Manzaradan Parçalar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2407
Gösterim
Adı:
Manzaradan Parçalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
516
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750840142
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Manzaradan Parçalar
Manzaradan Parçalar
Pamuk günlük hayatını, yolculuklarını, okuduklarını, duygularını ve hatıralarını anlatıyor...

Tıraş olmaktan asansöre binmeye, dünyayı çocuk gibi seyretmekten deprem endişelerimize, trafik ve dinden eski yangınlar ve yıkımlara uzanan bu kitap, Orhan Pamuk’un gözünden bakıldığında dünyanın ne kadar ilginç ve yeni olabileceğini bir kere daha kanıtlıyor.

Orhan Pamuk bu kitabında, çocukluğundan başlayarak hayatından, yaşadıklarından bütün içtenliğiyle söz ediyor. Yazarın babasının ölümü, siyasi dertleri, futbol oynarken ya da romanlarını yazarken hissettikleri, tıpkı annesinin sigara böreği yapışı, yaz gecesi bir sivrisineğin hareketleri ve Boğaz gemileri hakkındaki gözlemleri gibi büyük bir manzaranın parçası olarak dikkatle işleniyor. Pamuk İstanbul’dan, Adalar’dan, New York’tan, Venedik ya da Kalküta’dan söz ederken yaptığı gibi, kendi suçluluk duygularından, rüyalarından, eski berberlerden ya da çocukluğunda sokaklarda atıştırdığı şeylerden de bütün dikkatiyle hikâyeler çıkarıyor. Konu ister Binbir Gece Masalları, ister Dostoyevski’nin romanları, ister eski ressamlar, ister Selimiye Camii olsun, Pamuk gözlemlerini, duygularını sıralarken akılda sevdiğimiz bir hikâyecinin tanıdık ve unutulmaz sesi kalıyor.
564 syf.
·Puan vermedi
Yazarın kendi hayatından bölümleri, bazı olaylara bakışı, birtakım kişiler hakkında görüşlerinin bulunabileceği, ayrıca kitapları hakkında da bilgi veren, samimi yazılmış bir kitap. Ben çok beğenmiş ve bir solukta okumuştum. Orhan Pamuk Nobel Ödülü aldıktan sonra hakkında yapılmayan dedikodu kalmadı, bence yazarı ve görüşlerini tanımak için size bir fırsat, okuyun ve kendi kararınızı verin.
564 syf.
İtiraf etmeliyim ki, üç-beş yıl öncesine kadar bu ülkenin ezici çoğunluğu gibi ben de ön yargılarımın esiri olmuştum ve Orhan Pamuk'tan nefret ederdim. Şimdi ise bırakın nefret etmeyi, takdir ediyorum. Aslında düşündüğümüz kadar politik biri olmadığını anladım. Evet, her görüşüne katılmıyorum, hatta çok da bizden bulmuyorum ama sonuçta bir aydın portresi var karşımızda. Nobel alacak kadar iyi bir romancı mıydı, bunu ayrı bir tartışma konusu yapayım ama iyi bir edebiyatçı olduğu kesin. Nitekim, zaten neredeyse bütün hayatını bu işe adamış bir adam. Manzaradan Parçalar, bu anlamda bir Orhan Pamuk kitabı aynı zamanda.

Köşe yazılarından, gazete, dergi yazılarından büyük bir lezzet aldım demem lazım. Aynı kalitede olur mu bilmiyordum lakin keşke daha çok yazsa imiş. Bence çok iyi denemeler vardı kitapta. Bir yazarın içini dökmesi diyebileceğim pek çok anı, röportaj, hatıra...

Onca hacmine rağmen kendini okutabilen bir kitap. Pamuk okurlarına hassaten tavsiye ederim.
564 syf.
·13 günde
Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabıdır. Nedendir bilmem! Bir türlü yazarın, kitaplarını okuma fırsatım olmadı. Yoksa, fırsatım oldu da ben mi, okumak istemedim, işte orası benim için de, muallakta kalmış bir durum .

Öyle ki, isimlerini ilk defa duyduğum halde, bir fırsat verebilmek adına genç yazarlarımızın kitaplarını okumuş olan ben, bu zamana kadar Nobel Barış ödülü almış, kaliteli bir yazarın kitaplarını niye okumadım diye kendi kendime hayıflandım. Ama inanın ki, doğru cevabı ben dahi bulamadım... Bir çok insan gibi, basın-yayın kuruluşları aracılığıyla tanımıştım yazarı. Yazarın dik duruşu, bazı kesimin antipatisini kazanmak adına dahi olsa, doğru bildiklerinden ödün vermeyen tavrı, nazarımdan kaçmamıştır her daim.

Ama kitabı okuduğumda, tanıdım ben yazarı. Neden mi? Basında lanse edilen, Orhan Pamuk ile kitap ta anlatılan Orhan Pamuk arasında ne kadar fark olduğunun ayrımına vardım da ondan. Maalesef adına basın dediğimiz kuruluşlar, kamuoyunun bilmek istedikleri sahih gerçekleri değil, kendi fikirlerini empoze etme davasındaymışlar. Ne yazık ki, bildiğim bir hakikati bir kez daha kavramış oldum.

Kısaca kitabı analiz etmek gerekirse yazar, kitabında bir nevi kendini anlatmış okura. Kitaba babasını kaybetmenin, üzerinde bıraktığı travmalara yer vererek başlıyor. Ardından da çocukluğundan tutun da şimdi ki ana kadar, anılarında gizli kalmış bilgilerle devam ediyor. Kitaplarındaki karakterlerin esin kaynaklarını öğrenmek bende hemen yazarın diğer kitaplarını okuma hissi uyandırdı.

Netice itibarı ile, yazarın akıcı kalemiyle, okuru sıkmadan kendi hayatından örnekler vererek yazdığı kitabı ben çok beğendim. Orhan Pamuk'u benim için geç te olsa tanımak zevkliydi. Yazarı tanıyan ya da tanımak isteyen her okura tavsiye ederim...
564 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Bu kitabı okumak sanki Orhan Pamuk'la karşılıklı sohbet etmek gibi. Edebiyattan sanata, siyasete, kendi aile hayatına kadar Orhan Pamuk'u tanıyabileceğiniz bir kitap. Ben zaten kendisini merak ediyordum ve önyargılarımı kaldırdı.Aslında ne kadar içimizden bizden biri olduğunu anladım. Kitap okumaya aç gibi saldırdığı yıllarından, kütüphanesiyle olan ilişkisine kadar entellektüel bir kişilik kendini anlatmış. Gerçekten Nobel'i almış büyük bir yazarı tanıma fırsatı buldum. Hem bu kitabında diğer önemli kitaplarını ve yazılış sürecini de anlatıyor. Bundan sonra hangi kitaplarını okuyacağımı biliyorum.
Herkese tavsiye ediyorum. Gerçi bana da can dostum hediye etmese ben de bunu okur muydum bilmiyorum. Nasıl da bilir neleri seveceğimi ^^
Ha bi de herkeş arkadaşlarına güzel kitap alsın yaaa
516 syf.
·11 günde·5/10
Anılardan ,gezi yazılarından , denemelerden oluşan bir kitap . Daha önce Orhan Pamuk okumamıştım. Kitabın beğendiğim yerleri de oldu sevmediğim noktaları da.Sadece okuduğum bu kitaptan yola çıkarak şunları söyleyebilirim; Orhan Pamuk'un "Kar"adlı kitabını " tek siyasi " kitabım diye nitelemesi açıkçası garip çünkü kitaptaki gerek anılar gerekse paylaşılan düşüncelerin çoğu siyasi bir algı içeriyor.Bu tutarsızlıktan rahatsız oldum . Eğer rahatsız olmayacağınızı düşünüyorsanız okunabilir bir kitap .
564 syf.
·26 günde·Beğendi·8/10
İletişim Yayınları üç sene önce uzun bir anket dolduran katılımcılara kitap hediye edeceğini söylemiş, kitap hakkında ayrıntı vermemişti. Anketi doldurmamın üstünden birkaç hafta geçmişti ve ismime gelen kargodan bu kitap çıkmıştı. O an için ne memnun ne de üzgündüm.

Kafamda bir Orhan Pamuk imajı vardı, çoğumuzdakine benzer bir imaj olsa gerek. Hem dış görünüşü hem medyatik olmayışı hem de sadece işiyle anılmak isteyişi belli bir Orhan Pamuk imajı yaratmıştı ben de. Bu kitabı okuyup Orhan Pamuk'un hayatından bir şeyler yakalama fırsatı bulunca bu imajın dopdoğru olduğunu anladım.

Kitapta Orhan Pamuk'un özel hayatı, edebi hayatı, çalışma tarzı ve alışkanlıkları, onca özel yazar ve kitapları, İstanbul görüşü vb bilgilere ulaşmamız mümkün.
564 syf.
·Beğendi·9/10
Orhan PAMUK bana itici gelen bir yazardı... O yüzden elime biraz geç aldım. Pişmanım... Daha önce hiç okumayanlar için bir başlangıç kitabı olabilir. Hem yazarı hemde eserlerini tanıma fırsatınız olur. Hem kendine hemde okura olan saygısını hissettiriyor...
564 syf.
·7/10
Orhan pamuk okumayı seviyor ve fikirlerini merak ediyorsaniz manzaradan parcaları okumakta yarar var. Kitaplari hakkında ve okudugu yazarlarla ilgili görüşlerinin olduğu bolumler oldukça ilgi cekici fakat İstanbul' daki cocuklugu ve kendi hayatina dair mekan tasvirleri, istanbul sokaklari ve büyüdüğü semti biraz uzun anlatmış. İstanbulda yasamayanlar için biraz sıkıcı gelebilir. Sonuç olarak kitaba bütünüyle yaklasırsak orhan pamuk okurlarının sevecegini düşünüyorum
564 syf.
·115 günde·8/10
Yazarın çocukluğu, İstanbul, bazı yazarlar ve kitaplar ile çeşitli konuşma ve röportajların derlendiği bir kitap. Orhan Pamuk'u daha yakından tanımak isteyenlere onerilebilecek, samimi bir kitap. 60'lı, 70'li yılların İstanbul'unu Pamuk'un gözünden okumak ve özellikle yazarın roman yazma sürecine şahit olmak kitabin en zevkli kısmıydı sanırım. Günde on saat masa başında çalışmasi, romanlarını yazarken kahramanın yaşadığı evin krokisini çizecek kadar ayrıntılı düşünmesi beni şaşırttı doğrusu. Bunların yanı sıra çeşitli yazılarında ve röportajlarında ayni şeylerin tekrarlanması biraz sıkıcıydı. Kitabi okurken araya başka birçok roman sıkıştırmama da bunu mazeret etmek istiyorum:)
İyi okumalar...
564 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10
Pamuk'un okuduğum ilk kitap bu oldu.Flaubert'i bana merak ettiren adam diyebiliriz.Paris Review'leride okuyacağım.Yazmak isteyen her insan bu kitaptan yararlanabilir.Röportajlar,anılar ve planlarını yazmıştır.Belki diğer kitaplarını okumam ancak bu eserini sevdim.Diğer kitapları hakkında bir çok bilgi edindim.Okuyup aklımda kendi bazı planlarımı ve amaçlarımı oluşmasını sağladı.Tavsiye ederim.
Bir yazarın hayatta karşılaşacağı en büyük iltifat budur; annesinden, kitaplarının kendisinden daha akıllı ve parlak olduğunu işitmek...
Tıpkı kendi hayatı gibi, insan yazdığı kitaplar konusunda da boşu boşuna konuşur durur. En sonunda insanın hayatı, kitaplardan daha değerlidir. Ama hayata anlam ve değer veren şey bu kitaplardır işte...
Yazının dışındaki hayat eksik, kusurlu, anlamsızmış gibi gelir bana.
Orhan Pamuk
Sayfa 12 - İletişim Yayınları -1.Basım 2010
Hapishaneye düşmüş Türk aydınlarının, gazetecilerinin hatıraları, hapishanelerde geçen roman ve hikayeler, tek başına bir kütüphane oluşturur.
Hem uzun uzun tasarlayarak, hem de tam ne yaptığımı bilmeden , el yordamıyla kör gibi ilerleye ilerleye yazdım bu kitabı. Hala da nasıl yazmış olduğuma şaşarım.
Orhan Pamuk
Sayfa 13 - İletişim Yayınları -1.Basım-2010
Benim için insanın diğer şehirleri, başka ülkeleri evleri, hayatları, dünyaları kıyaslayacağı İstanbul’dan başka bir şehir, ülke, vatan ev yoktur. Bazan yalnızca İstanbullu olduğum için, oranın yazarı olduğum için, kendimi talihli hissederim: şehir binlerce yazara yüzlerce yıl yetecek kadar hikâyeyle kaynaşır.
Orhan Pamuk
Sayfa 143 - İletişim Yayınları -1.Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Manzaradan Parçalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
516
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750840142
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Manzaradan Parçalar
Manzaradan Parçalar
Pamuk günlük hayatını, yolculuklarını, okuduklarını, duygularını ve hatıralarını anlatıyor...

Tıraş olmaktan asansöre binmeye, dünyayı çocuk gibi seyretmekten deprem endişelerimize, trafik ve dinden eski yangınlar ve yıkımlara uzanan bu kitap, Orhan Pamuk’un gözünden bakıldığında dünyanın ne kadar ilginç ve yeni olabileceğini bir kere daha kanıtlıyor.

Orhan Pamuk bu kitabında, çocukluğundan başlayarak hayatından, yaşadıklarından bütün içtenliğiyle söz ediyor. Yazarın babasının ölümü, siyasi dertleri, futbol oynarken ya da romanlarını yazarken hissettikleri, tıpkı annesinin sigara böreği yapışı, yaz gecesi bir sivrisineğin hareketleri ve Boğaz gemileri hakkındaki gözlemleri gibi büyük bir manzaranın parçası olarak dikkatle işleniyor. Pamuk İstanbul’dan, Adalar’dan, New York’tan, Venedik ya da Kalküta’dan söz ederken yaptığı gibi, kendi suçluluk duygularından, rüyalarından, eski berberlerden ya da çocukluğunda sokaklarda atıştırdığı şeylerden de bütün dikkatiyle hikâyeler çıkarıyor. Konu ister Binbir Gece Masalları, ister Dostoyevski’nin romanları, ister eski ressamlar, ister Selimiye Camii olsun, Pamuk gözlemlerini, duygularını sıralarken akılda sevdiğimiz bir hikâyecinin tanıdık ve unutulmaz sesi kalıyor.

Kitabı okuyanlar 205 okur

  • Meryem Yaprak
  • Gülşen Yaprak
  • Handan
  • Ravza Nur Koyuncu
  • Erman Poyraz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.5 (1)
9
%0
8
%1.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%1.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0