Medeniyet, Kültür, SanatGündüz Vassaf

·
Okunma
·
Beğeni
·
493
Gösterim
Adı:
Medeniyet, Kültür, Sanat
Alt başlık:
Uçmakdere Yazıları 3
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
316
ISBN:
9789750514173
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Doğaya, başka canlılara duyarlı, modernizmin hızından, tüketimin hırsından haz duymayan, hiyerarşiyi reddeden, yeni bir küresel kültür gözümüzün önünde doğmakta. Ardından türümüz uygarlığında yeni bir döneme girilecek. Teknolojideki hızlı dönüşümler gibi, içinde yaşadığımız tarih de eskisine göre hızlı değişiyor. Yeter ki, düzenin kalıcılığına koşullanmamızdan silkinebilelim."Sadece ihtiyacımızı gidermekle yetindiğimiz "avcı-toplayıcı" günlerimizden, "kullan-at" toplumlarına geldik. Bilim ve teknikteki ilerleme sınır tanımıyor. İnsanlık sürekli "ilerleme" iddiasında.

"Kültür"ler arasında yaratılan hiyerarşi pek dikkat çekmiyor, zira egemen düzen "kültür" kavramını da tekeline almış durumda. Estetik kaygıdan yoksun, haz vermekten uzak, anlaşılması güç kavramların birlikteliğinden meydana gelen bir sanat anlayışı karşısında, anlamadığı her şeye "Bu, sanat değildir" peşin hükmünü yapıştıran bir ortam söz konusu. Günümüzde kravat takmayı bile uygarlaşmak sanan insanlar var… Gündüz Vassaf, "Uçmakdere Yazıları"nı bir araya getirdiği Türkiye Sen Kimsin? ve Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!'den sonra Medeniyet, Kültür ve Sanat'ta da insanlığın evrensel soru ve sorunlarından yola çıkarak yeni sorular soruyor, alışılagelmiş cevaplarla yetinmiyor. Medeniyet, kültür ve sanat kavramlarına değişik açılardan yaklaşarak farklı biçimde düşünme ihtimallerinin kapılarını açan Vassaf, okurunu bir kez daha sorgulamadan, düşünmeden inanmamaya çağırıyor…
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
O Hollandalılar ki, 20. yüzyıl başlarında ırkçı ideolojilerine kılıf bulmak için yerli halkı (yani siyahları) Tanrı'nın İncil'de kardeş katili olarak lanetlediği Kabil'in ecdadı olduklarını ulusal kurtuluş masallarına yerleştirmiş, bu 'gerekçeyle' yerlileri aşağılayıp apartheid rejimlerini yıllarca sürdürmüşler. (Osmanlı İmparatorluğu bile haritalarında Afrika'nın güney kısmının doğu kıyıları olan bu topraklara 'Kafiristan' demiş.)
Müslüman ülkelerde kadınlara oy hakkı, ben doğduktan sonra verildi (Türkiye hariç). Vatikan, Suudi Arabistan gibi din totalitarizmi uygulayan ülkelerde hala yok. Peygamberlerin hepsinin erkek olduğu dünyamızda en çok dinler kaldı kadına güvenmeyen, onlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapan...
Artık çocuk yapmak için bile erkeğe ihtiyaç yok. Bırakın sperm bankasından alışveriş yapıp iki kadının ebeveyn olabilmesini, bilimsel gelişmeler kadınların sperme gerek kalmadan çocuk yapmasını da mümkün kılıyor.
Tarihimiz en akıl almaz şeyleri nasıl düşünce ve inanç sistemlerimizin bir parçası, hatta merkezi yaptığımızın örnekleriyle dolu. Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'in sularını iki yana ayırmasını, Hazreti İsa'nın Tanrı'nın oğlu olarak bakire anasından doğmasını, Müslümanların her yıl şeytan taşlamasını ve bu üç dinin insanlarının aynı Tanrı adına birbirlerini katletmelerini bir yana bırakalım bilim adına inandıklarımız da bazen efsanelerimiz kadar renkli, geleneklerimiz kadar kör olabiliyor.
O Descartes değil mi iyice düşünüp taşındıktan sonra, insanın ruhunun Tanrı'ya ait olduğuna inandığından, hayvanların şuuru yoktur demeye mecbur kalıp onların acı çekmediklerini iddia eden? Tıpkı 'uygar' insanın savaşmak istediği düşmanını kendinden aşağı görmesinin onların katliamını mubah kılması gibi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Medeniyet, Kültür, Sanat
Alt başlık:
Uçmakdere Yazıları 3
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
316
ISBN:
9789750514173
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
"Doğaya, başka canlılara duyarlı, modernizmin hızından, tüketimin hırsından haz duymayan, hiyerarşiyi reddeden, yeni bir küresel kültür gözümüzün önünde doğmakta. Ardından türümüz uygarlığında yeni bir döneme girilecek. Teknolojideki hızlı dönüşümler gibi, içinde yaşadığımız tarih de eskisine göre hızlı değişiyor. Yeter ki, düzenin kalıcılığına koşullanmamızdan silkinebilelim."Sadece ihtiyacımızı gidermekle yetindiğimiz "avcı-toplayıcı" günlerimizden, "kullan-at" toplumlarına geldik. Bilim ve teknikteki ilerleme sınır tanımıyor. İnsanlık sürekli "ilerleme" iddiasında.

"Kültür"ler arasında yaratılan hiyerarşi pek dikkat çekmiyor, zira egemen düzen "kültür" kavramını da tekeline almış durumda. Estetik kaygıdan yoksun, haz vermekten uzak, anlaşılması güç kavramların birlikteliğinden meydana gelen bir sanat anlayışı karşısında, anlamadığı her şeye "Bu, sanat değildir" peşin hükmünü yapıştıran bir ortam söz konusu. Günümüzde kravat takmayı bile uygarlaşmak sanan insanlar var… Gündüz Vassaf, "Uçmakdere Yazıları"nı bir araya getirdiği Türkiye Sen Kimsin? ve Kimliğimi Kaybettim, Hükümsüzdür!'den sonra Medeniyet, Kültür ve Sanat'ta da insanlığın evrensel soru ve sorunlarından yola çıkarak yeni sorular soruyor, alışılagelmiş cevaplarla yetinmiyor. Medeniyet, kültür ve sanat kavramlarına değişik açılardan yaklaşarak farklı biçimde düşünme ihtimallerinin kapılarını açan Vassaf, okurunu bir kez daha sorgulamadan, düşünmeden inanmamaya çağırıyor…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Şule
  • Melisa Eylem
  • sezgin
  • İdris Yılmaz
  • Lütfiye SOYLU
  • Saim Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%66.7 (2)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0