Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu

·
Okunma
·
Beğeni
·
240
Gösterim
Adı:
Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
428
Format:
Ciltli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Şafak
''Bugün Ortadoğu'da halen geçerli olan siyasal sınırlar ve buralara eğemen olan karanlık rejimler, Batılı güçlerin saldırılarıyla yıkılan Osmanlı İmparatorluğu'nun tasfiyesinin acı birer sonucudur. Batı, o dönemde Osmanlı yönetimini kendi çıkarları için olabildiğince zorlayarak bugünkü statükoyu kabul ettirmiştir; günümüzde de yine kendi çıkarlarını ön planda tutarak mevcut statükoyu bir kez daha değiştirmek niyetinde. Bir önceki yüzyılın emperyal hesaplarının en büyük mağduru olan Türkiye, bu defa de benzer emperyal hesapların oyuncağı yapılmak isteniyor.

Daha adil bir dünya ideali için Türkiye'nin Ortadoğu'da yeniden ön plana çıkmasına ihtiyaç var.'',

Fehmi Koru, 2 Ocak 2003
Mete Hun
Mete Hun Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu'yu inceledi.
428 syf.
·8/10 puan
Ortadoğu tabiri pislik İngilizlerin ortaya attığı bir fikir çerçevesinde meydana gelmiştir, oyun kurucu olması hasebiyle. Uzak doğu da yine bunların ifade ettiği bir tabir burada dikkat edilmesi gereken nokta, uzak diyerekten bizim özellikle Orta Asya ile ve diğer ülkelerle olan uzaklığımıza dem vurarak kafa olarak bile uzaklaştığımız hissiyatını vermektedir. Neden? uzak batı orta batı veya yakın batı diye kavramlar silsilesi yok kimse bunu sorgulamak için çaba sar etti mi hiç sanmıyorum!!! Dünyada su anda hatta 19 yy. dan itibaren oyun kurucuların oyun alanına döndü, dünya bir türlü istedikleri gibi paylaşamadılar, burada paylaşamadılar derken de perde arkasından ezoterik kabalacı örgütler tarafından planlanan senaryoları bir ayağı özel şirketlerle diğer ayağıda devletler ile( milletler cemiyeti, birleşmiş milletler, NATO, cento, G7, sonra G8) gibi oluşumlarla oyunlarına devam edildi. Burada en büyük sorunu yahudi hristiyan temelli dünyaya ne İslam alemi ne Kadim Hint ve Kadim Çin dur diyebilmiş hatta içlerinden de bu duruma tepki gösteren birileri çıkmıştır. Orta Doğu'ya gelirsek büyük İsrail terör devletinin vaat edilmiş toprakları ve kara altın ikilisinin bölgeyi ne hale getirdiği ortadadır. Bunu dünyada tek dur diyebilecek akıl güç irade azim ise sadece ve sadece Müslüman Türkiye devletinin elindedir.
Israil yüksek mahkemesi, bir Israil hukuk derneğinin Filistinlilere elektrik şoku verilerek işkence edilmesinin yasaklanması için açtığı davayı reddetti. Israil genel savcısı bu davanın reddedilmesiyle ilgili açıklamasında, elektrik şokuyla veya diğer metodlarla yapılan işkencenin Filistinli savaşçıların planladığı birçok eylemin önüne geçtiğini ileri sürdü. Bu tarz kararlardan da anlaşıldığı gibi Israil, işkenceye yasal bir boyut kazandırıyor.
Bir hafta zarfında memleket müthiş bir inkilaba şahit olmuş bulunuyordu. Din namına ne kadar müessese varsa hepsi bir haftalık zamanda yıkılmıştı. Ne şeriat işlerinden sorumlu Şeriyye Vekaleti ve ne de Evkaf Vekaleti kalıyor, şeriat mahkemleri, din eğitimi veren yuvalar ve medreseler ve en önemlisi hilafet, yani din adına ne varsa hepsi bu kısa zamanda yıkılmış bulunuyordu. Bu itibarla 1924 senesi yıkım senedi ve yıkmak senesi olmuştu.
(...) Venedik de Yahudilerin oturmaya zorunlu tutuldukları mahalleye Ghetto Nuovo - Yeni dökümhane- adını vererek evrensel sözcük hazinesini zenginleştirdi. Çoğu şehirlerin gettolarında oturacakların sayısı kanunla belirtilmişti, gençler evlenmek için birinin ölüp, yerini boş bırakmasını beklemek zorundaydılar.
Neredesin Şevketli Sultan Hamid Han
Feryadım varır mı arigahına
Ölüm uykusundan bir lahza uyan
Şu nankör milletin bak günahına

Tahkire yeltenen tacü tahtını
Denedi bu millet kara bahtını
Sınadı sillenin nerm ve sahtını
Rahmet et sultanım suz-ahına

Tarihler ismini andığı zaman
Sana hak verecek hey koca sultan
Bizdik utanmadan iftira atan
Asrın en siyasi padişahına

Padişah hem zalim, hem deli dedik
İhtilale kıyam etmeli dedik
Şeytan ne dediyse biz belii dedik
Çalıştık fitnenin intibahına

Divane sen değil meğer bizmişiz
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz
Sade deli değil edepsizmişiz
Tükürdük atalar kalbigahına!
"Uluslararası hesaplaşmanın Ortadoğu'da görülmesi, dünyanın en çetin çatışmalarının Ortadoğu'da yaşanması bir rastlantı değil. Çünkü Ortadoğu yeryüzünün en değerli noktası."
Katliam ve büyük çapta kan dökme, Irak tarihinde sık sık rastlanan olay olmuştur. Bölgenin uzmanı olan Sorbonne Üniversitesi profesörlerinden Dr. Gassân Salamon şöyle diyor:

"Lübnan dağlarından Afganistan dağlarına kadar havada tuhaf ve belirsiz bir konu hissedersiniz. Biraz kafanızı gördüğünüzde zaman bunun ölüm korkusu olduğunu anlarsınız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
428
Format:
Ciltli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Şafak
''Bugün Ortadoğu'da halen geçerli olan siyasal sınırlar ve buralara eğemen olan karanlık rejimler, Batılı güçlerin saldırılarıyla yıkılan Osmanlı İmparatorluğu'nun tasfiyesinin acı birer sonucudur. Batı, o dönemde Osmanlı yönetimini kendi çıkarları için olabildiğince zorlayarak bugünkü statükoyu kabul ettirmiştir; günümüzde de yine kendi çıkarlarını ön planda tutarak mevcut statükoyu bir kez daha değiştirmek niyetinde. Bir önceki yüzyılın emperyal hesaplarının en büyük mağduru olan Türkiye, bu defa de benzer emperyal hesapların oyuncağı yapılmak isteniyor.

Daha adil bir dünya ideali için Türkiye'nin Ortadoğu'da yeniden ön plana çıkmasına ihtiyaç var.'',

Fehmi Koru, 2 Ocak 2003

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Taha Furkan Ö.
  • zytncns
  • Alp Giray Muhammet
  • Merve Melek
  • keda
  • Poseidonyas
  • Fehmi turan
  • A. Saral
  • Sedat Öztürk
  • Mete Hun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (1)
9
%37.5 (3)
8
%25 (2)
7
%0
6
%0
5
%12.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%12.5 (1)