Mehmed Akif

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.660
Gösterim
Adı:
Mehmed Akif
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504947
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
Mehmed Akif
Mehmed Akif
Birinci baskısı 1968 yılında Yağmur Yayınları`nca yapılan bu kitap, ikinci baskısından itibaren Diriliş yayını olarak çıkmıştır. 7. ve 8. baskılarında M. Âkif`in seçme şiirleri de yer almıştır. 9. Baskıda şiir bölümü kaldırılmış, yazarın, Âkif`in ölüm yıldönümleri dolayısıyla dergi ve gazetelerde yayınlanan ve Farklar, Sütun ve Edebiyat Yazıları III isimli kitaplarına giren üç yazısı eklenmiştir. Bu baskıdan itibaren, tekrar M. Âkif`in şiirlerinden seçmeler kitapta yer almaktadır. Başlıksız kalmamaları bakımından, bazı şiirlerden alınan parçalar, zaruri olarak parantez içinde ya bilindiği gibi ya da metinden alınan isimlerle adlandırılmışlardır.
96 syf.
Altın yaldız çerçeveli, gün ışığını hafif tozlanmış camında biriktirmiş dikdörgen bir pano. Ve bir yazı.. O yaldızlı ve ışıklı kenarlarına rağmen hafif sararmış bir kağıda kopkoyu bir kalemle el yazısıyla yazılmış :

Korkma!

Hemen yanında ise başka bir çerçeve. Aynı boyutlarda ve renklerde, sağ kol ve bir arkadaş gibi duran ve kimbilir sesizlikte, herkes vefasıyla bir köşeye çekildiğinde, o derin uykusuna.. Yoldaşlık eden bir başka yazı, aynı koyu harflerle..

Gençliğe hitabe!!

Ve tüm bu birliğin yaldızlı seması, Güneşi.. Dört köşeli bir çerçeveye sığmayan Hayat..

Al Bayrak

..

Koridorda çocukların şen kahkahası.. Hepsi aynı güneşin eteklerinde büyüyen minik tomurcuklar gibi. Hepsi birer yarın ve ben hiçbir zaman ısıtamadığım parmak uçlarımla, lacivert renkli mürekkepli kalemimi elime alıp hafif sararmış bir kağıda, el yazımla yazıyorum…

Korkma!



Sezai Karakoç'un Mehmet Akif Ersoy'un yaşamını makaleleleriyle konu aldığı bu eserinde sadece bir gazete yazısını ve bir şairin ruhunda birikmiş ızdıraplar bütünü görmeyeceksiniz. Bir kor var bu satırlarda ve belki bu korun aydınlığını görenler Sezai Karakoç'u biraz Mehmet Akif Ersoy 'a benzetmektedirler..

“ … Duygulu, ince, derin mümin ana. Bilgili, yürekli, yaman baba. Yavaş yavaş Devleti derleyip toparlayan bir hükümdar. Savaş, sokak, güvercin,mevlüt, kadir geceleri, ramazan, şiir, mahya.. ve bütün bu fonun üstünde beliren, gittikçe beliren çocuk … “

“ … Yaralı asker, kan, sönen ocak, batan saadet, kaybolan, giden ve geri dönmeyen baba, sabreden anne, boşaltılan şehir, göç göç göç… Böyle böyle Akif büyüyor, yetişiyor, tarihin ve tabiatın güneşinde vücut ve ruh çömleği pişiyor, çelikleşiyor. “


… Büyüyor Mehmet Akif bir ateş gibi.. Devleşmiş bir insan gibi bir çocuğun kalbinde. Gözyaşları kurumuş bir ırmak gibi, ırmak olmaktan vazgeçmemiş sonsuz bir manzara gibi…
Asım Gençliği gibi.. Isınmayan o küçük parmakları tek bir güneşi göstererek ve o güneşe gülümseyerek, gelecek gibi…



Uyanmak istediğiniz bir kabus düşünün ve içinde siz dahil tüm hayatınızın karakterleri… Hepsinin havada paramparça oluşunu… Bir puzzle bile daha insaflıdır bu kareye.
Nefes alacak bir havanın olmayışını.. Hava ki kül ve kan kokularıyla bütünleşmiş.. hava ki simsiyah ve Asım' ın daha dün gösterdiği o güneşin, o yıkımın ardında tüm ışığı ve sancısıyla varolmaya çalıştığı.. Bir başka güneşin doğma telaşını.. Bir güneşin öldüğünü.. Her insan ve onun ışığıyla can bulan…


Tek bir soluk alsa Şair, uyansa en iyisi.. ama ne mümkün!! Tüm toprak parçasının altından kayıp gittiğini bir başka düşte görüyor sanki..
Cehennem, içi kurumuş yağmur taneleri gibi yağıyor insanlığın üstüne. Yaşamın üstüne, Güneşin üstüne..

Ve rengini yaldızlardan, gün ışığından alan hafif sararmış bir kağıt uçuşuyor göklerden göklere…

Işık, alabildiğine belirgin..
Gözleri karartıyor, kötülüğün gözlerini kamaştırıyor, çocukların kaderini topluyor ve toprağın derinlerinde kalan yemişlerini bırakıyor günlerdir aç susuz kalmış yüreklerine.. gülüşler alıyor o minik gözlerden, görüyor çocuklar yarınlarını.. Büyüyorlar bir bir…

Sararmış o tek sayfa daha güçlü olarak ve dünyanın dönüşünün tam tersiyle usulca şairin ellerine düşüyor, beyaz bir tüy gibi…


Kanıyla, canıyla, insanıyla ve insanını her bir harf kılıp yazıyor;
Korkma!

Kelimeler boynu bükük bir el yazısı.. kelimeler kopkoyu, kemiklerin ruhu kül ve kan..
Şair gözlerindeki o maviliği bırakıyor yeniden, bir çocuğun inandığı gelecekle bütünleşiyor kelimeler ve tekrar yazıyor;
Korkma!

Bir rüzgar alıyor cihanı, ışıklı bir toz bulutunda…
Ayaklar altında durmayan yer uyanıyor asırlık uykusundan. Açlığını gideriyor yabancıyla..
Şaire bakıyor, şairin tozlanmış bir aynadaki aksi gibi…

Bir diriliş yazılıyor topraklarımda.
Barbarların ayak izlerinin yerle bir olduğu Anadolu'da…
İnsanlığın Dirilişi.




Kalemimdeki mürekkep, kimbilir kaç sayfayı geçmiş diye bakıyorum.
Bir kelimenin son harfinde birikmiş
Korkma!

Ve birisi sesleniyor adımı.
“ Geç oldu, çıkmayacak mısınız? “ diye..

Onaylayarak, geleceğimi söylüyorum..

Bir şey görüyorum, birini.. hafif kırılmış o tozlu okul camının manzarasından.
Daha önce hiç görmediğimi düşündüğüm bir adam..
Hayır.. gördüğüm! Çok çok iyi tanıdığım..
Ve beni ben gibi iyi tanıyan…

Ellerinde bir şey var..
Ellerim.. sayfam??
Ellerim bomboş.

Ellerinde sayfam, birikmiş mürekkebiyle kelimeler tanıdık..

Anlayamıyorum…

Bakışlarıyla, anlıyorsun diyor.
Bakışlarıma İnsanlığı bırakıp..

Kirpiklerim yorgun, yer sabit değil..

Ve masamda bir kağıt aynı renk ve el yazısıyla....
Tek bir farkla..
Harfler kül ve kan
Harfler İnsanlık…


" https://soundcloud.com/...emal-genclige-hitabe "


Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder,
Vefa dolu, Işık dolu okumalar dilerim..

Saygı ve Sevgiyle...
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
.
Bir devi başka bir devden dinlemek...
Doyumsuz bir tat. Mehmet Akif'in yaşadığı dönem, şiiri ve hayata bakışı şiirsel bir üslupla anlatılmış. Mehmet Akif'i birde Sezai Karakoç'tan dinleyin..
.
96 syf.
·9/10 puan
Mehmet Akif Ersoy...
İnsanlığı,karakteri ve yaşantısıyla en büyük şairlerimizden..
Kitabı okudukça Akif'in inanç ve düşünce bağlamında ne kadar saygın etkin bir yere sahip olduğunu ruhunuzda hissediyorsunuz.
Özellikle üstad, Akif'in Hint alt kıtası islam düşünürlerinden çok etkilenmiş diye eleştiride bulunanlara tezleriyle hem islami hem de felsefi gerekçelerle iddiaları çürütmüş ki eleştirenlere en güzel şekilde cevap vermiş.
Ayrıca kitapta Akif'in islam ideali üzerinde gayret ederken batıcılarla nasıl mücadele ettiğini üstad güzel bir şekilde açıklamış.
Kısaca, Mehmet Akif;
''milletin ruhuna kök salmıştır...''
96 syf.
·1 günde·8/10 puan
Bir yanda “Geleceği karanlık görerek azmi bırakmak. Alçakça bir ölüm varsa, eminim budur ancak” diyen Mehmet Akif .. Diğer yanda ise daha sonraki yıllarında Diriliş Neslinin Amentüsünde “ Karanlıklar içinde arayıp bulacaksın onu sen “ diyecek olan bir Sezai Karakoç ..

“ İlkin Ragifken, halkın alışılmamışa olan uymazlığıyla Akif olan Mehmed Akif “ diye bahsediyor Mehmet Akif Ersoy’u ismindeki dönüşümü anlatırken kitabında.

Kitabı okumama neden olan neydi sahiden ? Kalemiyle kelamıyla daha da büyüyen bir ismin Sezai Karakoç’un, aynı şekilde büyük olan bir başka ismi, devleşmiş bir ismi Mehmet Akif Ersoy’u nasıl kaleme aldığını görmek, cümlelerinde nasıl yer verdiğine şahit olmaktı. Bu şahitliği yerine getirirken kendi kendime iyi ki de getirmişim dedim, iyi ki de o neden olan neden olmuş dedim. Bu kitapta Mehmet Akif’in hayatı, inancı, düşüncesi, oluşumu, savaşı,şiiri, Safahati anlatılmış. Akıcılıkla anlatılmış, tekrar bir daha okunsun istenircesine anlatılmış, Ben sevdim, umarım siz de seversiniz ve okumak istersiniz.
96 syf.
Milli Marşı'mızın şairi Mehmet Akif Ersoy...Onun ruh halini ,yaşadığı dönemi anlatan en güzel kitap.Mehmet Akif'e bir nitelemede bulunurken , sadece şair demek onu anlamak ve anlatmak bakımından büyük bir eksiklik... Dava adamı Mehmet Akif Ersoy...Sezai Karakoç Mehmet Akif Ersoy'un hayatını makaleleriyle konu almış . Kitabı okurken dönemin zor günleri içimi sızlattı.
Mehmet Akif'in Mülkiye Baytar mektebini bitirip ,Anadolu'da dolaştığını bilmiyordum.Şairimizin tabiata , memlekete sevgisi belkide buradan geliyor.Sezai Karakoç'un güçlü kaleminden Mehmet Akif Ersoy'u öğrenmek güzeldi.Şairimizin İstiklal Marşı'nı yazması gerçekten Allah'ın bizlere bir lütfudur.
"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!."

Mehmet Akif Ersoy
"Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın"
96 syf.
·1 günde
Mehmet Akif gibi büyük bir şairi yine Sezai Karakoç gibi büyük bir şair, fikir adamı gözüyle görme, faklı bir pencereden bakma adına güzel bir biyografi ve inceleme kitabı. Karakoç'un Yunus Emre ve Mevlana ile birlikte üç biyografi kitabından biri bu. Diğerleri gibi bu kitapta da, önce hayatını ve düşüncelerinin nasıl geliştiğini anlatıyor, daha sonra da şiirlerini yorumlarıyla beraber açıklayarak bize sunuyor. Çoğu biyografi kitapları birbirinin kopyasıdır normalde fakat Sezai Karakoç sadece hayatı ve eserlerini vermeyip bunlarla ilgili çok güzel ve özgün yorumları da bize sunuyor. O yüzden Karakoç'un biyografi kitapları çok hoş ve öğretici.
Kitaptaki her konuya değinemem tabi ama bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Özellikle Necip Fazıl başta olmak üzere bazı islamcı fikir adamları Akif’in Mısır ekolü (Afgani, Abduh, vb.) düşünürlerinden etkilendiği ve reformist olduğu için eleştirmekte hatta suçlamaktadırlar. Fakat Sezai Karakoç bu olaya farklı bir pencereden bakıyor ve bu konu hakkında mübalağa edildiğini anlatıyor va hatta islami ve felsefi gerekçelerle açıklıyor. Bu konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara da güzel bir cevap vermiş.
“Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin” diyerek seslendiği Mehmet Akif'in milletin ruhuna kök saldığını anlatıyor üstad.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Çoğumuz Mehmed Akif'in şiirleriyle iç içeyiz. Birçoğumuzun kütüphanesinde Safahat mevcut. Akif evinizde, kalbimizde, edebiyatımızın en güzide köşesinde..

