Mantıku't-Tayr: Kuşların İlahisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
13683
Gösterim
Adı:
Mantıku't-Tayr: Kuşların İlahisi
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756186992
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Bu kitap, Hz. Mevlana'nın "Attar yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hala bir küçük sokağın başındayız!" diyerek övdüğü bir İslam sûfi-şairinin şaheseridir. Bu eser, yine Hz. Mevlana'nın "Ben söz söylemede Şeyh Attar'ın kulu kölesiyim! Ey dost, her ne söyledimse onu Attar'dan duymuşum!" dediği bir üstadın kaleminden çıkmadır. Gülşen-i Raz'ın yazarı Şebüsteri, "Yüzlerce yıl geçer de Attar gibi bir şair gelmez!" der. Hüsn ü Aşk'ın yazarı, dahi şairimiz Şeyh Galib de ilhamını Attar'dan aldığını söyler. Hz. Attar, bu eseri yazmak için velilerin hayatlarıyla ilgili bin kadar eser okudu. Tasavvuf bilgisi ile şairliğini bir araya getirerek tasavvuf edebiyatında yepyeni bir çığır açtı. Batı dillerinin hemen hemen hepsine defalarca tercüme edilen, dünyanın pek çok diline aktarılan ve bütün insanlığa seslenen bu eser, herkesi etkileyen kendine özgü çok çarpıcı bir özelliğe sahiptir. Dünyanın seçkin aydınlarının sık sık göz atmak ihtiyacı duydukları bir başucu kitabıdır. Büyük psikolog ve psikiyatristlerin de insan ruh ve karakterini anlamak için kullandıkları bir kaynak eserdir. Bu kitabın en büyük özelliği, insanı eski halinde bırakmaması ve okuyucusunu gönül adamlığı yolunda ilerlemeye yönlendirmesidir.
(Tanıtım Bülteninden)
379 syf.
·Puan vermedi
Bir arkadaşın şiddetli tavsiyesi üzerine okuduğum ilk Feridüddin Attar kitabı. Ancak pek olumlu şeyler yazamayacağım.

İnsanı Allah'a yakınlaştıran, onun kulu olduğuna şükrettiren bir kitap olacağını zannettim. Hikayelerle dini öğütler vermeye çalışılmış ancak ben umduğum tadı ne yazık ki alamadım. Belki de Allahtan Tanrı diye bahsedilmesi beni böyle bir düşünceye sevk etti. Bazı hikayeler ilk okul seviyesindeydi. İlkokulda da bu tarz hikayeler çok okuduğum için çoğu tanıdık geldi belki de aynılarıydı bilemiyorum. Tasavvuf kitaplarında, daha ağır dilli, daha düşündüren, akıl yürüten kitaplar beklerim. Yani hep o tarz olurdu. Sanırım çevirinin basitliği böyle düşünmeme neden oldu. Mesnevi ile aynı kulvarda yarıştığı söyleniyor bence yanına bile gelemez.
Böyle kıymetli olduğu söylenen eserleri beğenmeyince nedense içimde bir vicdan azabı oluşur.
400 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Tasavvuf. Ne büyük bir kelime! Bu büyük kelimenin hakkını, hiçbir zaman veremeyeceğimi tekrardan anlamış oldum. Bu da, bu kitap sayesinde oldu. Kitabı, bana samimi olduğum bir arkadaşım önerdi. Kendisine, düşüncesel ve duygusal olarak çok yardımı dokunduğunu söylemişti. Benim son zamanlardaki hallerimi göz önüne alarak, bana da yararı dokunacağını söyledi ve tavsiye etti. Açıkçası, kitap, beni çok sarstı. Kafka'nın bir sözü vardı; "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" tam olarak bu oldu. O yüzden, kitabı tavsiye eden arkadaşımla okuduğum kısımları tartışmam gerekti. Misafirliğe çağırdım ve neredeyse iki gün iki gece tartışma yaptık. Yavaş yavaş, düşe kalka, yok olup dirile dirile kitabı bitirdim.

