Adı:
Manik Yeşili
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059913850
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
O aslında kaçık bir âşıktı...

"Herhangi bir üçgen pencere gördüğüm zaman, aklıma Ömer ve Nil geliyor. Nil, Ömer'i dipsiz sorularla bunaltırken; Ömer, kendi zihninin ve ruhunun çatışması arasında kalıyor. Pencerenin ardında, birbirinden uzaklaşırken birbirine daha çok bağlanan iki kaçık... Kurgularda yaşıyorum, bazen o kadar çok yaşıyorum ki yaşadığımı unutuyorum. Ben hayali insanlara zihnimde can veriyorum. Artık satırlara süzülen düşüncelerim, kâğıt hışırtılarının ardından insanlara gülümseyecek, belki de ağlayacak. Bilemiyorum..."

Henüz 17 yaşındaki yazar Kübranur Şahin, ilk romanı MANİK YEŞİLİ'nde psikolojik sorunlarıyla mücadele edip yaşadıklarına tahammül edemeyen Ömer ile kalabalıkta yalnızlığı seçen, kendi içinde savaşıp yenilen Nil'in aşk ve sanrı arasında sıkışıp kalmış aşkını, akla zarar bir kurguyla kaleme alıyor.

Hıçkırarak ağlarken kahkaha atmayı başarabilirsiniz. Beyniniz kaos içinde debelenirken durgun gökyüzüne bakabilirsiniz. Nefret ederken sevebilirsiniz, nefret edilirken de sevilebilme ihtimaliniz var. Kısacası her şeyi yapabilirsiniz. Gülmek ne kadar zorsa, ağlamak da o kadar güç. Hissedebilirsiniz. Acıyı, neşeyi, ağrılarınızı, her şeyi hissedebilirsiniz... Asıl korkunç olan, hissedememek. Kendinizi hissedememek.

Ölmek isterken nefes almaya ihtiyaç duymak, büyük bir dehşet... Parmak uçlarınız karıncalanırken, bir başkasının kalbini avuçlarınızın içinde koruyabilmektir felaket olan. Ruhunuz kâğıt parçaları gibi savrulurken, savrulduğu rüzgâra ihtiyaç duyabilmek... Yaralarınız sıcakken, buz parçasını erimekten vazgeçirebilmek...
416 syf.
·10 günde·Beğendi·4/10
Kitabı pek beğendiğimi söyleyemem. Konular bir anda yer ve zaman değiştiriyor ne olduğunu anlamıyorsun.. Satırlar arası kopukluk var olay geçişleri karmaşık...
Bu, ölmeyi ilk deneyişim değildi. Sonuncu da olmayacaktı.
Yaşam ve ölüm. Zıt görünümlü iki dosttu onlar. Birbirlerini kolluyorlardı. Öyle ki, ölüm olmasa nefes almanın hiçbir numarası kalmazdı geriye. Yaşamak... Ölmeye dair en sevdiğim şeylerden birisiydi. Ölmek üzereyken bile hissedilen acıyı yaşayabilmek. Uçsuz sessizliğe son kala hissedeceğiniz en tatsız şey bu olacaktı. Ölebilmek için yaşamaya ihtiyaç duymak. Ne ironik, değil mi? Belki de bunu güzel yapan buydu. Bir adım sonrasında geriye yaşanacak bir şey kalmayacaktı fakat yaşamaya devam ettikçe, sizi daha büyük acıların beklediğini görecektiniz. Bunlardan kaçacaktınız, onlar sizi kovalayacaktı. Kimse kazanmayacaktı belki, ancak bu sefer kazanmak üzereydim.
Bu, nefes almaya ilk çalışışım değildi. Sonuncu olmasını isterdim.
Bu an da onlardan birisiydi. Rasgele elime geçen bıçağın ucuna yavaşça süzülen bir damla kırmızılık, kesme tahtasına hassas bir iniş yaptı. Her şey çabucak olmuştu. Duvarda gezinen gölgeler bunun iyi olacağını tekrarlayıp duruyordu. Az önce kestiğim elmadan bir dilimi çiğnemeye başladım. Bileğim yanma hissiyle kavruluyordu. Birkaç saniye sonra son bulacaktı, çünkü artık yaşamayacaktım. Dedim ya, acıyı ancak nefes aldığınız sürece hissedebilirdiniz. Bunlar bittiğinde, siz bittiğinizde, büyük anlamsızlıklarla karşılaşacaktınız. Hayatınız boyunca uğrunda çabaladığınız tüm hayaller sönecekti. Geride hiçbir şey kalmayacaktı. Bedeniniz hafifleyecekti, ruhunuz günahınızla ağırlaşacaktı.
Her yerde olup da hiçliğin ortasında kaybolan ruhlar gibiyim. Arkadaşlarıma karşı farklı, kendime karşı bambaşkayım. Neden beni bilmelerinden böylesine korkuyorum ki? Onları kaybetmek umurumda olmamalı, kaybettim de. Sadece kendime soruyorum. Benim gibi bir arkadaşım olsa ne yapardım diye. Ondan uzaklaşırdım.
“Saçların öyle güzel ki…” Parmakları tutamlarla dans ederken bir noktada takıldı. Canım yanmıştı ama gülüyordum. “Karmaşanın güzel olduğu tek yer.”
Nefes alış hızını taklit edip, onunla uyumlu olarak havayı soluyacak kadar ona yakındım. Onunlayken nefes almak, komadan uyanmaya benziyordu. Siz uyurken, hayat sizin için durmuş diğeri için devam ediyordu. Nefes almadığım o kısa süre içinde zaman duruyordu ve ben ona bakıyordum. Öyle güzeldi ki… Sonra nefes alıyorduk ve veriyorduk. Bu döngü ve bipoları tüm yol boyunca zihnimi kurcaladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Manik Yeşili
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059913850
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
O aslında kaçık bir âşıktı...

