Malte Laurids Brigge'nin Notları

7,9/10  (15 Oy) · 
44 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.127 gösterim
Modern edebiyatın en etkileyici şair ve yazarlarından Rainer Maria Rilke'nin tek romanı olan Malte Laurids Brigge'nin Notları, yazarın 1902 ve 1903 yıllarını geçirdiği Paris'teki gözlemlerinden kaynaklanır. Rilke'nin günce biçiminde kurguladığı bu başyapıt, bir yanıyla yazarın Paris anılarını canlandıran otobiyografik bir roman olma özelliği taşırken, öte yandan da 20. yüzyıl başında büyük kentlerde yaşanan sanayileşmenin ışıltılı sürecinin insanlar üstünde yeni yoksulluklar yaratan karanlık etkisini vurgular. Birçoklarınca varoluşçu edebiyatın ilk parlak örneği olarak kabul edilen bu yapıtta Rilke'nin bütün ana temalarını, aşkı, ölümü, çocukluk korkularını, kadının tanrılaştırılmasını ve bir "gönül meselesi" olarak ele aldığı "Tanrı" düşüncesini görmek mümkündür. Rainer Maria Rilke'nin çoktan bir modern klasiğe dönüşmüş olan bu kült yapıtını, Behçet Necatigil'in klasik niteliği kazanmış çevrisiyle yayınlıyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    174
  • ISBN:
    9789750706622
  • Çeviri:
    Behçet Necatigil
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sergen Özen 
 Dün 03:08 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Dünya edebiyatına yön verip seyir değiştiren yazarlar vardır. Nasıl ki Gogol’un yarattığı Akakiyeviç karakteri birçok yazar için ilham kaynağı olduysa, Rilke’nin, Malte karakteri de birçok ‘içe dönük’ diye tanımlayacağımız Peter Kien, Raskolnikov, Meursault gibi karakterlerin atası olmuştur.
Kitabın önyüzündeki portre ne kadar ilginç değil mi? Mezar suratlı zayıf bir adam… Şişmiş göz altı torbaları ve hafif yana eğilmiş baş… Tam olarak biçare profilli bir portre. Malte’nin içindeki bütün hezeyanlarının resme yansıması. Dış dünyaya güvenini yitiren, içe dönük, toplumun arasında kaybolmuş; değişen dünyaya ayak uyduramayan, baskı ve şiddetten dolayı içine kapanan bir adamın ‘içi’nin portresi…

Rilke, Malte için altı yıl Paris'te yaşar. İlk yazdığı mektuplardaki melankoli, onun ilk andan itibaren Paris yaşamının hoşnutsuzluğunu gösterir. Zor sever, zor olanı sever, ekmeği zorluktur sanki. Nefret ettği Paris’te altı yıl yaşayıp dönüp dolaşıp yine bu şehre gelmesi, ilhamı hüzünden aldığından başka bir şey değildir. Polyanna gibi bir hayatta Malte Laurids Brigge’nin Notları eseri ortaya çıkmazdı sanırım. Schopenhauer’ın eserlerini okuyan onun intihar etmiş olabileceğini düşünür oysa ki ailesi ve dostlarıyla mutlu bir hayat yaşamıştır. Rilke yalancı değildir, realisttir. Eserin genelinde hakim olan çocukluk, korku, kaygı, ölüm, melankoli, cinsellik gibi konular onun gerçek dünyadaki yaşantısından izlerdir. J. London nasıl Martin Eden ise, Rilke de Malte Laurids'in ta kendisidir. İdrak edilemeyen dünyayla geçinme uğraşı ilhamla birleşince Malte çıkmıştır ortaya…

“Beni öbür insanlardan şimdi eskisinden daha çok ayıran bazı farklar var. Değişmiş bir dünya. Yeni anlamlarla dolu yeni bir hayat. Her şey çok yeni olduğu için şu anda biraz zorluk çekiyorum. Kendi ilişkilerimde acemiyim henüz.” (Sf. 61)

Toplumsal değişiklikler karşısında paniğe kapılır Malte. Deli gibi bakar etrafına, akıl yürütemez, hudutsuz bir korku duyar. Korku ve paniğin kendince mantığı yoktur belki ama sebepleri vardır. Ne var ki bu sebepleri korkunun sahibinden öğrenemeyiz. Korku içinde bir lokantayı terk ettiğinde bile korkunun nedenini anlatmaz. Belki de küçücük bir şey vardır açıklayacak, ama kapalı bırakır…
Korku vardır her yerde. Yollar korku kokar. “Görmeyi öğreniyorum” der. Eşyaya, insana, sese bir farklı bakmayı öğrenmektir amacı, ama görür ki her şey göründüğünden başka türlü. Onlardan abes yansımaktadır. Absürdden çıkan dehşeti, havanın her zerresinde duyar. Korkusu büyük dayanma gücü azdır. Kısaca; baskı, korku ve şiddet onun içine kapanmasına, dış dünyaya güvenmemesine neden olur. İçine dönük olan biri toplumla nasıl iyi ilişki içinde olabilir?