Anladığım şekilde kitap dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde, Feridüddin Attar, Allah'a olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Kelimelere, kendini vererek anlatmaya çalışmış. Hiçbir şey olarak, içindeki her şeyi anlatmaya çalışmış. Aklının ve gönlünün el verdiği kadarıyla; içinde olanları O'na layık bir şekilde yazmaya çalışmış. Ve her denemesinin sonuna da, acizliğini ve söylenebilecek her şeyin üstünde olduğunu dile getirmiş. Ama benim gözümde ise, benim hayal edebileceğimden de ötede bir anlayışı ve anlatışı vardı. Buradan doğacak iç çatışmaları, siz hesap edin.

İkinci bölümde ise, Hz.Muhammed'e olan sevgisini ve hayranlığını dile getirmiş. Burada, onun güzelliklerini, yaşadıklarını, yüceliğini ve etkilerini anlatmayı denemiş. Tabii, yine kendinin-acizlik ve hiçlik- farkında olarak bunları yapmış. Yol konusunda bir çok fikri, bu bölümde görebilirsiniz. Çünkü, burada Hz.Muhammed'in gösterdiği yolların güzelliğini ve nasıl ilerlemeye çalıştığını anlatıyor.

Üçüncü bölümde ise, Kuşların İlahisi kitabı başlıyor. Yani, benim gibi mahlukatların gerçekten devreye girdiği bölüm burası. Feridüddin Attar, burada, kendinde gözlemledikleri ve yaşadıkları ile insanlarda gözlemlediklerini ele alıyor. Yani, kendi yolculuğu, ona öğretenlerin yolculuğu ile gördüğü diğer insanların yolculuğunu anlatıyor.
Hikâye kısaca şöyle: Kuşlar bir araya gelirler ve kendilerine bir Padişah seçmek isterler. Hüthüt kuşuna danışırlar. O da Simurg'un padişah olduğunu söyler. Simurg, Kaf Dağı'nın tepesinde yaşar. Kuşlar da oraya doğru yola koyulur.
Burada yolculuk da ikiye bölünüyor. Her bir kuş, bir karakterdeki insanı anlatıyor. İlk kısımda, yolculuk başlamadan zorluklardan dolayı herhangi bir durumundan vazgeçenler ya da yapamayacaklarını düşünenlerden oluşuyor. İkinci kısımda ise, kuşlar yola koyuluyor ve yolda ilerlerken yaşadıkları sorunlardan dolayı, pes etme noktasına gelenlerden bahsediliyor. Bu iki kısımda, neredeyse insanın olabileceği her hâl mevcuttur. Aç gözlülükten tutun, sevda ateşiyle fedakârlıktan yanıp tutuşanlara kadar her çeşit insan, yani kuş var. Yolculuk, 7 vadiden geçilerek son bulunuyor. Bunlar;
1-) İstek Vadisi,
2-) Aşk Vadisi,
3-) Marifet Vadisi,
4-) İstiğna(Gönül tokluğu) Vadisi,
5-) Tevhit Vadisi,
6-) Hayret Vadisi,
7-) Fakr u Fena(Yokluk, Yokoluş) Vadisi.
Beni en fazla çeken, son vadi oldu. Bu bölüm hakkında daha fazla anlatmaya lüzum yok. Bunu ve kitabı okuyacak olan olursa diye, fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü, ilk elden okumanın anlamı ve tesiri yüksek olur.

Dördüncü bölümde ise, Feridüddin Attar, kendini anlatıyor. Nasıl bir durumda olduğunu ve kitabı neden ve nasıl yazdığını anlatıyor. Bu bölümü çok sevdim. Çünkü, Feridüddin Attar bir anda benim gibi olmuştu. Samimiyetini ve içtenliğini; kelimelere öyle güzel yansıtmıştı ki, yazdıkları karşısında gözlerim doldu. Benim gibi, o da bir insandı. Benim gibi, anlatmak ve anlaşılmak istemişti. Benim gibi, içindeki yangının sebebini ve etkisini öğrenip bu yangının çıkabileceğe başka yüreklere yol göstermek istemişti. Benim gibi, o da dertliydi. Kısacası, samimiyetini ve içtenliğini içime dokundurdu.

Kitap, Attar'ın Allah'a olan sevgisini tekrardan dile getirmesi ile son buluyor. Ben de onun sözleri ile incelememi bitireceğim. Kitabı hem insanları anlamak için okuyabilirsiniz, hem kendinizi anlamak için okuyabilirsiniz, hem inancınızı anlamak için okuyabilirsiniz, hem Feridüddin Attar'ın nasıl biri olduğunu anlamak için okuyabilirsiniz, hem de ilahi aşkı anlamak için okuyabilirsiniz.
" Ulu Tanrı, yardım etti, kapılar açtı, bu kitabın tamamlanmasını nasip etti.
Allah daha iyi bilir ya; bu kitap arşı yaratana övgülerle tamamlandı."
  • A'mak-ı Hayal
    8.7/10 (1.124 Oy)1.159 beğeni3.542 okunma3.165 alıntı30.620 gösterim
  • Mesnevi
    9.3/10 (420 Oy)609 beğeni1.225 okunma3.803 alıntı22.420 gösterim
  • Hay bin Yakzan
    8.9/10 (241 Oy)279 beğeni813 okunma578 alıntı11.147 gösterim
  • Marifetname
    9.0/10 (139 Oy)215 beğeni349 okunma458 alıntı8.688 gösterim
  • Bostan
    8.3/10 (169 Oy)192 beğeni600 okunma1.272 alıntı6.474 gösterim
  • Riyazü's-Salihin
    9.7/10 (242 Oy)375 beğeni708 okunma885 alıntı10.313 gösterim
  • Kalplerin Keşfi
    9.1/10 (395 Oy)621 beğeni1.142 okunma1.971 alıntı16.257 gösterim
  • Prens
    8.2/10 (930 Oy)871 beğeni3.191 okunma2.173 alıntı27.652 gösterim
  • Siyasetname
    8.3/10 (260 Oy)253 beğeni720 okunma553 alıntı9.449 gösterim
  • Gülistan
    8.3/10 (335 Oy)362 beğeni1.417 okunma2.483 alıntı15.718 gösterim
184 syf.
·9/10
Süleyman kuş dilin bilür dediler..
Süleyman var Süleymandan içerü..

Merhaba değerli inceleme okuyucuları..
bu inceleme ile kitap hakkındaki hissiyatlarımı, bana kazandırdığı bazı idraki meselelerin tamamını anlatamayacağım belki ama umut ederim ki sizin de gönlünüzde bir ışık yakabilmiş olayım..

Alıntı yaparken kendimi tutamadığım, yazamadığım çoğunu da kitap üzerinde altını çizerek zihnime ve gönlüme nakşetmeye çalıştığım bir kitap oldu.

Bu tarz kitaplara çok rahat inceleme yazamıyorum çünkü roman hikaye vs gibi değiller.. ve sanırım her okuyan kişi kendi kabı ölçüsünce bir şeyler öğrenebilir..

Kevser Yeşiltaş, Attar'ın tercümanı gibi ondan kendine yansıyanları bir nevi yansıtmış.. çok da güzel yapmış çünkü şahsımda açılımlara vesile oldu.. Müktesebatımda mevcut bilgilerin neye tekabül ettiğini görmek harika bir duyguydu gerçekten.. Simurg 'a ulaşmak için kuşların yolculuğunda geçtikleri vadilerde neler olduğunu okumak da en keyif aldığım yerlerdi açıkçası..
Niyeti Hakka ulaşmak isteyen her ruhun, kuş bu arada ruh anlamında, gönül kuşu yani, çıktığı yolculuklar..
Kuşların rehberleri Hüdhüd..
Ne ilginç değil mi Hz. Süleyman kıssasında anlatılan da Hüdhüd.. Kur'an kıssalarını ilk manasından anlayıp gözünde bir kuş canlandıranlar ( bknz şekil ben :) bu kitaptan sonra başka bakacağım o meselelere ) kuş hayal etmekten ziyade başka mı baksa acaba ki olaylara..

