·
Okunma
·
Beğeni
·
16,3bin
Gösterim
Adı:
Mârifetnâme 2
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
579
Format:
Ciltli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milli Gazete
992 syf.
·8/10
İçerisinde hayata dair merak edilen hemen hemen her şeyin mevcut olduğu güzel bir eser. Okumayı bitirince iyi ki okumuşum diyorsunuz. En azından ben öyle diyenlerdenim. :) Biraz kalın bir kitap sanırım içindeki bilgilerden kaynaklanan bir ağırlık bu. :) Arada başka kitaplar da okuyarak bu kitabı bitirmek mümkün. Şimdiden iyi okumalar. :)
Ne müthiş bir eserdir bu.
Tıp( en çok dikkatimi çeken konu.ve de inanın bilimin veremedigi aciz kaldığı hastalık ile tedavisi hakkında bir yığın ilim veriyor bu eserde ....) ,edep,ilim,sosyal ilişkiler,temizlik,gıda...
Bir grup çalışması dahilinde okunursa eğer,çok verimli olacaktır.Salt bir okumada ilmi alsanız bile bunu hal değirmenine vurmadan toplumu ayaklandırmak ve bilinçlendirmek güç olur.
Biliyosunuz ve şahit oluyorsunuz ki hastalıklar, psikolojik rahatsızlıklar arttı.Bununla birlikte hastahaneler kilise ocağına döndü doktorlarda birer rahiplere.Diplomalı testerecilere budayıcılara(kısmen..) teslim eder olduk kendimizi ; tıpkı ölünün kendini gassala teslim etmesi gibi.

Uyanık olmayı denesekk...Eskilere dönsek..
Hz.Adem ile yaşıt olan eskimeyen eski tedavi usullerine geçsek...
800 syf.
·Beğendi·10/10
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin en önemli eserlerinden biri olan Marifetname, 1757 yılında yazımı tamamlanmış ansiklopedi türünde bir eserdir. Yaklaşık 800 sayfa olan eser , 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır. Mısır ve İstabul'da farklı tarihlerde basılan bu eser, aynı zamanda Arapça’dan Farsça’ya da çevrilmiştir.
Önsöz'ü tamamen dini olarak hazırlanan eserde, tasavvuftan, edebiyata, edebiyattan astronomiye kadar pek çok konu yer almıştır. Bir önsöz, bir sonsöz ve üç büyük bölümün yanı sıra her bölüm alt bölümlere ayrılarak hazırlanmıştır. Ana konuların yanı sıra konu aralarında beyitler ve şiirler yer almıştır.
Birinci Bölüm; Allahın varlığı ve birliği anlatılan birinci bölümde; madenler, bitkiler, insanlar, coğrafya, takvim, geometri ve astronomi konuları yer alır.
İkinci Bölüm; Anatomi ve fizyolojinin anlatıldığı ikinci bölümde; insan vücudu estetik ve yapısal anlamda anlatılırken insanın huylarına da yer verilmiştir. İkinci bölümün sonlarına doğru insan ruhu, insan sağlığı ve ölüm konuları detaylıca anlatılmıştır.
Üçüncü Bölüm; Bir başka değişle törebilimi olarak nitelendirilen üçüncü ve son bölümde; öğrenci öğretmen ilişkileri, öğretimin yolu ve yöntemleri, anne ve babaya karşı çocuğun tutumu, evlilik, karı koca ilişkileri, anne babanın çocuklarına karşı tutumları, eş, dost, komşu ve akraba ilişkileri gibi konular detaylıca incelenmiştir
Asırlar da geçse kıymetini yitirmeyecek
Her şahsa hitap eden
Muazzam bilgilerin tek kitapta hayat bulduğu
İlim hazinesi..

Hangi ilim dalıyla uğraşıyor olursanız olun
Marifetnamenin size açtığı yollar
Ufkunuzu genişletecek
Karanlık taraflarınızı aydınlatacak..

Gizemli kapıları aralayacak ve hikmetin özüne ulaşmanızı sağlacaktır.
992 syf.
·Puan vermedi
Genç İbrahim fırtınalı, tipinin buz kestiği bir kış gecesi yol almaktadır, lakin soğuktan donmak üzeredir, derken ufuktan bir atlı belirir, yanına yaklaşır atına alır İbrahimi, gideceği yere kadar götürür. Yabancı yolculuk esnasında da at'ın heybesinden çıkardığı sıcak şerbeti İbrahim'e ikram eder. İbrahim şerbeti içip kendisine gelir, varacağı yere de gelmiştir artık, attan inerek hayatını kurtaran yabancıya teşekkür etmek niyetiyle ismini sorar. Yabancı peçesini açmadan cevap verir "Ben Hızır'ım"...

Yıllarca olağanüstü olaylara tanıklık eden İbrahim, kendi deyimi ile "Eli çubuklu gözü çapaklı" bir hakikat aşığı ile tanışır ve o hakikat aşığı, bu genç adamı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri yapacaktır.

Tasavvufta dört kapı olduğundan bahsedilir. Şeriat, tarikat, hakikat ve marifet. Eğitimini tamamlayıp ululardan olan İbrahim Hakkı Hz'leri de kendi marifetini ve bildiği dünyevi ilimleri dört farklı dilde aynı anda yazdığı ölümsüz eseri marifetname'de paylaşmıştır. Astronomiden matematiğe, tıp'dan psikolojiye ve diğer ilimlere dair kendi dönemine göre ileri bilgiler barındıran kitap, özellikle tasavvuf ilmi ile ilgilenenlerin beğeniyle okuyacağı bir eserdir.
800 syf.
·264 günde·Beğendi·10/10
Siirt (d.1703 / ö.1772)
On sekizinci yüzyıl, Osmanlı Devleti'nde batılılaşma çabalarının başlan­gıç devresidir. Osmanlı Padişahı Üçüncü Ahmed'in tahta geçmesiyle, Paris'e gönderilen ilk Osmanlı Elçisi Yirmi sekiz Çelebi Mehmed'in gördüklerini sa­raya duyurması ile ilk pencere açılmış, İstanbul'un parlak bir sanat doruğuna yükseldiği "Lâle Devri" başlamıştır. İlk basımevinin açılması, tarih, coğrafya, sözlük gibi eserlerin basılması, bilimde, düşüncede ve sanatta Batı tesirinde eserler meydana getirilmesi, Os­manlı Türkiyesi’nde Batı’ya dönük bir devrin başladığını gösterir. Türk eğitim, bilim ve kültür tarihinde Batılı anlamda ilk ansiklopedik önemli bir eser olan “Marifetname"de bu devirde yazılmıştır. Özellikte Doğu ve Orta Anadolu'da çok okunan, çok tanınan "Marifetnâme" Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin eseridir. Bu zat, o de­virde ünlü bilginler arasında yerini almıştır. İbrahim Hakkı Hazretleri, III. Ahmed'in tahta çıktığı yıl 18 Mayıs 1703’te Erzurum'un Hasankale ilçesinde doğmuştur. Babası, Derviş Osman adında, gönül sahibi, hoş sohbet, okumuş bir kişidir. Küçük oğlu İbrahim Hakkı'ya daha beş yaşındayken okuma yazma öğretmiş, ondaki üstün yetenekleri ve öğrenme askını görünce, okutmak üzere önce Erzurum'a, daha sonra da Si­irt'in Tillo köyüne götürmüştür. Tillo köyünde tanınmış âlim ve mutasavvıf Şeyh İsmail Fakirullah oturmakta ve ders vermektedir. İbrahim Hakkı, dokuz yaşındayken bu büyük zatın önünde diz çökmüş ve ondan başta tasavvuf bilgileri olmak üzere çeşitli bilgiler elde etmiştir. On altı yaşına geldiğinde babasını kaybeden İbrahim Hakkı, bir süre daha Siirt'te kaldıktan sonra Erzurum'a gelmiş, kısa zamanda bilgisi ve hitabetiyle ün yapmıştır. 1752 yılma doğru şöhreti Doğu ve Orta Anadolu'ya yayılmış, İs­tanbul'a kadar uzanmıştır. Sultan Birinci Mahmud özel olarak İbrahim Hakkı Efendi'yi Saray'ına davet etmiş. Bu sebeple İstanbul'a gelen İbrahim Hakkı Hazretleri bilginler ve şairlerle, medrese ve tasavvuf çevreleri ile tanışmış, İs­tanbul'un zengin kitaplıklarında incelemelerde bulunmuştur. İstanbul'dan Erzurum'a, oradan da mürşidi İsmail Fakirullah Hazretleri'nin türbesinin bulunduğu Siirt'in Tillo köyüne dönmüş, ömrünün sonuna ka­dar bu köyde oturmuş, "Marifetname" başta olmak üzere, büyüklü küçüklü 45 eserini bu köyde yazmıştır. 69 yaşındayken 1772 yılında bu köyde vefat etmiş ve mürşidi Fakirullah Hazretleri'nin türbesine gömülmüştür. İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Batı dünyasında da tanınan büyük eseri Marifetname'nin ilk bölümleri, dinî bir açıklamadan sonra, evren ve eşyanın oluşumundan, dünyanın yuvarlaklığından, güneş ve ay tutulmalarından bahse­der. Kitabın diğer bölümlerinde ise Aritmetik, geometri, astronomi, coğrafya, tıp, ruhbilim, eğitim, ahlak ve töre konulan, çağına göre çok ileri bir anlayışla yer alır. İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname'sinde ileri, uyanık bir eğitimci­dir. Okuyup yazmanın önemi üzerinde durur ve "kocanın eşine olan görevle­rini sayıp dökerken: "Biri de eşine okuyup yazmayı öğretmektir" der. Eğiti­min yüksek gücüne inanır. Bu inancını Mevlana Hazretleri'nin şu sözleri ile dile getirir: "Sen taş, kaya, mermer dahi olsan, eğer iyi bir terbiyecinin eline düşersen cevher olursun." Yine eserinin bir yerinde şöyle der: "Eğer insansak benliğimizi işletmek, kalbimizi avutmak, kafamızı ay­dınlatmak için uğraşmalıyız. Şu bilinmelidir ki, herkes kendisinin kuyumcusudur." Marifetname, aydınlanma şuuruyla yazılmış, Anadolu'yu aydınlatma ça­bası içinde olan bir bilgi dağarcığı, bir ansiklopedidir. Bu yüzden çok okun­muş, çok tanınmıştır. Eserlerinden yalnız Marifetname ve "Divan-ı İlahiyyat" basılmış, diğer­leri basılmamıştır. Eserlerinden bir kısmı Türkçe, geri kalan kısmı Arapça ve Farsçadır. Eserler arasında katıksız bir Türkçe ile tasavvuf şiirlerini bir arada toplayan Divan-ı İlahiyyat'ın yeri müstesnadır. Bu divandan şu şiiri örnek olarak takdim ediyoruz:
992 syf.
·Beğendi·10/10
Bilgisizlikle karanlık nerededir?..
Doymayan nefsindedir.
Bilgi ile hikmet nerededir?..
Onu canındadır bil!..
Görünüşte feleklerin hükümlerinin mahkumusun, aslında ay, gün ve felekler hepsi senin fermanındadır.

Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname
992 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Marifetname
Okudukça hayran oldum 1700'lü yıllarda yazılmış yazılırken yaklaşık 400 kitaptan yaralanılmış bir eser, ne ararsanız var anatomi, fizyoloji, psikoloji... Kitabın büyük bir kısmını tasavvuf bölümü oluşturuyor. Kitabın içerisinde Astronomi ve matematiğe dair çizimlerde mevcut onları görünce hayranlık daha da artıyor. Bunları okuyunca kendinizi okyanusa dalmış balık gibi hissediyorsunuz. Bir de yazılırken harika bir dil kullanılmış İbrahim hakkı hazretleri o kadar mükemmel bilgileri verirken (انا) lafzını hiç kullanmamış, hep "ehli aziz demişlerdir ki" yada "ehli hikmet demişlerdir ki" lafızlarını kullanmış ben okurken ilk anlamamıştım biraz ilerledikten sonra ehlullah'tan kastının kendisi olduğunu anladım bu bir edep meselesidir...

Yine kitabın içerisinde kıyafetname diye bir bölüm var orada insanların fiziksel özelliklerine göre analizini yapmış, orayla alakalı araştırma yaptığımda batı ülkelerinin bu ilimden büyük ölçüde yaralandığını öğrendim merak edenler araştırabilirler.

Ve Tevfizname erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin meşhur şiiri... Tevfiz;her şeyin Allah'ın takdiri ile olduğuna inanmak, işlerini Allahu Teala'ya havale etmektir. Bu şiir'de Tevfiz işleniyor. Velhasılı kelam kiitap biraz ağır okuması zor oda içerisindeki bilgilerin ağırlığında dolayı herhalde... Her kütüphanede olması gerekn her kesimden insanların yararlanacağı bir eser marifetname

Hak şerleri hayr eyler
Ârif anı seyreyler
Zan etme ki gayreyler
Mevlâ görelim neyler.Neylerse güzel eyler

Sen Hakk’a tevekkül kıl
Sabreyle ve râzı ol
Tevfiz et ve rahat bul
Mevlâ görelim neyler.Neylerse güzel eyler.
.
.
Vallah güzel etmiş
Tallah güzel etmiş
Billah güzel etmiş
Allah görelim netmiş.Netmişse güzel etmiş.

Son olarak Erzurumlu ibrahim hakkı hazretlerinin fenni ilimler de nasıl bir dahi olduğunu anlamak için "ışık hadisesini" araştırmanızı öneririm.
Bu arada benim okuduğum Bedir yayınevine aitti.
Anlayabilene, anlayıp yaşayabilene harikulâde bir eser..

“ Ey insanoğlu. !
Dünya sevgisi ile kalplerinizi öldürmeyiniz. Çünkü onun zevali yakındır..”
Ben böylesi bir aşk, böyle bir dostluk görmedim. Gördüğünü bizatihi anlatmış okudukça kayboluyor insan aklına sağmıyor bırakın hayalini. Okuyun önerin okudukça nelerden mahrum yaşadığımızı göreceğiz. Lailahe illallah Muhammed’ün Rasulullah...
Ey gönül, madem, marifet şarabını içtin,
Kapat dudaklarını, ilahî sır dökülmesin.
Her söze, dağdaki pınarlar gibi coşma öyle,
Basiretin derya olur, sükût olursan eğer...
Yaratıcı benim iste beni bulursun
Lebbevk,dedin mi beni bulursun
Muztarım dediğinde beni görmüyor musun?
Sana bakıyorum iste beni bulursun
Kulum isyan ettiğinde beni bulamaz
Çabuk yakalrım iste beni bulursun
Bana Tevbe edenin tevbesini kabul ederim
Benden başka ayıpları örten tanır mısın?
Ben örtücüyüm iste beni bulursun
Benden başka günahları bağışlayan bilirmisin?
Ben Gaffarım iste beni bulursun

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mârifetnâme 2
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
579
Format:
Ciltli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Milli Gazete

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları