Mantıku't-Tayr (Kuşların Diliyle)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.510
Gösterim
Adı:
Mantıku't-Tayr
Alt başlık:
Kuşların Diliyle
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
324
Format:
Ciltli
ISBN:
9786056171161
Çeviri:
Edip Turgut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Süre Yayınevi
Attar, Kuşdili veya Kuşlar Meclis olarak da bilinen bu mesnevi tarzı eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücud anlayışını anlatır. Eserde çok zengin bir sembolik dil kullanılmış ve Hakikati arayanlar, yani Hakikat yolunun yolcuları kuşlarla simgelenmiştir.
Hüthüt adlı kuş onların önderleri, kılavuzları, yani mürşitleridir. Aradıkları efsanevi kuş, Allah’ın zuhur ve taayyünüdür.
Tabii, zuhur ve taayyün aslında bizzat kendilerinden ibarettir.
Bir arkadaşın şiddetli tavsiyesi üzerine okuduğum ilk Feridüddin Attar kitabı. Ancak pek olumlu şeyler yazamayacağım.

İnsanı Allah'a yakınlaştıran, onun kulu olduğuna şükrettiren bir kitap olacağını zannettim. Hikayelerle dini öğütler vermeye çalışılmış ancak ben umduğum tadı ne yazık ki alamadım. Belki de Allahtan Tanrı diye bahsedilmesi beni böyle bir düşünceye sevk etti. Bazı hikayeler ilk okul seviyesindeydi. İlkokulda da bu tarz hikayeler çok okuduğum için çoğu tanıdık geldi belki de aynılarıydı bilemiyorum. Tasavvuf kitaplarında, daha ağır dilli, daha düşündüren, akıl yürüten kitaplar beklerim. Yani hep o tarz olurdu. Sanırım çevirinin basitliği böyle düşünmeme neden oldu. Mesnevi ile aynı kulvarda yarıştığı söyleniyor bence yanına bile gelemez.
Böyle kıymetli olduğu söylenen eserleri beğenmeyince nedense içimde bir vicdan azabı oluşur.
Tasavvuf. Ne büyük bir kelime! Bu büyük kelimenin hakkını, hiçbir zaman veremeyeceğimi tekrardan anlamış oldum. Bu da, bu kitap sayesinde oldu. Kitabı, bana samimi olduğum bir arkadaşım önerdi. Kendisine, düşüncesel ve duygusal olarak çok yardımı dokunduğunu söylemişti. Benim son zamanlardaki hallerimi göz önüne alarak, bana da yararı dokunacağını söyledi ve tavsiye etti. Açıkçası, kitap, beni çok sarstı. Kafka'nın bir sözü vardı; "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" tam olarak bu oldu. O yüzden, kitabı tavsiye eden arkadaşımla okuduğum kısımları tartışmam gerekti. Misafirliğe çağırdım ve neredeyse iki gün iki gece tartışma yaptık. Yavaş yavaş, düşe kalka, yok olup dirile dirile kitabı bitirdim.

Anladığım şekilde kitap dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde, Feridüddin Attar, Allah'a olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Kelimelere, kendini vererek anlatmaya çalışmış. Hiçbir şey olarak, içindeki her şeyi anlatmaya çalışmış. Aklının ve gönlünün el verdiği kadarıyla; içinde olanları O'na layık bir şekilde yazmaya çalışmış. Ve her denemesinin sonuna da, acizliğini ve söylenebilecek her şeyin üstünde olduğunu dile getirmiş. Ama benim gözümde ise, benim hayal edebileceğimden de ötede bir anlayışı ve anlatışı vardı. Buradan doğacak iç çatışmaları, siz hesap edin.

İkinci bölümde ise, Hz.Muhammed'e olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Burada, onun güzelliklerini, yaşadıklarını, yüceliğini ve etkilerini anlatmayı denemiş. Tabii, yine kendinin-acizlik ve hiçlik- farkında olarak bunları yapmış. Yol konusunda bir çok fikri, bu bölümde görebilirsiniz. Çünkü, burada Hz.Muhammed'in gösterdiği yolların güzelliğini ve nasıl ilerlemeye çalıştığını anlatıyor.

Üçüncü bölümde ise, Kuşların İlahisi kitabı başlıyor. Yani, benim gibi mahlukatların gerçekten devreye girdiği bölüm burası. Feridüddin Attar, burada, kendinde gözlemledikleri ve yaşadıkları ile insanlarda gözlemlediklerini ele alıyor. Yani, kendi yolculuğu, ona öğretenlerin yolculuğu ile gördüğü diğer insanların yolculuğunu anlatıyor.
Hikâye kısaca şöyle: Kuşlar bir araya gelirler ve kendilerine bir Padişah seçmek isterler. Hüthüt kuşuna danışırlar. O da Simurg'un padişah olduğunu söyler. Simurg, Kaf Dağı'nın tepesinde yaşar. Kuşlar da oraya doğru yola koyulur.
Burada yolculuk da ikiye bölünüyor. Her bir kuş, bir karakterdeki insanı anlatıyor. İlk kısımda, yolculuk başlamadan zorluklardan dolayı herhangi bir durumundan vazgeçenler ya da yapamayacaklarını düşünenlerden oluşuyor. İkinci kısımda ise, kuşlar yola koyuluyor ve yolda ilerlerken yaşadıkları sorunlardan dolayı, pes etme noktasına gelenlerden bahsediliyor. Bu iki kısımda, neredeyse insanın olabileceği her hâl mevcuttur. Aç gözlülükten tutun, sevda ateşiyle fedakârlıktan yanıp tutuşanlara kadar her çeşit insan, yani kuş var. Yolculuk, 7 vadiden geçilerek son bulunuyor. Bunlar;
1-) İstek Vadisi,
2-) Aşk Vadisi,
3-) Marifet Vadisi,
4-) İstiğna(Gönül tokluğu) Vadisi,
5-) Tevhit Vadisi,
6-) Hayret Vadisi,
7-) Fakr u Fena(Yokluk, Yokoluş) Vadisi.
Beni en fazla çeken, son vadi oldu. Bu bölüm hakkında daha fazla anlatmaya lüzum yok. Bunu ve kitabı okuyacak olan olursa diye, fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü, ilk elden okumanın anlamı ve tesiri yüksek olur.

Dördüncü bölümde ise, Feridüddin Attar, kendini anlatıyor. Nasıl bir durumda olduğunu ve kitabı neden ve nasıl yazdığını anlatıyor. Bu bölümü çok sevdim. Çünkü, Feridüddin Attar bir anda benim gibi olmuştu. Samimiyetini ve içtenliğini; kelimelere öyle güzel yansıtmıştı ki, yazdıkları karşısında gözlerim doldu. Benim gibi, o da bir insandı. Benim gibi, anlatmak ve anlaşılmak istemişti. Benim gibi, içindeki yangının sebebini ve etkisini öğrenip bu yangının çıkabileceğe başka yüreklere yol göstermek istemişti. Benim gibi, o da dertliydi. Kısacası, samimiyetini ve içtenliğini içime dokundurdu.

Kitap, Attar'ın Allah'a olan sevgisini tekrardan dile getirmesi ile son buluyor. Ben de onun sözleri ile incelememi bitireceğim. Kitabı hem insanları anlamak için okuyabilirsiniz, hem kendinizi anlamak için okuyabilirsiniz, hem inancınızı anlamak için okuyabilirsiniz, hem Feridüddin Attar'ın nasıl biri olduğunu anlamak için okuyabilirsiniz, hem de ilahi aşkı anlamak için okuyabilirsiniz.
" Ulu Tanrı, yardım etti, kapılar açtı, bu kitabın tamamlanmasını nasip etti.
Allah daha iyi bilir ya; bu kitap arşı yaratana övgülerle tamamlandı."
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.344 Oy)19.109 beğeni43.513 okunma3.030 alıntı183.469 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.575 Oy)8.855 beğeni28.795 okunma849 alıntı140.059 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.745 Oy)13.453 beğeni34.630 okunma3.416 alıntı146.491 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.917 Oy)8.872 beğeni26.399 okunma2.678 alıntı115.129 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.592 Oy)9.098 beğeni25.422 okunma1.546 alıntı127.101 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.489 Oy)7.897 beğeni21.436 okunma4.025 alıntı129.805 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.251 Oy)4.139 beğeni15.819 okunma1.401 alıntı76.712 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.314 Oy)9.275 beğeni25.722 okunma1.839 alıntı119.144 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.675 Oy)5.781 beğeni19.725 okunma845 alıntı101.534 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.040 Oy)6.388 beğeni16.872 okunma2.760 alıntı86.295 gösterim
Okurken hem de internet üzerinden biraz araştırdım ve gördüm ki, eser üzerinde epey detaylı araştırma yapılmalı.Özellikle çevirmen ve yayın evlerine yönelik.Ancak bundan sonra en doğru çeviri ve çalışmayı bulup gönül rahatlığıyla okuya biliriz.İsimler üzerinden konuşmak istemiyorum.Ben okuduğum kitap berbattı.Yaptığım alıntıları da düzenleme yaparak paylaştım.Hal böyleyken eserin içeriğine dair şimdilik yazacak bir fikrim yoktur.



http://www.yagmurdergisi.com.tr/...rda-tevhid-mart-2016

http://www.historicalsense.com/Archive/Fener42.htm
Mantikut Tayr..Kuslarin Dili.Arayislar dehlizinde yalpalayan otuz kuş (si murg) mana deryasına dalıp özünü bulmaya adanmış bir yola revan olurlar.Efsanevi,özün kendisi,soruların nihayeti,cevapların hatimesi olan Simurg'a yapılan zahmetli bir seyahatin serguzesti.Asilacak vadiler,kirilacak kabuklar, soyunulacak dünyalık abalar varken kendine rağmen kendinden kaçışın öyküsü.Biraz da ateş denizini mumdan kayıklarla,taş irmaklarını camdan gemilerle geçmek gibi...Madde aleminde mananin imtihanı.En nihayetinde si murgun vardığı yine simurgun kendisi.Imdi bu denkleme "can kuşu"nün sahibi kim ise onu koyun.Kendi hikayenizin hikayesini okuyun.
Kesinlikle ve kesinlikle herkese tavsiye edebilecegim cok guzel bir eser... Insani kendine getirecek, kendiyle hesaplasmasina vesile olacak bir kitap... Tasavvuf ilmini akici bir uslup ile hikayelestirerek anlatmis müellif. Biraz tasavvuf bilginiz varsa cok buyuk lezzet alarak okuyacaginiza inaniyorum. Oyleki kitap bittikten sonra buyuk bir bosluga dustum gibi hissettim kendimi... Kesinlikle ve kesinlikle listenize alip en yakin zamanda okumanizi oneririm. Zira bir kez okunup kaldirilacak bir kitap degil. Belki on belki yuzlerce defa okunulacak, her okundugunda baska sırların aralanacagi bir kitap oldugunu dusunuyorum ki Feridüddin Attar'da boyle soyluyor... Daha ne diyeyim almakta gecikmeyin, en yakin zamanda okuyunuz insallah... _
Mantıku't - Tayr' ın babamın çoook sevdiği, zaafının olduğu bir kitap olması ortaokulda elime almama neden olmuştu fakat bu kadar anlamlı bir kitabı bünyem kaldıramamış ve yarım bırakmıştım. Kitaplıkta görünce tekrardan başlamak istedim ve beğenerek okudum.
Kitapta, içlerinde Hüthüt olmak üzere birçok kuşun Simurg' un huzuruna varmak için geçmesi gereken zorlu yollar bulunuyor ve bu yollardan geçmeyi herkes başaramıyor. Bu zorlukları duyan kuşlar çeşitli bahaneler söylüyorlar ve Hüthüt onlara menkıbelerle bahanelerinden vazgeçmelerini anlatıyor.
Kitabın İlâhî Aşkı konu alması, içinde menkıbeleri bulundurması beni kendine çeken diğer faktörlerdendi. Çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.
Tasavvuf klasiklerinden olan bir eserdir, bildiğim mesnevi tarzı yazılan ilk eserlerdendir, okuması, zevkli, okuyucuyu fazilete, Allah a yaklaşmaya çağıran, bunun yollarını anlatan bir kitap ancak eski bir kitap olduğu için eleştirilecek bir çok yaklaşım bulunabilir,
İyi olanı al, kötüyü bırak kaidesince okunmalı bence büyük zenginlik katacaktır
Tasavvuf yolunun meşakkatleri kuşların dili ile anlatılmış değerli bir kitaptır. Tasavvufa meraklı olanlar sıkılmadan hikaye okur gibi bu kitabı okuyabilirler.
Hamdolsun canı yaratan, bir avuç toprağa can bağışlayıp iman veren pak Allah a ,
Yaratılmış canların en temiz ve en sevgili olana selam olsun.

Bu bir padişah arayışı ki ben arayışı çok severim.Kimi sevmez kimi de hiçtaraf olur.
Bu kuşların dili bunu birçokları anlamaz, bu divanelerin kitabı,bu suya kavuşan susuz biçarenin sudan geçmesi,bu bir padişah arayıp kendini bulma hikayesi.

Kitap öncelikle yukarda olduğu gibi Allah'ı överek başlar peygamber ve dört halifeyle devam eder.Kitabın içeriği hakkında pek fazla bilgi vermeden kuşların Simurg a Hüthüt aracılığıyla pek zorlu vadilerden geçerek ulaşma hikayesini sunuyor.
Amak-ı Hayal tadında farklı bir eser. Efendim ecnebilerin bir filmi var: "Kungu Panda" . İzlediyseniz mevzu neredeyse aynı. Orada anlatılmak istenen çeşitli hayvanlar yoluyla anlatılırken burda kuşlar üzerinden gidiyoruz. İçinde bir çok cins kuş(Papağan, hüthüt, tavus, kaz, keklik, hüma, doğan vs...) barındıran tabi bu kuşların cinsi önemli -okuyunca anlarsınız.- Kuş tayfası bize bir padişah lazım diyerekten Hüthüt liderliğinde kuşların Padişahı Simurg'u (Simurg/Anka/Phoenix tekmili farklı kültürlerde aynı şeyi temsil eder.) aramaya koyulurlar. Bu yolcululuk zorludur, aşamalıdır. ( Bknz: Tasavvufta Vahdet-i vücud kavramı ) Kuşlar, Dağ, Yolculuk, Padişah gibi sembollerle kadim ama her daim geçerli olan bir olguyu anlatır yazar. Lise çağında ki arkadaşlara tavsiyedir, öncesini biraz zorlayabilir. İçinde altını çizmek isteyeceğiniz bir sürü söz ve dersle doludur. Şöyle teknik imkanlarımız iyi olsa da yapıversek filmini yada animasyonunu en azından. Elin adamı Kungfu Panda diye öğretisini yapıştırıveriyor minik beyinlere. Neyse Efendim bulursan ilk basımını okuması daha lezizdir.
Müthiş bir bilgi birikimi üzerine zarif bir şekilde inşaa edilmiş muhteşem bir eser.Bu kitap tek sefere mahsus olmak üzere okunacak bir kitap değildir.Yaşadıkça sahip olacağımız bilgiler bu kitabı her seferinde farklı bir şekilde yorumlamımıza olanak sağlayacaktır.
Aslında hayatımızı öyle güzel anlatıyor ki. Akıcı, anlaşılır tarzda. Kuşlar değilde, insanların dili değil mi ki aslında. Belki de insanları kuşlara benzetmiştir. Her kuşun bir özelliği var sonuçta. Tıpkı her insanın bir özelliğinin olması gibi. Bazı durumları nasılda hikayelerle destekleyip öğretici ögelere bezen diriyor...
Başkalarının ayıbında kılı kırk yararsın; ama sana kendi ayıbını söylesem görmezsin, kör kesilirsin!
Feridüddin Attar
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları EPUB
Sen, hiçbir değeri olmayan küçücük bir katreden bile boğulduktan sonra, nasıl olur da tepeden tırnağa kadar deniz kesilebilirsin?
Feridüddin Attar
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,EPUB

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mantıku't-Tayr
Alt başlık:
Kuşların Diliyle
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
324
Format:
Ciltli
ISBN:
9786056171161
Çeviri:
Edip Turgut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Süre Yayınevi
Attar, Kuşdili veya Kuşlar Meclis olarak da bilinen bu mesnevi tarzı eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücud anlayışını anlatır. Eserde çok zengin bir sembolik dil kullanılmış ve Hakikati arayanlar, yani Hakikat yolunun yolcuları kuşlarla simgelenmiştir.
Hüthüt adlı kuş onların önderleri, kılavuzları, yani mürşitleridir. Aradıkları efsanevi kuş, Allah’ın zuhur ve taayyünüdür.
Tabii, zuhur ve taayyün aslında bizzat kendilerinden ibarettir.

Kitabı okuyanlar 377 okur

  • Büşra
  • rüya ahsen
  • Emrah Umaç
  • Hilâl
  • alimyucell
  • Minal nas

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.8 (1)
8
%0.8 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları