Mavi Saçlı Kız

8,4/10  (437 Oy) · 
2.377 okunma  · 
362 beğeni  · 
8.617 gösterim
Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yakıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır.
Burçak Çerezcioğlu, 16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu.
Bu kitapta, kısa bir yaşamın kederini, güzelliğini acısını, bir savaşı okuyacaksınız.
Ne yazıktır ki kurmaca olmayan bir hayatın öyküsünü.Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın.
Sabahları
Hasta uyanmanı istiyorum.
Hastaysan eğer
Yaşıyorsun demektir.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2016
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789753637084
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Semih 
 20 Ara 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Lösemili genç bir kızın günlüğünü ve fotoğraflarını barındıran; yaşama sevinci, ölüm ve aşk konularını iç içe işleyen ve kitabın yazarının kitabın kahramanı olduğu eserdir.

Sarsıcıdır. Uzun süre sizi düşünmeye iter. Yaşamı sorgulatır. Etkisinden kurtulmak haftaları; hatta ayları alabilir.

Mavi Saçlı Kız, ablamın ergenlik dönemindeyken eve getirdiği ve aylarca okuyup bitiremediği kitaplardan yalnızca biriydi. Tıpkı Bir Genç Kızın Gizli Defteri gibi. Ben ise kitap okumayı seven, her bulduğunu okuyan, tipik yaramaz erkek kardeşler gibi ergenlik çağındaki ablamın eve getirdiği kitapları gizlice alarak gece yarıları okuyordum. Ablam 19, ben 17 yaşındaydım. Burçak Çerezcioğlu ile tanışmam da bu şekilde gerçekleşmişti...

Mavi Saçlı Kız’ı da diğer kitaplar gibi ablam uyuduktan sonra gizlice alıp okumaya başlamıştım. Şu an kitabın içeriğinde yer alan hiçbir olayı ve hiçbir cümleyi hatırlamıyor olmama rağmen, beni nasıl sarstığını ve yastığımı sırılsıklam bırakacak derecede ağlattığını bugün dahi unutamam. Ağlarken, aynı odada yattığımız ablam uyanmasın diye yorganı üstüme çektiğim anlar ise hala hafızamda capcanlı bir şekilde korunmaktadır.

2-3 gün süren okumam neticesinde, içimi dışıma çıkaran ve hüngür hüngür ağlatan bu kitap aynı zamanda beni büyük bir çelişkide de bırakmıştı. Çelişkim; Burçak'ın ölmemesi için kitabı artık okumak istememem ve Burçak'ın kurtulma mucizesini içimde gizlice sakladığımdan kitabı hızlıca okumak istememdir. Unutamadığım bir zamana ait unutamadığım bir çelişkidir.

Kitabı okuyacak arkadaşlara tavsiyem, psikolojik olarak kendinizi zayıf hissettiğiniz bir dönemde bu kitaba başlamayın. Ama mutlaka bir gün okuyun.

Aysel 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

" Sen hey günlüğüm`ü okuyan çok şanslısın. " diyor başlarken Burçak... Sanki yıllar geçecek günlüğü`nü okuyacaklarını biliyormuş gibi.

12 yaşından günlük tutmağa başlar Burçak. İlk başta her şey normaldir. Okurken de görürsünüz. Doğal genç kız düşünceleri. İronik olanı ne biliyor musunuz? Burçak ; günlük tutmağa Anne Frank`a özenerek başlıyor. Sonunun ona benzeyeceğini bilmeye bilmeye...

Kitab`ı eleştirmek gibi bir niyetim yok. Buna hakkım olmadığını da biliyorum. Nasıl eleştire bilirim ki, nasıl niye böyle yazmış diyebilirim ki, yaşadıklarını yazdığını bile bile...

Elimizde olanların, yanıbaşımızda duranların hatta bizden uzak duranların da kıymetini bilelim... Hayat çok kısa... Bugün yanımızda olduğunu bildiğimiz birini yarın göremeye biliriz... Onun için kimsenin kalbini kırmamaya çalışalım. Mavi Saçlı Kız bize bunları anlatmağa çalışıyor...

Keyifli okumalar.

silaes 
02 Haz 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

7. Sınıf öğrencisi olduğum dönemde Türkçe ögretmeni bu kitabı tüm sınıfa zorla okutup bide sınav yapmıştı. Tüm sınıf harıl harıl okumuştu. Kitap sınavdan yüksek not alma aracına dönüşmüştü. Sırf baskıyla okutulduğu için o zamanlar okumamıştım kitabı. O zaman okuyanların hangisi, kitap hakkında ne hatırlıyordur; orasi meçhul. İyki bu dönemde anlayarak okudum. İyki o zaman sınavdan yüksek not alma kaygısıyla okumamışım. Okumamın tam yeri ve zamanı içinde bulunduğum zaman dilimi ve mekanmış.
Kitabın eleştirilecek veya bu şöyle oldu-böyle olsaydı diye yorumlanacak bir tarafı yok. İyki yazılmış bu kitap ki ölümünden seneler sonra bile birileri, arkasından onu rahmetle anabiliyor....

Benim ilgimi çeken başka bir hususta var. Evlat sahibi değilim. Lakin benim kızım bu hastalığa yakalansaydı bu kadar serbest bırakmazdım sanırım ya da yaşadıkları, gezdikleri yanına kar kalsın diye ailecek daha da dağıta bilirdik. Bilmiyorum... Allah'ta öğretmesin inşallah.

Cezmi Yazı 
12 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Mavi saçlı kız.
Yıllar önce okudum. Ve tekrar okumayı düşünüyorum. Lise yıllarım. Kitap okumaya geçmesinin en yoğun olduğu dönemler 100 temel eserin neredeyse hepsini bu dönemde okudum. Bir boşluk hissettiğim bir dönemde matematik hocam bir hediye ile geldi sınıfa. Hediye bana idi. Sebebi neydi hala bilmem. Sözel sınıfı idik sınıfın hepsi düzenli kitap okurdu. Ama hoca beni seçmişti bu özel kitap için. Neyse aldım kitabı biraz evirip çevirdim. İlk başta okusam mi diye tereddüt ettim. Lakin elimde bir kitap vardı o zaman. Neyse elimdeki kitabi yarım bıraktım hocam için. Kitaba başladım. Adım burçak diye başlayan bir günlük bı iki sayfa okuduktan sonra bağlandım kitaba. Kanser tedavisi gören bir çocuğun kendi kaleminden çıkan bir gunluk. Burçak seçtiği her kelimeyi özenle seçmiş. Paldır küldür yazmamış . Her kelime ayrı bir yürek ifadesi taşıyor. Burcagin kansere yenik düşmesi sonrası ailesi tarafından kitaba dönüştürülmüş. İyiki de dönüştürülmüş. Bir çok kanser mücadele hikayesi okudum ve ya dinledim ama asla ve asla direk birinin yaşayan birinin mücadeleyi veren birinin ağzından çıkan sözler kadar etkili olamayacağını fark ettim. Teşekkürler burçak teşekkürler ailesi.
Burcak cerezcioglu mavi saçlı kadin kitabını okudum kısa bir süre de bir çırpıda denilebilecek bir sürede . Sonra sınıfta sürekli el değişti. En son tekrar bana geldi kitap. Tabi beni etkileyen her kitapta olduğu gibi bunda da aynısı yaptım. Kitabı yolculuğa çıkardım. İlk sayfasında su sözleri yazarak tabi. Bu kitabı okuduktan sonra kitabı bir başkasına teslim edeceğim. Bunun için söz veriyorum. Bu imzaya kitap yola çıktı umarım bir gün tekrar bana döner

11 yaşından itibaren günlük tutan küçük bir kızın hayatına,isteklerine,aşklarına ve en son Lösemi'yle savaşına tanıklık ettim. Evet günce olduğu için çok sıkıcı bir kitaptı. Ama okunmaya değer diye düşünüyorum. Burçak'ın bu lanet hastalık karşısında en büyük şansı guzel bir aileye sahip olması.

Yonca YAVUZ AKÇAY 
03 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl bir günlüktür o öyle gözyaşlarımı bir dakika bile tutamadım. içimi çeke çeke ağladım.
'Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yakıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır. Burçak Çerezcioğlu, 16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu.Bu kitapta, kısa bir yaşamın kederini, güzelliğini, acısını, bir savaşı okuyacaksınız. Ne yazık ki kurmaca olmayan bir hayatın öyküsünü. Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın. Sabahları hasta uyanmanı istiyorum. Hastaysan eğer yaşıyorsun demektir.' bu sözlerin üsütne daha ne yazılabilri ki :(

Ezgi Eroğlu 
24 May 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Ne güzel hayalleri vardı öyle... Inanıyordu hayallerinin elbet bir gün gerçek olacağına. Benim gibi... Ama çoğunu gerçekleştiremeden gitti.

Genç yaşta kanserle boğuşan Burçak'ın günlüğü, geçirdiği süreç , aşkları,hayal kırıklıkları,umutları 16 yaşındaki bir kız nasıl işlerse güncesine öyle işlemiş okudukça kendimi yerine koydum. Üzülmemek, bu güzel kız şimdi hayatta değil diye düşünmemek elde değil. Sonrasında internetten kendi ile ilgili tüm videoları üzülerek izledim..

Nefise Şahin 
22 May 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitap, bir gerçekliğin üzerine kurulmuş. 12 yaşından başlayarak, o zamanlarda yaşayan bir kızın, gençliğe uzanırken kanserle ağırlaşan ve yine bununla noktalanan yaşamı. Kızın, kanser olduğu dönemleri okuyup hüzünlenmemek elde değil.

Ve kapak, Burçak'ın günlüğünde bahsettiği ve hayal ettiği bir kapak. Gayet hoş ve güzel.

İbrahim 
24 Ara 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aysel Hanım'ın incelemesini okuyunca bende bu kitap ile ilgili bir inceleme yazma ihtiyacı hissettim. Burçağın kısacık yaşam öyküsü aklıma gelince tüylerim diken diken oldu, gözlerim yeniden doldu. Bu kitabı okurken hayatın ne kadar değerli ve aynı zamanda kırılgan olduğunu, bizim için anlamı olan kişilere hakettikleri değeri mutlaka hissettirmek gerektiğini, ömrün hoyratça ve sorgulamadan geçirilmesinin ne büyük bir hata olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitap, en çok değer verdiğimiz insanların göz göre göre hayatımızdan ve bu dünyadan nasıl yitip gidebileceğini ve bizimde bunu çaresizce kabullenmekten başka bir şey yapamayabileceğimizi anlatıyor. Ruh haliniz iyi iken bu kitabı okuyun. Ruh haliniz kötü iken ise mutlaka okuyun. Böylece sizi olumsuz duygulara iten meselelerin ne kadar üzülmeye, kızmaya, çökkünlüğe sürüklenmeye değer olup olmadığını tekrar ve daha objektif olarak değerlendirebilirsiniz. Bu günlükte, günlüğü tutan çocuğa bir süre sonra lösemi tanısı konuyor ve hastalıkla mücadele sürecinde Burçak günlüğüna yazmaya devam ediyor. Onun günlüğüne yazdıklarından ruh halini, savaşını, yaşadıklarını sizde yaşıyorsunuz adeta. Evlat acısı... Allahım sen bunu hiç bir ana babaya yaşatma.
Bu kitabı yıllar içinde bir kaç defa alıp benim için önemli insanlara hediye ettim. Geçenlerde sahaflarda gözüme çarptı ve tekrar aldım. Burçağı öyküsünü ise, çocuklarıma baktığımda bazen hatırlıyorum hala ve ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum bir kez daha...

Kitaptan 102 Alıntı

Aysel 
08 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Hiçbir zaman, hiçbir yerde bulamam mutluluğu, çünkü o içimde. Boşuna aramamalı onu. Boşuna kaçmamalı. Kaçmak, sadece kendinden kaçıştır. Sadece... "

Mavi Saçlı Kız, Burçak ÇerezcioğluMavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu
Aysel 
09 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

" İstanbul insanı yiyip bitiren bir şehir. Çok kalabalık, çok pis, çok gürültülü. Bir de sanki İstanbul'un üsütünde kara bir bulut varmış gibi, huzurlu bir şehir değil bence. İnsanları sürekli mutsuz. Sabah sokağa çıktığınız da yüzü gülen kaç kişi görebiliyorsunuz? "

Mavi Saçlı Kız, Burçak ÇerezcioğluMavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu
Aysel 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

" Bir güç var ve bu güç bizi bir araya getirdi. Ben yaşamdan bıkmış, hiç yaşama isteği olmayan biri, sen ise yaşama gücünle iyileşmiş, yaşam dolu birisin... "

Mavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu (Sayfa 230)Mavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu (Sayfa 230)
Aysel 
01 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

“İster acıklı, ister mutlu; ister uzun,ister kısa..
Film bitiyor bir gün. Olması gereken, olması gerektiği zamanda oluyor..
O an ışıklar yanıyor.. Perdedeki görüntüler sona eriyor.
Seyrettikleriniz hayal oluveriyor..”

Mavi Saçlı Kız, Burçak ÇerezcioğluMavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu
Aysel 
09 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

" Neden hepimiz hayatı dolu dolu yaşamak yerine, hayatı monoton bir halde yaşıyoruz. Eğer yaşamak buysa biz yaşamıyoruz. Muhakkak bir şeylerin elimizden kayması ve acı günlerimi yaşamamız gerek sanki? Bunlar ders olmadan anlayabilsek yaşamanın değerini, her şey çok daha güzel olurdu."

Mavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu (Sayfa 243)Mavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu (Sayfa 243)
PirayeⓂⓂ◻ 
16 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bazen bir insanı çok iyi tanıdığımı sanıyorum. Ama yanılıyorum. Bir insanı tanımak için bazen beş yıl bile yetmeyebilir.

Mavi Saçlı Kız, Burçak ÇerezcioğluMavi Saçlı Kız, Burçak Çerezcioğlu
11 /