Masa Dergisi Sayı: 1 (Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
259
Gösterim
Adı:
Masa Dergisi Sayı: 1
Alt başlık:
Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
BRG Basın Yayıncılık
Merhaba,

Hayatı kalemlerden akıp kâğıtlara dökülen, dizüstüne sığmayıp ‘Masa’lara yayılanların dergisiyle karşınızdayız. Hoşluklarla geldik, Hoş bulmanızı dileriz. “Hayat aslında anlamsız bir bulanıklıktır ama ona anlam katabilmek gerekir. Mutlaka bir tercihiniz olmalı, ona dayanmalı, onun için mücadele etmelisiniz” diyen Albert Camus’dan rüzgâr aldı mücadelemiz. Çok yazdık, çokça çizdik bugüne kadar. Sözlükler, bloglar, gazeteler, sosyal ağlar ve dergiler… Birçoğunuz ile birçok kez karşılaştık kelimelerimizle. Kısacası; tepeden inme değil, çekirdekten yeşerme bir dergi var ellerinizde. Burada anlattıklarımız da zaten, dergiyi tutuş açınızla hayalleriniz arasındaki yerin tam içinde. Hayatımız boyunca düşünme, sorgulama, eleştirme ve bu doğrultuda çalışmaktan asla vazgeçmemenin bilincini taşıdık. Ve bir gün hayatın tetiği bizi, beynimizdekileri, kalbimizdekileri, vicdan dediğimiz, içine değer yargılarımızı koyduğumuz soyutluğu, somutlaştırma yoluna itti. Daha mutlu olacağımıza, bütün gücümüz ve enerjimizle inandığımız yeni bir hayata başlama heyecanı içine girince de yayılmaya bu ‘Masa’da devam etmeyi seçtik. Bu somutlaşma fikri aklımıza düştüğünden beri bazen sağduyu ile kötü niyetin savaşının ortasında bulduk kendimizi. “İsmi ne olacak?” sorusundan başlayan ve bugünlere gelen süreçte, amatör ruhun heyecanıyla profesyonel tecrübenin bilgisini harmanlamaya çalıştık. Sonunda okurlarla buluşmanın mutluluğuna erişmek için, umudun, gerçek umudun peşinde yürümekten yılmadık. Dileriz ki, bu yolun devamında yanımızda yürüyün ve arkadaşımız olun. Tecrübe ettik ki, baskı görenlerin zekâsı aslolana yönelir. Ve aslolanı bulmak için okumak lazım, çokça okumak… Önce akılcı, sonra akıcı cümleler kurabilmek için okumak… Günlerce, gecelerce ‘Masa’ların başında okuyanlarla kader ortaklığımızı düşünürsek çok da yabancı sayılmayız birbirimize. Camus, Denemeler adlı kitabında şöyle der: “Sanat benim için tek başına tadı çıkarılan bir şey değildir. Sanat bence, en büyük sayıda insanı, ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçemleri bulmaktır.” Bu biçemin ‘Masadakiler’ birliğini oluşturma gayretindeyiz. Yaşadığımız çağda toplumun ayırdıklarını, ‘Masa’nın başında birleştirme gayretimize hepiniz davetlisiniz. Ama bu ‘Masa’ bir nesne değildir; canlıdır, can vermektedir, can verecektir.

Başlangıcımıza Hoş Geldiniz.

Camus’sal bir başlangıç…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Önceleri şiire benzeyebilmiş her şey; mesela kuş cıvıltısı, deniz kenarı, vapur sesi, simit kokusu, süt kesiği, entari dokusu, cep saati, ellilerden kalma arabanın kaldırdığı toz, saklanmış bir mektup, dantelden kelebek, tokanın üçte birini kapladığı fotoğraf karesi ve sayamadığım daha nicesi artık yalnızca laf-ı güzaf.
Kolektif
Nur Neşe Şahin, Haziran 2016
***
Her şey bir kenara, durup durup aşkı bulamayışımızdan şikayetçiyiz. Aşkın yoluna yalın ayak basamayışımızda gizliydi sebebi, bilememişiz. Bir yere ait olmaktan korkmamızdandı ağaç altlarında öpüşemeyişimiz. Düğmeyi iliklemenin kaybettirdiği saniyenin hesabına sıkışıp kalmış, donan videoların öfkesinin düğüm olduğu boğazlarımızla biz…

Bir insanın sevebilmenin, o insana bakmayı öğrenmekle olduğunu büsbütün unutmuş… Göz ucuyla, tamamen yabancı, komşu evin camını dikizler gibi suçlu, ürkek ve çaresiz.

Ne zamandır günahmış birbirimizi sevmemiz?
Kolektif
Nur Neşe Şahin, Haziran 2016
***
Şimdilik, bir kedinin mırıltısıdır ancak var oluşumuz. Sevmeyen duymaz.
Kolektif
Nur Neşe Şahin, Haziran 2016
Kaldırım taşlarını saymaya, çizgilere basmadan yürümeye dahi vakti olmayan, bir martıya simit yediren canım ülkemin bir bebek gibi kundağında, ana kucağında tutsak edilmiş çaresizliğiyle biz… Aynada gördüğü suretin arkasındakinden habersiz… Ruhun varlığına inanan ama onu asla tanımaya yeltenememiş ve samimiyetsiz… Su, bitki örtüsü, hayvanlar ve biz… Suç hep başkasının, zalim daima galip; atmosfer, makyajı akmış kadın gibi hıçkırmakta ve penguenler hali hazırda kimsesiz.
Kolektif
Nur Neşe Şahin, Haziran 2016

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Masa Dergisi Sayı: 1
Alt başlık:
Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
BRG Basın Yayıncılık
Merhaba,

Hayatı kalemlerden akıp kâğıtlara dökülen, dizüstüne sığmayıp ‘Masa’lara yayılanların dergisiyle karşınızdayız. Hoşluklarla geldik, Hoş bulmanızı dileriz. “Hayat aslında anlamsız bir bulanıklıktır ama ona anlam katabilmek gerekir. Mutlaka bir tercihiniz olmalı, ona dayanmalı, onun için mücadele etmelisiniz” diyen Albert Camus’dan rüzgâr aldı mücadelemiz. Çok yazdık, çokça çizdik bugüne kadar. Sözlükler, bloglar, gazeteler, sosyal ağlar ve dergiler… Birçoğunuz ile birçok kez karşılaştık kelimelerimizle. Kısacası; tepeden inme değil, çekirdekten yeşerme bir dergi var ellerinizde. Burada anlattıklarımız da zaten, dergiyi tutuş açınızla hayalleriniz arasındaki yerin tam içinde. Hayatımız boyunca düşünme, sorgulama, eleştirme ve bu doğrultuda çalışmaktan asla vazgeçmemenin bilincini taşıdık. Ve bir gün hayatın tetiği bizi, beynimizdekileri, kalbimizdekileri, vicdan dediğimiz, içine değer yargılarımızı koyduğumuz soyutluğu, somutlaştırma yoluna itti. Daha mutlu olacağımıza, bütün gücümüz ve enerjimizle inandığımız yeni bir hayata başlama heyecanı içine girince de yayılmaya bu ‘Masa’da devam etmeyi seçtik. Bu somutlaşma fikri aklımıza düştüğünden beri bazen sağduyu ile kötü niyetin savaşının ortasında bulduk kendimizi. “İsmi ne olacak?” sorusundan başlayan ve bugünlere gelen süreçte, amatör ruhun heyecanıyla profesyonel tecrübenin bilgisini harmanlamaya çalıştık. Sonunda okurlarla buluşmanın mutluluğuna erişmek için, umudun, gerçek umudun peşinde yürümekten yılmadık. Dileriz ki, bu yolun devamında yanımızda yürüyün ve arkadaşımız olun. Tecrübe ettik ki, baskı görenlerin zekâsı aslolana yönelir. Ve aslolanı bulmak için okumak lazım, çokça okumak… Önce akılcı, sonra akıcı cümleler kurabilmek için okumak… Günlerce, gecelerce ‘Masa’ların başında okuyanlarla kader ortaklığımızı düşünürsek çok da yabancı sayılmayız birbirimize. Camus, Denemeler adlı kitabında şöyle der: “Sanat benim için tek başına tadı çıkarılan bir şey değildir. Sanat bence, en büyük sayıda insanı, ortak acılar ve sevinçlerle coşturacak görüntüleri, biçemleri bulmaktır.” Bu biçemin ‘Masadakiler’ birliğini oluşturma gayretindeyiz. Yaşadığımız çağda toplumun ayırdıklarını, ‘Masa’nın başında birleştirme gayretimize hepiniz davetlisiniz. Ama bu ‘Masa’ bir nesne değildir; canlıdır, can vermektedir, can verecektir.

Başlangıcımıza Hoş Geldiniz.

Camus’sal bir başlangıç…

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Öznur Kaplan
  • Fatih Karakaya
  • Ezgi
  • Deliler Cumhuriyeti
  • Sena T. Babalk
  • Elif Gökçen
  • Yağmur
  • Londonbooks :)

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%0
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0