Marallar İnince Suya

0,0/10  (0 Oy) · 
9 okunma  · 
2 beğeni  · 
416 gösterim
Ülkemizin sadece tanıklık etmekle kalmayıp, onun da ötesinde kaynaklık ettiği büyük aksiyonun edebiyata aks etmesi çok önemli. Zira çekilen çileler, yapılan bunca fedakarlıklar, sevgiler, acılar, hasretler... dünyanın çeşitli milletleri ile kaynaşmalar şiirde, romanda, tiyatroda, hikayede, sinemada makes bulmaz, kalıcı hale gelmezse, oralarda hiç yaşamamış olacağız. Yetişkinler bu romanı zevkle okuyabilirler, orta öğretim öğrencileri de anlayarak okuyabilecekleri bir kitaba kavuşmuş bulunuyorlar.Prof.Dr. Suat YıldırımAdsız Oğlan'ın hikayesi devam ediyor... Okuyucu Aytmatov'a "Adsız Oğlan"ı sormaya devam etsin, suya inen maralların etrafında düşlenerek büyüyen "iyilik hareketi'* bu sefer Anadolu'da suya inmiş.Nihat Dağlı / ZamanRoman, hem muhteva hem de yapı bakımından oldukça dikkat çekici özellikler taşıyor. Türk okullarında öğretmenlik yapan Ahmet'in şahsında, insanın ve toplumun eğitim vasıtasıyla alacağı şekil anlatılıyor. Bu içerik ve yapı özellikleriyle eser. son onbeş yıldır yaşanan ve yazılan bir ta anlatan emsallerinden oldukça farklı başarılı.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    151
  • ISBN:
    9789750042010
  • Yayınevi:
    FM Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
12 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Cengiz Aytmatov'un ölümsüz eseri Beyaz Gemi'ye oradaki çocuk kahramana atıfta bulunan ve bunu Türk Okulları için Kırgızistan'a giden ilk Türk öğretmenlerin hikayesiyle harmanlayan bir roman.

Kitaptan 1 Alıntı

Çocuk bir an dürbünü gölden aşağıya inditiyor, yakına, daha yakına bakıyor. Dedesi bu! Koltuğunun altında yatak, elinde battaniye. “Nereye gidiyor ki” diye meraklanıyor. Sonra dürbünüyle yeniden uzaklara, çok uzaklara bakıyor. Bir beyaz gemi, gölde bembeyaz bir kuğu gibi ilerliyor. Göl masmavi, topraktan buhar yükseliyor. Gölü çepeçevre saran karlı dağlar ne de muhteşem görünüyorlar… Tekrar beyaz gemiye bakıyor. Geminin iki bacasından bembeyaz dumanlar çıkıyor. Babası işaret veriyor çocuğa sanki. İlk duman “nasılsın oğlum?”, ikinci ve daha yoğun olanı “seni çok özledim”, en son çıkan ince duman “hoşçakal”

“Bugün bu ülkedeki son günüm. Sabahın ilk ışıklarıyla ayrılacağım. Bir daha gelmek nasip olacak mı bilmem, ama ben burada ölmek ve burada gömülmek isterim… Eğer burada ölmek nasip olursa, okul duvarının dibine gömülmek isterim. Oradan tenefüs zilini, çocukların şen şakrak seslerini, oyunlarını, öğretmen arkadaşlarımın gece yarısı okul kapısından konuşa konuşa evlerine gidişlerini dinlerim belki…”

Marallar İnince Suya, Ali FuadMarallar İnince Suya, Ali Fuad