Adı:
Marksizm
Baskı tarihi:
22 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709895
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Marxisme
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Sosyalist Dünya Görüşü Marksizm
Marksizm
Henri Lefebvre’in dünyayı, toplumsal çalkantı ve üretim ilişkilerini kavramak ve yorum- lamakta başat kılavuzlardan biri olan Marksizmi temellendirmedeki katkısı kesinlikle göz ardı edilemez. Kuşaklar boyunca okunmuş ve okunmaya devam edecek bu çalışmasında Lefebvre, Marksizmi felsefi, ahlaki, sosyolojik, tarihsel, iktisadi ve siyasi yönleriyle ele alarak; her dönem derin sarsıntılar yaratmış ve yaratacak olan bu ideolojiyi dogmatizme düşmeden, kendine özgü geniş kavrayışıyla, özlü ve anlaşılır bir ifadeyle aktarıyor.

Etkisi görülmeye başladığı andan itibaren pek çok yanlış yorumlamaya da konu olmuş Marksizme dair bu giriş kitabı, Marksist felsefeyi olduğu kadar, Marx’ın, düşüncesini temellendirmek için kullandığı tarihsel analizi ve bilimsel yaklaşımı ortaya koyarken, siyasi ve sosyolojik olarak tarihe damgasını vurmuş bu dünya görüşünü en bildik iki veçheye, iktisada ve topluma indirgemekten de özenle kaçınarak gereken bağlama oturtuyor.
144 syf.
·7 günde·10/10
Henri Lefebvre 1901 dogumlu fransiz sosyolog ve filozof.

Yazar, üc dünya görüsünden (Tek tanrili dinler, bireycilik-burjuva ideolojisi- ve Marksizm) biri olan ve insan aklina en yatkin olmasi gereken Marksizm (diyalektik materyalizm)`in kapsamli bir özetini sunuyor.

Dinlerde oldugu gibi teori ve pratigin metafizik düzeyde irrasyonel olarak birlestirilmesinden ziyade, teori ve pratik arasindaki somut ve rasyonel baglantilari ve dolayisi ile siyasal sonuclari ile birlikte Marksizm`in neden bilimsel bir sosyoloji oldugu acikliga kavusturuluyor.

Daha sonra "diyalektik yöntem" ve bircoklarinca anlasilmasi belki de en güc kavram olan "yabancilasma" aciklaniyor.

Devam eden bölümlerde ise Marksist ahlak, Marksist iktisat ve Marksist siyaset serimleniyor.

"Marksizm, - ahlaksal degerlerin gerceklik disindan tasinmasini reddeden, dolayisiyla ahlaksal degerlendirmelerin temelini gerceklikte arayan, ahlaktaki yabancilasmadan da, ideolojik yanilsamadan da yakasini artik kurtarmis- yeni bir etik yaratmak gerektigini öne sürer."

Son olarak da bugüne kadar hasimlarinca Marksizm`e yapilan elestirilere deginiliyor ve bu elestiriler kisa ve güclü argümanlarla cürütülüyor.