Her seferinde sordum kendime
'' Ben hangi vadideyim acaba?? ''
'' Hangi vadiden geçerken zorlandım ki?? ''
'' Zorluklardan sonra vadiden geri dönenlerden mi oldum? yoksa vadide çakılıp kalanlardan mı??''

Vadilerden geçmeye, hangi vadide olduğunuzu ölçmeye hazır mısınız?
Peki derin uykulardan uyanmaya??

O zaman buyrun efendim..
Ve her daim dediğim gibi,
Aşk olun..
Aşkla kalın...
408 syf.
Attâr’a selâm olsun.

Mantıku’t Tayr yani, kuşların dili. Attâr diyor ki, eseri okuyan manevi olarak ilerler. Kişinin maneviyatına göre değişebilen bir durum aslında bu. Allah herkesin kabına göre veriyor yaşadığımız her şeyi. Bu kitap da öyle. Herkes kendi kabı ne kadar ise o kadar alıyor...

Eserin asıl amacı, insanı kendi yarattığı putlarından ve dünyadan kurtarmak. Safî aşka varabilmek. ‘Ben’den sıyrılmak. Bir nevi uyanış sağlamak. İnsanın irkilmesine, sorgulamasına ve özünü keşfetmesine yardımcı olmak. Ve kişinin belli mertebeleri aşıp, Allah-ü Tealâ’ya varmasını sağlamak.

Attâr durumu cânım kuşlar vesilesiyle anlatıyor. Amaç Simurg’a ulaşmak. Ve Simurg’a ulaşma yolculuğuna çıkmakta tereddüt eden binlerce kuş... Yani Yaradan’a giden yolda tereddüt eden bizler...
Ve onların rehberi, Hüdhüd kuşu...
Kuşların yola dair, yolcuğa dair, nefislerine dair sorularını cevaplıyor. Bu arada bizlere de dersler veriyor.
En nihayetinde yolculuğa çıkmaya karar veriyorlar.
Yani tasavvuf yolunda bizler, Allah’a ulaşmaya çalışan bizler...
Kafanızda soru varsa eğer tasavvufa, yola dair, cevabını kitapta bulacağınıza eminim.

Olaylar yola çıktıktan sonra mertebe mertebe ilerliyor, önce Hüdhüd yanıtlıyor sonra küçük küçük hikayelerle destekleniyor cevaplar.
İnsanoğluna yazılmış, gerçekten ders niteliğinde bir kitap. Ne yapıyorum, ne yapacağım diye düşünmenizi, sorgulamanızı ve harekete geçmenizi sağlıyor.

Ve yolun sonunda binlerce kuştan geriye kalan 30 kuş... 30 kuşa ne oluyor dersiniz?

Okumak nasip olsun. Keyifli okumalarınız olsun.
Attâr’ın ruhuna bir Fatihâ rica edeceğim incelemeyi okuyanlardan...
432 syf.
Tasavvuf.. Derin bir umman. İdrak edemeyene anlamsız ve hatta küfür gibi gelebilen bir kapı. Tasavvuf için pişmek lazım (çok zor). Yada önyargı ve yüzeysel bakmayacağım diye bir niyetle başlamak lazım. Faydadan çok zarar olabilir mazallah.. "Sûret ehli benim sözlerime takılmış, içinde boğulmuş. Mânâ ehli ise, sırlarımı kavramış, işin eri olmuş."

İlk okuduğumda bazı cihetleri ağır gelmişti. Sindirememiştim.. Bu tarz eserleri âmiyane idrak etmemek için tekrarla mahiyetini keşfetmeye çalışmak lazım.
Bu sefer okuduğumda ağır gelen yerleri bambaşka gözüktü gözüme. Bir şeyhin; hafız, hadis alimi ve daha bir çok yönden donanımlı birinin girdiği ağır imtihan ve bu imtihan sonucu imanından oluşu, en ağır günahları işlemesi bölümü bu sefer farklı ve daha ders vericiydi.
Bu yolda hiçbir nefs hilelerden ve tehlikelerden emin olmamalı. Ruh bedeni terk edene kadar imtihanımız sürüyor. Çok iyi anladım efendim.
Hakiki dostun gün gelir senin yerine tövbe edip yalvardığı ve bu yalvarmanın seni kuyulardan kurtarıp gün ışığına eriştirdiği gerçeği anca bu kadar güzel teşkil edilebilirdi.

Aslında kitabın konusu bu değildi. Bu zor yola girmekten çekinen kuşlara Hüdhüd kuşunun ikna için anlattığı hikayelerden biri sadece. Kuşların şikayetleri, bahaneleri, korkuları, zaaflarıyla yola girmek istememelerinin hikayelerle cevaplanıp mazeretlerin silinmesi. Her bir hikaye ayrı bir sır. Hiçbir mazeret diri kalamıyor, lâyüad bürhanlarla yerle bir oluyor. Bütün dünyevi istek ve arzuların ortak cevabı " Bilmiyor musun ki ömrün, uzun olsun kısa olsun, iki soluktan ibarettir."


Kuşların bu yolculuğu bizim için bir âyine görevi görüyor. Onlarda benliğimizin sırlarını anadan üryan keşfediyoruz.
İki soluk için ah vah etmeyelim, altına gümüşe tamah etmeyelim, fani sevgilerde gark olmayalım vesselam.
379 syf.
Okurken hem de internet üzerinden biraz araştırdım ve gördüm ki, eser üzerinde epey detaylı araştırma yapılmalı.Özellikle çevirmen ve yayın evlerine yönelik.Ancak bundan sonra en doğru çeviri ve çalışmayı bulup gönül rahatlığıyla okuya biliriz.İsimler üzerinden konuşmak istemiyorum.Ben okuduğum kitap berbattı.Yaptığım alıntıları da düzenleme yaparak paylaştım.Hal böyleyken eserin içeriğine dair şimdilik yazacak bir fikrim yoktur.



http://www.yagmurdergisi.com.tr/...rda-tevhid-mart-2016

http://www.historicalsense.com/Archive/Fener42.htm
379 syf.
Mantikut Tayr..Kuslarin Dili.Arayislar dehlizinde yalpalayan otuz kuş (si murg) mana deryasına dalıp özünü bulmaya adanmış bir yola revan olurlar.Efsanevi,özün kendisi,soruların nihayeti,cevapların hatimesi olan Simurg'a yapılan zahmetli bir seyahatin serguzesti.Asilacak vadiler,kirilacak kabuklar, soyunulacak dünyalık abalar varken kendine rağmen kendinden kaçışın öyküsü.Biraz da ateş denizini mumdan kayıklarla,taş irmaklarını camdan gemilerle geçmek gibi...Madde aleminde mananin imtihanı.En nihayetinde si murgun vardığı yine simurgun kendisi.Imdi bu denkleme "can kuşu"nün sahibi kim ise onu koyun.Kendi hikayenizin hikayesini okuyun.
408 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Cân'ım dostum Burcu'm, bana hediye ettiği bu değerli eserin, ilk sayfasına; "Pınar'ıma şifâ olması duasıyla.." yazmış. İçtenlikle söylemeliyim ki, insanın ruhuna ve damarlarına şifa olan bir kitap. Hediyesi için bir kere daha teşekkür edeyim efendim.
Hz. Attâr, bu eseri yazmak için velilerin hayatlarıyla ilgili bin kadar eser okumuş. Eserde, ayetlerin, hadislerin, sahabelerin, âlimlerin yansımalarını görüyoruz. Bu sebeple insana feyz verebilme niteliğini fazlasıyla kazanmıştır.

Gönül yangını, yakar mı bedeni? Derin deryaya dalış yapmak ne bedel ister? Işık saçan mücevherin ışığı neleri kör etmeli? Aşığın sevdası sığar mı göklere? Dost olarak, yeter mi Rabbin? Bizi vuslat makamına erdiren yol nasıldır? Bizlere bu soruların cevaplarını vermeye çalışmış..

"Gerçek âşık ateş gibidir, kor gibidir, alev alevdir ve coşkuludur! Asla yarın kaygısı taşımaz ve yüz cihanı hiç duraksamadan ateşe verir!" Diyor ve devam ediyor;
"Zindanın çukurunda ayaklarım bağlı kalakalmışım! Böyle bir çukurda elimden Sen tutmazsan kim tutar? Burada mahpus bedenim kirlendi, bezgin ruhum da şu kuyuda sarardı,soldu. Ben Sana baştan ayağa pisliklere batmış olarak geliyorum, affeyle beni, çünkü ben zindandan, kuyudan gelmekteyim." Diye ekliyor niyâzını..

Mübarek Ramazan ayında, bu duayı Rabbimden tüm İslâm alemi için diliyorum.
Keyifli okumalarınız olsun..
379 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle ve kesinlikle herkese tavsiye edebilecegim cok guzel bir eser... Insani kendine getirecek, kendiyle hesaplasmasina vesile olacak bir kitap... Tasavvuf ilmini akici bir uslup ile hikayelestirerek anlatmis müellif. Biraz tasavvuf bilginiz varsa cok buyuk lezzet alarak okuyacaginiza inaniyorum. Oyleki kitap bittikten sonra buyuk bir bosluga dustum gibi hissettim kendimi... Kesinlikle ve kesinlikle listenize alip en yakin zamanda okumanizi oneririm. Zira bir kez okunup kaldirilacak bir kitap degil. Belki on belki yuzlerce defa okunulacak, her okundugunda baska sırların aralanacagi bir kitap oldugunu dusunuyorum ki Feridüddin Attar'da boyle soyluyor... Daha ne diyeyim almakta gecikmeyin, en yakin zamanda okuyunuz insallah... _
432 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Mantıku't - Tayr' ın babamın çoook sevdiği, zaafının olduğu bir kitap olması ortaokulda elime almama neden olmuştu fakat bu kadar anlamlı bir kitabı bünyem kaldıramamış ve yarım bırakmıştım. Kitaplıkta görünce tekrardan başlamak istedim ve beğenerek okudum.
Kitapta, içlerinde Hüthüt olmak üzere birçok kuşun Simurg' un huzuruna varmak için geçmesi gereken zorlu yollar bulunuyor ve bu yollardan geçmeyi herkes başaramıyor. Bu zorlukları duyan kuşlar çeşitli bahaneler söylüyorlar ve Hüthüt onlara menkıbelerle bahanelerinden vazgeçmelerini anlatıyor.
Kitabın İlâhî Aşkı konu alması, içinde menkıbeleri bulundurması beni kendine çeken diğer faktörlerdendi. Çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.
324 syf.
Kitap Simurg‘a ulaşmaya çalışan, farklı türde kuşların hikayesini anlatıyor. Dümdüz baktığımızda bunu görüyoruz fakat Attar, kuşları sembolleştirerek seyr-u sülûk’tan bahsediyor. Kuşların (yani nefislerin) Simurg’a (yani Hakk’a) ulaşma hikayesidir Mantıku’t Tayr. Hüdhüd kuşu, farklı türde binlerce kuşu bir araya toplar ve kuşların padişahı Simurg’a ulaşmak için onları ikna eder. Bu süreçte, kitabın büyük bir kısmı yolculuğa hazırlıktan bahsetmektedir aslında. Yani Attar, yolculuktan ziyade yolculuğua hazır olmanın öneminden bahseder. Birçok hikaye ile, kendi sözleriyle bu yolculuğun ne kadar zor ve buna oranla ne kadar kıymetli olduğunu anlatır. Tasavvuf yolunun keskin virajlarını, zorlu vadilerini, etrafın aldatmacasını bir bir açıklar. Tüm kitap neredeyse yolculuğa hazırlığı anlatır. Bundan da şunu anlarız ki tasavvuf aslında bir hazır olma eylemidir. Haddini bilmez nefsin “bi arkadaşa bakıp çıkma” mevzusu değildir. Önce nefse yolun zorluğu belletilir. Nefis kendini buna göre ayarlamalı ve yolculukta başına gelecekleri bilmelidir. Çünkü nefis zalimdir, nankördür. İlk engelde pes etmeyi, ilk solukta kaçmayı çok iyi becerir. Bunun sonucu olarak da kazanmaya çıkmışken eldeki avuçtaki birazcık şeyden de olunur.
324 syf.
Cidden tasavvufu bu kadar güzel anlatan bir kitap zor bulunur... Tasavvufun asıl gayesi , yaşanma şekli , yaşarken vuku bulan durumlar... Hepsini çok güzel bir şekilde anlatmış Feridüddin Attar .
Anlatılan meseleler kuşlar üzerinden anlatıldığı için çok derin anlamları var o yüzden üzerine düşünülmesi gerekiyor.
Merak eden herkese kesinlikle öneririm.
Anlamanın boyu, anlatmaya geldi mi kısalır. Çünkü dil, gönlü tercüme etmekte her zaman yetersizdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mantıku't-Tayr: Kuşların İlahisi
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756186992
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
Bu kitap, Hz. Mevlana'nın "Attar yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hala bir küçük sokağın başındayız!" diyerek övdüğü bir İslam sûfi-şairinin şaheseridir. Bu eser, yine Hz. Mevlana'nın "Ben söz söylemede Şeyh Attar'ın kulu kölesiyim! Ey dost, her ne söyledimse onu Attar'dan duymuşum!" dediği bir üstadın kaleminden çıkmadır. Gülşen-i Raz'ın yazarı Şebüsteri, "Yüzlerce yıl geçer de Attar gibi bir şair gelmez!" der. Hüsn ü Aşk'ın yazarı, dahi şairimiz Şeyh Galib de ilhamını Attar'dan aldığını söyler. Hz. Attar, bu eseri yazmak için velilerin hayatlarıyla ilgili bin kadar eser okudu. Tasavvuf bilgisi ile şairliğini bir araya getirerek tasavvuf edebiyatında yepyeni bir çığır açtı. Batı dillerinin hemen hemen hepsine defalarca tercüme edilen, dünyanın pek çok diline aktarılan ve bütün insanlığa seslenen bu eser, herkesi etkileyen kendine özgü çok çarpıcı bir özelliğe sahiptir. Dünyanın seçkin aydınlarının sık sık göz atmak ihtiyacı duydukları bir başucu kitabıdır. Büyük psikolog ve psikiyatristlerin de insan ruh ve karakterini anlamak için kullandıkları bir kaynak eserdir. Bu kitabın en büyük özelliği, insanı eski halinde bırakmaması ve okuyucusunu gönül adamlığı yolunda ilerlemeye yönlendirmesidir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 897 okur

  • A.
  • Hüseyin Özkan
  • edanur karababa
  • Yazar
  • Aslan Köse
  • Ömer ATALAN
  • İsa
  • Elmas
  • Zâviye Sohbetleri
  • Emine Köse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.2
14-17 Yaş
%10.9
18-24 Yaş
%34.8
25-34 Yaş
%28.3
35-44 Yaş
%17.4
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.6
Erkek
%32.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.7 (25)
9
%2.3 (6)
8
%3.1 (8)
7
%0
6
%0.4 (1)
5
%0
4
%0.4 (1)
3
%0.8 (2)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları