Adı:
Mehmed Akif
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
2880000016984
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Birinci baskısı 1968 yılında Yağmur Yayınları`nca yapılan bu kitap, ikinci baskısından itibaren Diriliş yayını olarak çıkmıştır. 7. ve 8. baskılarında M. Âkif`in seçme şiirleri de yer almıştır. 9. Baskıda şiir bölümü kaldırılmış, yazarın, Âkif`in ölüm yıldönümleri dolayısıyla dergi ve gazetelerde yayınlanan ve Farklar, Sütun ve Edebiyat Yazıları III isimli kitaplarına giren üç yazısı eklenmiştir. Bu baskıdan itibaren, tekrar M. Âkif`in şiirlerinden seçmeler kitapta yer almaktadır. Başlıksız kalmamaları bakımından, bazı şiirlerden alınan parçalar, zaruri olarak parantez içinde ya bilindiği gibi ya da metinden alınan isimlerle adlandırılmışlardır.
Altın yaldız çerçeveli, gün ışığını hafif tozlanmış camında biriktirmiş dikdörgen bir pano. Ve bir yazı.. O yaldızlı ve ışıklı kenarlarına rağmen hafif sararmış bir kağıda kopkoyu bir kalemle el yazısıyla yazılmış :

Korkma!

Hemen yanında ise başka bir çerçeve. Aynı boyutlarda ve renklerde, sağ kol ve bir arkadaş gibi duran ve kimbilir sesizlikte, herkes vefasıyla bir köşeye çekildiğinde, o derin uykusuna.. Yoldaşlık eden bir başka yazı, aynı koyu harflerle..

Gençliğe hitabe!!

Ve tüm bu birliğin yaldızlı seması, Güneşi.. Dört köşeli bir çerçeveye sığmayan Hayat..

Al Bayrak

..

Koridorda çocukların şen kahkahası.. Hepsi aynı güneşin eteklerinde büyüyen minik tomurcuklar gibi. Hepsi birer yarın ve ben hiçbir zaman ısıtamadığım parmak uçlarımla, lacivert renkli mürekkepli kalemimi elime alıp hafif sararmış bir kağıda, el yazımla yazıyorum…

Korkma!



Sezai Karakoç'un Mehmet Akif Ersoy'un yaşamını makaleleleriyle konu aldığı bu eserinde sadece bir gazete yazısını ve bir şairin ruhunda birikmiş ızdıraplar bütünü görmeyeceksiniz. Bir kor var bu satırlarda ve belki bu korun aydınlığını görenler Sezai Karakoç'u biraz Mehmet Akif Ersoy 'a benzetmektedirler..

“ … Duygulu, ince, derin mü min ana. Bilgili, yürekli, yaman baba. Yavaş yavaş Devleti derleyip toparlayan bir hükümdar. Savaş, sokak, güvercin,mevlüt, kadir geceleri, ramazan, şiir, mahya.. ve bütün bu fonun üstünde beliren, gittikçe beliren çocuk … “

“ … Yaralı asker, kan, sönen ocak, batan saadet, kaybolan, giden ve geri dönmeyen baba, sabreden anne, boşaltılan şehir, göç göç göç… Böyle böyle Akif büyüyor, yetişiyor, tarihin ve tabiatın güneşinde vücut ve ruh çömleği pişiyor, çelikleşiyor. “


… Büyüyor Mehmet Akif bir ateş gibi.. Devleşmiş bir insan gibi bir çocuğun kalbinde. Gözyaşları kurumuş bir ırmak gibi, ırmak olmaktan vazgeçmemiş sonsuz bir manzara gibi…
Asım Gençliği gibi.. Isınmayan o küçük parmakları tek bir güneşi göstererek ve o güneşe gülümseyerek, gelecek gibi…



Uyanmak istediğiniz bir kabus düşünün ve içinde siz dahil tüm hayatınızın karakterleri… Hepsinin havada paramparça oluşunu… Bir puzzle bile daha insaflıdır bu kareye.
Nefes alacak bir havanın olmayışını.. Hava ki kül ve kan kokularıyla bütünleşmiş.. hava ki simsiyah ve Asım' ın daha dün gösterdiği o güneşin, o yıkımın ardında tüm ışığı ve sancısıyla varolmaya çalıştığı.. Bir başka güneşin doğma telaşını.. Bir güneşin öldüğünü.. Her insan ve onun ışığıyla can bulan…


Tek bir soluk alsa Şair, uyansa en iyisi.. ama ne mümkün!! Tüm toprak parçasının altından kayıp gittiğini bir başka düşte görüyor sanki..
Cehennem, içi kurumuş yağmur taneleri gibi yağıyor insanlığın üstüne. Yaşamın üstüne, Güneşin üstüne..

