Mareşal ve İnönü'nün Bitmeyen Kavgası

·
Okunma
·
Beğeni
·
285
Gösterim
Adı:
Mareşal ve İnönü'nün Bitmeyen Kavgası
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054523696
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alter Yayınları
Mareşal’in 10 Nisan 1950’deki ölümünden sonra Milli Şef İnönü, aralarındaki "Bitmeyen Kavga"dan dolayı büyük komutanın ailesine başsağlığı mesajı göndermekten özellikle imtina etmişti. Şef’in yarattığı diktavari korku nedeniyle devlet ricali adeta sus pus olmuş durumdaydı. Bütün bu vefasızlıkların ötesinde, Mareşal’in cenazesinin yüzbinlerin gözyaşları içerisinde kaldırıldığı ana kadar Ankara ve İstanbul radyolarından müzikli yayınların kesilmeyişi, Türk halkının ruhunda infial yaratan tepkilere neden olmuştu. Asıl üzüntü veren husus, İnönü’nün bilgisi dahilinde radyolardan neşredilen "Çiftetelli"yle Mareşal’in son yolculuğuna uğurlanması hadisesi idi.

Buradan sormak gerekiyor; Atatürk’ün yanısıra Ali Fuad Cebesoy, Rauf Orbay, Fethi Okyar ve Refet Bele gibi Milli Mücadele’nin değerli komutanlarıyla, son raundda "Fevzi Çakmak" olmak üzere, İnönü kendinden başka kiminle kavgalı olmadı ki?..

Yakın tarihin değer yargıları hakikatleri böyle deklare ettiğine göre; o kötü-bu kötü "Son diktatör, bir tek sen mi iyisin?" demezler mi insana!
224 syf.
Fevzi Çakmak, Milli Mücadelenin ilk başladığı yıllarda saltanat taraftarıydı ama sonrasında vatanın kurtulması için tek çıkar yolun Anadolu olduğunu düşünüp, Anadolu’ya gelip Ali Fuat Paşa sayesinde Milli Mücadeleye katılıyor ve Milli Mücadeleye çok büyük katkısı oluyordu. 22 senelik Genelkurmay Başkanlığı döneminde Şanlı Ordumuza çok şey katmıştır. Milli Mücadele döneminden sonra maalesef her rejim gibi Cumhuriyet rejimimizde ilk önce kendi evlatlarını yiyordu. Milli Mücadele döneminin mimarları tek tek tasfiye olmuştur. Bunu Fevzi Çakmak da tatmıştır. Kendini sürekli kollayan Atatürk’e vefasızlık örneği gösteren İsmet İnönü, aynı vefasızlığı Fevzi Çakmak’a da göstermiştir. Fevzi Çakmak öldüğünde, İnönü dönemi ne taziye göndermiş ne de devlet dairelerinde bayraklar yarıya inmiştir. Halbuki o dönemde Roosevelt ve Mataksas gibi yabancı devlet adamlarının cenaze törenlerinde tüm yurtta bayraklar yarıya indirilmişti. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Atatürk hasta yatağından Fransızların idaresinde olan Hatay'ın anavatana katılmasını düşünüyordu. Milletler Cemiyeti; Hatay'da Arap halkını, Süryani ve Ermenileri çoğunlukta Türkleri ize azınlıkta göstermekteydi. Atatürk'ün direktif ve celal Bayar'ın teşvik ve gayretleriyle Hatay Türkleri, Antakya şehir merkezinde kalabalık bir miting düzenleyerek, Türkiye'ye bağlanmalarını istediler.
Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın 3 Mart 1924 günü TBMM'de okuduğu nutkunda bizzat açıkladığı gibi, Büyük Taarruz Planını Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa hazırlamıştır. Bu yüzden Gazi'nin teklifi ile Fevzi Paşa'ya Mareşallik veriliyor.
TBMM'de 4.,5.,6.,7.,10. ve 11. dönem milletvekili olan ve aynı zamanda Milli Eğitim Bakanı da olan Hikmet Bayur: "İnönü Atatürk'ü adeta unutturmak istiyordu. Bu yüzden Devlet dairelerinden ve paralardan Atatürk'ün resmini çıkarmıştır. Hasan Ali Yücel ve bazı bakanlarla Sovyet Rusya'daki Komün modelini ülke genelindeki okullara taşıyıp, tatbik etmekteydi. Gün geldi en yetkili kişiler bile Atatürk'ün ismin ağızlarına almaktan korkmaya başladılar."
Hiç tartışmasız İstiklal Harbimizin ilk fikir banisi olan Kazım Karabekir, arkadaşlarının kararsızlıklarına aldırış etmeden Mart ayının ortalalarında Anadolu'ya geçip, Erzurum Kongresinin temellerini atarak Milli Mücadeleyi fiilen başlatmıştı.
Fevzi Paşa'dan bizi 2. Dünya Savaşına sokmak isteyen Churcill'e: "Türk Milleti ezelden beri ahde vefayı bir namus borcu bilir. Ancak, karşısındakilerin de böyle olmasını ister. Çünkü tek taraflı vefa ve sadakat olmaz."
İkinci İnönü Savaşı, İnönü Kasabası önlerinde tarihe geçecek çarpışmalara sahne olurken, bu savunma muharebesinde Yunan birliklerine ağır kayıplar verdiren komutanlarımız İzzet Çalışlar ve Refet Bele'dir. Ancak düşmanın kaçış anında beklenen saldırının yapılamayışının sorumlusu Refet Bele olarak gösteriliyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mareşal ve İnönü'nün Bitmeyen Kavgası
Baskı tarihi:
Ağustos 2012
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054523696
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alter Yayınları
Mareşal’in 10 Nisan 1950’deki ölümünden sonra Milli Şef İnönü, aralarındaki "Bitmeyen Kavga"dan dolayı büyük komutanın ailesine başsağlığı mesajı göndermekten özellikle imtina etmişti. Şef’in yarattığı diktavari korku nedeniyle devlet ricali adeta sus pus olmuş durumdaydı. Bütün bu vefasızlıkların ötesinde, Mareşal’in cenazesinin yüzbinlerin gözyaşları içerisinde kaldırıldığı ana kadar Ankara ve İstanbul radyolarından müzikli yayınların kesilmeyişi, Türk halkının ruhunda infial yaratan tepkilere neden olmuştu. Asıl üzüntü veren husus, İnönü’nün bilgisi dahilinde radyolardan neşredilen "Çiftetelli"yle Mareşal’in son yolculuğuna uğurlanması hadisesi idi.

Buradan sormak gerekiyor; Atatürk’ün yanısıra Ali Fuad Cebesoy, Rauf Orbay, Fethi Okyar ve Refet Bele gibi Milli Mücadele’nin değerli komutanlarıyla, son raundda "Fevzi Çakmak" olmak üzere, İnönü kendinden başka kiminle kavgalı olmadı ki?..

Yakın tarihin değer yargıları hakikatleri böyle deklare ettiğine göre; o kötü-bu kötü "Son diktatör, bir tek sen mi iyisin?" demezler mi insana!

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Emre Can Başar
  • ALTAN YILMAZ
  • Halil İbrahim
  • Fatih Kurnaz
  • Fevzi Altunbulak
  • Faruk Kırmızı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%0
5
%25 (1)
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0