulmasına izin verdik?
İçim acıyor bugün de.
Şehitlerimiz bizi affeder inşallah!!
220 syf.
·1 günde
Yavuz Bahadıroğlu'ndan çok güzel bir tarihi roman daha. Bu sefer Malazgirt'e götürüyor bizi yazar. Malazgirt savaşı kitabın sonunda, romanın geneli savaşın hazırlanma ortamı. Kitap üç dört karakter üzerinde gidiyor. Baş karakterlerimiz Abdurrahman Bey ve çocukken kaçırılan oğlu Tekin.
Abdurrahman Bey bir savaş için köyünden ayrılıyor, savaş sonrası esir düşüp onbeş yıl sonra köyüne dönüyor. Köyüne döndüğünde ise karısı öldürülmüş oğlu kaçırılmış. Bundan sonra Abdurrahman Bey bir yandan oğlunu ararken bir yandan Bizans ile savaş hazırlıkları yapan Selçuklu ordusu hizmetine girip hayatını buna adıyor.
Tekin ise Peçenekler tarafından kaçırıldığı için kendisini Peçenek sanıyor ismide Mengüç oluyor, Selçuklularla aynı ırktan olsalarda, onlar İslama girdikleri için Peçenekler Bizansla iş birliği yapıp Selçukların karşısında savaşmaya hazırlanıyorlar fakat Tekin'in yolu babasıyla çok defa kesişiyor savaşa kadar.
Alparslan büyük Türk hükümdarı tek derdi davası Anadoluyu Türk yurdu İslam yurdu yapmak. Kitapta kendisinden, savaş hazırlıklarından ve ruh halinden çokça bahsediliyor.
Romen Diyojen, kitabın en güzel yanlarından biri bir yandan karşı taraftan da ilerliyor kitap, savaşa ve öncesine Bizans tarafından bakıyor. Onların kendi problemlerini, iç çekişmelerini de anlatıyor uzun uzadıya.
Malazgirt Savaşını nedenlerini sonuçlarını yazan çok kitap var fakat Yavuz Bahadıroğlu bu romanında tarihi gerçeklerden sapmadan o dönemi ve savaşı dönemin insanları yaşayanları açısından çok güzel anlatıyor bize.
220 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
'Tarihi sevdiren adam' ünvanı alan Yavuz Bahadıroğlu'nun ilk kitabını okudum sıradan bir anlatımı yok. Zaten en nefret ettiğim bazılarının insanı tarihten soğutması. Lakin Yavuz B. gibi biraz kurgu çok güzel oluyo insanı sıkmıyor. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Malazgirt Savaşı'yla ilgili. Hep tarih kitaplarında orda burda sadece düz anlatım oluyor ama bu kitapta savaşın oluşu değil daha çok halkın durumu halkın neler yaşadığı üzerinde duruluyor. Bir kitapta en iyi böyle anlaşılır zaten değil mi? Herkesin okuması gereken bir yazar diye düşünüyorum..
220 syf.
·4 günde
Tarihi sevdiren adam diye boşuna denmemiş tabi ki...

İslam müdafaası, dinmeyen evlat acısı, bitmeyen inanç ve mutlak zafer.....

Yer yer ağlama isteğiniz gelebilir, ama bu kitap malazgirtin kazanılışını en güzel şekilde öne seriyor.
220 syf.
·8/10
Kitap çok güzel ve akıcıydı ama bazı olayları direk atlamış sanki kısa kesilmiş gibi.

Kitap Malazgirt savaşı öncesi Müslüman olan Selçuklularla, şaman türk kabileleri arasındaki olaylar ve Sultan Alparslan'ın Bizans kralı Romen Diyojenle olan çekişmelerini anlatıyor. Kitabın ana karakterleri Abdurrahman ve Mengüçtür.
220 syf.
·Puan vermedi
Malazgirt Savaşını nedenlerini sonuçlarını yazan çok kitap var fakat Yavuz Bahadıroğlu bu romanında tarihi gerçeklerden sapmadan o dönemi ve savaşı dönemin insanları yaşayanları açısından çok güzel anlatıyor bize.
220 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Çok güzel ve duygusal bir kitap. Herkese tavsiye ederim. Beni en çok etkileyen şey Bizans İmparotoru Romen Diyojen'in muharabe sonunda Sultan Alpaslan'ın ellerine kapanıp "bu savaşı niye kaybettiğimizi bir kez daha anladım ey sultanım!" demesiydi.
220 syf.
·6/10
Yavuz Bahadıroğlu anlatımıyla tarihi daha kolay anladığımız kesin. Lise çağlarında bu ve bunun gibi bir çok kitabını okudum aralarından en başarılı kitaplar arasına girecek bir eser.
220 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın okuduğum tüm kitaplarındaki gibi dili akıcı . Türklerin Anadolu'ya girişini anlatıyor . Tavsiye ederim hatta yazarın tüm kitaplarını tavsiye ederim
220 syf.
·Beğendi·7/10
Büyük Selçukluların Anadolu'ya girişi ve Malazgirt Ovasında Bizans'a karşı kazanılan zafer hikayeci bir tarzda anlatılmaktadır.Tarihi roman sevenlere önereceğim bir eserdir.Özellikle Alparslan'ın Malazgirt Zaferinden önce kefenini giyerek konuşması çok etkileyiciydi.Ayrıca Abbasi halifesinin de Cuma hutbesinde Alparslan'ın muzaffer olması için dua etmesi de esere tat katmıştır.Bizans İmparatorunun kalabalık ama düzensiz ordusuna atıf yapılarak iğneleyici üslup kullanılması da eserin bir başka yönüdür.
220 syf.
·Puan vermedi
Bildiğimiz Türklerin Anadoluya girmek için yaptiklari Malazgirt Savaşını anlatıyor Okumanızı öneririm . Alparslanin iman gücünü ve romen diyojenin çaresizliğini peçenek türklerinin saf değiştirerek savaşın gidişatını değiştirmesini anlatıyor
Aklım karışıyor, içimde uyumuş kalmış bir takım hisler ayaklanıyor. Ne olduğunu bende bilmiyorum. Bu hislere uymak mı doğru uymamak mı, kestiremiyorum.
Büyük Allah'ım!
İman diye, irfan diye, insanlık diye, şefkat diye, ahlak ve fazilet diye ne kadar üstün hasletler varsa dünyada, İslamın malıdır.
Büyük Rabbim!
İslam dini ruhça sönenleri tutuşturan, tutuşanları alevlendiren, gaflettekileri uyandıran, uyumuşları, bitkinleri kımıldatan, duranları yürüten, yürüyenleri koşturan, yürekleri coşturan, şaşkınlara doğruyu, mutlak doğruyu, senin doğru yolunu gösteren sırat-ı mustakim dinidir. Bu doğru yolda yürümek isteyenlerin önündeki engelleri kaldır, fırtınaları dindir, aleyhte tuzak kuranların tuzaklarını aleyhlerine çevir....
Amin!
Büyük Allah'ım! 
İman diye, irfan diye, insanlık diye, şefkat diye, ahlak ve fazilet diye ne kadar üstün hasletler varsa dünyada, İslamın malıdır.
Büyük Rabbim! 
İslam dini ruhça sönenleri tutuşturan, tutuşanları alevlendiren, gaflettekileri uyandıran, uyumuşları, bitkinleri kımıldatan, duranları yürüten, yürüyenleri koşturan, yürekleri coşturan, şaşkınlara doğruyu, mutlak doğruyu, senin doğru yolunu gösteren sırat-ı mustakim dinidir. Bu doğru yolda yürümek isteyenlerin önündeki engelleri kaldır, fırtınaları dindir, aleyhte tuzak kuranların tuzaklarını aleyhlerine çevir....
Etme bre Abdurrahman Bey! Kin insan oğlunun göz bağıdır, bağlar gözünü, kör kör yürütür.
Ya ateş olur yakar,
Ya kuyu olur boğar
Ya da batak olur yutar.....

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754080544
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Baskılar:
Malazgirt
Malazgirt
Malazgirt savaşı, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Bu itibarla alabildiğine önemli, alabildiğine manalıdır. Gerçi tarihimizi taçlandıran büyük zafer hakkında çok şey yazılmıştır. Ancak yazılanların çoğu, savaşın sebepleriyle neticelerine dairdir. O şartları yaşayan "insan" ihmal edilmiştir. Acaba o günün insanı, dünyaya nasıl bakıyordu? Kendinden olmayan milletleri nasıl görüp değerlendiriyordu? Ona göre savaş neydi, barış ne mana ifade ediyordu? Ölüm-kalım savaşına insanları gönüllü yapan duygu, nasıl bir duyguydu? Zaferin insanı ruh ve madde olarak nasıl bir insandı? Biz bu "meçhul asker"i aradık. Bulup bulamadığımıza okuyucu karar verecektir.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 497 okur

  • Ayşe
  • S.nur
  • Muhammed Ali KURT
  • Okyanusu Olmayan Balık
  • MIYMINTI MELİS
  • Alaycı Kuş
  • Yağmur Bkrc
  • Vera
  • •Dilbeste-i hakikat
  • jo

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%5.4
18-24 Yaş
%28.3
25-34 Yaş
%30.4
35-44 Yaş
%15.2
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%43.4
Erkek
%56.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.9 (28)
9
%15.7 (17)
8
%14.8 (16)
7
%12 (13)
6
%11.1 (12)
5
%2.8 (3)
4
%3.7 (4)
3
%1.9 (2)
2
%0
1
%6.5 (7)