"Herhangi bir üçgen pencere gördüğüm zaman, aklıma Ömer ve Nil geliyor. Nil, Ömer'i dipsiz sorularla bunaltırken; Ömer, kendi zihninin ve ruhunun çatışması arasında kalıyor. Pencerenin ardında, birbirinden uzaklaşırken birbirine daha çok bağlanan iki kaçık... Kurgularda yaşıyorum, bazen o kadar çok yaşıyorum ki yaşadığımı unutuyorum. Ben hayali insanlara zihnimde can veriyorum. Artık satırlara süzülen düşüncelerim, kâğıt hışırtılarının ardından insanlara gülümseyecek, belki de ağlayacak. Bilemiyorum..."

Henüz 17 yaşındaki yazar Kübranur Şahin, ilk romanı MANİK YEŞİLİ'nde psikolojik sorunlarıyla mücadele edip yaşadıklarına tahammül edemeyen Ömer ile kalabalıkta yalnızlığı seçen, kendi içinde savaşıp yenilen Nil'in aşk ve sanrı arasında sıkışıp kalmış aşkını, akla zarar bir kurguyla kaleme alıyor.

Hıçkırarak ağlarken kahkaha atmayı başarabilirsiniz. Beyniniz kaos içinde debelenirken durgun gökyüzüne bakabilirsiniz. Nefret ederken sevebilirsiniz, nefret edilirken de sevilebilme ihtimaliniz var. Kısacası her şeyi yapabilirsiniz. Gülmek ne kadar zorsa, ağlamak da o kadar güç. Hissedebilirsiniz. Acıyı, neşeyi, ağrılarınızı, her şeyi hissedebilirsiniz... Asıl korkunç olan, hissedememek. Kendinizi hissedememek.

Ölmek isterken nefes almaya ihtiyaç duymak, büyük bir dehşet... Parmak uçlarınız karıncalanırken, bir başkasının kalbini avuçlarınızın içinde koruyabilmektir felaket olan. Ruhunuz kâğıt parçaları gibi savrulurken, savrulduğu rüzgâra ihtiyaç duyabilmek... Yaralarınız sıcakken, buz parçasını erimekten vazgeçirebilmek...

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Büşra Bike
  • sevcan demirel
  • ali veli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%50 (1)
3
%0
2
%0
1
%0