Büyük bir şehirdedir ama, ne bir dosttan, ne bir buluşmadan, ne bir ziyaretten söz eder. Hani bir söz vardır ya, “Kalabalıkların arasında yalnız hissediyor insan.” İşte Laurids’nin hayatı bundan ibarettir. Çok haklı değil mi diyesi geliyor insanın. Kalabalığın büyük cümbüşünden kurtulmak için çeviriyoruz her kitabın sayfasını. Yüzlerce ses, samimiyetsiz yüzler, itici kaynaşmalar, her şeyin çıkara dayandığı güruh toplulukları. Çok haklısın demek geliyor içimden...

Ama o böyle istedi, kendi tercihiydi. Zor ve imkansız şartlar içinde anlamını aradı. Her şeyin hatta ölümlerin bile yerli yerinde durduğu büyük aile ilişkilerinin özlemini duydu. Ailesinin çevresi kırsal alan veya küçük yerleşme yeriydi. Büyük şehir anaforunda, insanlardan kaçılan değerlere doğru koştu, koştu, koştu...

sezen 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Günce şeklinde yazılmış bir eser.Çeşitli ruh analizleri,Tanrı,yaşlılık,yazarlık,aile bağları,şehirler,hastalıklar ve daha bir çok konuyu açık yüreklilikle irdeleyen yazar kendini de okurun gözleri önüne seriyor.Her bir satırın altını çizmek isteyip,sonra tüm kitabı çizeceğinizi anlayıp vazgeçmek...

"İnsanın bir tanrısı olsun da kullanmasın mümkün müdür?" Kitapta "mümkün müdür?" ile başlayan kısım benim favorimdir.Ayrıca değerli şair Behçet Necatigil'in bu eseri çevirmiş olması kesinlikle kendisi de bir şair olan Rilke'yi daha iyi anlamamızı sağlıyor.

DESTİNA ÖYKÜ 
22 Mar 00:22 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Frantz Kafka 'nin en sevdiği ve etkilendiği 3 yazardan biri olan Rainer Maria Rilke ( diğer ikisi de Robert Musli ve Robert Walser'dir) Paris ' te yaşadığı günlere dair anlatı şeklinde hayata, Paris şehrine , insanın yalnızlığına, Aile kavramı ve aile içinde yaşanan karmaşık ilişkiler, aşk , kadın ve erkek ilişkileri, insanın komşuları, savaş ve daha bir çok duygu düşünceyi içinde barındıran yazarın etkileyici gözlem yeteneği ile beraber yazdığı hayata ve insanlara dair bir çok unsuru içinde barındıran, yazarın ilk ve tek basılan kitabı etkileyici bir sekilde okuyucusunu etkisi altına alan bir eser. Kitabı okuduktan sonra Kafka'nin neden bu yazarı sevdiğini anlıyorsunuz ve Keşke yazar geride daha bir çok eser bırakmış olsaydı dedirtiyor.

DERUN-İ KİTAP 
 06 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Paris'te yaşayan bir Danimarkalı'nın günlük şeklinde tuttuğu notlar...Kitapta aşk, çocukluktan kalan korkular, ölüm vb konular kaleme alınmış.
Her cümlesinde derin anlamlar bulabileceğiniz bu klasiği kesinlikle tavsiye ederim.

Kitaptan 117 Alıntı

Sergen Özen 
28 Ağu 17:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sanma ki ben burada hayal kırıklıklarından ötürü acı çekiyorum, tersine. Bütün beklediklerimi, kötü bile olsa gerçek için kolayca feda edişime bazen şaşırıyorum.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 62 - Can Yayınları, 2016. 7. Basım, çeviri: Behçet Necatigil)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 62 - Can Yayınları, 2016. 7. Basım, çeviri: Behçet Necatigil)
Sergen Özen 
 22 Ağu 20:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Çünkü mısralar sanıldığı gibi duyguların değil, yaşamış olmanın verimidir. Bir mısra yazabilmek için insan, birçok şehir görmeli, insanları, nesneleri görmeli, hayvanları tanımalı, kuşların nasıl uçtuğunu hissetmeli, küçük çiçeklerin sabahları açarken nasıl titreştiğini bilmeli. İnsan, bilinmeyen yerlerdeki yolları, beklenmedik rastlantıları ve uzun zamandır yaklaşmakta olduğunu sezdiği ayrılıkları düşünebilmeli, hâlâ anlaşılmamış çocukluk günlerini; sevindirici bir şey söylediklerinde anlamayıp kırdığımız anne babaları; o kadar çok, derin ve ağır değişimlerle garip, tuhaf başlayan çocukluk hastalıklarını; sessiz ve kapanık odalarda geçen günleri; deniz kıyısındaki sabahları; denizi, denizleri; yukarılarda çağıldayan, yıldızlarla uçuşan yolculuk gecelerini düşünebilmeli. Bütün bunları düşünebilmek de yetmez. Anılar da olmalı; birbirine benzemeyen birçok sevda gecesinden, doğuran kadınların çığlıklarından, içlerine kapanık, hafif, solgun, uyuyan loğusalardan gelme anılarımız da olmalı. Hem sonra ölenlerin yanında bulunmalı; odalarda, ölülerin başucunda oturmuş olmalı. Bu da yetmez, anılar da yetmez. Çoksa anılar, onları unutabilmeli, sonra da dönüp gelmelerini beklemekten yana büyük sabır göstermeli. Çünkü anılarla da bitmez. Onlar ancak içimizde kan, bizde bakış ve davranış oldukları, isimsizleştikleri, artık bizden ayırt edilemedikleri zaman, işte ancak o zaman, çok seyrek bir saatte, bir mısraın ilk kelimesi, anıların arasından, anılardan çıkıverir.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 22 - Can Yayınları, 2016. 7. Basım, çeviri: Behçet Necatigil)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 22 - Can Yayınları, 2016. 7. Basım, çeviri: Behçet Necatigil)
bookhead 
17 Mar 16:55 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Başkasına değiştiğimi söyleyip de ne olacak ki ?
Değişiyorsam,eski halimde kalmıyorum demektir;
eski ben olmaktan çıkınca da belliki tanıyanlar kalmamıştır beni.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria RilkeMalte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke
sezen 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mümkün müdür, bütün dünya tarihi yanlış anlaşılmış olsun? Mümkün müdür, ölen ölen yabancıdan bahsedecek yerde, etrafına üşüşen kalabalığı anlatır gibi, daima yığınların lafı edildiği için, geçmiş yanlış olsun?

Evet, mümkündür.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)
Küçük kara balık 
07 Haz 17:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bana bakarken ki ifadeni asla unutmayacağım. O geriye yaslanmış gibi duran yüzünde sağlam olmayan bir şeyi tutar gibi nasıl da taşırdın bakışlarını...

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria RilkeMalte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke
sezen 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mümkün müdür, "Tanrı" diyen ve Tanrı'nın ortak bir şey olduğunu sanan insanlar bulunsun? Okul çağında iki çocuk düşünelim: Biri bir çakı satın alsın, arkadaşı da aynı günde, bu çakıya tıpatıp benzeyen bir başka çakı satın alsın. Aradan bir hafta geçsin, iki öğrenci, çakılarını birbirlerine göstersinler; şimdi ancak pek uzak bir benzerlik vardır arasında — başka başka ellerde çakılar ne kadar değişmiştir. (Çocuklardan birinin annesi şöyle der hatta: Sizin elinizde zaten ne sağlam kalır ki...) Evet, evet: İnsanın bir Tanrı'sı olsun da kullanmasın, mümkün müdür?

Evet, mümkündür.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)
sezen 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mümkün müdür, yaşayan kızlar bilinmesin? Mümkün müdür, "kadınlar" densin, "çocuklar" densin ve bu kelimelerin çoktandır çoğulları yoktur, sayısız tekilleri vardır, farkına varılmasın (tekmil okumuşluğa rağmen farkına varılmasın)?

Evet, mümkündür.

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 24)
sezen 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Şimdi bu kadar solmuş durması, vaktiyle pırıl pırıl oluşundan mıdır? Kendisine mi soracaksın?

Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 67)Malte Laurids Brigge'nin Notları, Rainer Maria Rilke (Sayfa 67)