Melek Sanmıştım Şeytanı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.753
Gösterim
Adı:
Melek Sanmıştım Şeytanı
Baskı tarihi:
1972
Sayfa sayısı:
75
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Atlas Kitabevi
Baskılar:
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
92 syf.
Bakınız ne kadar ilginç bir yazar Hüseyin Rahmi, sizce okunmaya değmez mi?

H.Rahmi, küçük yaşta annesini veremden kaybederek öksüz kalmış bir çocuk. Babaannesi ve konağın kadınlarıyla büyümüş.
Kadınlarla büyümenin yazarımıza etkileri neler olmuş?

H.Rahmi kadınlarla büyümenin sayesinde kadınların günlük hayatlarına, konuşmalarına, toplumumuzun batıl inançlarına o kadar hakim olmuş ki bunu ustalıkla yazıya dökmeyle kalmamış. Onlara da benzemiş.

Edebi yeteneği dışında yemek yapmak ve dantel işlemek en büyük hobisiymiş. O kadar güzel dantel işlermiş ki Heybeliada'nın kadınları Rahmi'den örnek almaya gelirmiş. Reçellerini söylemeden geçemeyeceğim. Adada onun kadar güzel reçel yapan yokmuş. Titizliği de cabası. Günde 5 kez kıyafet değiştirirmiş. Asla kimsede yatıya kalmaz. Yemeğe davetliyse kendi yemeğini götürürmüş. Kapı kollarını dirseğiyle ya da mendille açarmış. Biriyle tokalaşacağı zaman eldivenlerini takarmış.Corona'lı günlerde örnek alın Rahmi'yi :)

Bir de kedileri var, bu vazgeçilmezlerinin yanında.Kucağında, masasında kedileri olmadan yazamamış.
Öyle ki annesinin makus talihiyle ölürken bile vasiyeti ; "Kedilerimi iyi doyurun." demek olmuş.

Kadınlarla birlikte yaşamanın ona bir de ters etkisi olmuş. Hiç bir zaman aşka inanmamış ve evlenmemiş. O'na sorulduğunda: "Niçin evlenmediniz?" diye...
Yanıtı: "Allah saklasın! evlenmiş olsaydım yetmiş eser değil, yedi eser bile yazamazdım." olmuş. Sözün özü o kadar kadınlardan korkmuş.

Eserimize gelince gayet anlaşılır bir dille yazılmış. Yorumlara baktığımda dille ilgili şikayetler var. Art arda beş kitabını okudum. Gayet anlaşılırdı. Belki yayıneviyle alakalıdır bilemiyorum. Atlas Kitabevi'ni tavsiye ederim Gürpınar'ın eserini okuyacaklara.
Eserin adını alan hikayeyle birlikte hikayeler yer almakta eserde. Toplumsal konularla dalga mı geçiyor , ciddi mi yazar diye düşündürür sizi okurken. Eleştirirken güldüren bir yazar emin olabilirsiniz. Bir eserini okuduktan sonra bağımlılık yaptığını düşünüyorum. Diğerlerini de okuyayım diyorsunuz.

Eski yazarlardan olan Gürpınar'a kafanızı dağıtmak için bir şans verin ve okuyun derim.
92 syf.
·2 günde·7/10
Kitap bu coğrafyanın tadını tuzunu barındıran, bu coğrafyada yaşamış olan insanların hayatlarını anlatan hikayelerden oluşmakta. Hikayelerin bir kısmı iyi bir kısmı da vasat olsa da bizi anlatan satırlar olduğu için değerli. Yabancı bir yazar tarafından kaleme alınmış çok daha kötü hikayelere methiyeler düzerken bizden olanlara nedense aynı şekilde yaklaşamıyoruz. Tabi ki batının yazarları da okunmalı ama bizimde onlar kadar güçlü kalemlerimiz olduğu da asla unutulmalı.
85 syf.
·2 günde·8/10
Hüseyin Rahmi'nin okuduğum 2.kitabı. İlk okuduğum kitabı Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç'tı. Hatta bu kitap okuduğum ilk roman olma özelliğini taşıyor. Ortaokuldayken okumuştum. Taa o zamandan okur yaşamım başladı demek isterdim ama değil Türkçe öğretmenimizin ödeviydi zira
Hüseyin Rahmi, tıpkı Ahmet Mithat Efendi gibi edebiyatımıza çokça eser bırakmış kalemlerden biri. Onunla ortak bir kusuru da ara ara Ahmet Mithat misali kurgu içinde bilgi veya nasihatler vermesidir ki bu da bir edebi eser için teknik kusurdur.
Üniversitede epey üzerinde durmuştuk özel yaşamının. Hiç evlenmeyip özellikle kadını bol, gerçek hayatı yaşayan bir sokakta hatta Heybeli adada büyüyen yazarımız sokak kültürüne, sıcak mahalle ilişkilerine ve onların konuştuğu dile çok hakimdir. Sağlam gözlem yeteneği olan yazarımız bu birikimini tüm eserlerine başarıyla yansıtmıştır. Daha önce okuduysanız eğer edebiyatımızın en eğlenceli yazarlarından kabul edildiğini de fark etmişsinizdir. Mizah ve ironinin iç içe olduğu tarzıyla her dönem kendini okutmayı da başarmıştır.
Melek Sanmıştım Şeytanı bir öykü kitabı, içinde toplam 6 öykü var. Karbon Kitap'tan okuduğum baskı ne yazık ki çok başarılı değildi. Yazım hatası çokça yer alıyordu ki bunlar içinde de en katlanamadığım de ve da'ların yazımıydı
Kitaptaki en uzun öykü Melek Sanmıştım Şeytanı öyküsü, diğerleri kısa kısa...
Kitaba ismini veren öyküden bahsedeyim azıcık Toplumsal bir yergi olduğunu söylemeliyim öncelikle. Kıskanç bir kadın olan Bedriye ve bunun arkasına sığınıp evin hizmetçisi Servinaz'la muhabbete giren evin damadının öyküsü trajikomik. Evliliğe dair nasihatlerin de sıralandığı öykü çapkın damadın, Servinaz ile yasak ilişkisinden nasıl sıyrıldığını anlatması bakımından önemliydi. Monolog tarzında yazılmış bir öykü. Kahramanımız anlatıyor yaşadıklarını.
Misafir öyküsü de güzeldi. Aziz Nesin tarzı bir öykü. Karı-koca ve iki çocuğuyla 19 gündür misafir gidilen evin durumu ironik biçimde aktarılır.Yüreği geniş, saygısız, vurdumduymaz misafirlerimizden erkek olanı bir de akşamcı. Varın siz düşünün :) Misafirin yüzsüzlüğüne de ara ara yok artık diyebilirsiniz:)
85 syf.
·5/10
Kitap toplam altı öyküden oluşuyor. Yayınevi kaynaklı yazım yanlışları, kitabı okurken beni çok rahatsız etti. Kitaptaki öyküler genel olarak toplum analizi yapıyordu. En beğendiğim öykü Misafir’di. Cehaleti anlatan Asansör adlı öykü de güzeldi. Kitapta toplumu ironik bir şekilde betimleyen yazar ağlanacak halimize güldürmek istemiş bir nevi.
92 syf.
·1 günde·8/10
Eserede adını veren hikaye işe birlikte 7 hikayeden oluşan, birbirinden farklı içeriklere sahip olan ama neticede kadın-erkek ilişkisini esas alarak toplumsal sorunların işlendiği, yazarın kendine has üslubuyla renklendirdiği farklı bir çalışma olmuş. Yazar kendi döneminin gerçek hikayelerinden esinlenerek kaleme aldığını düşündüğüm ama dikkatli incelendiğinde günümüzde de bu hikayelerin karşılığının bulunduğu güzel bir kitap. Sadece eski Türkçe kelimelerin fazlalığı biraz okuma zorluğu oluşturmakta. Biraz daha sadeleştirilseydi daha da güzel olabileceğini düşünüyorum.
85 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hüseyin Rahmi'den okuduğum beşinci kitaptı. Daha önce okuduklarımın ikisi roman, ikisi öykü kitabıydı. Bu üçüncü öykü kitabı oldu. Yazarın kitaplarından çıkardığım ortak sonuçlardan birisi; eserlerdeki karakterlerin yaptığı hatalardan ders çıkarmak gerektiği oldu. Özellikle 'Gönül ticareti' kitabının ilk üç öyküsü ve bu kitabın ilk öyküsündeki olayları okuyup okuyucunun kendisinin yapmaması gereken davranışlar var.

Bu kitaba gelecek olursak kitabın ilk hikayesi olan aynı zamanda kitaba adını da veren 'melek sanmıştım şeytanı' öyküsünde; kıskançlık adı altında, üstünde anlamsız bir baskı kurulmuş ve bu baskı sonucu karısını aldatan bir erkeğin başından geçen olay anlatılıyor. Kadın ya da erkek fark etmez bu derece kıskançlığı iradesi zayıf olan eşine ya da sevgilisine yapan birisi mutlaka ve mutlaka karşısındakini hataya itiyor. Ve bu hatadan sonra ise iki insan içinde artık dünyanın pek tadı kalmıyor. Kitabın devamında erkeğin, eşinin ve aldatma sonucu hamile kalan kadının neler yaşadığı yan karakterlerin olayla ilgili konuşmaları ve fikirleri var. Kitabın sonuna doğru ise olay farklı bir durum kazanıyor ve yazarın erkek karakter ağızından verdiği öğütlerle sona eriyor.

Kitabın beşinci hikayesi olan 'ahlak humması' da müthiş bir öyküydü. Yine kıskançlık teması var gibi ve bununla birlikte empati de işlenmiş. İki insanın birbiriyle ego yarıştırması ne kötü. Öykünün sonunda yazılmaya başlanab mektup ise her şeyi açıklıyor.
92 syf.
·3/10
" Efendileri küçük saadeti ayak uymaya, kulunç kırmaya, etek öpmeye, divan durmaya alıştırdırlar. Zayıfların hayatı ancak kavilere tabasbusla kabil olabileceği menfur kanununu çocuk o yaşta öğrendi. "
85 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Yazarın bu kitabı birkaç öyküden ki,ağırlıklı olarak kitaba adını veren " Melek Sanmıştım Şeytanı " adlı öyküden ve ayrıca 1920 'li yıllara ışık tutan diğer kısa kısa öykülerden oluşuyor.

Değişik ve ilginç bir üslubu olan bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
75 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Hüseyin Rahmi, uzun zamandır özlediğim bir yazardı. Oldukça güçlü bir kalem ve bu kitabında ve içerisindeki hikayelerde de hem hicvi hem komediyi hem toplumsal sorunları anlatmaya çalışıyor. Bunları yazarken bir kısmı gerçekten bizlere güzel gelse de bazı kısımlarını da beğenmemezlik oluyor tabii ki.

Toplumsal Yergi nedir, nasıl yapılır bunu görmek güzel aslında. Yaklaşık 150 yıllık edebiyat tarihimizi incelediğimizde ve okuduğum o güzide eserleri her gördüğümde aynı sorunu görüyorum. TOPLUMDAN ŞİKAYET. Eğer sürekli KÖTÜ lanse edilen bir toplum varsa, bu ne zaman güzeldi? Ben de hep bu soruyu soruyor ve okudukça daha çok meraklanıyorum. İlginç bir durum.

Keyifli okumalar dilerim..
85 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bu kitapta da büyük olasılıkla yaşanmış hikayeler yer almaktadır. 1920 li yıllara ışık tutmuş çoğunlukla. 1941 li yıla ait olduğu bir hikayeyle başlıyor.
Akıcı, anlaşılır hikayeler. Bu hikayelerin yaşanmış olması durumu allak bullak ediyor.
Hüseyin Rahmi'nin tarzı sanırım yaşadığı çağın sorunlarına ışık tutmakmış.
85 syf.
·22 günde·Beğendi
Herkesin vardır melek sanıp şeytana inandığı birileri...
Kısa kısa öykülerinden oluşan çay molasında bitebilecek güzel bir kitap.
Hüseyin Rahmi, akıcı türkçesi ile çağımıza her zaman damgasını vuran gözü açan hayatta herşeyin olabileceğine değinen birisidir.
85 syf.
·2 günde·8/10
Kısa hikâyelerden oluşmuş akıcı bir dil var hikâyelerden çok benim ilgilimi çeken kitabın üslûbu dili gayet anlaşılır hiç sıkıntı çekmedim kitap sanki yakin zamanda yazılmış gibi. Kadınların bu kitapa bi göz gezdirme sini tavsiye ederim onlara hitap eden bazi hikayeler var sayfa sayisi az.
Kadının kocasına karşı bir sırrı olamaz fakat kocasının karşı bir sırrı olur. Biri bütün anlamıyla egemen, diğeri esirdir. Ben bu ortaçağ adetlerinden iğreniyorum.
Efendi baban 75’ine geldiği halde hâlâ uslanmadı, güzel bir kadın gördü mü gözleri ışıl ışıl ışıldar.
Ağzı kulaklarına varır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 9 - Atlas Kitabevi İkinci Baskı
Erkekler âleme karşı mertlik taslarlar. Kadınlara kahpelik yakıştırırlar. Biri ne gülünç övünme ise öteki ne insafsızca iftira.
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 67 - Atlas Kitabevi İkinci Baskı
Kocana inanma sakın. O ne cingöz Hüsnü’dür kumda
yürür de izini belli etmez. Ne kadar şüphelensen hakkındır, erkeğe güvenilir mi hiç?
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 8 - Atlas Kitabevi İkinci Baskı
Cahiller, boş dediğiniz bu hayatın zulümle, haksızlıkla,
hıyanetle, aptallıkla dolu olduğunu görmüyor musunuz?
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 77 - Atlas Kitabevi İkinci Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Melek Sanmıştım Şeytanı
Baskı tarihi:
1972
Sayfa sayısı:
75
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Atlas Kitabevi
Baskılar:
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı
Melek Sanmıştım Şeytanı

Kitabı okuyanlar 253 okur

  • Hatice EROĞLU
  • İlhan Şimşek
  • Ali Doğan
  • Batuhan Yılmaz
  • Sadık Kocak
  • Ali Gümüşsoy
  • Ayşegül Dallıkavak
  • Şeyma Bozkurt
  • Adem Yüce

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%2.6 (2)
8
%0
7
%2.6 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0