Icinde yasadigi ekonomik-toplumsal kurulusu tanimak ve bu sürecin icsel celiskilerine dair farkindalik kazanip, bu celiskileri asmak niyetinde olan kisiler icin ögrenilmesi kacinilmaz olan Marksiszm`e dair aydinlatici bir giris kitabi olmus. Tavsiye edilir...
144 syf.
·Beğendi·10/10
Lefevbre, özgünlük konusunu kafasına koymuş bir komünisttir. Tarihsel maddeciliğin gelişimi için tüm eksik noktaları kavramaya ve o noktaları kapatmaya çalışmıştır. Tarihsel maddeciliğe karşı bayağı saldırıları savurmakta başarılıdır. Marksizm üzerine kitabı da o mücadelesinin araçlarından yalnızca biridir. Bugün sağda solda "Marksizmi aştım" diyen kalpazanlara yıllar öncesinden cevap vermektedir ayrıca.
‪Bilgilenmenin ve eylemin görüş açıları, ancak durağan ve diyalektikçi olmayan bir öğreti için birbirinden ayrı durur.‬
Marksizm proletaryayla zayıf olduğu için değil, bir kuvvet olduğu için; cahil olduğu için değil, bilgiyi özümleyeceği ve zenginleştireceği için; burjuvazi tarafından insani olmayan koşullara itildiği için değil, insanın geleceğini kendinde taşıdığı ve o kendini beğenmiş burjuvaziyi insana aykırı olarak reddettiği için ilgilenir.
Çelişkilere ve onların çözüme kavuşturulmasına ilişkin teori, eğer kaygıların başına yerleştirilmezse, bu modern dünya çaresizce saçmalığa gömülür.
Peki, yeni bilimin, Marx'ın yarattığı bilimsel sosyolojinin
yöntemi ne olacaktır?
Bu yöntem bir bütünlüğü, -falanca ülke gibi- somut
bir bütünü ele alır. Bu somut bütünlük hemen -nüfusun
kentlerde ve kırsal kesimde dağılımı, üretim ve tüketim,
ithalat ve ihracat, vb. gibi- değişik birçok yanıyla ortaya
çıkar. Basit bir betimleme, örneğin yaşam tarzının, ya da
çalışma türlerinin, ya da insanlar coğrafyasının betimlenmesi,
o ülke hakkında bazı sosyolojik bilgiler sağlar; ama
daha öteye gitmez. Bu betimleme o ülkenin tarihini, nasıl
oluştuğunu göstermez. Ekonomik-toplumsal yapıya, yani
betimlenen fenomenlerin özüne uzanmaz. Derinleşrnek
için analiz etmek gerekir.
Marx, insanda yabancılaşmanın dinsel, metafiziksel ya
da ahlaksal yaklaşımlarla tanımlanmadığını göstermiştir.
Tam tersine, metafiziksel, dinsel ve ahlaksal görüşler insanın
yabancılaşmasına, onun kendisinden kopmasına,
dikkatinin sahici bilincinden ve sahici problemlerinden
sapmasına yardımcı olur. insanda yabancılaşma teorik ve
zihinsel -yani, sırf fikirler ve duygular düzeyinde- değil,
aynı zamanda ve özellikle pratik bir olgudur ve pratik yaşamın
bütün alanlarında kendini açığa vurur. Çalışma/
iş yabancılaşmıştır: İnsanı bağımlı kılıcı, sömürücü, bezginlik
verici, ezicidir. Toplumsal yaşam, insan topluluğu,
sosyal sınıftarla ayrışıma uğratılmış, kendisinden koparılmış,
çarpıtılmış, siyasal yaşama dönüştürülmüş, yanıltılmış,
devlet araç edilerek kullanılır olmuştur. Gerek
insanın doğa üzerindeki gücü, gerekse o gücün ürettiği
ürünler kapanın elinde toplanmış ve doğa'nın toplumsal
insan tarafından edinimi [appropriation], üretim araçlarının
özel mülkiyeti [propriete] haline dönüşmüştür. Para,
insan eliyle yaratılmış maddi eşyaların (yani, şu ya da bu
tüketim eşyasının üretimi için gerekli ortalama toplumsal
çalışma süresi'nin) o soyut simgesi, çalışan ve üreten insanlara
hükmünü dayatmaktadır. Toplumsal zenginliğin
sermaye denilen bu biçimi, (bir anlamda ve kendi başına
ele alındığında, birtakım ticaret ve banka kayıtlarından
başka bir şey olmayan) bu soyutlama, kendi gereklerini
toplumun tümüne zorla kabul ettirmekte; bu toplumun
çelişkili bir örgütlenişini, -toplumun büyük bölümünün
görece kullaşıp yoksullaşmasını- zorunlu kılmaktadır.
“Ahlaksal büyüklük” deyimi yanıltıcıdır; çünkü ahlak hiçbir zaman, belli bir andaki ortalama toplumsal pratiği - bireyin içinde vicdan biçiminde, bireyin dışında ise öğüt ve yaptırım biçiminde - rasyonel olarak sistemleştirip meşrulaştırmaktan öteye gitmez.
İnsan, ancak insanca bir dünya yaratarak insanlaşır. Eseriyle aynılaşmadan ama yine de ondan ayrılmadan, kendi eserinde ve eseri aracılığıyla insan olur.
Henri Lefebvre
Sayfa 39 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Marksizm
Baskı tarihi:
22 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755709895
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Marxisme
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Sosyalist Dünya Görüşü Marksizm
Marksizm
Henri Lefebvre’in dünyayı, toplumsal çalkantı ve üretim ilişkilerini kavramak ve yorum- lamakta başat kılavuzlardan biri olan Marksizmi temellendirmedeki katkısı kesinlikle göz ardı edilemez. Kuşaklar boyunca okunmuş ve okunmaya devam edecek bu çalışmasında Lefebvre, Marksizmi felsefi, ahlaki, sosyolojik, tarihsel, iktisadi ve siyasi yönleriyle ele alarak; her dönem derin sarsıntılar yaratmış ve yaratacak olan bu ideolojiyi dogmatizme düşmeden, kendine özgü geniş kavrayışıyla, özlü ve anlaşılır bir ifadeyle aktarıyor.

Etkisi görülmeye başladığı andan itibaren pek çok yanlış yorumlamaya da konu olmuş Marksizme dair bu giriş kitabı, Marksist felsefeyi olduğu kadar, Marx’ın, düşüncesini temellendirmek için kullandığı tarihsel analizi ve bilimsel yaklaşımı ortaya koyarken, siyasi ve sosyolojik olarak tarihe damgasını vurmuş bu dünya görüşünü en bildik iki veçheye, iktisada ve topluma indirgemekten de özenle kaçınarak gereken bağlama oturtuyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0