Mekke'de Müslüman Olmak

·
Okunma
·
Beğeni
·
719
Gösterim
Adı:
Mekke'de Müslüman Olmak
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054127030
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstişare
Mekke’de müslüman olmak bir ölçüdür, bir ayrıcalıktır. Hem de sadece geçmişteki bir dönem için değil. Çünkü bütün zamanların mekanların mekkesi vardır, bütün davaların birer mekke dönemi vardır.rnrnHer bir yandan küfrün hücumunu maruz kalmış bir dünyada müslümanca ortaya çıkabilmek, müslümanca meydana inmek önemli bir olaydır. Hem Allah (cc) indinde de öyledir. Küfrün hakim olduğu kafir olmanın büyük bir dünyevi avantaj ve getirisinin olduğu bir dünyada müslümanca kimlik ibrazı, diğer bütün amellerin eksikliğine rağmen o müslümanı kurtaracaktır inşallah.rnrnMuhterem bir dostun şu tespiti beni her zaman duygulandırmıştır.rnrn“Taksim meydanında sadece gözleri açık, çarşafa bürünerek vakurla yürüyen şu bacıya bakın! Vallahi işte Allah’ın velisi bugün budur. Eğer Şeriat müsaade etsin, ayaklarının altını öperim vallahi!”rn
124 syf.
·Beğendi·9/10
Aslında bakarsanız içerikle bağdaşmayan bi başlık. Ama kitap kesinlikle okuyucusuna çok anlam katıyor bazı şeyler sağlamlaşıyor bazı şeyler de yeni oluşuyor. Okunmaya değer..
124 syf.
·Puan vermedi
İslamın ilk yıllarında iman eden dava erlerinin çektiği sıkıntıların anlatıldığı bu eserde özelikle Mekke'de ve Medine'de müslüman olanların karşılaştırmasını yapmaktadır.
Bizler uyuyan insanlarsak veya verdiğimiz uğraş uyumakla eşdeğer ise, vahdet oluştursak ne yazar, tefrikaya düşsek ne yazar, örgütlü ve organizeli olsak ne yazar, başıboş ve salapati olsak ne yazar?

Kıpırdayan insanları vahdet halinde olup olmamaları önemlidir, ayağa kalkıp yola koyulan insanların örgütlü olup olmamaları önemlidir.
▪️Rasulullah (s.a.v) içerisi putlarla dolu olan Kabe'de kılıyordu namazlarını. İnsanları en çok orada davet ediyordu İslam'a. Gerek namazından ve gerek tebliğinden dolayı başına her ne geliyorsa Kabe'de geliyordu ve bütün bunlar ma'şeri vicdana derin bir şekilde nakşoluyordu.

▪️İslam tarihine baktığımızda nice önemli olayın Kabe'de cereyan ettiğini ve bunun toplum üzerinde çok derin izler bıraktığını unutmayalım.

Müslümanlar olarak camilerde yoğunlaşmalıyız ve dolu dolu bir cami hayatı yaşmalıyız.

Egemen güçler bize ne yapacaklarsa camilerde yapmalılar, evlerden toplayıp götürmemeliler, vakıflardan, derneklerden kelepçeleyip götürmemeliler. Cemaatin gözleri önünde olup bitmelidir her şey. "Cemaatimizden falan genci tutukladılar, şurada namaz kılan, arada sırada kamet getiren filan delikanlıyı götürdüler..." desin cemaat. Evlerden ve benzeri yerlerden toplanıp götürülenlerden cemaatın hiçbir zaman haberi olmayacaktır, olsa dahi "Allah bilir kimlerdir ve neler yapıyorlardı..." ve benzeri şeyler söyleyeceklerdir haklarında.
Bakınız Ömer (r.a) İslam ordularının genç kumandanı Üsame bin Zeyd'e neler tenbih ediyor:

"Ey Üsame, ordunun ön taraflarına muhacirlerden yerleştir ki ordunun mukavemet gücü olabilsin. En arka taraflarına da muhacirlerden yerleştir ki ordunun kaçmalarını önlesin. Yan taraflarına ve ortalarına da muhacirlerden serpiştir ki çelik dişliler gibi ayakta kalabilsin, tutunabilsin."

▪️ Bunu elbette daha ilk başta imanlarının imtihanını verenler yapabilirdi ve nitekim Ensar ve Muhacir bunu yaşadıkları müddetçe ısbat etmişlerdir.
Mağlup iken de izzetli ve onurlu olunabilir, mahkum iken de, eller zincirliyken de izzetli olunabilir, güçsüz ve çaresizkende izzetli olunabilir, fakru içerisindeyken de haysiyetli olunabilir.

Secdeye yattığında üzerine ölmüş devenin işkembesi konulan Kişi o esnada azizdi ve izzetinden hiçbir şey kaybetmemişti. Ve onun bu hali sevenlerinin başını önüne eğdirmemişti, bir daha el içine çıkamaz etmemişti.

Allah için bizde sizden izzetli olmanızı, onurlu olmanızı istiyoruz.

Sizden yüksek yüksek okul binaları, yurtlar, vakıflar, dernekler istemiyoruz! Sadece ve sadece şu Aziz İslam Dini'ni eğip bükmemenizi, bulandırmamanızı istiyoruz.

Ha, şunu da bilin! Sizden şımarıkça şovlar, kafa tutmalar istemiyoruz, boyunuzdan büyük laflar etmenizi de istemiyoruz.

Vakar istiyoruz, asalet istiyoruz, ciddiyet istiyoruz. Çok mu zor acaba izzetli ve onurlu olabilmek, izzetli ve onurlu kalabilmek?
Müseylemetül Kezzab bir gün taraftarlarıyla oturmaktadır. Daha önce Müslüman olan ve Resulullah Aleyhisselam'ı iyice tanıyan birisi de vardır yanında Talhatün Nemri. Müseyleme ona döner ve sorar:

- Doğru söyle, Muhammed'in durumu ve benim durumum nedir? Talhatün Nemri der ki:

- "Allah'a yemin ederim ki Muhammed Allah'ın Resulüdür, O'na Allah vahiy göndermektedir. Yine Allah'a yemin ederim ki sen yalancısın, Allah sana vahiy göndermemektedir. Fakat olsun, değil mi ki sen bizim kabiledensin? Bizim kabilenin yalancı peygamberi, bizim için Mudar oğullarının sahih peygamberinden daha sevimlidir!" der.

Bu hastalığın insanı nerelere savurabileceğini iyice görelim. Sizi bilmem de ben çok işitmişimdir "Bizim gavurumuz, falanların müslümanından daha iyidir" küfür sözlerini. Hemde hiç beklemediğimiz kişilerden.

Tekrar sözün başına dönelim ve bilelim ki bu korkunç hastalık Mekke'de Müslüman olanlarda, yani bir davanın ilklerinde hiç bulunmuyor, imanının imtihanını verenlere öyle kolay kolay sirayet edemiyor.
İfrattan, tefritten ve özellikle tekfir hastalığından Allah'a sığınırız. Fakat insanlar hakkında Allah Teala'nın hükmünden ve tasnifinden başka bir tasnifte bulunmaktan da yine O'na sığınırız. Çünkü O'nun tasnifi sadece sözde kalan bir tasnif olmaktan da öte, cennet ve cehennemle neticelenecek bir tasniftir.

Mekke müşrikleri Allah Teala'nın varlığına ve birliğine inanmakla kalmıyor, çarpık ve eksik de olsa O'na ibadet ediyor, hepsinden de önemlisi Allah Teala'nın hükümlerine uyduklarını iddia ediyorlardı.

Evet, "Allah böyle emretti" diyorlardı. Yalan da olsa, isabetsiz ve çarpıtılmış da olsa böyle söylüyorlardı. Diyeceksiniz ki, onlar Allah'ın indirdikleriyle hükmolunmaya çağrıldıklarında "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" diyorlar. İyice dikkat edildiğinde burada da Allah Teala'nın hükümlerine koyuculuğu reddedilmiyor, atalarının da doğru yolda olduğunu iddia ediyor hatta Ar'af 28'de bu iki noktayı birleştiriyorlar ve "Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti" diyorlar. Denilebilir ki bu daha büyük bir suçtur, yani Allah Teala'nın buyurmadığı bir şeyi Allah buyurdu iddiasında bulunmak. Artık sizin insafınıza bırakıyorum hangisinin daha büyük bir suç olduğunu; Allah'a yalan iftira etmek mi, yoksa "Allah bize karışamaz" görüşü mü?
Bir takım dünyevi işlerimiz vardır ki onları vekaleten yürütemeyiz. Kimse kimsenin yerine üniversite imtihanına, hatta daha küçük çapta bir imtihana girebilir mi? İmanın imtihanı da işte böyle vekaleten verilemez.

Müslümanlara reva görülen bunca zülüm karşısında, birilerinin bizim adımıza tavır gösterdiğine ve bunun bizim için de geçerli ve yeterli olduğuna inanıyorsak yanılıyoruz!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mekke'de Müslüman Olmak
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054127030
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İstişare
Mekke’de müslüman olmak bir ölçüdür, bir ayrıcalıktır. Hem de sadece geçmişteki bir dönem için değil. Çünkü bütün zamanların mekanların mekkesi vardır, bütün davaların birer mekke dönemi vardır.rnrnHer bir yandan küfrün hücumunu maruz kalmış bir dünyada müslümanca ortaya çıkabilmek, müslümanca meydana inmek önemli bir olaydır. Hem Allah (cc) indinde de öyledir. Küfrün hakim olduğu kafir olmanın büyük bir dünyevi avantaj ve getirisinin olduğu bir dünyada müslümanca kimlik ibrazı, diğer bütün amellerin eksikliğine rağmen o müslümanı kurtaracaktır inşallah.rnrnMuhterem bir dostun şu tespiti beni her zaman duygulandırmıştır.rnrn“Taksim meydanında sadece gözleri açık, çarşafa bürünerek vakurla yürüyen şu bacıya bakın! Vallahi işte Allah’ın velisi bugün budur. Eğer Şeriat müsaade etsin, ayaklarının altını öperim vallahi!”rn

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Mustafa Dündar
  • KİTAP ADAM
  • Esma Aslan
  • Kamil Demiral
  • Emrah AKIN
  • kitapkuyusu
  • Serefraz (سرفراز)
  • Mehmet Turgut
  • Abdullah Bozkurt
  • Evvela Samimiyet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0