Mehmed'e Gönderilmeyen Mektuplar

·
Okunma
·
Beğeni
·
634
Gösterim
Adı:
Mehmed'e Gönderilmeyen Mektuplar
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
127
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944915762
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Kitap
Aşk, bir suret arar kendine Sevmeyi bilir kadın, Aşk'ı güzel yaşar. Öyle bir hayal gücü vardır ki kadının, hayal ile hayatı karıştırır bazen. Hayalini gerçek sanır; ama yanılır. Şair ruhludur her kadın. Dinleyecek kulak bulamazsa yazıp çizmeye başlar. Şiirler yazar, hikayeler yazar, mektuplar yazar.

Her kadının bir Mehmed'i vardır hayatta. Karşısında bulmak isteyip bulamadığı, sarmak isteyip saramadığı, kavuşmak isteyip bir türlü kavuşamadığı bir Mehmed'i… Ve yazıp gönderemediği mektupları vardır her kadının.

Bir insana duyulan aşktan yola çıkarak Yaradan'a ulaşmak hiç zor değil. Mecazi aşklar, İlahi olana ulaştırır insanı. Aşk yolu, kendini bilmenin ve Rabbini bulmanın belki de en kestirme yoludur. Mevla'yı bulmuşken Leyla'ya ne gerek vardı diye sordum hep kendi kendime. Aşk, Mevla'yı bulma yolunda Leyla'dan geçen bir imtihan değil miydi? Mevla bulunduysa şayet, bu imtihan ortadan kalkmaz mıydı? Ben Mevla'mı bulmuştum zaten, şimdi bu hikayeyi tersten yaşamanın ve İlahi aşktan mecazi aşka geri dönmenin ne gereği vardı?

Ama Aşk, bir suret arardı kendine. Gönül toprağına can olan Aşk, bir suret bulmadan kendine, çıkmazdı su yüzüne, çıkamazdı… Bilmediğim ve öğrenmek üzere olduğum şey, buydu işte.

Ne vakit ki Aşk tecelli eder insanın kalbinde,
İşte o vakit açığa çıkar insandaki gizli hazine.
Ve ancak o zaman tanır insan Rabbini.
Ve o zaman bilir kendini…
(Tanıtım Bülteninden)
127 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Kitabımızın kahramanı bir kadın. İsmi, mesleği belirtilmese de, dini bütün, tasavvufla ilgilenen, yalnız yaşayan bir kadın. Hakkında iç dünyasının derinliği dışında dünyevi hayatına dair çok fazla bir detay yok. Bir gün bir yerde tesadüfen Mehmed isminde biri ile tanışıyor. Bundan sonra içinde bir şeylerin değiştiğini, hayatında bir şeylerin eksilirken, başka bir şeylerin tamamlandığını hissediyor. Hisleri Mehmed de vücut buluyor. Peki ya Mehmed kim? O ise bambaşka bir muamma. Belki büyük bir aşkın başrol oyuncusu, belki bir şeyler öğrenmeye vesile sıradan bir figüran. Benim tahminim, evvelce yaşadıklarından yorulan, kırılan, aşk için çabalamaktan vazgeçen, bu nedenle artık “kısmetse nasıl olsa kendiliğinden olur” diye düşünmeye başlamış bir adam. Kötü biri değil ama aşk için çabalamaya gönüllü de değil.

Yorumun tamamı: http://ucalisan.blogspot.com.tr/...ektuplar-sebnem.html
127 syf.
·6/10
Bu güzel kitabında yazar tasavvuf ehli bir bayanın kalbini karşılıksız bir aşka kaptırmasını, acı ve pişmanlıklarını mektupları üzerinden okurla paylaşıyor. Zaten fazla uzun olamayan kitap bir veya iki gece de bitirmek mümkün. Umarız sizinde ilginiz çekecektir.
Bu kitap,
… Amacına ulaşan bütün Aşk’lara, Aşk’ı arayanlara, Aşk’la yananlara, Aşk’ta var olanlara ithaf edilmiştir…
Ama her aşk, anlatılmak ister. Aşk’ı anlatmak içinse anlamak gerekir önce. Yanmak gerekir aşkın harlı ateşinde… Yanmadan OL’mak, OL’madan ÖL’mek yoktur. Aşk’la olup, Aşkla ölünürse ulaşılır ancak O’na. Aşk’ın amacı da budur yalnızca.
İnsan bedenindeki olumlu ya da olumsuz enerjiyi karşı tarafa en iyi aktaran yer el ayasıydı. Bu yüzden sevgilisiyle el ele tutuşan iki kişi arasında müthiş bir elektrik akımı gerçekleşir ve bu iki kişinin sadece elleri değil, kalpleri de birbirine yakınlaşırdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mehmed'e Gönderilmeyen Mektuplar
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
127
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944915762
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Kitap
Aşk, bir suret arar kendine Sevmeyi bilir kadın, Aşk'ı güzel yaşar. Öyle bir hayal gücü vardır ki kadının, hayal ile hayatı karıştırır bazen. Hayalini gerçek sanır; ama yanılır. Şair ruhludur her kadın. Dinleyecek kulak bulamazsa yazıp çizmeye başlar. Şiirler yazar, hikayeler yazar, mektuplar yazar.

Her kadının bir Mehmed'i vardır hayatta. Karşısında bulmak isteyip bulamadığı, sarmak isteyip saramadığı, kavuşmak isteyip bir türlü kavuşamadığı bir Mehmed'i… Ve yazıp gönderemediği mektupları vardır her kadının.

Bir insana duyulan aşktan yola çıkarak Yaradan'a ulaşmak hiç zor değil. Mecazi aşklar, İlahi olana ulaştırır insanı. Aşk yolu, kendini bilmenin ve Rabbini bulmanın belki de en kestirme yoludur. Mevla'yı bulmuşken Leyla'ya ne gerek vardı diye sordum hep kendi kendime. Aşk, Mevla'yı bulma yolunda Leyla'dan geçen bir imtihan değil miydi? Mevla bulunduysa şayet, bu imtihan ortadan kalkmaz mıydı? Ben Mevla'mı bulmuştum zaten, şimdi bu hikayeyi tersten yaşamanın ve İlahi aşktan mecazi aşka geri dönmenin ne gereği vardı?

Ama Aşk, bir suret arardı kendine. Gönül toprağına can olan Aşk, bir suret bulmadan kendine, çıkmazdı su yüzüne, çıkamazdı… Bilmediğim ve öğrenmek üzere olduğum şey, buydu işte.

Ne vakit ki Aşk tecelli eder insanın kalbinde,
İşte o vakit açığa çıkar insandaki gizli hazine.
Ve ancak o zaman tanır insan Rabbini.
Ve o zaman bilir kendini…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Tuğba Seven
  • Demet Eraslan
  • Kitap okumak
  • Umut Çalışan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%25 (1)
5
%0
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0