Mektuplar - Martin Heidegger - Hannah Arendt (1925-1975)

·
Okunma
·
Beğeni
·
496
Gösterim
Adı:
Mektuplar - Martin Heidegger - Hannah Arendt
Alt başlık:
1925-1975
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752563551
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Sevgili Bayan Arendt!

Hemen bu akşam size gelmeli ve kalbinize hitap etmeliyim.
35 yaşındaki filozof, evli ve baba Martin Heidegger en önemli eseri Varlık ve Zaman üzerinde çalışırken 18 yaşındaki Yahudi öğrencisi Hannah Arendt'e 1925 yılında yazdığı ilk mektupta bu satırlarla seslenir. Felsefe tarihinin bu en ilgi çekici aşk ilişkisini belgeleyen Mektuplar 1925-1975 başlıklı derlemenin Bakış adlı ilk bölümü, profesörle öğrencinin ilişkilerinin en yoğun dönemi olan 1925-1933 yıllarını yansıtır. Bu bölümün 45 numaralı son mektubu Heidegger'in Arendt'in kendisine yönelttiği "Yahudi karşıtlığı" ithamını yanıtladığı, önemli bir belgedir. Arendt'in itham edici mektubu ise Heidegger veya ailesi tarafından imha edilen belgeler arasındadır. Zaten kitabın tamamını oluşturan mektuplardan 119'u Arendt'in özenle muhafaza ettiği Heidegger imzalı orijinal belgeler olmakla birlikte, Arendt'in gönderdiklerinden sadece 33 tanesi günümüze ulaşabilmiştir.
(…) tam da o güzel fotoğrafın tam içime, kalbime bakarken (…) Bu bakışın, ders verirken kürsünün yanından bana doğru ışıldayan bakışla aynı bakış olduğunu bilmiyorsun. Ahh bu oydu, bu odur ve sonsuzluk olarak oradadır; o uzak yakınlıkta.

1950'de, ilişkinin kesintiye uğradığı 25 yılın ardından böyle hitap eder Heidegger sevgilisine. 1950-1965 yılları arasındaki mektuplar Yeniden Bakış döneminde toplanmaktadır. Bu dönemde Arendt'in girişimiyle yeniden başlayan ilişkileri, Arendt'in Heidegger ve karısına yaptığı ziyaretler ve Heidegger'in entelektüel çalışmalarından bahsedilen bir dönemdir. Karşılıklı yazılan şiirler açıkça ifade edilemeyen aşkın zarif nişaneleridir.

1966-1975'i kapsayan Sonbahar bölümünde ise taşlar yerine oturmuştur ve Arendt, Heidegger'in eserlerinin ABD'de yayımlanması konusunda yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda Heidegger'in karısı Elfride ile de mektuplaşır. Arendt, Heidegger'in 80. doğum yıldönümüne ithafen ABD'de bir radyo konuşması yapar ve Heidegger'in "kendisine ve birçoklarına düşünmeyi öğreten adam" olduğunu ifade eder. Nazi sempatizanlığını "dönemsel bir hata" olarak aklamaya çalışır.

Satır aralarından aşk ve bağlılığın sızdığı bu "ketum" mektuplar, 20. yüzyılın iki önemli filozofunun yaşamları çerçevesinde Yahudilik-Almanlık, talebelik-hocalık, gençlik-olgunluk, kadınlık-erkeklik, talebelik-bekârlık ve en önemlisi de aşk ve fedakârlık kavramları etrafında dönüyor. Eserin sonundaki Notlar bölümüyle Heidegger'in "imaya dayanan kapalı üslubu" ve Arendt'in ondan geri kalmayan "bulmacamsı" cümleleri açıklığa kavuşturuluyor. Fotoğraflar isebu hakiki hikâyeyi gözler önünde canlandırmaya yardımcı oluyor.
464 syf.
·Puan vermedi
Kitabı Üsküdar kitap fuarından neredeyse bir ay gibi çok uzun bir tatilden İstanbul’a dönüşümde aldım. Bunun biraz da evden ayrılmanın buruk ve kekremsi tadını hafiflettiğini söyleyebilirim. Uykumun kaçtığı bazı gecelerde bana eşlik etti ve benimle sehere erişti.

Beni bu kitabı okumaya sevk eden, diğerlerinden farklı ve ilgi çekici kılan iki husus vardı:
Biri ruhunu ruhuma yakın hissettiğim birinin bu kitabı sevmesi
diğeri ve belki en önemlisi de aşkın, bir filozofun ruhunda ve kaleminde nasıl hayat bulduğunu görme arzusuydu.
Şairlerin aşkı, şiirlerinde hayat bulsa da düzyazıda nasıl tasvir ettikleri konusunda derin bilgim yok ama mektup tarzında kaleme alınmış en yakın zamanda okuyup kıyaslayabileceğim eser Ahmet Arif’in Leylim Leylim’i idi. Kitap bilindiği gibi mektuplardan oluşuyor ve sanıyorum çoğunluğun beğenisini kazanmış. Bende de yankısını bulmuş satırları olsa bile, nedenini kendim bile ifade edemediğim bir şekilde biraz tutuklukla okuduğumu söyleyebilirim.
Ama Heideger’in Hannah Arendt’a olan saf ve derûni hisleri ve kelimeleri beni ilk sayfasından başlayarak içine çekti. Belki onun bir parçam gibi hissetmeme neden olan yanı şair veya filozof oluşu değil, herkes için sıradan olan birinde de bizim bulabileceğimiz aynı yerden fikirlerin ve ruhun tutuşması, ufkun aydınlanması..da olabilir.

Kitabı okurken ara veremediğim, kimi zaman hangi cümlesini paylaşsam kararsız kaldığım, bağlamını ve manasını tam ifade edemeyeceğini düşünüp vazgeçtiğim çok oldu.
Yine de rastladığı bir kaç cümleden etkilenip bir kitaba merak saranlardanım. Siz de tanışmak isterseniz Heideger’in yazılarından hoşuma giden, paylaşabildiğim bir kaç satırı bırakıyorum..
#41016164
#41029780

Bu mektuplar 1925 senesinden yani Heidegger’in 35 Hannah Arendt’in 19 yaşından başlayarak 1975 yılına kadar devam ediyor. Ve kitap bir felsefe hocasıyla talebesi arasındaki duyguları, mektupları 3 başlıkta inceliyor.
İsimleri de mahiyetlerini yansıtır tarzda
- Bakış
- Yeniden Bakış ve
- Sonbahar
adıyla ayrılmış. İlk kısım bu aşkın doğuşuna şahitlik ettiği, biraz da o cezb halini yansıttığı için bende daha çok yankısını buldu sanki.
Kitabın son kısmına doğru 1969 yılındaki bir mektubunda Hannah Arendt şöyle yazıyordu: [Bir kaç ay önce Fourcade’den etkileyici bir mektup aldığımı bildirmek isterim, içinde beni övdüğün yazıyordu; “de vive voix”. Hâlâ sevinçten yanaklarım kızarmış durumda.]
Gülümsemiş ve tarihe bakmıştım Hannah 63, Heidegger 80 yaşındaydı. :)

Bu kitaba salt aşk mektupları nazarıyla bakmak bütünden yoksun kalmaya neden olur çünkü kitapta Hannah Arendt ile Heidegger günün politikasından, siyasi düşüncelerinden, eğitim hayatları ve yaşantıları gibi bir çok konudan konuşuyorlar. Zaten yazılan dönem de Heidegger’in Varlık ve Zaman adlı kitabını yazdığı bir vakit. Ve tabii ki en bariz noktada felsefi meseleler hakkında yorumlarını, soru-cevapları içeriyor.
Kitap ayrıca mektuplarla beraber bir çeşit arşiv niteliğinde. Birbirlerine yolladıkları şiir ve resimlerin, el yazısı mektupların orijinal fotoğraflarını bulabiliyorsunuz.
Aynı şekilde bu 168 belge için her birini zaman, mekan ve konusu bakımından açıklayan notlar da mevcut. Son olarak da editörün kitaba ve belgelere dair yorumuyla bitiyor.

Alanında okuma yapan kimseler için elbet daha derinlikli ve güzel anlaşılabilecek bir eser. Ama benim gibi felsefi açıdan yetkin olmayan kişiler için de bir filozofun bakışından sadece aşka dair düşünceleri için bile hatta belki ilk iki bölüm için bile okunabilecek bir kitaptı. :)
464 syf.
Mükemmel bir aşk hikayesinden kendi kalemlerin okumak o kadar güzel ki.. 35 yasındaki Heidegger'in 18 yaşındaki Arendt'e aşık olmasıyla başlayan mektuplaşmalar sizi alıp, o döneme götürüveriyor. Her ne kadar hiç onaylanmayacak bir ilişki olsa da -Heidegger'in evli ve dört çocuk sahibi olmasından ötürü- mektupları okurken dalıp gidiyorsunuz.. 1925-1975 yılları arasında yaşanan bu mektuplaşmalar sizi felsefenin de siyasetin de gündemin de ve özellikle aşkın da en derin zirvelerine çıkarıyor. Okuyun, okutun.
Merak, dedikodu ve yeni yetmevari kendini beğenmişliğin kökü kurumayacak; sadece kadın, kendisi olmak suretiyle hür zihinsel hayata asalet bahşedebilecektir.
Aramızdaki her şey yalın, berrak ve saf olmalı. Birbirimizle karşılaştırılmış olmak lütfuna ancak böyle layık olabiliriz.
Yolculuklar ve dağlar; sen iç huzurunu, bağlarından koparılmış hürlüğünü ve muhkem varlığını getirmeseydin, dilsiz ve çaresiz kalacaklardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mektuplar - Martin Heidegger - Hannah Arendt
Alt başlık:
1925-1975
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752563551
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Sevgili Bayan Arendt!

Hemen bu akşam size gelmeli ve kalbinize hitap etmeliyim.
35 yaşındaki filozof, evli ve baba Martin Heidegger en önemli eseri Varlık ve Zaman üzerinde çalışırken 18 yaşındaki Yahudi öğrencisi Hannah Arendt'e 1925 yılında yazdığı ilk mektupta bu satırlarla seslenir. Felsefe tarihinin bu en ilgi çekici aşk ilişkisini belgeleyen Mektuplar 1925-1975 başlıklı derlemenin Bakış adlı ilk bölümü, profesörle öğrencinin ilişkilerinin en yoğun dönemi olan 1925-1933 yıllarını yansıtır. Bu bölümün 45 numaralı son mektubu Heidegger'in Arendt'in kendisine yönelttiği "Yahudi karşıtlığı" ithamını yanıtladığı, önemli bir belgedir. Arendt'in itham edici mektubu ise Heidegger veya ailesi tarafından imha edilen belgeler arasındadır. Zaten kitabın tamamını oluşturan mektuplardan 119'u Arendt'in özenle muhafaza ettiği Heidegger imzalı orijinal belgeler olmakla birlikte, Arendt'in gönderdiklerinden sadece 33 tanesi günümüze ulaşabilmiştir.
(…) tam da o güzel fotoğrafın tam içime, kalbime bakarken (…) Bu bakışın, ders verirken kürsünün yanından bana doğru ışıldayan bakışla aynı bakış olduğunu bilmiyorsun. Ahh bu oydu, bu odur ve sonsuzluk olarak oradadır; o uzak yakınlıkta.

1950'de, ilişkinin kesintiye uğradığı 25 yılın ardından böyle hitap eder Heidegger sevgilisine. 1950-1965 yılları arasındaki mektuplar Yeniden Bakış döneminde toplanmaktadır. Bu dönemde Arendt'in girişimiyle yeniden başlayan ilişkileri, Arendt'in Heidegger ve karısına yaptığı ziyaretler ve Heidegger'in entelektüel çalışmalarından bahsedilen bir dönemdir. Karşılıklı yazılan şiirler açıkça ifade edilemeyen aşkın zarif nişaneleridir.

1966-1975'i kapsayan Sonbahar bölümünde ise taşlar yerine oturmuştur ve Arendt, Heidegger'in eserlerinin ABD'de yayımlanması konusunda yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda Heidegger'in karısı Elfride ile de mektuplaşır. Arendt, Heidegger'in 80. doğum yıldönümüne ithafen ABD'de bir radyo konuşması yapar ve Heidegger'in "kendisine ve birçoklarına düşünmeyi öğreten adam" olduğunu ifade eder. Nazi sempatizanlığını "dönemsel bir hata" olarak aklamaya çalışır.

Satır aralarından aşk ve bağlılığın sızdığı bu "ketum" mektuplar, 20. yüzyılın iki önemli filozofunun yaşamları çerçevesinde Yahudilik-Almanlık, talebelik-hocalık, gençlik-olgunluk, kadınlık-erkeklik, talebelik-bekârlık ve en önemlisi de aşk ve fedakârlık kavramları etrafında dönüyor. Eserin sonundaki Notlar bölümüyle Heidegger'in "imaya dayanan kapalı üslubu" ve Arendt'in ondan geri kalmayan "bulmacamsı" cümleleri açıklığa kavuşturuluyor. Fotoğraflar isebu hakiki hikâyeyi gözler önünde canlandırmaya yardımcı oluyor.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Yağmur Rosa Solak
  • Göksel ONAY
  • Simge Narman
  • Metin Erdem
  • Saudade
  • numqvis me seqvitur
  • Zeynep Gökçe Özdemir
  • âişe
  • Bir çift mutluluk
  • <<<Kitap Sevdalısı>>>

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%0
8
%0
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0