1985, okuması son derece keyifli bir çizgi roman oldu. Paralel bir evrende, süper kahramanların sadece birer çizgi roman karakteri olduğu; bir anda ise süper kötülerle yüzleşmek zorunda kalındığı bir hikâyeyi anlatıyor. “Böyle bir durumda ne yapardın?” ya da “1985’te kime nasıl kanıtlardın?” sorusunu sürekli akla getiriyor. Üstelik bunu yaşayan bir çocuksun ve çizgi roman bağımlısısın; kim sana inanır ki?
Kurgu, çoğu çizgi romanda ukte kalan hissi başarıyla yakalıyor ve farklı bir Marvel evreni deneyimi sunuyor. “Ya süper kahramanlar gerçekten var olsaydı, bir gün buraya gelselerdi?” diye düşünen herkes bu seriyi zevkle okur. Hikâye aşırı sürükleyici; kuşe kâğıt olmamasına rağmen çizimler göze hitap ediyor, eski çizgi romanlardaki patlak renk paletleri kullanılmadığı için de gözü yormuyor.
Toby’nin Marvel evrenine gittiğinde kimsenin ona inanmaması çok gerçekçiydi. Herkes onu başından savarken, sadece çizgi roman okuduğu için Peter Parker’ın gerçek kimliğini bilip ona gitmesi hoş bir detaydı — çünkü o evrende bunu bilmek imkânsız. Sonra tüm kahramanları getirip “Avengers toplanın!” demesi de çok tatlıydı.
Özetle, bu çizgi roman hem Marvel’ın klasik hissini hem de farklı bir bakış açısını bir arada sunuyor. Ana filmleri izlemiş olsanız bile hiç çizgi roman okumamışsanız, rahatlıkla alıp okuyabileceğiniz bir seri.