Mekanik Prens (The Infernal Devices (Cehennem Makineleri) Serisi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2303
Gösterim
Adı:
Mekanik Prens
Alt başlık:
The Infernal Devices (Cehennem Makineleri) Serisi 2
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051420134
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Clockwork Prince
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Londra Enstitüsü'ndeki dengeler hiç bu kadar hassas olmamıştı. Konsey, Charlotte'ın gücünü elinden almak ve bu gücü, ahlak değerlerinden yoksun, gözünü iktidar hırsı bürümüş Benedict Lightwood'a vermek istiyordu.

Will, Jem ve Tessa, Enstitü'yü ve Charlotte'ı kurtarma umuduyla Mortmain'in geçmişiyle ilgili sırları araştırmaya karar verdi. Ancak tek keşfettikleri düşmanın amacı değildi. Aynı zamanda Tessa'yla ilgili huzursuz edici Gölge Avcısı bağlantısını da öğrendiler. Zaten Will ve Jem'in ilgisi arasında kalan Tessa, kendisinin bizzat bir "canavar"a dönüşmesine Gölge Avcıları'nın yardım ettiğini öğrenince başka bir seçimle daha yüz yüze gelecekti.
(Tanıtım Bülteninden)
600 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle okunmaya değer bir seri. Güzel bir dünyaya giriş yaptığınızda üzüldüğünüz tek nokta kitabın bitmesi oluyor. Umuyorum ki film olmaz da hayallerimiz de kalır.
600 syf.
·1/10
Nefret ettim. Will'e o kadar çok üzüldüm ki bir süre sonra resmen kalbim ağrımaya başladı, Tessanın dengesizlikleri ne istediğini asla bilmemesi bana kafayı yedirtti. Cassandra Clare, sen acımasız bir psikopatsın.
600 syf.
·2 günde·9/10
İlk kitabın tadı damağımda kalmıştı da bu kitabın bu derece iyi olacağını düşünmemiştim!

Dürüst olursam; Ölümcül Oyuncaklar serisinde sadece konuyu seviyordum ama istediğim kurguyu Cehennem Makineleri serisinde yakaladım. Cehennem Makineleri Ölümcül Oyuncaklar'a kıyasla (karakterler, karakterlerin hayatları, aralarındaki iletişim, bağ, duygular, olay örgüsü/akışı ve akla gelebilecek her türlü açıdan) çok ama çok daha başarılı.

Aşk üçlemesi vardı ki hiç sevmem. Fakat bu sefer hem bayıldım hem de (her ne kadar ne olacağını bilsem de) Tess ister Will ister Jem ile olsun her şekilde kabulümdü. Çünkü yazar karakterlerin arasına kötü duygular; kıskançlık, ihanet vs katmamış. Bence aşktan çok arkadaşlığı ön plana çıkaran bir düşünceyle yazılmasından dolayı bu kadar güzel olmuş.

Jassamine beni çok şaşırttı. Zihnimde neler kurguladım da ne ile karşılaştım...

Sanırım herkesle zıtlaşan tek bir düşüncem var. Serinin hayranları arasında çok sevilse de ben Magnus'u hiç sevmedim, sevmiyorum. İlk andan beri yıldızımız hiç barışmadı. Neyse ki bu seride görmezden gelmek çok daha kolay.

Sonuç olarak benim için ilk kitabı da geride bırakan; merak uyandırıcı, nüktedan ve duygusal yönden etkileyici bir kitaptı.
600 syf.
·3 günde
İlk olarak söylemem gerekirse;ikinci kitap genel olarak belirli kişilerin geçmişinin açığa vurulması üzerineydi.Mortmain'in, Gölge Avcılarından bu kadar nefret etmesinin bir sebebi olmalıydı doğal olarak. Bazı sorular ve gizemler gayet mantıklı bir şekilde açıklandı. Yine geçmişe giderek Will'in şu an da sahip olduğu karaktere ve sergilediği davranışlara neyin sebep olduğunu da öğrenmiş olduk. Will ve Jem'in arkadaşlığına bir kez daha bayıldım bu kitapta. Ne bir kıskançlık ne de bir rekabet sadece dostluk ve gerçek sevgi...
Ama ben yine de hep Jem'e üzüldüm, ben zaten ilk kitaptan beri sadece Jem'e üzülüyorum nedense. Şu zamana kadar okuduğum en saf en kibar karakter kendisi.Tessa'ya gelirsek onun seçimleri hem beni hem de kendisini çok üzdü. Cidden çok merak ediyorum Tessa bakalım bundan sonra ne yapacaksın...Bu ruh halinden çıkıp kitabın genelinee dönersem;oldukça şaşırtıcı olduğunu söyleyebilirim.Tam işler yoluna girdi derken birden her şey tepetaklak olabiliyor. Ölümcül Oyuncaklarda çok sevdiğim Lightwood ailesinin de geçmişini iyi ve kötü taraflarıyla bu kitapta bol bol irdeliyoruz. Gelecekte Enstitünün başına bu aile nasıl geçmiş cidden merak ediyorum. Bir çok kişi seride Magnus'un olmasına çok sevinmiş. Benim favori karakterlerimden biri olmadığı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ne yazık ki fakat iki seri arasında bir bağ görevi görmesini oldukça hoş buldum. Ayrıca Magnus'un,Ölümcül Oyuncaklar'da,Alec'le neden bu kadar ilgili olduğunu da daha iyi anlamış oldum. Tessa'nın boynundaki Mekanik Melek başta olmak üzere hala merak ettiğim tam olarak cevaplanmamış bir kaç şey daha var tabii. Kitabın bir bölümün de olanlar yüzünden üçüncü kitapta,Tessa kendi veya yeteneği hakkında yeni bir şeyler keşfedecek gibi hissettim. Yazar pek açık açık yazmasa da kesin bir şeyler olacak gibi. Çok az kitap beni içine çekip sanki okumuyormuşum da resmen yaşıyormuşum gibi hissettirmişti. Bu seride onlardan biri oldu resmen. Bu kadar sevmemde ki en büyük etken okumaktan çok hissetmemdi sanırım.
600 syf.
·9/10
Tessanın dengesizlikleri ne istediğini asla bilmemesi sinirlerimi bozdu. Kitaptan bittikten sonra düşündüm aynı anda iki kişiyi sevmek gerçekten mümkün olabilir mi? Onun disinda Will ve Jem'in arkadaşlığına hayran kaldim.
600 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Serinin ikinci kitabını gerçekten sevdiğimi söyleyebilirim, aynı ilkinde olduğu gibi. Yalnızca bu kitapta Tessa'nın etrafında daha belirgin bir aşk üçgeni oluşması ve onun bu konudaki kararsızlığı beni çok sinirlendirdi. Bunun dışında kitaptaki yan karakterlere ve Will ve Jem'e ayrı ayrı bayılıyorum. Bu kitapta beni hem çok şaşırtan hem de bu mu yani dedirten şeyler oldu. Bunlar dışında yazarın anlatım tarzı ve dili benim çok hoşuma gitti ve kitabı bir gün içerisinde leimdne bırakmadan okudum. Ama dediğim gibi bu maceralı falan olduğu için değildi kitap. Bence yazar bütün aksiyonu son kitaba saklamış ama bilemiyorum. Bu serinin başında acaba aşk mı macera mı yoksa fantastik mi ağırlıklı diyordum, kesinlikle aşk. Ve tabi fantastik de fazlasıyla var. Kitabın 1800lerde geçmesi bence çok güzel ve yazar o dönemi anlamak için çok şey yapmış ve anlamış bize de gayet güzel anlatıyor. Sadece Artemis Yayınları'ndna Cassandra Clare kitaplarının kapaklarını değiştirmesini isteyeceğim, resmen kapaklar baktıkça Okuma isteğim kaçıyor ve özellikle de Ölümcül Oyuncaklar serisinin kitaplığımda bulunmasını bile istemiyorum, arkadaşımdan alacağım o seriyi de. Bun dışında aslında Artemis'den daha da büyük bir isteğim var ki bence bu daha önemli. Nedne bir seri boyunca her kitapta çevirmen değiştirilir ve bu çevirmenler de önceki kitapları okumamış gibi -belki de gerçekten okumamışlardır- çeviri yaparlar. İlk kitapta gördüğüm özel isimler, terimler bu kitapta hep farklı çevrilmiş ya da ilk kitapta çevrilen bazı şeyler çevrilememişti. Sanırım 3. kitabın çevirmeni de farklı ve artık korkuyorum. Bunlar dışında serinin genel konusunu okuyup beğendiyseniz bence gözünüz kapalı alabileceğiniz bir seri...
600 syf.
·Beğendi·8/10
Merak ettiğiniz birçok şeyin cevabını bulabileceğiniz, Will'in geçmişine ışık tutan bir kitap. Ancak bir noktada işler sizi bunaltabiliyor, ya da en azından benim için böyle oldu, bilmiyorum. Ama vaktiniz varsa Mekanik Prens'e bir göz atın derim
600 syf.
·9/10
Cassandra Clare'in bu kadar acımasız olmamasını diledim ve kalbimin ortasına oturan koca bir ağrı ile kitabın kapağını kapattım.
En olmadık şeylerin beni en çok etkileyecek şeyler olabileceğini tahmin etmemiştim.
Bu konuda yazara içimdeki gizli kalmış acıları çıkardı diye kızsam mı ,yoksa o acıların altında yatan değerleri bana hatırlattı diye teşekkür mü etsem bilemedim .
Tek bildiğim ve emin olduğum şey ise kitabın gerçekten iyi olduğuydu. Tabii kalbinizde kalan ağrıyı saymazsak...
İkinci kitapta Will'i daha iyi tanıdım .Neden böyle biri olduğunu anlamamıştım fakat bu açığa çıktığında aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını altında birçok nedenlerin yatabileceğine bir kez daha şahit oldum .
Jem'e daha çok üzüldüm ve daha çok sevdim .İstisnasız en sevdiğim karakterlerden biri oldu bu seride.Anlamsız bir şekilde hisleri ve duyguları bana o kadar anlamlı geliyorki...
Tessa 'ya sinir oldum .Olabileceğimden fazla .Kendine gel kadın! diye atar yaptığım bile oldu ama ne yazık ki beni duymadı.Sonunda en azından biraz kendine gelmeye başardı da derin bir nefes aldım .
Diğer bir yandan Henry yine çok tatlıydı sevgili eşi de onunla eş değerde .
Galiba bu seriyi neden sevdiğimi buldum çünkü kendimi içinde bulabiliyorum. Dünyadan ayrılıp üç boyutlu evrenin içine dalış yapıp orda yaşamak gibi .Her duvar ,her his ,her görüntü tanıdık.
Bu durumda sevmemem imkansızlaşıyor. Umarım okur ve bu dünyanın içine adım atarsınız.
Ah en sevdiğim diğer karakteri nasıl unuturum!
MAGNUS BANE!Bir iblis efendisinden etkilenmek zordur fakat konu MAGNUS olunca hayran hayran bakakalıyor insan .
600 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabı sabırsızlıkla beklemiştim ve aynı şekilde sabırsızlıkla ve bir solukta okudum. Çok güzel bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Gerçi biraz uzun bir seri ama olsun
600 syf.
·10 günde·8/10
Bir miktar spoiler içerir.Serinin ikinci kitabıydı ve çok güzeldi.Çok akıcıydı.Ne var ki Tessa beni benden aldı.Bilemiyorum kendi mi kararsız yoksa Will ve Jem'i aynı anda mi istiyor?Sanki Will'i seviyor ama neden Jem'in evlenme teklifini kabul ediyor.Çok karıştırdı kafamı çok.Ama yine de kötü niyetli olmadığı ve naif davrandığı için kitaptan sonra düşündüm aynı anda iki kişiyi sevmek gerçekten de mümkün olabilir mi?
600 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bitirdiğimde Will için o kadar üzüldüm ki. Bu kitapta Will’in en savunmasız yanını gördük. Ayrıca olan olaylar sayesinde kitap akıp gitti resmen. Ağzım açık bir şekilde okudum bazı yerleri. Cassandra Clare’in kitaplar geçtikçe yazım dilinin güçlenmesini okumak o kadar güzel ki. Sanırım en sevdiğim yazarlar listesinde her zaman en başlarda olacak.
617 syf.
·19 günde·8/10
Kitabın arka kapağında Tessa'nın aşkı Gölge Avcıları'nı kurtarabilecek mi yazıyor. (Geri kalan kısım spoilerlar içerecektir) Evet bence onları derinlemesine kurtardı. Will bir şekilde 5 yıldır heba ettiği sevmeme ve sevdirmeme politikasında ne kadar hatalı olduğunu Magnus sayesinde öğrenmiş oldu. Magnus'un aslında Will'e karşı hisler beslediğini tüm okuyucular anlamıştır. Will tamamen değişti çünkü Tessa'yı sevmek istiyordu. Onun da onu sevmesini istiyordu fakat onu sevenlerin sonunun ölüm olacağı safsatası ile 5 yılını heba etmişti. Gerçekleri öğrense de asıl gerçek Parabataisi olan Jem'in hisleriydi. Jem Tessa'ya aşıktı tıpkı Will gibi lakin Jem Will'e bundan hiç bahsetmezken Tessa'nın bile beklemediği bir biçimde ona evlenme teklifi etti. Şahsen Jem daha yakındı. Narin, kırılgan ve öleceğini düşünen buruk Jem Tessa'ya karşı daha saf bir şekilde sevgi besledi. Will'in şeytan inine gidip yin