Sezai Karakoç, kendine has anlatımıyla Akif'in hayatını anlatmış. Şu tarihte doğdu. Şu zamanda şuraya gitti gibi bir biyografik anlatım mevcut değil kitapta. Şiirlerine ve hayatına yön veren olaylar, Akif'in büyüdüğü ortam ve  Osmanlı'nın ölümü anlatılmış.
Mehmed Akif'in hayatını bilen biri, Mehmed Akif'i ve onun şiirlerini anlamak için bu eseri kesinlikle okumalı.
Hatta Safahat'ı okumadan önce kesinlikle bu kitabı okumalısınız.
Sonuçta bir şiiri layıkıyla anlamak için, şairi ve yetiştiği ortamı tanımak gerekmez mi?

İncelememe son verirken Ertuğrul Ekşi yorumuyla Akif'ten iki şiir bırakıyorum..
Zulmü Alkışlayamam: http://youtu.be/tX8TpnsceDI
Hüsran: http://youtu.be/njfFBwnuHSs

Keyifli dinlemeler..
Keyifli okumalar...
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
"Doğan çocuk anasını tanımıyorsa, başını alıp bilinmeyen bir yöne savuşmasından başka bir şeyi kalmamıştı ananın."

Kimi övmeli, Sezai Karakoç'un şiirsel bir tınıyla anlatışını mı yoksa Mehmet Akif'in yıllar süren şiirinin mücadelesini mi?

Sezai Karakoç bu mücadeleye kulak verip, kaleme davranmadan önce Mehmet Akif'in büyük eseri Safahat'ı belki defalarca elden geçirmiş olmalı.
Niketim niyeti Milli Şairimizin bu şiirlerini topladığı eseri Asımın Nesli diye adlandırdığı bizlere ve bizden sonraya anlatmak ve belki onun deyimiyle bununla mücadele etmektir.

Biyografik bir hikaye anlatışı demek çok doğru olmaz Sezai Karakoç'un bu metin için kullandığı dile.
O var olanı anlatmak yazmak derdinde olan bir şairin sesine sessiz kalamamış ve Mehmet Akif'in Fatih de yaptığı gibi anlatma derdine düşmüştür.

Keyifli Okumalar, Hayırlı Sabahlar (:
Sezai Karakoç
Mehmet Akif Ersoy
Sezai Karakoç' un kaleminden Mehmet Akif'in Hayatı , inanç ve düşünce oluşum savaşı ve şirri konularının ele alındığı bir eser. Şiiri ile ilgili şu ifadeler gerçekten muazzam; " Türk Edebiyatında, Akif kadar, hayatı şiire ve şiiri hayata sokmuş şair yoktur. "
Şimdiden iyi okumalar
95 syf.
·3 günde·7/10 puan
Safahat evreler demektir. Zira Akifin hayatı da safhalardan oluşmaktadır. Kendisinin yaşadığı ilk dönem Abdülhamid devridir akabinde İttihat evresi, Kurtuluş savaşı, Cumhuriyet dönemi ve Mısır yılları gelir. Akif'in yaşadığı dönemde oluşan bu siyasi çalkantı şiirlerine de nüfus etmiştir. Bu yüzden şiirlerini çeşitli evrelere yani safahat'a ayırabiliriz. Sayın Karakoç'un kitabı bu evreleri, siyasi muhtevayı anlamak, Akifin bu olaylar karşısında nasıl bir duruş sergilediğini kavramak için güzel. Bilhassa "Asrın İdrakine Söyletmeliyiz İslamı" yazısında çok beğendim. Bu açıdan kitabı tavsiye ederim.

Sayın Sezai Karakoç'un üslubuna ise bu okuduğum ikinci kitabı olmasına karşın ısınamadım, sanırım bunda sık sık devrik cümle kullanması etkili oldu. Nedense devrik cümleye ve "devrimin esprisi" gibi mefhumu bana sirayet etmeyen kelimelere karşı bir alerjim var. O tarz kitapların içeriği güzel olsa da kitapla benim arama bir mesafe giriyor. Yine de hoş bir kitap, Akifin yaşadığı zorlukları ve şiirinin bu zorluklar karşısında tekamülünü anlamak ve matemin neden bülbülün hakkı olmadığını kavramak için okunabilir.

Dolaşsın, sonra, İslâm’ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!

Mehmet Akif Ersoy
Safahat
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Dönemimize kadar gelmiş en büyük şairlerden, üstadlardan biri olan Sezai KARAKOÇ'tan Mehmet Akif ERSOY'u dinlemek, okumak büyük kazanç... Kesinlikle okunmalı...
96 syf.
·10/10 puan
Akif'in şiirlerindeyse fikir, eşya, insan ve zaman öyle bir kaynaşma içindedir ki, tezi şiirden ve şairden koparmak ve ayırmak mümkün değildir. Can ve ruhu, yaşayan insandan ancak ölümün çekip alabileceği gibi.
*
Umudunu hiç kaybetmedi. Vaaz kürsüsünde ateşti, cephede mitralyöz. İstiklâl savaşında, adeta aç ve cephanesiz orduya onun şiiri adeta ekmekti ve cephaneydi.
*
Faniliğin kaçınılmaz bir gerçeği olarak sona eren muhteşem Osmanlı çağının son ve başlayan Türkiye'nin ilk kahramanlık figürlerinin şiirini yapan, ebedî anıtlarını diken yalnız Âkif'tir: Çanakkale Şehitleri Destanı ve İstiklâl Marşı.
*
Fakat ölen Âkif toprağa düşen bir tohum gibiydi. Toprağa bir kar düştü. Sonra mevsim geçti, hava ısındı. Âkif topraktan binlerce Âkif olarak fışkırdı. Âkif bugün ölmedi, bugün doğdu. Bugün diriliyor.
*
Ölüm bir son değil bir başlangıçtır. Nitekim ölülerin arkasından okuduğumuz Fatiha da, Kur'anı Kerim'in başlangıç suresidir.
*
Ölü, bu hayattan üstün ve ileri yeni bir hayat başlayandır. Hele, ölen, kendini bir ideale adamış insansa, o her iki dünyada da, yeni bir hayata başlamıştır.
Akif, şiirle düşünmeyi edebiyatımıza sokan hemen hemen tek şairdir. Bir toplumun, bir ömür başından geçenleri şiirle anlatması da diyebiliriz Safahat'a. Türk Devleti, Akif’te, şiir ölçüleri içinde, düşünmüş, ağlamış, haykırmış ve umutsuzluğa batmış, umutla çırpınmış adeta.
Hayattan ve zamandan kopuş, metafiziğin kendini duyuruşudur artık bu dönem. Bir Ehram, bir Firavun anıtı önünde faniliği elle tutar gibi yoklar. Sonra tasavvuf içinde avunuş gelir. Bu metafizik örneklerinde bile bir nehrin denize karışırken faydalılığını kaybetmeyişi gibi, Akif de, faniliğe sosyal açıdan bakar; zulmün ebedileşemiyeceğini, sonsuzluğu yalnız dinin kucaklayabileceğini görür ve artık olaylara sırt çevirerek mutlak içinde erir.
Tarih, bütün yıkıcı birikintileriyle gelip şimdiki zamanda toplanmıştır.
...
Geçmiş zaman da, Akif’in şiirine ancak bugünü anlatmakta bir karşılaştırma unsuru olarak girer; bugünü daha iyi anlamamıza yarar. Bir nevi sıhhatla hastalığın karşılaştırılması için ve yaranın tarihçesinin iyileştirme için şart olması bakımından zaman zaman geçmiş ele alınır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mehmed Akif
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789123504947
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
Baskılar:
Mehmed Akif
Mehmed Akif
Birinci baskısı 1968 yılında Yağmur Yayınları`nca yapılan bu kitap, ikinci baskısından itibaren Diriliş yayını olarak çıkmıştır. 7. ve 8. baskılarında M. Âkif`in seçme şiirleri de yer almıştır. 9. Baskıda şiir bölümü kaldırılmış, yazarın, Âkif`in ölüm yıldönümleri dolayısıyla dergi ve gazetelerde yayınlanan ve Farklar, Sütun ve Edebiyat Yazıları III isimli kitaplarına giren üç yazısı eklenmiştir. Bu baskıdan itibaren, tekrar M. Âkif`in şiirlerinden seçmeler kitapta yer almaktadır. Başlıksız kalmamaları bakımından, bazı şiirlerden alınan parçalar, zaruri olarak parantez içinde ya bilindiği gibi ya da metinden alınan isimlerle adlandırılmışlardır.

Kitabı okuyanlar 469 okur

  • KÜBRA DEMİR
  • Mustafa Özel
  • Oğuzhan Âsım Güneş
  • İrem Ateş
  • DenizBedir
  • Fethi
  • Hüsniye Kanber
  • Özkan saglık
  • Kitapseverbiri
  • Büşra Nur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.1 (44)
9
%25.6 (33)
8
%20.9 (27)
7
%10.1 (13)
6
%4.7 (6)
5
%1.6 (2)
4
%0
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%1.6 (2)