Adı:
Masumiyetin Ayartıcılığı
Baskı tarihi:
Nisan 2006
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394862
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La tentation de I'innocence
Çeviri:
Hamdi Tuncer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Birkaç yüzyıllık bir zaman dilimi içinde, ekonomik, toplumsal, siyasal, dinsel anlamlarda tüm cemaat bağlılıklarını yadsıyarak yükselen, geçen yüzyıldan itibaren bireyi Tanrılaştıran, XX. yüzyılın sonuyla da hem sosyal devletin hem de ideolojilerin ve sosyal sınıf çatışkılarının, en azından görünürde gerilemesiyle son bağlarından da kurtulan Batılı insan, şimdi kendine inşa ettiği bu “özgürlük” tapınağında yalnız kalmanın acısını dillendiriyor. Masumiyetin Ayartıcılığı’nda esas olarak Batı’ya, ama daha çok da Avrupa’ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: “Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma. ”Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilimin de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner. Yüz yıldır Batı’nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği “çocuk” etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu “kurbanlaşma” başlığı altında, bir “küresel köy” haline gelmiş gezegende bireylerden halklara varıncaya kadar herkesin niçin bir kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretme modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor. Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde “müzmin” sıradan insanla “müzmin” muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
körfez savaşı sırasında, suudi arabistan' daki amerikan birlikleri petrol kuyularına girişleri, arap güçleri de mekke yolunu koruyorlardı. herkesin kutsal yeri kendine göre!
"Bana gelince, kendimi kül ve toz yerine koyarak senin bakışın altında küçümsüyorsam da, yine de kendimde bilmediğim bir şey biliyorum sende... kendimde bildiğim şeyi, sen beni aydınlattığın için biliyorum, bilmediğim şeyi ise bilmemeyi sürdürüyorum, ta ki senin cemalin karşısında karanlıklarım öğle vakti aydınlığa dönüşünceye dek."
Ama yakınma, belli belirsiz bir yardım çağrısıdır da: Bir sıkıntının acıya dönüşmesini önlemek içini bir kulağın sizi dinlemesi yeterlidir bazen.
Kısacası boyun eğmez söz, toplumsal katmanlarda yukarıdan aşağıya öylesine yaygındır ki sonunda çıkardığı yaygarayla kalır, yapay bir çalkantıya dönüşür. "Bu böyle sürüp gidemez!" Her şeyin tıpkı önceki gibi sürüp gitmesi için kaç kez söyleniyor bu?
Modern insanı başka bir düş kırıklığı bekliyor: Dünyada biricik olduğunu sanması ama herhangi biri olduğunu anlamasıdır bu.
.....
Tutalım ki siz yüreği yalnızca olağanüstü kadınlar için titreşen ince mi ince, süzülmüş bir aşık sanıyorsunuz kendinizi; ama bir anketten, kendi meslek ortamınızdaki Fransızların yüzde 75'iyle aynı zevkleri paylaştığınızı öğreniyorsunuz. Her türlü özel tanımın, her türlü kesin gerekirciliğin üstünde olduğunuzu düşünüyordunuz: Ne ki sizin aşk seçimleriniz sınıfsal aidiyetinizi vurguluyor yalnızca.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Masumiyetin Ayartıcılığı
Baskı tarihi:
Nisan 2006
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755394862
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La tentation de I'innocence
Çeviri:
Hamdi Tuncer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Birkaç yüzyıllık bir zaman dilimi içinde, ekonomik, toplumsal, siyasal, dinsel anlamlarda tüm cemaat bağlılıklarını yadsıyarak yükselen, geçen yüzyıldan itibaren bireyi Tanrılaştıran, XX. yüzyılın sonuyla da hem sosyal devletin hem de ideolojilerin ve sosyal sınıf çatışkılarının, en azından görünürde gerilemesiyle son bağlarından da kurtulan Batılı insan, şimdi kendine inşa ettiği bu “özgürlük” tapınağında yalnız kalmanın acısını dillendiriyor. Masumiyetin Ayartıcılığı’nda esas olarak Batı’ya, ama daha çok da Avrupa’ya odaklanarak, modernite içinde bireyin geldiği son noktayı irdeleyen Pascal Bruckner, ironik anlatımıyla Batılı erkek ve kadını hedef tahtasına oturtuyor. Bireyciliğin içinde bulunduğu aşamayı, başlıca semptomu edimlerin sonuçlarından kaçmak olan bir hastalık olarak değerlendiren yazar, teşhisini de şöyle dile getiriyor: “Özgürlüğün sıkıntılarına katlanmadan nimetlerinden yararlanmaya kalkışmayı, masumiyet diye adlandırıyorum ben. İki yönde gelişiyor bu masumiyet: çocuksuluk ve kurbanlaşma. ”Sorumluluk üstlenmenin giderek mutsuzluğun kaynağı olarak algılandığı bir çağda, bu iki eğilimin de nasıl birer sorumsuzluk stratejisi oluşturduğunu medyadan toplumsal yaşama, siyasal olaylardan savaşlara, erkek-kadın ilişkilerine dek birçok sarsıcı, hatta tedirgin edici örnekle gösteriyor Bruckner. Yüz yıldır Batı’nın yeni putu, yeni küçük aile Tanrısı olarak nitelediği “çocuk” etkenini, sürekli sürpriz ve sınırsız doyum ilkesine dayalı tüketim toplumuyla ve eğlence sektörüyle ilişkilendiren yazar, masumiyetin diğer ayağı olarak koyduğu “kurbanlaşma” başlığı altında, bir “küresel köy” haline gelmiş gezegende bireylerden halklara varıncaya kadar herkesin niçin bir kurbanlaşma stratejisi izlediğini, medyanın ve özellikle televizyonun haber üretme modelinin bu eğilimde oynadığı rolü inceliyor. Bruckner, şeytanın avukatlığına soyunduğu bu eserinde “müzmin” sıradan insanla “müzmin” muhalife, üzerinde düşünüp kendilerini gözden geçirmelerini sağlayacak bir yığın soru yöneltiyor.

Kitap istatistikleri