Mansfield Parkı Umut Parkı

7,8/10  (26 Oy) · 
98 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.331 gösterim
Mansfield Parkı, tıpkı Emma gibi, Jane Austen'ın olgunluk dönemi romanlarındandır. Gerçi zina, Austen'ın romanlarında pek rastlanan bir tema değildir, ama huzur içinde yaşayan ev halkını birbirine kattığında, hiç umulmadık sonuçlara yol açacaktır. Romanın kadın kahramanı Fanny Price, bu sonuçlarla mücadele etmek zorunda kalacak, bu arada bir yandan kendi duygularıyla yüzleşirken, bir yandan da yakın çevresinden gelen baskılara karşı koyması gerekecektir.

Mansfield Parkı, gerek anlatım biçimi, gerek dini ve dinsel görev bilincini tartışması bakımından Austen'ın en ciddi romanıdır. Fanny Price, Bertram ailesinin kır evlerinde onların elinde yetişmiş, pek ilgi gösterilmeyen, içekapanık bir kızdır. Roman geliştikçe gerçek bir kahramana dönüşecek, ahlakî yetkinliği sayesinde sonunda kendisini Bertram ailesine bütünüyle kabul ettirecektir.

Aşk ve Gurur ve Emma gibi Mansfield Parkı'nı da Nihal Yeğinobalı'nın yetkin Türkçesiyle sunuyoruz.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    488
  • ISBN:
    9789750709364
  • Çeviri:
    Nihal Yeğinobalı
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
 04 Şub 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlginç bir tesadüf ki edindiğim izlenime göre, Jane Austen'e ait olan kitapları ne zaman elime alıp okumaya başlasam, gerçek hayatta o gün yaşanan hava koşuları ile kurgu da ki hava koşulları birebir örtüşmekte.
Meselâ, yer yer kar görüntüleri ile betimlenmiş olan Emma'yı okuduğumda, her yer beş yıl gibi uzun bir aradan sonra, ilk defa bembeyaz bir örtü gibi karla kaplanmıştı. Kurguda ki anlatımla gözlerimin önünde, yağan karın uyum sağlaması. Tarifi olunamaz harika bir histi, o ana kadar hissetmediğim. Sıcacık evimde ara ara pencereden yağan karı seyrederek, kitap okumanın verdiği hazzı unutabilmem mümkün mü?
Aynı hisleri bir nebze dahi olsa, Mansfield Park'ı okurken de sezinlemek. Mansfield Park'ın yağmur görüntüleri ile betimlenmiş bölümlerini dışarıda yağan yağmur eşliğinde okumak. Düşünüyorum da ilginç bir tesadüf. Aklıma gelen tek seçenek, yazarın kitaplarını kış mevsiminde kaleme alması ve benim de kış mevsiminde okumuş olmam.
Kısaca kurguya değinecek olursak, hikâyemiz üç genç kız kardeşin ortancası olan, Miss Maria Ward'ın Mansfield Park malikânesinin sahibi olan Thomas Bertram ile evlenmesiyle başlar ve sonra olaylar Mansfield Park malikânesinin çevresinde şekillenir.
Birbirinden farklı, zıt karakterlere sahip üç genç kız kardeş. En büyükleri abla, Miss Ward; hasis, işgüzar ve dediğim dedik. Ortanca kız kardeş, Lady Bertram; sessiz, sakin ve zenginliğin verdiği doygunlukla pasif. En küçük kız kardeş, Miss Frances; bir anlık zaafının bedelini, ömür boyu sürecek fakirlik ve dünyaya getirdiği dokuz çocukla birlikte, ödemek zorunda kalan zavallı varlık.
Olaylar bu üç kız kardeş, çocukları ve çevrelerinde aileye kattıkları bireyler arasında şekillenir.
Şahsım adına karakterlerden en çok, abla Miss Ward'dan nefret ettim. Hatta nefretim o kadar had safhadaydı ki; istemeden gerçek hayatımda ortak bir yakınımız vasıtasıyla bağ kurmak zorunda kaldığım bir şahısla, Miss Ward'ı özdeşleştirdim. Kendimi bildim bileli başkasının malı ve mülkü ile, kendisine prim yapmayı seven ve övünen şahıslardan nefret etmişimdir. Benim nazarımda bu tıynette ki şahıslar, acınacak zavallı birer varlıklardır. Bir türlü idrak edemezler, başkasının malı züğürdün çenesini yorar misali. Ama mümkün değil, anlatamazsınız. Hoş anlatsanız da anlamaz ya. Maalesef özel aile toplantılarında bu zihniyete sahip bir şahısla, bir arada bulunmak zorundayım. O her zaman ki tiradına başladığında " Sana ne, be kardeşim! Milletin malından, mülkünden bizi ne ilgilendirir. " diye, haykırmak geliyor içimden ama yukarısı bıyık, aşağısı sakal misali susuyorum. Ben de çareyi uzaklaşmakta buluyorum. Ne zaman o tür bir zihniyete sahip şahısla, aynı ortamı teneffüs etmek zorunda kalsam, bir şekilde o ortamdan uzaklaşırım. Bu hareketimle kendimi o şahıslardan büyük gördüğüm hissiyatına kapılmasın kimse! Bilâkis tam tersi, söylevlerimle kurmuş oldukları sahte hayal dünyalarını yerle bir etmemek adına, almış olduğum bir önlemdir sadece.
İşte değerli okurlar, Jane Austen'in kitaplarını okurken hissetmekle kalmaz benim gibi, çevrenizdeki insanlar vasıtasıyla birebir yaşatırsınız. O karakterler ki, içinizden sanki hep sizinle birlikte. Kitap yalın bir dille yazılmış. Bana göre tek sıkıntı diğer klasiklere oranla biraz fazla ağır ilerlemesi. Eğer yazarın kitaplarını okuma niyetinde iseniz, bu kitabı sona bırakın. Aksi taktirde diğerlerini okumadan vaz geçersiniz. Ama ben beğendim. Biraz ağır ilerlese de ders alınabilecek bir kitap.
Ya ben okuduğum kitaplara fazla anlam yüklüyorum yada diğer okurlar benim hissettiklerimi hissetmiyorlar. Kim bilir...

