Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
273
Basım Tarihi:
2023
İlk Yayın Tarihi:
1892
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Orijinal Adı:
L'Innocente
ISBN:
9786258437928
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·273 syf.··
2024 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2024 20:24
Merhaba. Bugün İtalyan Edebiyatından bir kitapla buradayım. Gabrielle D’Annunzio’nun “Masum” isimli kitabı. Kitabın arka kapağında James Joyce’un “On dokuzuncu yüz yılın doğal yeteneği en yüksek üç yazarının D’Annunzio, Kiplingh ve Tolstoy olduğuna inanıyorum” diye belirtmiş olduğu iddialı cümlesini okuduğumda “çok etkili bir kitap olmalı” düşüncesi geçti aklımdan. Keşke öyle olsaydı. Kitabı nerden gömmeye başlasam bilemiyorum (Gömercin Kuslari’na selam olsun) :) İki yüz yetmiş üç sayfadan olusan bu kitabı yazar 1892 yılında kaleme almış. Kahramanımız Tullio Hermil, eşi Giuliana’ya uzun süredir sadakatsiz bir eştir. Giuliana da bu süreçte başkasıyla görüşür ve ortaya ‘Masum’ çıkar. Peki ne/kim bu Masum? Tahmin etmesi zor değil ama söylemeyeyim şimdi.Belki okumak istersiniz. Yüzüncü sayfadan sonra sayfaları beşer onar atlayarak okudum (okudun mu?) aman göz gezdirdim ve inanır mısınız buna rağmen bir şey kaybetmiş hissetmiyorum. Asıl bombadan bahsetmek isterim. Çevirmenin notu olarak verilen son bir buçuk sayfa her şeyi özetliyor. Peki neden böyle bir şey yaptınız Dergah Yayınları? Okursanız zamanınızı kaybedersiniz,okumazsanız inanın hiçbir şey kaybetmezsiniz!
İnceleme
MasumGabriele D'Annunzio · Dergah Yayınları · 202324 okunma
3/10
·360 syf.··
2023 34. kitabı
Fakir Baykurt’un Literatür Yayınlarından çıkan kitaplarında okumayı meraksız hale getiren şey Dergâh Yayınlarından çıkan Masum’da da var: Arka kapak yazısında kitabın kilit noktalarının anlatılması. Zira bu kitapta da arka kapağında haberdar edildiğimiz bir duruma ulaşmak için kitabın yarısını okumak gerekiyor. Bu “durum”a gelinceğe dek başka bir hareket yok üstelik. Yazar, gerilimi sadece tek bir noktaya doğru tırmandırmaya çalışmış ama ben heyecanla koşarak değil, sürüne sürüne vardım tepeye. Kitabın baş karakteri Tuillo şimdiye kadar okuduğum en sinir bozucu insanlardan biri. Karısını sürekli aldatıp her geri dönüşünde onu kendisine sadık ve büyük bir aşkla bağlı bulmayı bekleyen, hatta ve hatta “onun ermiş bir kişiliğe sahip olması için tarafımdan ona bu acıların çektirilmesi gerekiyor” diyen biri. (yok yaaa, hadi ordan!) Kapılıp gidemedim bu kitaba. Belki İzmir’in sıcağından, belki Tuillo’nun namıssızlığından, belki de şimdiye kadar karaladığım her şeyden işte.
MasumGabriele D'Annunzio · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 197124 okunma

Yazar Hakkında

Gabriele D'AnnunzioYazar · 9 kitap
20. yüzyıl basınının ve faşist dönemin en üretken ve tartışılan yazarlarından biri olan İtalyan romancı, şair, oyun ve öykü yazarı, gazeteci askeri kahraman ve siyasi önder. Yarattığı ideolojik tartışmaların ötesinde, çeşitli alanları kapsayan yapıtları 20. yüzyıl İtalyan edebiyatını derinden etkilemiştir. Siyasal alanda tanınmış, Pescara'lı zengin bir toprak sahibinin oğluydu. Roma Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Büyük bir taklit dehasına sahip olması, şiirlerini çok genç yaşta yayımlamasına olanak verdi; bu şiirlerde Carducci'nin belirgin etkisi vardı. On altı yaşındayken ilk şiir kitabı Primo vere (1879; İlk Dizeler) yayımlandı. İlk şiirlerinden ayrı, daha özgün bir nitelik taşıyan Canto novo ise (1882; Yeni Şarkı) tutkulu ve betimlemelerle doluydu. İlk romanı olan otobiyografik Il piacere 'de (1889; Zevk) D'Annunzio'nun Nietzsche'yi çağrıştıran üstün insan kahramanlarından ilki yer alıyordu. D'Anunnzio'nun eserlerinin kahramanları Nietzsche'nin "süper homme" teorisi üzerinde kurulmuş şahsiyetlerdir. D'Anunnzio, Nietzsche'nin şiddetle tesiri altında kalmış ve kahramanlarını daima bu fikre göre hareket etmiş ve konuşturmuştur. L'innocente 'nin (1892; Masum, 1971) başkişisi de bunlardan biriydi. En tanınmış romanı Il trionfo della morte (1894; Ölümün Zaferi, 1964) yayımlandığında D'Annunzio oldukça ünlü bir yazar olmuştu. Gerek bu yapıtında, gerek onu izleyen Le vergini delle rocce'de (1896; Kayaların Bakireleri) yalnızca kendi çıkarlarını gözeten ve bütünüyle ahlak kavramı dışında kalan Nietzsche kahramanları cenlandırıyordu. D'Annunzio verimli edebiyat çalışmalarını I. Dünya Savaşı'na değin sürdürdü. En önemli şiir yapıtı Laudi del cielo del mare della terra e degli eroi'dir (1899; Göğe, Denize, Toprağa ve Kahramanlara Övgü). Bu şiirin 2. kitabı olan Alcyone, Toscana'da geçirdiği bir yaz mevsiminin kokularını, tatlarını, seslerini ve yaşantılarını lirik bir biçimde yeniden yarattığı ve çoğu kimsenin D'Annunzio'nun en büyük şiir yapıtı olarak değerlendirdiği bir yapıttır. 1894'te D'Annunzio'nun tiyatro oyuncusu Eleonora Duse'yle uzun sürecek ilişkisi başladı. D'Annunzio onun için 1899'da sahnelenen ve en büyük oyunu sayılan La figlia di Iorio 'da (Iorio'nun Kızı) Abruzzi köylülerinin korku ve boşinançlarını güçlü bir şiirsellikle işledi. D'Annunzio 1910'da borçları yüzünden Fransa'ya kaçmak zorunda kaldı. I. Dünya Savaşı başladığında, savaşa girilmesini savunmak üzere ülkesine döndü. İtalya savaşa girince ordunun çeşitli bölümlerinde görevler üstlendi, en son hava kuvvetlerine girdi ve bir çarpışma sırasında bir gözünü yitirdi. 1919'da D'Annunzio ve bazı yandaşları, Versailles Antlaşması'na karşı, İtalya'nın üzerinde hakkı olduklarına inandıkları Dalmaçya limanı Fiume'yi işgal ettiler. D'Annunzio 1921'e değin bir diktatör olarak Fiume'yi yönetti. Fiume 1924'te İtalyanların eline geçti. D'Annunzio daha sonra ateşli bir faşist oldu. Çapkınlığı, sporculuğu, askeri başarıları, faşist rejimin ulusal kahraman haline getirdiği kişiliğini bir efsaneye dönüştürmüştü. Mussolini onu, bir unvan vererek ve yapıtlarının ulusal basımlarını yaptırarak ödüllendirdi. Gardone Riviera'ya çekilen D'Annunzio daha sonra anılarını ve itiraflarını kaleme aldı. Hikayeden romana, gazete makalesinden tiyatro eserlerine kadar birçok edebi türde yazı yazan D’Annunzio’nun radikal fikirleri her zaman paylaşılabilir olmasa da samimi olmaları açısından dikkat çekici olmuştur