Ve rengini yaldızlardan, gün ışığından alan hafif sararmış bir kağıt uçuşuyor göklerden göklere…

Işık, alabildiğine belirgin..
Gözleri karartıyor, kötülüğün gözlerini kamaştırıyor, çocukların kaderini topluyor ve toprağın derinlerinde kalan yemişlerini bırakıyor günlerdir aç susuz kalmış yüreklerine.. gülüşler alıyor o minik gözlerden, görüyor çocuklar yarınlarını.. Büyüyorlar bir bir…

Sararmış o tek sayfa daha güçlü olarak ve dünyanın dönüşünün tam tersiyle usulca şairin ellerine düşüyor, beyaz bir tüy gibi…


Kanıyla, canıyla, insanıyla ve insanını her bir harf kılıp yazıyor;
Korkma!

Kelimeler boynu bükük bir el yazısı.. kelimeler kopkoyu, kemiklerin ruhu kül ve kan..
Şair gözlerindeki o maviliği bırakıyor yeniden, bir çocuğun inandığı gelecekle bütünleşiyor kelimeler ve tekrar yazıyor;
Korkma!

Bir rüzgar alıyor cihanı, ışıklı bir toz bulutunda…
Ayaklar altında durmayan yer uyanıyor asırlık uykusundan. Açlığını gideriyor yabancıyla..
Şaire bakıyor, şairin tozlanmış bir aynadaki aksi gibi…

Bir diriliş yazılıyor topraklarımda.
Barbarların ayak izlerinin yerle bir olduğu Anadolu'da…
İnsanlığın Dirilişi.




Kalemimdeki mürekkep, kimbilir kaç sayfayı geçmiş diye bakıyorum.
Bir kelimenin son harfinde birikmiş
Korkma!

Ve birisi sesleniyor adımı.
“ Geç oldu, çıkmayacak mısınız? “ diye..

Onaylayarak, geleceğimi söylüyorum..

Bir şey görüyorum, birini.. hafif kırılmış o tozlu okul camının manzarasından.
Daha önce hiç görmediğimi düşündüğüm bir adam..
Hayır.. gördüğüm! Çok çok iyi tanıdığım..
Ve beni ben gibi iyi tanıyan…

Ellerinde bir şey var..
Ellerim.. sayfam??
Ellerim bomboş.

Ellerinde sayfam, birikmiş mürekkebiyle kelimeler tanıdık..

Anlayamıyorum…

Bakışlarıyla, anlıyorsun diyor.
Bakışlarıma İnsanlığı bırakıp..

Kirpiklerim yorgun, yer sabit değil..

Ve masamda bir kağıt aynı renk ve el yazısıyla....
Tek bir farkla..
Harfler kül ve kan
Harfler İnsanlık…


" https://soundcloud.com/...emal-genclige-hitabe "


Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder,
Vefa dolu, Işık dolu okumalar dilerim..

Saygı ve Sevgiyle...
Mehmet Akif gibi büyük bir şairi yine Sezai Karakoç gibi büyük bir şair, fikir adamı gözüyle görme, faklı bir pencereden bakma adına güzel bir biyografi ve inceleme kitabı. Karakoç'un Yunus Emre ve Mevlana ile birlikte üç biyografi kitabından biri bu. Diğerleri gibi bu kitapta da, önce hayatını ve düşüncelerinin nasıl geliştiğini anlatıyor, daha sonra da şiirlerini yorumlarıyla beraber açıklayarak bize sunuyor. Çoğu biyografi kitapları birbirinin kopyasıdır normalde fakat Sezai Karakoç sadece hayatı ve eserlerini vermeyip bunlarla ilgili çok güzel ve özgün yorumları da bize sunuyor. O yüzden Karakoç'un biyografi kitapları çok hoş ve öğretici.
Kitaptaki her konuya değinemem tabi ama bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Özellikle Necip Fazıl başta olmak üzere bazı islamcı fikir adamları Akif’in Mısır ekolü (Afgani, Abduh, vb.) düşünürlerinden etkilendiği ve reformist olduğu için eleştirmekte hatta suçlamaktadırlar. Fakat Sezai Karakoç bu olaya farklı bir pencereden bakıyor ve bu konu hakkında mübalağa edildiğini anlatıyor va hatta islami ve felsefi gerekçelerle açıklıyor. Bu konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara da güzel bir cevap vermiş.
“Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin” diyerek seslendiği Mehmet Akif'in milletin ruhuna kök saldığını anlatıyor üstad.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.727 Oy)18.324 beğeni41.494 okunma2.727 alıntı174.558 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.370 Oy)12.952 beğeni33.155 okunma3.148 alıntı139.386 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.890 Oy)8.837 beğeni24.276 okunma1.648 alıntı112.582 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.230 Oy)8.549 beğeni27.431 okunma787 alıntı133.662 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.080 Oy)3.973 beğeni15.109 okunma1.258 alıntı73.035 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.031 Oy)3.245 beğeni14.493 okunma796 alıntı44.586 gösterim
  • Çile
    9.1/10 (1.006 Oy)1.049 beğeni3.226 okunma1.516 alıntı22.487 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.279 Oy)8.723 beğeni24.288 okunma1.305 alıntı119.611 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.567 Oy)8.524 beğeni25.173 okunma2.301 alıntı108.770 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.783 Oy)6.097 beğeni16.058 okunma2.713 alıntı82.838 gösterim
Çoğumuz Mehmed Akif'in şiirleriyle iç içeyiz. Birçoğumuzun kütüphanesinde Safahat mevcut. Akif evinizde, kalbimizde, edebiyatımızın en güzide köşesinde..

Sezai Karakoç, kendine has anlatımıyla Akif'in hayatını anlatmış. Şu tarihte doğdu. Şu zamanda şuraya gitti gibi bir biyografik anlatım mevcut değil kitapta. Şiirlerine ve hayatına yön veren olaylar, Akif'in büyüdüğü ortam ve  Osmanlı'nın ölümü anlatılmış.
Mehmed Akif'in hayatını bilen biri, Mehmed Akif'i ve onun şiirlerini anlamak için bu eseri kesinlikle okumalı.
Hatta Safahat'ı okumadan önce kesinlikle bu kitabı okumalısınız.
Sonuçta bir şiiri layıkıyla anlamak için, şairi ve yetiştiği ortamı tanımak gerekmez mi?

İncelememe son verirken Ertuğrul Ekşi yorumuyla Akif'ten iki şiir bırakıyorum..
Zulmü Alkışlayamam: http://youtu.be/tX8TpnsceDI
Hüsran: http://youtu.be/njfFBwnuHSs

Keyifli dinlemeler..
Keyifli okumalar...
Mehmet Akif Ersoy...
İnsanlığı,karakteri ve yaşantısıyla en büyük şairlerimizden..
Kitabı okudukça Akif'in inanç ve düşünce bağlamında ne kadar saygın etkin bir yere sahip olduğunu ruhunuzda hissediyorsunuz.
Özellikle üstad, Akif'in Hint alt kıtası islam düşünürlerinden çok etkilenmiş diye eleştiride bulunanlara tezleriyle hem islami hem de felsefi gerekçelerle iddiaları çürütmüş ki eleştirenlere en güzel şekilde cevap vermiş.
Ayrıca kitapta Akif'in islam ideali üzerinde gayret ederken batıcılarla nasıl mücadele ettiğini üstad güzel bir şekilde açıklamış.
Kısaca, Mehmet Akif;
''milletin ruhuna kök salmıştır...''
Milli şairimiz olan Mehmed Akif'in hayat, inanç düşüncelerinin anlatıldığı kısa ama bilgi verici bir kitap.
Safahat’ı sosyolojik bir bakışla şöyle vasıflandırabiliriz:

1 — Birinci Safahat (Genel sosyolojik çizgiler - Denemeler).

2 — İkinci Safahat (Süleymaniye kürsüsünde) spekülatif yapı şiirleri.

3 — Üçüncü Safahat, doktrin şiir (Hakkın sesleri). Değer hükümleri.

4 — Dördüncü Safahat (Fatih kürsüsünde) siyasî yapı (Kadro).

5 — Beşinci Safahat (Hatıralar), karşılaştırmalı tarihî - sosyolojik çizgiler.

6 — Altıncı Safahat (Asım), tarihî - destansı yapı, savaş sosyolojisi, potansiyel halinde gelecek zaman.

7 — Yedinci Safahat (Gölgeler), Metafizik.

Mehmed Akif ile Yahya Kemal'i karşılaştırarak olayları iki yazarı da okuyucuya anlatmayı başarmış yazarımız.
Biri geçmiş zamanını, diğeri son zamanını ve geleceğini şiirde yaşatan imparatorluğun bu iki şairini bir arada düşünürsek, aynı dünyanın tamamlanmış iki cephesini birden yakalamış oluruz. İkisi birden, bir imparatorluğu bütün halinde anlatıyorlar ve ifade ediyorlar. Osmanlı Devleti, geçmişiyle ve batış anındaki görünüşüyle şiire giriyor ve sanat içi bir gerçeklik kazanıyor. İki şair böylece birbirini tamamlıyor, biri realizmi ve öbürü yeni divan tarzıyla, eskiyi ve yeniyi, klâsiği ve çağdaşı, antik olanı ve moderni birbirine bağlıyarak, İslâm - Türk medeniyetinin bu büyük vak’ası için, bir bütün halinde sanatın mesajını getirmiş oluyorlar.
Kitabın hiçbir incelemesini okumadan Sezai Karakoç yazımıyla M.Akif Ersoy görünce okumalıyım dedim. Beklentim biyografi idi ama biyografik kısmı belki 2 sayfa sürdü, geri kalan ise M.Akif ve dönemin ideolojileriydi. Kurtuluş dönemindeki birçok yazar ve M.Akif Ersoy'un karşılaştırılması, Safahat'tan bilgiler ve Akif'in şiir anlayışı gibi birçok şeyi kısa ve öz bulabilirsiniz.
Alıntı;
İngiliz gemileri İstanbul önünde demirler. Fransız kumandanı ak bir atın üstünde İstanbul caddelerinden geçer, Türklüğün ve İslâmlığın en kara günleri başlar. Savaş boyunca kalemini bir kılıç gibi kullanan şair de, İstanbul’un bu halini, Müslümanlığın bu halini, Türklüğün bu halini, Anadolu’nun ve Anadolulunun bu halini görür de yas tutmaz, geçici de olsa karamsarlığın en koyusuna yuvarlanmaz mı?


Ağlar Safahatımdaki hüsran bile sessiz.
MEHMED AKİF
BÜYÜK ADAM
Şimdiki zamanın ve gelecek zamanın umudu Akif...
Eserde Sezai Karakoç büyük ustayı kavratmaya çalışırken öncelikle doğduğu ortamı,hayatını takrir eder.Kısa bir dönem,zihniyet üzerinde durduktan sonra şiiri,ölüm yıl dönümü son olarak da şiirlerinde nümuneler sunar.
Özünde Akif'in şiirinin konusu 'hayat'ın zaman kategorisi,şimdiki zamandır.
Bütün şiirlerinde İslam ve realite izleri görülür.O umudunu hiç kaydetmez.Onun savaşı bugün bile bitmedi.
AKİF BUGÜN ÖLMEDİ,BUGÜN DOĞDU.
AKİF BUGÜN DİRİLİYOR.
Esere monografi ya da biyografi gözü ile bakmayıp küçük hacimli bir inceleme demek yanlış olmaz. Karakoç zihniyetini düşündüğümüzde İslam'ı merkeze alması doğal karşılanır.Sezai Karakoç'a göre; İslam sitesini kuracak nesil elbet gelecektir.Ve bu nesille birlikte Akif de bütünüyle geri gelecektir...

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!

SAFAHAT /ÜÇÜNCÜ KİTAP
HAKKIN SESLERİ

Mehmet Akif ERSOY
Eserde Osmanlı'nın ölümüne şahit olurken aynı zamanda bir yol göstericinin doğumuna şahit oluyoruz. Okunulması ve üzerine düşünülmesi gereken bir eser...
İlk başta söylemeliyim ki detaylı bir Mehmet Akif biyografisi istiyorsanız bu kitap size göre değil. Kitapta Sezai Karakoç'un ona karşı övgülerini büyük bir hayranlıkla anlatışı var.

Kitaplıkta uzun zamandır okumayı bekleyen diriliş yayınlarından çıkmış, 2. basımı(1974) olan bu kısa kitabı okumaya başlayacağım zaman biyografi tarzı bir şey bekliyordum. Pek öyle olmadı. Kitap ilk bölümde hayatı, inanç ve düşünce oluşumu ve savaşından bahsediyor. İkinci bölümde ise şiirinden bahsediyor.

Kitap Mehmet Akif'in doğduğu Abdülaziz döneminden başlıyor. Sonra Abdülhamit’in ülkeyi kurtarma çabalarından, eğitime verdiği önemden, sonrasında ise savaştan, kurtuluş döneminden bahsediyor. Yani ilk başlarda çoğunluk olarak o dönemden, az olarak da Akif'ten bahsediyor. Bölümün sonuna doğru kurtuluş sonrası yaşananların, inkılapların yeniliklerin hoşuna gitmeyip Mısıra gitmesinden ve orada sessizliğe bürünüşüne değiniyor.
İkinci bölümde şiirini anlatırken Nazım Hikmet'ten, Eliot ve Claudel'in şiirindeki farklarından bahsediyor. En son ise Yahya Kemal ile karşılaştırıyor. Birisi eskiyi anlatırken birisinin yeniyi anlattığını, bu ikisi birleşince tam olduğunu söylüyor.
Türk Edebiyatında, Akif kadar, hayatı şiire ve şiiri hayata sokmuş şair yoktur.
Sezai Karakoç
Sayfa 27 - Epub
Eşin var aşiyanın var, baharın var ki beklerdin;
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
Mehmed Akif
Sezai Karakoç
Sayfa 85 - Diriliş Yayınları 20. Baskı 2017
Ölen Mehmed Âkif toprağa düşen bir tohum gibiydi.Toprağa bir kar düştü.Sonra mevsim geçti,hava ısındı.Âkif topraktan binlerce Âkif olarak fışkırıyor.
Safahat, bir bakıma, Türk tarihinin en acıklı günlerinin yaşanmış bir destanı, yas yapraklarıdır.
Sezai Karakoç
Sayfa 17 - Epub
Demek ki, Akif, Milletin malı olmuş, Millet Ruhuna kök salmıştır. Akif’in ruhu dirilmiş ve genç nesle sinmiştir, görüyoruz ve Akif, toprağa verilirken henüz duvarlara tutuna tutuna gezen çocuklar olan bizler bugün, bu yeni Akif’ler ordusu içinde O’na sesleniyor ve diyoruz ki:
«Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin.»
Sezai Karakoç
Sayfa 25 - Epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mehmed Akif
Baskı tarihi:
Ocak 2007
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
2880000016984
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Birinci baskısı 1968 yılında Yağmur Yayınları`nca yapılan bu kitap, ikinci baskısından itibaren Diriliş yayını olarak çıkmıştır. 7. ve 8. baskılarında M. Âkif`in seçme şiirleri de yer almıştır. 9. Baskıda şiir bölümü kaldırılmış, yazarın, Âkif`in ölüm yıldönümleri dolayısıyla dergi ve gazetelerde yayınlanan ve Farklar, Sütun ve Edebiyat Yazıları III isimli kitaplarına giren üç yazısı eklenmiştir. Bu baskıdan itibaren, tekrar M. Âkif`in şiirlerinden seçmeler kitapta yer almaktadır. Başlıksız kalmamaları bakımından, bazı şiirlerden alınan parçalar, zaruri olarak parantez içinde ya bilindiği gibi ya da metinden alınan isimlerle adlandırılmışlardır.

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Deniz
  • Mehmed Akif Demir
  • Æteş  Bœcėğï
  • Yar
  • Yusuf Ay
  • Guernica
  • Ay ışığı
  • bilinmeyenlidenklemm
  • Münzevi Okur
  • Tuğçe Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.7 (11)
9
%29.6 (8)
8
%14.8 (4)
7
%11.1 (3)
6
%3.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0