DİLEK ŞAHİN 
08 Şub 10:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yoruma başlamadan önce kitabı okumama vesile olan sevgili dostum Mercan’a bir kez daha teşekkür etmek istiyorum beni bu güzel kitapla tanıştırdığı için 
Yazar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; Jane AUSTEN Gelmiş geçmiş kadın yazarların en büyüklerinden, en ustalarından, en sevilenlerinden biri. Sadece kadın yazarların mı? Elbette ki hayır, tüm yazarların en yetkinlerinden biri. 1775 İngiltere doğumlu, sekiz çocuklu bir ailenin iki kızından biri. Bir manastırda başlayan eğitimine evde devam eder ve ailesi tarafından yazmaya teşvik edilir. Sonuç mu? Tam altı roman. Önce 1811 tarihli Sağduyu ve Duyarlık (Sense and Sensibility) gelir. Bunu, 1813’te Aşk ve Gurur (Pride and Prejudice), 1814’te Mansfield Parkı (Mansfield Park), 1815’te Emma, ölümünün ardından 1817’de Northanger Manastırı (Northanger Abbey) ve İkna (Persuasion) izler.
Gelelim kitabımızın yorumuna; romanımızın kahramanı Fanny Price mahrur, içe dönük, duygu ve düşüncelerini kendi iç dünyasında yaşayan bir kız olarak tanıyoruz onu. O kadar hassas ki çoğu olayda başına gelenleri inanılmaz bir sabır ve sükûnet içerisinde karşılasa da, onu ruhen ve bedenen yaraladığını, hasta ettiğini anlayabiliyoruz. Dokuz yaşında dar gelirli ailesinin ona bakamama endişesi nedeniyle varlıklı teyzesi Lady Bertram ve eniştesi Sir Thomas’ın yanına gönderilir. Kuzenleri Tom, Edmund, Maria ve Julia ile kısa zamanda bir bağ kurmayı başarır ve varlığını onlara kabullendirir. Kısacası kendisini sevdiren bir mizaca sahip, bir tek kişi hariç o da diğer teyzesi Mrs. Norris. Birlikte büyüdüğü kuzenlerinin yaşam tarzından, eğitimlerinden ve terbiyelerinden hayli faydalanıyor ve ona orayı ilk günden beri sevdiren tek dostu, tek akıl hocası, dert ortağı rahip adayı olan kuzeni Edmund’un bunda çok büyük bir rolü oluyor. Yıllar içinde karşılaştığı tüm zorluklara biraz da ona duyduğu sonsuz aşkın saygısı ile katlanıyor ve Mansfıeld Parkı kendi evi olarak görüyor. Sonradan aralarına katılan yeni komşuları Grantler’in yanına misafir gelen Crawford kardeşlerin uçarı kişilikleri yüzünden hayli zor zamanlar atlatıyorlar gerçi ama Fanny bütün bu olumsuzlukların altından kendi dirayeti, ılımlı tavrı, sonsuz sadakati ve tanrının da yardımıyla sürpriz bir şekilde sıyrılıp mutluluğu yakalıyor.
Yaşadığı zamanda ki kadın erkek ilişkilerini, zengin ve lüks yaşam süren varlıklı ailelerin önceliklerini, insanların evliliklere ve dine olan bakış açılarını, aile içerisinde ki bireylerin hangi durumlarda nasıl tepkiler verdiğini, Fanny’nin anlatımından sanki zaman makinesinde o çağa gitmişsiniz gibi yaşıyorsunuz. Bu arada bu güzel klasiğin bir de filmi mevcut, kitabı okuduktan sonra izlemenizi tavsiye ederim, böylelikle okurken hayalinizde kurduğunuz tüm o sahneleri birebir yaşama fırsatını bulabilirsiniz..
Kış aylarının bu soğuk akşamlarında, yanınızda kahvenize eşlik edecek ve sizi bir an bile sıkmayacak, hayli akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan bu güzel klasiği okumanızı yürekten tavsiye ediyorum, umarım sizler de benim kadar beğenirsiniz, şimdiden herkese keyifli zamanlar ve okumalar ..

Feyza 
03 Tem 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Austen'ın diğer romanlarına göre karakterleri daha gerçek buldum. Okurken her karakterin hem beğendiğim hem beğenmediğim yönlerini farkettim. Kitabı bitirdiğimde kitabı beğenip beğenmediğim noktasında bir an kararsız kaldım. Fakat kendi okumak istediklerimizin yanı sıra gerçekte bizlerin de benzer karakter tabloları çizdiği göz önünde bulundurulursa kitap gerçekten iyiydi.
<<<Spoiler>>>
Bikere Edmund'un iyi kalpliligi ince düşünceleri beni benden aldı bir ara Darcy'e tercih edecegimi bile düşündüm ama tabiki kararsızlığı ,ne istediğini tam olarak bilememiş halleri de sinir bozucuydu.
Fanny duygusal olarak çok güçlü bir karakter olmasına rağmen ağırlığını ortaya koyamadığından silik bir kişilikti, fakat Henry ile evlenme meselesinde net karar verip tüm baskılara rağmen bunda diretmesini takdir ettim.
Henry bir garip başta çok umursamaz bir görüntü verdi, hani gönül eglendiren ona buna laf atan biriydi benim için ama sonra Fanny'nin aşkıyla bambaşka birine dönüştü, tabi bende bunun bir çeşit rol olduğuna inanıyordum ama baktım iş ciddi. Neyseki sonunda Maria ile kaçarak bizi yanıltmadı:)
Mary'den kolye mevzusunda bir ara şüphelensem de iyi biri olduğunu düşündüm genel olarak, onun esas kusuru maddeci oluşuydu, bir de tabi Edmund gibi o da kararsızdı.
Edmund'un pek çok konuda yerinde tespitler yapmasına rağmen Mary ile ilgili bu kadar yanılgıya düşmesi de ayrı bir şaşırtıcı durumdu.

Kitaptan 14 Alıntı

Serpil Ağ 
03 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Oysa insanlar olduklarından daha yüksek görünmeye özendiler mi, gözden düşerler.

Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 233 - Türkiye İş Bankası)Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 233 - Türkiye İş Bankası)
Serpil Ağ 
03 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Şu zamanın akıp geçişi, sonra insan ruhundaki değişimler, ne tuhaf, değil mi?

Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 221 - Türkiye İş Bankası)Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 221 - Türkiye İş Bankası)
Serpil Ağ 
 03 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

" Doğamızın herhangi bir yetisinin diğerlerinden daha üstün olduğunu söyleyebilirsek bence bu, bellektir. Belleğimizin gücünde, zayıflıklarında, ayarsızlıklarında, zekâ yetilerimizin hepsinden daha anlaşılmaz bir yan var. Bellek denen şey bazen öyle tutucu, öyle işe yarar, öylesine uysaldır. Bazen de o derece şaşkın ve zayıf! Başka zamanlarda da öylesine dik başlı ve yola gelmez! Gerçi biz insanlar her bakımdan bir mucize sayılırız ama anımsamak ve unutmak yeteneğimiz özellikle anlaşılmaz bir sır! "

Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 221 - Türkiye İş Bankası)Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 221 - Türkiye İş Bankası)
Fraulein Rottenmeier 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ama gerçekten de insanlar doğanın yüceliğini daha derinden duyabilseler, onun güzelliğine dalarak kendilerini unutabilseler, kötülük de üzüntü de azalırdı.

Mansfield Parkı, Jane AustenMansfield Parkı, Jane Austen
Fraulein Rottenmeier 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aynı ailenin aynı kanı taşıyan ve aynı çocukluk ortamını paylaşmış olan kardeşlerin sevgilerinde ve birlikte mutlu olma yeteneğinde öyle bir sihir vardır ki sonradan kurulan hiçbir ilişkide bulunmaz.

Mansfield Parkı, Jane AustenMansfield Parkı, Jane Austen
Fraulein Rottenmeier 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Neşeli ruhlar, kendilerini ya da çevresindekileri eğlendirebilecek her türlü şeyi söylemeyi kendilerine hak sayarlar.

Mansfield Parkı, Jane AustenMansfield Parkı, Jane Austen
Fraulein Rottenmeier 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

İnsanların karşısındakinden en çok şey bekledikleri ve kendi kendilerine karşı en az dürüst oldukları şey evliliktir.

Mansfield Parkı, Jane AustenMansfield Parkı, Jane Austen
Fraulein Rottenmeier 
11 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Böyle bir geceyi seyrederken insana dünyada kötülük ve üzüntü olamazmış gibi geliyor.

Mansfield Parkı, Jane AustenMansfield Parkı, Jane Austen

The little visitor meanwhile was as unhappy as possible. Afraid of everybody, ashamed of herself, and longing for the home she had left, she knew not how to look up, and could scarcely speak or be heard.

Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 14 - Vintage Classics)Mansfield Parkı, Jane Austen (Sayfa 14 - Vintage Classics)
2 /