Mavi Köpeğin GözleriGabriel Garcia Marquez

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.160
Gösterim
Adı:
Mavi Köpeğin Gözleri
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789750718540
Kitabın türü:
Çeviri:
Emrah İmre
Yayınevi:
Can Yayınları
"Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. 'Çulluklar gözlerimizi oydu,' dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: 'Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.' Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik."
Rüyalar, kazalar, pişmanlıklar, inanç, özlem ve ölüm...

Büyülü gerçekliğin gizemli ve puslu atmosferlerle buluştuğu bu öykülerde Gabriel García Márquez, yatalak bir genç adam, kedisinin bedenine girmek isteyen bir kadın, evladının ölümünün yaraladığı bir anne, ikizi ölen bir kardeş, gözleri çulluklar tarafından oyulan üç adam, kurbanını sabırla bekleyen ölüm meleği gibi birbirinden çok farklı kurgusal ve mitolojik kahramanlara gönderme yapan kişiliklerin, bedensel ve düşünsel hassasiyet anlarını anlatıyor.

Yazarın ilk eserlerini barındıran Mavi Köpeğin Gözleri, Márquez'in 1947-1955 yılları arasında yazdığı on iki öyküden oluşuyor. Kitap, tarzı, temaları, karakterleri ve bilhassa yazarın "Yüzyıllık Yalnızlık'a değişmem," dediği "Çullukların Gecesi" öyküsüyle bir Márquez şenliği.
Edebi açıdan oldukça başarılı bir eser. Ne ara başladım ne ara bitti anlam veremedim. Sanırım benim edebi türlere zaafım var, başladığım zaman tüm çabam bir an önce olay örgüsünün sihrini kaybetmeden okumak ve kitabı bitirmek.
Bu eser her ne kadar farklı hikayelerden oluşuyor olsa da yazar dar alanda güzel mesajlar vermiş. Konu edebiyat oldu mu ve üstüne bir de Nobel ödüllü bir yazarsanız şaşmamak gerek eserin başarısına. Okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim...
Marquez bu kitaptaki öyküleri yazdıktan sonra ya öldü ve diğer eserlerini ölüyken yazdı, ya da bu kitaptaki öyküleri yazdıktan sonra yeniden doğdu ve diğer eserlerini yazdı. Ben yeniden doğduğunu düşünüyorum. Bu öyküleri okudukça yazarın nasıl bir gelişim geçirdiğini gözlemleyebiliyorsunuz. Marquez Çullukların Gecesini sahiplenmiş lakin ben daha farklı öyküleri sevdim. Mavi köpeğin gözleri, Saat altıda gelen kadın, Ölümün öteki kaburgası ve Üçüncü teslimiyet sevdiğim öyküler arasında yer aldı. Marquez'in kitapları içinden ilk bu kitabı okursanız sakın yazar hakkında bir karara varmayın, bu kitap sizi aldatır.

Benzer kitaplar

Marquez'in nefis on iki adet sürrealist öyküsü inanılmaz betimlemeleriyle oldukça doyurucuydu. Bir tanesi belki bu sınıfın dışına çıkabilir o da; Saat Altıda Gelen Kadın 'dı. En uzun öyküsü ve bence en iyisiydi. Heyecanla okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Yine düşsel anlatım ve sürrealizmin zirvelerinde dolaşan yazarın belkide okuduklarım içinde en gizemli kitapların biriydi şüphesiz. Eğer sıkı bir Marquez hayranı iseniz bu kitabı da okumanız kaçınılmaz olacaktır.
Kitap kafede başladığım bir kitap. Yazar uzun zamandır ilgimi çeken bir yazar. "Bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. Ama başlatan ve bitiren aynı kadın olmayabilir." sözü nedeniyle ilgimi çektiğini söyleyebilirim. Şuanda listemde olan kitapları var. Bu kitabı arkasını okuyunca Charles Dickens in "Gizemli Hikayeler " ine benzettim. İçerisinde tıpkı o kitap gibi fantastik kısa öyküler var.
Bu tür öyküler sevenlerin beğeneceği bir kitap. Malesef 3. hikayede yarım bırakmak zorunda kaldım. Çünkü kitap kafede satılmış kitap yenisi de yoktu. Kısa sürede kütüphame katacağım.
Mavi Köpeğin Gözleri , Gabriel Garcia Marquez’in 14 hikayeden oluşan müthiş zevkli ve hayal gücünüze , zihninize oyun oynayan kitabı.
Hikayelerde ne olduğunu çoğu zaman geç anladım. Sayfaları başa dönüp , tekrar gözden geçirdiğim “Acaba doğru mu anladım?” diye kendime sorduğum çok zaman oldu. Marquez’in tuhaf hayal dünyasını incelerken , “Yok artık!” dedim. Müthiş keyifliydi.
On dört hikayeden en çok beğendiklerim ise :
Üçüncü Teslimiyet, Ölümün Öteki Kaburgası, Üç Uyurgezerin Çilesi, Natael’in Ziyareti, Mavi Köpeğin Gözleri, Saat Altıda Gelen Kadın.
Marquez’in çok överek bahsettiği Çullukların Gecesi benim için Mavi Köpeğin Gözleri’nden daha geri plandaydı. Çullukların Gecesinde siz ne tür duygular hissettiniz bilmiyorum ama bana biraz Kırmızı Pazartesi’yi anımsattı. Hikayenin tam olarak içine giremedim nedense. Girebilen varsa hislerini yorumda belirtirse sevinirim.
Benim içlerinden en beğendiğim hikaye Mavi Köpeğin Gözleri oldu. Bu yüzden bu hikayeyi incelemeyi seçtim.
Hepimiz rüya görüyoruz, peki rüyamızda gerçek hayatta hiç görmediğimiz birini görüyor muyuz? Ben arada sırada görüyorum ama bana illaki görmüşsündür diyorlar. Bu hikayemizde bir erkek ve kadın baş rolleri paylaşıyorlar. Birbirlerini sadece rüyalarda gören bir erkek ve kadın…Tek fark adam uyandığında kadına dair hiçbir şey hatırlamıyor ancak kadın adama dair her şeyi hatırlıyor. Hatta onu arıyor. Adam da arayacağına söz veriyor ama ne yapsın, hatırlayamıyor bir türlü. Bir de birbirlerini bulmak için bir parola belirlemişler. “Mavi Köpeğin Gözleri” işte bu parolamız. Rüya aleminin o flu , puslu havası beni içine aldı.
Genellikle yazar ölüm konusuna çokça değinmiş, biraz sayko şeyler var bu hikayelerin içinde yazarın nevrozları beni korkutmadı değil yani. Onun haricinde okunulacak güzel hikayeler var. Farklı hikayaler. Yazar yoluna farklı yoldan gittiğini bir karakteri aracılığıyla da bize söylemiş. “Hayatı boyunca dairesinden işyerine giderken her gün aynı yolu kullanmıştı.” Bu karakter farklı bir yoldan gidince içini nihayet dökebiliyor.
Yazar da bu farklı yolda bilinçaltını bize dökmüş ve rahatlamış durumda bana göre. İyi okumalar dilerim! 
Yazarın bu kitabı 1982 Nobel Edebiyat Ödülü almış olup,oniki öyküden oluşuyor.

Ağırlıklı olarak karamsarlık ve ölümün ( ruh hallerinin ) anlatıldığı bu kısa öyküler, aynı zamanda sürükleyici ve akıcı bir dile sahip.

Bu türden hoşlanan okuyuculara tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Kendinizle mezarınız arasında yalnızca ölümünüz olduğunu hiç düşündünüz mü? Veya aynadaki yansımanızın sizi neden taklit ettiğini? Peki, ağaçtaki portakalların içinin birisinin “ölümün mutlak soluğuyla buz kesmiş etiyle” dolduğunu bilseydiniz o portakalları yiyebilir miydiniz? Ya da gözkapaklarınız kapalıyken hayat enerjisinden müthiş tasarruf ettiğinizi, organizmanızın gereksiz harcamalar yapmasını tamamen engellediğinizi biliyor muydunuz?
Mavi Köpeğin Gözleri, Gabriel Garcia Marquez’in dünyanın dört bir yanında okurların kalbini kazanan Yüzyıllık Yalnızlık ve Kolera Günlerinde Aşk gibi eserlerinin öncesinde, 1947-1955 yılları arasında kaleme aldığı öyküleri barındırıyor. Gerçeklikle büyüyü etkileyici bir biçimde bir araya getirebilen Marquez, okurlarını her satırda şaşırtmaktan da geri kalmıyor. Büyülü gerçekçiliğin yaratıcısı olarak bilinen yazar, zaman kavramı olmayan öykülerinde gerçekle masal arasında gidip geliyor. Masallar kadar büyülü olduğu gibi 3’üncü sayfa haberleri kadar da rahatsız edici olabilen hikayeler insana cidden “Marquez anlatılmaz, yaşanır” dedirtiyor.

Gözleri çulluklar tarafından oyulan üç adamın hikayesini ele alan Çullukların Gecesi benim favorim oldu. Sonradan fark ettim ki tanıtım yazısında Marquez’in bu hikayeyi Yüzyıllık Yalnızlık’a bile değişmem dediği belirtilmiş. Özellikle Marquez’in dünyasına nereden dalacağını bilemeyenler için çok güzel bir başlangıç olur Mavi Köpeğin Gözleri.
(alıntıdır)
Yazar gerçekten kitabın hakkını vermiş.Betimlemeler beni resmen mest etti.Zaten aldığı nobel ödülü bunu gösteriyor.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Beklediğimden fazla etki yaptı.Ölümün betimlemesini bu kadar iyi yapan bir yazar daha önce okumamıştım.Ölüm anını okura hissettiriyor.Okumanızı tavsiye ederim.
"Mavi köpeğin gözleri" 12 hikâyeden oluşmaktadır. Gabriel Garcia Marquez'in ilk eserlerini yazdığı ve Nobel ödülünü aldığı kitapta ölüm konusu hemen hemen bütün hikâyelerinde yer almakta. Bundan dolayı kitap genellikle puslu ve karamsar bir ortamda geçiyor. Hikâyelerde ayrıca iç hesaplaşma, pişmanlıklar, inanç ve özlem yer almaktadır. Özellikle "Mavi köpeğin gözleri, Saat altıda gelen kadın, Çullukların gecesi ve Birisi bu gülleri darmadağın ediyor" bana göre en dikkat çekici hikâyeler arasında.
Gabo'nun birbirinden lezzetli 12 öyküsünün bulunduğu kitap. Her hikayede ölümle alakalı bir iz var. Bu yüzden karamsar bir döneminizdeyseniz okumanızı tavsiye etmem. Son hikayede ise artık 'Yüzyıllık Yalnızlık'a (ki bu kitap hayatımda okuduğum en iyi kitaptır diyebilirim) göz kırpmış.
Marquez'in tarzının oluşum haritası niteliğinde. İlk hikayelerindeki betimlemeler kaçırılmaması gereken detaylar.
Okunması anlaşılması zor bir Marquez öykü seçkisi. İmgelem çok yoğun, Marquezin inceden inceye anlattığı doğaüstü olaylar bu öykülerde çok fazla. Bu da daha gerçekçi öykü seven kişiler için öykünün içinde kaybolmayı zorlaştırıyor. Belli bir mesafede kalıyor, içinde kaybolamıyorsunuz diğer Marquez kitaplarının aksine.
Ölüm kavramıyla da fazlasıyla haşır neşir. biraz ürkütücü bu sebeple.
Marquez, büyülü gerçekçilik tekniğini bu öykü kitabında adeta tam bir büyüye dönüştürüyor. Alışık olmadığımız, kolay okunamayan, anlamak için biraz karışık ve benzetmelerin fazlasıyla ön planda olduğu bir düzine öykü. Hepsi olmasa da bazıları gerçekten çok hoşuma gitti.
Ama sağlığına kavuşunca oturup çocukluğundan bahsedemeyecekti. Çocukluğunu hiç yaşayamamış, ölü olarak geçirmişti.
Tabutun içindeyim, gömülmeye hazırım, oysa ölmediğimi biliyorum;canım kalkmak istese kolaylıkla kalkabilirdim.En azından manevi olarak kalkabilirdim, ama buna değmezdi.Hastalığım , ''ölüm'' dolayısıyla ölmekti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mavi Köpeğin Gözleri
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789750718540
Kitabın türü:
Çeviri:
Emrah İmre
Yayınevi:
Can Yayınları
"Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmediğimiz bir yerde oturduk. Yanımızdan birçok ses geçti. 'Çulluklar gözlerimizi oydu,' dedik. Seslerden biriyse şöyle dedi: 'Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almışlar.' Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik."
Rüyalar, kazalar, pişmanlıklar, inanç, özlem ve ölüm...

Büyülü gerçekliğin gizemli ve puslu atmosferlerle buluştuğu bu öykülerde Gabriel García Márquez, yatalak bir genç adam, kedisinin bedenine girmek isteyen bir kadın, evladının ölümünün yaraladığı bir anne, ikizi ölen bir kardeş, gözleri çulluklar tarafından oyulan üç adam, kurbanını sabırla bekleyen ölüm meleği gibi birbirinden çok farklı kurgusal ve mitolojik kahramanlara gönderme yapan kişiliklerin, bedensel ve düşünsel hassasiyet anlarını anlatıyor.

Yazarın ilk eserlerini barındıran Mavi Köpeğin Gözleri, Márquez'in 1947-1955 yılları arasında yazdığı on iki öyküden oluşuyor. Kitap, tarzı, temaları, karakterleri ve bilhassa yazarın "Yüzyıllık Yalnızlık'a değişmem," dediği "Çullukların Gecesi" öyküsüyle bir Márquez şenliği.

Kitabı okuyanlar 221 okur

  • Kaan KAPLAN
  • Sena Duman
  • BilgeSevgi
  • İbrahim Abanoz
  • sierva maria
  • Dilek Kafadar
  • Burak Ö.
  • Serenay
  • SELİN NAS ASLAN
  • Cennet Karayanık

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%27.2
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%10.5
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.1 (14)
9
%18.3 (15)
8
%26.8 (22)
7
%15.9 (13)
6
%11 (9)
5
%8.5 (7)
4
%1.2 (1)
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları