Geri Bildirim

Markopaşa Yazıları ve ÖtekilerSabahattin Ali

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.764
Gösterim
Adı:
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
226
ISBN:
9789753638426
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Alinin "düşünür" ve "eleştirmen" yüzünü görmek için, onun dergilerde yayımlanmış yazılarını okumak gerekir. Öykü ve romanlarında bir anlatı ustası olduğunu kanıtlayan ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Sabahattin Alinin gündeme ve sanata ilişkin yazıları, onunla yapılmış söyleşiler Hikmet Altınkaynakın derlemesiyle dergi sayfalarından sıyrılıp kitap boyutuna ulaşıyor.
Kitap siyasi atıflarda bulunan bir kitap. Pek tarzım değil ancak yine de o devrin siyasi ortamını öğrenmek, bilgi edinmek adına iyi bir kitap. Gerçi siyaset konusunda o günden bugüne değişen pek bir şey yok diyeceğim ama demiyorum.

İnsan Kürk Mantolu Madonna veya Kuyucaklı Yusuf'u okurken Sabahattin Ali'nin neden öldürtüldüğü konusunda bir fikir sahibi olamıyor ama bu kitapta bunun sebebini açıkça anlamış oluyoruz.

Sabahattin Ali Aziz Nesin’le beraber bir mizah gazetesi çıkartmak için anlaşma yapmıştı. Bu anlaşmaya göre Marko Paşa'nın sahibi ve sorumlusu Sabahatttin Ali idi. Marko Paşa o yıllarda çok satan bir mizah dergisi olmuştu. İste bu kitapta bulunan yazılar Marko Paşa dergi yazıları.

Bu yazılar sebebiyle, sık sık devlet tarafından toplatılır ve dergi kapatılırdı. Her kapatılmadan sonra Malum Paşa, Merhum Paşa, Mazlum Paşa, Yedi Sekiz Hasan Paşa, Öküz Mehmet Paşa gibi isimlerle yayınlanmaya devam ederdi. Bu süre zarfında Sabahattin Ali başkalarının yazdığı isimsiz yazıları da yayınlayarak bu yazılardaki siyasi atıfları yine kendi üzerine alırdı. Bu yazılar yüzünden bir sürü dava açıldı.

Topunuzun Kökü­ne Kibrit Suyu ve Hasan Ali Kenan Döner Komedisi isimli yazıları için açılan davaları mahkumiyetle sonuçlandı. Ve yine o yıllarda yayımlanan Sırça Köşk adlı kitabı devlet yönetimini eleştirdiği için Bakanlar Kurulu kararıyla toplatıldı. Aynı zamanlarda Aziz Nesin de tutuklandığı için Marko Paşa'nın yayımlanma durumu imkansız hale gelmişti. Cezasını tamamlayıp çıktıktan bir süre sonra yine Marko Paşa da yayınlanan yazılar için tekrar tutuklandı ve ardından beraat etti.

Sabahattin Ali, kendisi için yapılan karalama kampanyaları ve aldığı tehditler yuzunden yurt dışına gitmeyi düşündü. Öte yandan diğer davaları hala sürüyordu. Ayrıca yazılarını yayımlatacak dergi, gazete bulamıyordu ve geçim sıkıntısına düşmüştü. Davaları sürdüğü için pasaport alamamıştı bu yüzden kaçmayı istedi. Sonrası malum.
Sabahattin Ali'yi dikkatli okumak lazım. Her devrin doğru adamıdır o.

"Nihayet günün birinde yobazlık, kara kuvvet, yeşil sarık, irtica sahiden hortladı. Ama Menemen'de değil, o o eline ayağına köstek vurmak istedikleri halkın içinde de değil... Ankara'da ve kendi aralarında.
Yirminci yüzyılın ortasındayız (biz 21. yy'ın). Sesini günden güne yükselten irtica bağırıyor:
"Kız okullarını oğlan okullarından ayıralım. Kız öğrencileri köy enstitülerine almayalım." (Sanki tarlada ve fabrikada da kadını erkekten ayırabilirlermiş gibi.)
"Din bilgileri okutalım da şu bozuk ahlakımız düzelsin."
(Sanki kendi ahlaklarında din ile düzelecek taraf kalmış gibi.)
......bu millet ne kadar uyuşturulursa, kendi hak edilmemiş ekmeklerini o kadar emniyetle yiyeceklerdir.

Markopaşa yazıları bu ülkenin her döneminin sorununun anlatıldığı, çözümünün yapıldığı yazılardır. Bu yüzden Sabahattin Ali büyük bir yazar, dönemin siyasetçileri bit kadar değeri olmayan kan emici isimsizlerdir. Her zaman aydınlık gelecekten korkar iktidarlar. Kitap okuyanların bunu sağlayacağı aydınlık yarınlar umuduyla...

Benzer kitaplar

Sabahattin Ali 'nin romanları ve hikayeciliğinin yanında siyasal kimliğini, düşünce ve duruşunu ve ikinci dünya savaşı sırasında Türkiye' nin durumunu merak ediyorsanız kitabı okuyun derim.
Kitapta Sabahattin Ali 'nin röportajlarını ve şiir, roman hakkında ki düşüncelerini ; dönemin edebi hayatında bazı durumlara, kitaplara olan fikirlerini; Markopaşa dergisinde (siyasi mizah dergisi) yayımladığı yazıları bulacaksınız.
Kitapta katledilen başyazar Sabahattin Ali' nin açıklığa kavuşmayan vefatı hakkında da bazı fikirler bulabilirsiniz.
Sabahattin Ali bu ülkenin yetiştirdiği nadide insanlardan.
Okumalısın...
Sabahattin Ali'nin röportajları, konuşmaları ve çeşitli dergilerde yayımlanan yazılarının bulunduğu bir eser. Kitabı iki bölüme ayıracak olursak, ilk bölüm 1930-1943 yılları arasında, edebiyat ve sanat üzerine yaptığı konuşmalar, yazılar ve eleştirilerden oluşuyor. Şiir, öykü, roman, tiyatro gibi edebiyat_sanat alanlarının yanı sıra bir çok yazar hakkında da görüş ve düşüncelerini bulmak mümkün. Mehmet Akif, Necip Fazıl, Çehov, Sait Faik, Nazım Hikmet, Rıfat Ilgaz, Knut Hamsun, Shakespeare bu yazarlardan bazıları.

Kitabın ikinci bölümü ise 1944-1948 yılları arasında, Markopaşa başta olmak üzere çeşitli dergilerde yayımlanmış, siyasi eleştiri yazıları ve makalelerinden oluşuyor.

1940'lı yıllar düşünüldüğünde kitabın önemi bir kat daha artıyor. Türk edebiyatının değişimi ve gelişimi, Türk siyasetinde çok partili döneme geçiş süreci, ikinci dünya savaşı, Turancılık davası, Türk Devletinde gerçekleştirilen sayısız reform hareketi, hep o yıllarda yaşanan olaylar. Yakın tarihimizi ve Sabahattin Ali'yi anlayabilmek açısından okunmasında fayda görmekteyim.
Ali'nin çoğu Markopaşa'da başyazı olarak çıkmış olan yazılarının derlendiği bir çalışma. Siyasi, edebi düşünceleri ve 1940'ların Türkiye'sini yansıtması bakımından önemli bir eser.

Ancak zaman zaman Ali'nin sanki bugünleri de anlattığı fikrine kapıldım. Halbuki anlattığı dönem tek parti CHP'si dönemiydi. Demek ki tek partinin ya da baskıcı sistemin önemli olan kısmı partinin adı değil; icraatları imiş.
Dönemin kudretli ve ihtişamlı insanlarını ve bozulmayacak sandıkları, eleştirilemez gördükleri düzenlerini birçok zorluğa ve ölüm tehditleri almasına rağmen, kıyasıya ve son derece yerli yerinde irdeleyen ve eleştiren yazılarının toplandığı bir kitap. Anlattıkları günümüz Türkiye'sine de kısmen uyuyor. Anlatım üslubundaki sadeliğe ve ustalığa hayran kaldım.
Bir sosyal medyada rastladığım Markopaşa Yazıları’ından alınmış “Türkiye 'Recepkrasi' ile idare edilir. 'Recepkrat' bir idare vardır. Recepkrasi'nin de aslı Recepos ve kralostan gelir.” alıntısı üzerine kitabı okumaya karar vermiştim.

Kitap Sabahattin Ali’nin tek parti ve 2. Dünya Savaşı’nın olduğu yıllarda yazdığı çoğunluğu Markopaşa dergisi olmak üzere, Malumpaşa, Merhumpaşa dergilerinde çıkan yazılarının derlemesinden oluşuyor. Yazarın sadece iki kitabını okudum, şiirlerini biliyorum daha çok. Onun siyasi, ekonomi, edebiyat, toplumun sorunları hakkındaki düşüncelerini okumak yazarı daha iyi anlamamı sağladı.

“Biz, fikirlerimize düşman olanlarla her şekilde mücadeleye hazırız: Yazı ile, sözle, gazete çıkararak, kitap neşrederek, mahkeme karşısına çıkarak… Hatta hapse girerek..” diyen Sabahattin Ali’nin açıklanamayan şüpheli ölümü fikirlerin mücadelesinde göze alınan son nokta.

Yaşadığı dönemdeki iktidar baskıları, kişilerin iktidar kavgaları, gericilik, yabancı sermaye, toplumsal sorunlar gibi konular hala ülkemizde güncelliğini koruması açısından pek yabancı gelmedi.

Sohbet tadında bir kitap. İyi okumalar dilerim.
Alıntılar: #28041080 #28041306 #28041473 #28056023 #28056276 #28099892 #28100116 #28100277 #28100556 #28155651 #28155729 #28156081 #28156183 #28156399 #28156540 #28156655 #28156903 #28157059 #28157299

İşte öykülerindeki kalemin mürekkebi,işte romanlarındaki kahramanların doğum yeri...
Sabahattin Ali ve emeli.

Öykülerini ve romanlarını severek okuduğum yazarın, röportajlarının, açıklamalarının, köşeyazılarının... derlenip kitap olarak hazırlandığı bu eseri okumak, Sabahattin Ali ve hayat tarzını, düşünce tarzını daha iyi anlamama çok yardımcı oldu.

Bir yazar olarak Sabahattin Ali, sanatın amacının insana, halka, millete bir faydasının olması, onu anlatması olduğunu söyler. Bu kitapta daha çok siyasi yazıları mevcut ve bu yazılardan da ve yazdıkları yüzünden yaşadıklarından da anladığım, gerçekten milletinin menfaatini düşünen, vatanın bekasını isteyen gerçek bir milliyetçi olduğudur. Zaten söyledikleri, yazdıkları, yaşadıkları da bu görüşünde samimi olduğunu gösteriyor.

Birçok alıntı yaptım kitaptan. Ve daha yapılacak çok yer var ancak kitabı gerçekten her düşünce tarzından vatandaşın okuması gerektiğini düşündüğüm için, bu kitabı okuma isteğinin oluşturduğu büyüyü çok bozmak istemedim. Her ne kadar sanatla ilgili birkaç söylemleri, eleştirileri yer alsa da,kitabın temel unsuru Sabahattin Ali'nin siyasi, politik eleştirileri ve yazılarıdır.

1930-1948 yılları arasındaki ifadeleri yer alıyor.O zamanın devlet ve millet olarak karışıklığını, sıkıntılarını, bir düzen oluşturma çabalarını...eleştiriyor, ifade ediyor.Zaten 2 Nisan 1948 yılında da öldürülüyor.

Bu topraklar "lanetlenmiş" olarak ifade edilir bazı kitaplarda,yani mezapotamya.Hiçbir zaman savaşlar, oyunlar,hastalıklar,ağıtlar, gözyaşları... yani huzursuzluk ve mutsuzluk eksik olmaz bu buralardan. Önceden de böyleymiş şimdi de böyle, ve belli ki bundan sonra da böyle olacak. Farklı düşünenler,menfaat dışında hareket edenler,eleştirenler kötülenir ve Sabahattin Ali gibi çoğu kişi de ölüme mahkum edilir...

Sabahattin Ali bu kadere sahip olmasaydı, kim bilir daha ne kadar güzel eserler verecekti milletine...
Allah vatanımıza, milletimize birlik ve dirlik versin... Allah bizlere akıl, fikir versin!

İyi okumalar...
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler Sabahattin Ali

▪️ Sabahattin Ali'yi "Kürk Mantolu Madonna ve Kuyucaklı Yusuf" kitapları ile artık hepimiz biliyoruz... Belki diğer kitapları ile dünya görüşü hakkında ufacık, çok değil fikre de sahip olabiliriz. Ancak onun siyasal, edebi ve ahlak yönüne yönelik hiçbir fikrimiz olmamıştır. İşte bu kitap O'nu tanımak isteyenler için muhteşem bir kitap...

▪️ Kitabın içerisinde; Sabahattin Ali'yi anlatan güzel kısa bir bölüm, kendisi ile yapılan görüşmeler, o dönemim bilinen şair ve yazarları ile ilgili görüşleri, şiir, öykü, roman, tiyatro gibi birçok daldaki düşünceleri, birazcık olsun insanları aydınlatmak gayesiyle bin bir güçlüklerle çıkarabildiği Markopaşa, Merhumpaşa ve Malum paşa gazetelerinde ki yazıları, son bölümler de ise bu gazeteler ile o döneme ait kısa bir bilgilendirme var.

▪️ Sabahattin Ali'nin 1945-1947 dönemine (İsmet İnönü) ait siyasi yazılarını okuyunca gene aynı şeyleri düşünüyorsunuz.... "O zamandan bu zamana hiç bir şey değişmemiş..." Ve daha ilginci İnönü'nün 1945 yılından itibaren Atatürk'ün çizgisinden nasıl çıktığını okuyacaksınız...

▪️ Yapı Kredi yayınları gene güzel bir hazırlık yapmış ve bizlere sunmuş... Ben çok beğendim, sizin de beğeneceğinize inanıyorum...
Sabahattin Ali'yi yakından tanimak, görüşlerini, fikirlerini ve değer yargılarını öğrenmek için harika bir kitap.Bunun yanında Markopaşa dergisinin çektiği zorluklar ve yayın mücadeleside anlatılıyor.Siyasi içerikli kitapları hiç sevmeme rağmen bu kitapta anlatılan 1945 ve sonrasındaki siyasi olaylar birebir günümüzü anlatıyor ve bu yönüyle benim için ayrı bir öneme sahip.Sanki bugünü önceden görmüş gibi...
"Yazar realist mi? şöyle mi, böyle mi diye araştıracağımıza namuslu mu yoksa yalancı ve tahrifçi mi? diye sormalıyız."
Ey, bir cılız kalemden dile gelen hakikat.. Sen devleri korkutacak kadar mı korkunçsun?...
Biz istiyoruz ki, bu topraklar üzerindeki insanlar, kafalarında taşıdıkları fikirlerden dolayı değil, bu yurdun bu halkın yararına yahut zararına yaptıkları işlerden hesap versinler.
"Nihayet günün birinde yobazlık,
kara kuvvet, yeşil sarık,
irtica sahiden hortladı.
Ama Menemen’de değil,
o eline ayağına köstek vurmak istedikleri halkın içinde de değil...
Ankara’da kendi aralarında.
Yirminci yüzyılın ortasındayız.

Sesini günden güne yükselten irtica bağırıyor:
-Kız okullarını oğlan okullarından ayıralım.
Kız öğrencileri köy enstitülerine almayalım. (Sanki tarlada ve fabrikada da
kadını erkekten ayırabilirlermiş gibi.)

- Din bilgileri okutalım da
şu bozuk ahlakımız düzelsin
(Sanki kendi ahlaklarında din ile
düzelecek taraf kalmış gibi)

Dünyanın neresinde bir gerilik varsa
dört elle sarılıyorlar. Hür ve efendi
bir milletin içinde yaşadıklarını unutup uşaklara dalkavukluk ediyorlar.
Ankara’nın bir camisinde beş on ihtiyar
bir hacı babanın eteğini öpünce utançlarından yere geçecekleri yerde
sinsi ve memnun gülümsüyorlar.

Çünkü onların kanaatlerince,
bu millet ne kadar uyuşturulursa,
kendi hak edilmemiş ekmeklerini
o kadar emniyetle yiyeceklerdir."
Sabahattin Ali
Sayfa 149 - YKY - Markopaşa 9. sayı - 3 Şubat 1947 - Yeşil Sarık
Gençler arasında beğendiğim, sevdiğim, gıpta ettiğim ve dikkate layık bulduğum bir tek kişidir: Sait Faik.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Markopaşa Yazıları ve Ötekiler
Baskı tarihi:
Ekim 1998
Sayfa sayısı:
226
ISBN:
9789753638426
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Sabahattin Alinin "düşünür" ve "eleştirmen" yüzünü görmek için, onun dergilerde yayımlanmış yazılarını okumak gerekir. Öykü ve romanlarında bir anlatı ustası olduğunu kanıtlayan ve Türk edebiyatının klasikleri arasında yer alan Sabahattin Alinin gündeme ve sanata ilişkin yazıları, onunla yapılmış söyleşiler Hikmet Altınkaynakın derlemesiyle dergi sayfalarından sıyrılıp kitap boyutuna ulaşıyor.

Kitabı okuyanlar 166 okur

  • Umut
  • Melek Işık
  • Murat karakuzu
  • Hatice Aci
  • Yusuf MUSTUK
  • Ferhat Ergün
  • Kamil Bilici
  • Cansu Oz
  • Setenay Gökdağ
  • Mehmet Üzer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%18.6
25-34 Yaş
%48.8
35-44 Yaş
%23.3
45-54 Yaş
%2.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.8
Erkek
%55.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (28)
9
%21.4 (15)
8
%27.1 (19)
7
%11.4 (8)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları