Masumiyet Çağı

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.164
Gösterim
Adı:
Masumiyet Çağı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944394321
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Bilek Yayınları
Baskılar:
Masumiyet Çağı
Masumiyet Çağı
Kendisini kıta Avrupa'sının kökleşmiş ve kemikleşmiş alışkanlıklarından soyutlayarak, yeni tarz bir yaşama biçimi ve yeni tarz bir sosyete yaratmak hevesindeki Amerikan burjuvazisi, kendilerine Avrupa'dan geçmiş pek çok alışkanlığı küçümserken, aslında benzer bir hayatın içinde yaşadıklarını bilmiyorlardı.

Hayata bakışları da öyleydi. Bir kadın için en kötü evlilik dul kalmaktan daha iyiydi. Ama evlenilecek erkeğin duruşu, sosyal statüsü ve serveti, seçimleri zora sokuyor, bayanlar arasındaki rekabeti arttırıyordu.

May, Archer ile evlenmek konusunda çok istekliydi; Archer'ın kalbi ise Madam Olenska'daydı ve onun kocasından boşanıp kendisiyle evlenmesi için elinden geleni yapıyordu. Madam Olenska ise, ne servetten vazgeçiyor, ne de Archer'a duyduğu sevgiden...

Gizlice yapılmış anlaşmalar, kadınların ayak oyunları, gizli buluşmalar, küçük ama ayıp karşılanan tensel yaklaşımların gölgesinde var olmaya çalışan bir aşk... Ama kimin aşkı daha gerçekti?

Hem kıtalar ne fark ediyordu ki? Aşk, Amerika'da da Avrupa'da da aşktı...

Amerikan edebiyatının önemli kadın yazarlarından biri olan Edith Wharton, aşkın masumiyetini anlatırken bu yoldaki her türlü gizli kapaklı işi kabul edilebilir sayan Amerikan toplumuna da eleştiri getirmekten alamıyor kendisini. Pulitzer Ödüllü bu romanı okurken May'in acısını yaşayacak, Archer için endişelenecek ve Madam Olenska'nın durumuna şaşıracaksınız.

20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli kadın yazarlarının başında gelen Edith Wharton, dünyadaki ününü Masumiyet Çağı adlı kitabına borçludur. Yayınlandığı andan itibaren artan bir şekilde ilgi görmüş olan bu kitap yazarına Pulitzer Edebiyat Ödülünü de kazanmıştır.
432 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Masumiyet Çağı 19.yüzyılda New York’ta yaşayan burjuva sınıfının yaşantısı kaleme alınmıştır.Kitapta olaylar Avukat Arthur’ın nişanlanmasından sonra Avrupadan gelen kuzeni Kontes Olenska’yı görmesiyle bir şeyler hissetmeye başlamasıyla başlar.Kontes Olenska evlidir ve boşanmak ister ancak çevre tarafından dışlanacağını bilmesine rağmen bildiğini yapar.Avukat Arthur kuzenini gördükten sonra bir değişim içine girer ve zamanla nişanlısına ve çevreye olan bakış açısında değişiklikler olur.Arthur çevrenin ne dediğine ve giyimine önem veren biriydi Kontes Olenska’yı tanıdıktan sonra çevre ona çok gelenekçi ve sıkıcı gelmeye başlar.Aşk ve Gurur kitabını severek okuyanların okuması gereken bir eser Kitap insanların özgür olması gerektiği ve içlerinden nasıl geliyorsa öyle davranması gerektiğini belirtiyor.
Keyifli Okumalar Dilerim
432 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Roman karakterlerinin fazla oluşu ve bu kahramanlarla ilgili detayların çokluğu kitabı biraz sıkıcı hale getirse de, belli bir noktadan sonra hızlanan olaylar kitabı ilginç hale getirmiş. 19.Yüzyıl New York'unda geçen, birbirine aşık ama bir türlü kavuşamayan genç çiftin romantik bir o kadar da dramatik hikayesi.
432 syf.
·3 günde·8/10
Masumiyet Çağı romanı bünyesinde her ne kadar aşk türü barındırsa da aslında tam da bir aşk klasiği denemez bu kitap için. Daha çok 19. yüzyıl Newyork yaşantısının özelliklerini anlatan bir kitaptır. Aşk klasiği olarak adlandırıp okumaya başladığınız an, sizin için büyük hayal kırıklığı olur. Bu romana başlamayı düşünüyorsanız bir aşk klasiği içeriğine sahip olmayıp, daha çok belirli bir dönemdeki günlük yaşamı yansıttığını bilin. Tabi ki birde bu romanı okurken sessiz sakin olan ortamlarda bulunmanızda fayda var. Çünkü gürültülü ortamların romanı hiç değil. Karakterler çok fazla gürültülü olan ortamlarda okursanız karakter isimlerini birbirine karıştırmanız haliyle doğaldır. Benim her ne kadar başlarda sıkılmış olsam da beğeniyle okuduğum bir romandır. Başlarda siz de benim gibi sıkılabilir ve kitabı yarım bırakmak isteyebilirsiniz ama yarım bırakmanızı hiç tavsiye etmem. Çünkü yarım bırakılmış bir roman her zaman için yaşanmamış birçok güzel duyguyu öldürmek demektir bana göre. Eğer sabırlı bir okursanız bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.
432 syf.
·42 günde·6/10
Roman boyunca aşkın kendisini mi yoksa aşık olduğumuz kişileri mi severiz diye düşündüm durdum. Masumiyet Çağı, sayısız karakter analizi sunuyor fakat beklediğim derinliği ve çarpıcılığı bulamadım bunun nedeni yazarın çok fazla karakterle hikayeyi zoraki uzatmaya çalışmış olması olabilir. Merkez hikayenin daha detaylı ve diğer karakterlere daha az yer verilmesini isterdim, gereksiz kısımlar insanın aklını gerçekten yoruyor. İlle de aşk romanı okumak istiyorum, klasikleri bitirmek istiyorum diyorsanız öneririm yoksa mutlaka okumalısınız
diyemem.
432 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap güzel bir dönem kitabıdır. İnsanların yaşayışları hakında verdiği bilgiler dönemi anlamamıza yardımcı olmaktadır. New York sosyetesinin bu dönemde insanların hayatlarındaki etkilerini anlatmaktadır. Karakterlerin sayısının fazla olması gereksiz gibi görünse de dönemi anlayabilmek için bu karakterlerin varlığı kitaba zenginlik kazandırmıştır. Kitabı okurken zorlandığım yegane durum da her isimde durup bu kişinin kim olduğunu düşünmemdir. Size tavsiyem isimlere takılmadan okuyun ve kitabın tadını çıkarın. İyi okumalar...
432 syf.
·7 günde·7/10
Kitap uzun süre önce bir şekilde aldığım fakat okumadığım bir kitaptı.Öncelikle Viktorya dönemi New York sosyetesi ve onların tuhaf gelenekleri hicvedilirken aynı zamanda olay bu sosyetedeki bir aşk hikayesinin eksenine bağlanmış.
Hikaye sürükleyici değil ve bence birçok okuyucu eseri yer yer sıkıcı bulabilir.Ama yinede ben yarıda bırakmayı düşünmeden okudum. Açıkça söylemek gerekirse vasat bir romandı.Ancak kendini okutmasının ana nedeni o dönem geleneklerinin çok güzel bir şekilde betimlenmesi bence.
432 syf.
·3/10
Bir aşk hikayesinin yanı sıra 19. yüzyıl New York üst sınıfının yaşamının anlatıldığı bir kitap. Kitap zaman zaman okuyucunun dönem hakkında bilgi sahibi olmasına yardımcı olması açısından ilgi çekici olabilmektedir. Ancak çok keyifle okuduğumu maalesef söyleyemeyeceğim. Durağan olarak nitelendirilebilir.
432 syf.
·13 günde·7/10
Aslında bu kitap bir çok konu üzerinden ele alınıp konuşulabilir.
Zamana ait Gelenek görenekler, toplum baskısı, sıradanlık, insanların ezberlenmiş hayatları yaşaması gibi. Tabi bir de aşk hikayesi var sonu acı biten. Yani demem o ki insanın gönlünde ile değilde mecburiyeti ile yaşaması ne kadar da vahim bir hadise.
432 syf.
·Beğendi·8/10
Olayların 1870'li yılların başlarında New York'da geçtiği, Pulitzer ödüllü Masumiyet Çağı; bir yandan o dönemin New York sosyetesinin günlük hayatına ışık tutarken, diğer yandan yaşanamayan bir aşkı aktaran bana göre güzel bir dönem klasiği. İki kitabın tek bir ciltte birleştirildiği eserde; birinci kitap olan ve bir ile onsekizinci bölümleri içeren kısımda daha çok dönemin hayat tarzına (sosyal yaşam, kıyafetler, günlük aktiviteler, yaşanılan evlerin mimarisi, görgü kuralları vs) dair bilgiler yer almakta, ikinci kitap olan ve ondokuz ile otuzdördüncü bölümleri kapsayan kısımda ise ilk kitapta temelleri atılan aşkın yol alışı aktarılıyor.

Yeni evli çiftin Avrupa seyahati bizlere o dönemde Amerikalı'ların Avrupa'ya duyduğu küçümsemeyi alttan alttan hissettiriyor.

Kitabın ana kahramanları birbirlerinden farklı karakterlere sahip; Kontes Olenska, genç avukat Newland Archer ve güzel May Welland. Ve kitabın sonlarına doğru görüyoruz ki May güzel olduğu kadar da akıllı. Gelenekler gölgesinde bir aşk üçgeni, yaşanmamışlar, yaşanılmışlar, korkular, endişeler, aile baskısı, asi bir ruh ve gölgede kalan üç hayat.

Dönem klasiklerini sevenlere okuyun diyebileceğim güzel bir kitap.
432 syf.
·15 günde·Beğendi·8/10
Her ne kadar aşk romanı olarak geçse de değişen ve gelişen bir toplum incelemesi var. Bunun için de döneminde aşırı gelenekselci bir yapısı olan New York sosyetesi ele alınmış ve bu kadar kapalı bir toplumda bile zamanında felaket gözüyle bakılan değişimlerin, çok değil, bir jenerasyon sonra ortaya çıkabileceği anlatılmış. Bu geleneksellik, toplum yüzünden gerçek aşkın feda edilmesi, insanların benliklerini yitirmesi, kimliklerini unutması aktarılmış. Bireysel renklerden toplumun ağarmış tek renkliliğine uyum işlenmiş bu kitapta. En aykırı insanların bile bu geleneklerden nefret ede ede nasıl toplumun kölesi haline geldiği, bu uğurda nelerden vazgeçtikleri, neleri kaybettikleri gösterilmiş. Bu kitaba sadece aşk hikayesi demek haksızlık olur bence. Hiç yaşanmadan yitip giden hayatlar, hiçbir mantığı olmayan zorbalıklar var bu kitapta. Çok trajik bir kitap ama aynı zamanda gerçekçi bir kitap. Günümüz Türk toplumunda da böyle durumlar yok mu sonuçta? Sevdikleriyle birlikte olmalarına izin verilmediği için kaçan gençler ve onları öldüren aileler, çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları, her bireye biçilen cinsiyet rolleri, toplumun bizi şekillendirişi ve benliğimizi bazen May gibi hiç sahip olmadan kaybetmemiz... Topluma ayna tutan bir kitap demek oldukça yerinde olur bence.

Kitabın başlarına aşırı bilgi yüklemesi yapılmış. Tüm karakterleri bir an önce tanıtma kaygısıyla geçmişlerinin, hatta atalarının açıklanması akıcılığı engellemiş ve sıkıcı olmuş. Hatta bazı yerlerde yazar kendini elle tutulur bir şekilde hissettiriyor. Fakat karakterlerin kimlikleri yerlerine oturduğunda akıcı ve ilgi çekici bir hale geliyor, yazar kayboluyor ve hikaye başlıyor. Sadece biraz sabretmek gerekiyor. Başta olayın akışını kesecek kadar uzun olan betimlemeler kitap ilerledikçe çok daha canlı bir hale geliyor.
432 syf.
·4 günde·4/10
Romandaki gereksiz unvan ve isimlerin çokluğu okuma güçlüğü verirken aşk romanı beklentimiz New York sosyetesinin karmaşasında kayboluyor.
Klasikler serisinden güzel bir aşk romanı okuma hevesiyle elime aldığım kitap hayal kırıklığına uğrattı.
432 syf.
·2 günde·10/10
Bayıldım! Bayıldım ve bayıldım! Başka ne denir bilemiyorum dönem romanlarını zaten severim, güçlü kadınların sivrildiği romanları çok daha fazla severim. Yazarımız New York'taki dönemin üst tabakasını keskin yargılarla eleştirirken zevk alıyorsunuz. Roman bir aşk hikayesinin üzerine inşa edilmiş olmasına rağmen genel itibariyle Kontes'in hayatıyla ve Kontes'in aldığı kararla şekilleniyor, dalgalanıyor. İşin hoşa giden tarafı ise anlatımın Kontes'in üzerinden değilde diğer bir başkarakterimizin üzerinden anlatılması oluyor. Archer. Archer'ı biraz fevri bulmamıza rağmen beğeniyoruz. New York zümresine başkaldırınca takdir ediyoruz. Biraz eleştirsek bile Archer'ı hâlâ seviyoruz. Boş bir vakitte değil, gerçekten içtenlikle okunması gereken bir kitap. Yakın tarihte olmasa bile tekrar okuyacağıma eminim.
'' Bence planlanmamış şeyler insanın eğlencesini arttırır. Her hün aynı insanları görmek belki de hatadır. ''
"Artık yalnız değilim. YALNIZDIM, KORKUYORDUM. Ama karanlık ve boşluk artık gitti. Şimdi kendime döndüm, geceleri ışıkları hep açık olan odaya giren çocuk gibiyim."
İnsanın takdirlerin kölesi haline gelmeyip, kendi entelektüel özgürlüğünü koruması ve sürdürmesi her şeye değer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Masumiyet Çağı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944394321
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Bilek Yayınları
Baskılar:
Masumiyet Çağı
Masumiyet Çağı
Kendisini kıta Avrupa'sının kökleşmiş ve kemikleşmiş alışkanlıklarından soyutlayarak, yeni tarz bir yaşama biçimi ve yeni tarz bir sosyete yaratmak hevesindeki Amerikan burjuvazisi, kendilerine Avrupa'dan geçmiş pek çok alışkanlığı küçümserken, aslında benzer bir hayatın içinde yaşadıklarını bilmiyorlardı.

Hayata bakışları da öyleydi. Bir kadın için en kötü evlilik dul kalmaktan daha iyiydi. Ama evlenilecek erkeğin duruşu, sosyal statüsü ve serveti, seçimleri zora sokuyor, bayanlar arasındaki rekabeti arttırıyordu.

May, Archer ile evlenmek konusunda çok istekliydi; Archer'ın kalbi ise Madam Olenska'daydı ve onun kocasından boşanıp kendisiyle evlenmesi için elinden geleni yapıyordu. Madam Olenska ise, ne servetten vazgeçiyor, ne de Archer'a duyduğu sevgiden...

Gizlice yapılmış anlaşmalar, kadınların ayak oyunları, gizli buluşmalar, küçük ama ayıp karşılanan tensel yaklaşımların gölgesinde var olmaya çalışan bir aşk... Ama kimin aşkı daha gerçekti?

Hem kıtalar ne fark ediyordu ki? Aşk, Amerika'da da Avrupa'da da aşktı...

Amerikan edebiyatının önemli kadın yazarlarından biri olan Edith Wharton, aşkın masumiyetini anlatırken bu yoldaki her türlü gizli kapaklı işi kabul edilebilir sayan Amerikan toplumuna da eleştiri getirmekten alamıyor kendisini. Pulitzer Ödüllü bu romanı okurken May'in acısını yaşayacak, Archer için endişelenecek ve Madam Olenska'nın durumuna şaşıracaksınız.

20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli kadın yazarlarının başında gelen Edith Wharton, dünyadaki ününü Masumiyet Çağı adlı kitabına borçludur. Yayınlandığı andan itibaren artan bir şekilde ilgi görmüş olan bu kitap yazarına Pulitzer Edebiyat Ödülünü de kazanmıştır.

Kitabı okuyanlar 97 okur

  • Stardust
  • Aylin Çolak
  • Pyria

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.9 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0