feng kullanması (Jem için bulması da diyebiliriz) olayından sonraki yakınlaşmaları buna bir kanıt gibiydi. Çünkü Will&Tessa yakınlaşmaları bir ara nedenlerle olmuştu. Sanki istek dışı gibiydiler. Will bu teklifi öğrenince Jem'i kırmamak için sevgisinden vazgeçmesi ve onu içinden atma çabası işte gerçek Parabatai sevgisidir. Will her zaman Jem çok sevdi. O sahne bu bağın en iyi örneğidir. İç parçalayan ama en doğrusu gibi görünen sahneydi. Enstitüde içten parçalanmalar olsa da Charlotte Henry ile Lightwood'ları düşürmeyi başarıp enstitüyü ellerinde tuttular. Mortmain aslında Benedict Lightwood'un dediği gibi Gölge Avcıları'na kin besleyen, zayıf bir aşağı dünyalının tekidir. Nate burada kukla olarak ölürken, Tessa onun gerçek abisi olmadığı haberi ile sarsılır. Aslında en güzel sahnelerden biri otomatlar ile savaşırken Will'in Tessa'ya siper olması ve onun ölecek mi diye düşündürtmesiydi. Ayrıca Henry&Charlotte ilişkisi yıllardır evli olsalar da birbirlerine olan gerçek hislerini söylemeleri ve birde çocukları olacak olması en güzel birkaç olaydan biriydi. Son olarak Gidion Lightwood ve Sophie ilişkisiydi. Babasının tarafından onun eylemlerinin yanlış olduğunu söyleyerek çekilen ve aşkı için yeni yol çizen bir karakterdi. Cassandra kitabı son derece keyifli ve çabuk okunabilir bir biçimde yazmış. İlk kitaptan mislice daha güzeldi. Gotik kısımları gözden kaçırmam mümkün değildi. Sadece Jess'in onlara karşı taraf alması hoşnutsuzluk yaratsa da kitapta yazdığı gibi; buna ihanet diyemeyiz çünkü beklenmedik bir şey ihanet denmez. İhanet başarılı olan şeye denir. Jess'in yaptığı sadece aptallıktı!
Asla kimseyi sevemeyeceğimi ve kimsenin beni sevemeyeceğini düşündüğüm zamanlarda hayatıma son vermemi engelleyen şey kitaplar oldu. Belki de tamemen yalnız olmadığımı düşünmeme neden olan şey onlardı. Bana karşı dürüsttüler.
Zamanın tüm yaraları iyileştirdiğini söylerler ama bu o acının kaynağının sınırlı olduğu varsayımına dayanır. Biter. Buysa her gün yeniden açılan bir yara.
"Hani bir his vardır," dedi, "Bir kitabı okurken onun sonunda trajedi olacağını bilirsin. Soğuğun ve karanlığın yaklaştığını hisseder, sayfaların üzerinde yaşayıp nefes alan karakterlerin akıbetinin iyi olmayacağını görürsün. Ama bir arabanın arkasında sürükleniyormuş gibi, hikayeye bağlanırsın ve okumayı bırakamazsın."
"Meleklerin Erdemi çürüyememelerindedir. Kusurları, daha iyiye gidemeyen olmalarıdır. İnsanların kusuruysa çürüyebilmesi, erdemiyse her zaman daha ileri gidebilecek olmasıdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mekanik Prens
Alt başlık:
The Infernal Devices (Cehennem Makineleri) Serisi 2
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051420134
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Clockwork Prince
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Artemis Yayınları
Londra Enstitüsü'ndeki dengeler hiç bu kadar hassas olmamıştı. Konsey, Charlotte'ın gücünü elinden almak ve bu gücü, ahlak değerlerinden yoksun, gözünü iktidar hırsı bürümüş Benedict Lightwood'a vermek istiyordu.

Will, Jem ve Tessa, Enstitü'yü ve Charlotte'ı kurtarma umuduyla Mortmain'in geçmişiyle ilgili sırları araştırmaya karar verdi. Ancak tek keşfettikleri düşmanın amacı değildi. Aynı zamanda Tessa'yla ilgili huzursuz edici Gölge Avcısı bağlantısını da öğrendiler. Zaten Will ve Jem'in ilgisi arasında kalan Tessa, kendisinin bizzat bir "canavar"a dönüşmesine Gölge Avcıları'nın yardım ettiğini öğrenince başka bir seçimle daha yüz yüze gelecekti.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 371 okur

  • Cress
  • Ecem
  • Damlanur Gürtekin
  • sayra akyüz
  • deniz
  • Nilsu
  • Zeynep Genel
  • Öykü simsar
  • Nur Yağan
  • Su

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%27
18-24 Yaş
%38
25-34 Yaş
%21
35-44 Yaş
%3
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%95.7
Erkek
%4.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.3 (66)
9
%19.4 (31)
8
%21.9 (35)
7
%8.1 (13)
6
%3.1 (5)
5
%3.1 (5)
4
%1.3 (2)
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%1.3 (2)