Mehmet Emin Bozaslan
Türkiye'de kürt hareketinin önemli simalarından birisi. 1934 yılında Diyarbakır da doğmuştur. ilk kitabı olan Ağalık ve Şeyhlik kitabını 1964 te çıkarır. 1966 da ise Doğu nun Sorunları adında bir kitap çıkarır ve baştakilerin dikkatini çekmeye başlar. Fakat başını belaya sokan 1968 de çıkardığı Alfabe isimli kürtçe öğrenmeye yönelik kitaptır. Aynı yıl Ehmedê Xani 'nin Mem û Zîn ini hem arap alfabesinden latin kürt alfabesine hem de türkçe ye çevirir ve yayınlar. fakat haliyle bu iki kitap başını belaya sokar ve yolu mahkemeye ve de hapse düşer..
İlk çevirilerden olması nedeniyle önemli bir eserdir. Bir çok sıkıntıyı göze alarak çeviriyi yapmıştır. Elimdeki 2. Baskısı kitabın. Herhalde başka baskı da olmaz .okunmaya değer bir kitaptır.
Mem û ZînEhmedê Xanî · Deng Yayınları · 20102,702 okunma
Bir tavsiye ile okumaya başladığım bu Kitap Ahmed-i Hani tarafından 1690-1695 yıllarında yazılmış. Yazar halk arasında da adeta destanlaşan iki farklı aşk hikayesini 60 bölüm ve 2657 beyitle kaleme almış.
Yazar kitabı Kürtçe yazsa da sonraları Kürtçe bilmeyenler için Türkçe çevirilerle okuyucuya sunulmuş. Kitapta şiirlerin Kürtçe aslı ve Türkçe çevirisi mevcut. Yer yer ise aslolarak anlatılmak istenen ile okuyucunun anlaşabilirliğini güçlendirmek ve farklı bir bakış açısı kazandırmak adına dipnot düşürülerek pekiştirilmiş. Bu benim bilhassa hoşuma gitti. Ve kitabın en arkasında Kürtçe-Türkçe bir içerik sözlüğü mevcut.
Tıpkı Ferhat ile Şirin , Aslı ile Kerem’in aşk destanları gibi yazar Mem û Zîn’in destanlaşan aşkını şiirsel bir dille kaleme almış. Divan edebiyatındaki o derin manayı ve birçok edebi sanatın kitapta hakkıyla yer aldığını söyleyebilirim. Ki bunu benim gibi sadece Türkçe çevirisini okuyan biri olarak görebilmek dahi mümkün .
Kitapta iki kız kardeşin (Zîn ile Sıtî) ve iki arkadaşın (Memo ve Tâcdin ) aşkı konu edilmekte.
Tâcdin ve Sıtî kavuşsa da , Mem û Zîn kavuşamadıklarından beşeri aşkları manevi aşka dönüşür. Bu yüzden olsa gerek bu ikilinin aşkı daha çok dillendirilmiş.
Keyifli okumalar.
Ehmedê Xanî, 1651 yılında kendi ifadesinde de belirttiği üzere doğmuştur. Doğum yeri Doğubayazıt tır. İran da uzun yıllar bulunmuş ve orada mistisizm öğrenmiştir. Kürtçe ye olan ilgisi ile ün salmıştır.
Öncelikle bu eseri okuma grubumuz olan https://1000kitap.com/bidunyakitapgrubu grubumuzun efsane kategorisinden seçilmesi ile okuma fırsatı bulabildim.
Ahmede Xani 1651 yılında Hakkari'nin Hani köyünde dünyaya
Kitabın başlığı Allah'ın ismidir
Onun ismi olmadan tamam değildir .
*
Kitapta şöyle bir cümle geçiyor "kavuşmanın da bir korkusu vardır " kim bilir nasıl güzel bir korkudur .
Kitap bünyevi bir aşkın manevi aşka nasıl dönüştüğünü anlatıyor
Mem ve zîn'in hikayesi genellikle Kürtlerin bildiği bir aşk hikayesidir. İki aşığın sonu farklı biten aşk hikayesini anlatıyor. Mem'i yakıp kavuran sevda ateşinin sonunda gerçeğe , ilahi olana yönelmesini hikaye alan bir kitaptır . Kitabı fazlaca özetlemek istemiyorum , ki lügatım da anlatmaya yetmez . Sadece biraz yarattığı duygulara değinmekle yetineceğim.
Kavuşmak....
"Kimi kavuşmayı ister Tacdin gibi
Kimi çileyi seçer mem ve zîn gibi"
Herkesin kavuşmak istediği bir hayali vardır ; kimi karşılıklı ,kimi hiçbir karşılık bulamadan bir hayali sever . Kimi hayaline kavuşur ,kimi vazgeçer ,kimi de yokluğa alışır.
Fakat sevdanın her türlüsü zordur . Yavaşça öldüren bir zehir ,vücudun her tarafında gezindiğini
hissediyorsun . Canını yakıyor ama elinden hiçbir şey gelmiyor . Sadece bekliyorsun. En acısı da bu ya bekliyorsun sonuna dair hiçbir fikrin yok ,ne olacağını bilmiyorsun . O zehir her gün başından parmak uçlarına kadar sızlayacak ve yavaş yavaş senin sonunu hazırlayacak . Ölüm bile bazen çok geç buluyor insanı
Kitabi çok beğenerek okudum ve sizlerin de okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum .
Vesselam
Hani, Allah'ın nurundan nasiplenmiş biridir. Yüreğindeki yaralar, şimdi herkesin yüreğinde...
Aşk ne kadar çetinse bile, uzun ve aydın bir yol önündediydi. Bu uzun yolda sadece beşeri aşk değil, her
Kürtçe yazılmış bir klasiktir, okuyalım dedilerdi, dünyanın dört bir yöresinin şiiri destanı okunur da kendi toprağımızın şiiri-destanı-efsanesi okunmaz mı, okunur tabi :)
Pdf ile okuduğum için her bir yerini renkli renkli işleyemediğim için çok üzgünüm. Bir çeviri dili bu kadar güzel bu kadar etkiliyken orjinali nasıl uçuyordur çok merak ettim, anlatımı o kadar etkileyici ki hiç dua ederken bu kadar şairane olunabileceğini düşünmemiştim:)
Sağolsun Ehmede Xanî sayesinde bol bol dua ettim:)öte tarafta kurtarır mı bilemem:)
Kötülük bu kadar hakimken aşkın kazandığı nerde görülmüş, değil mi? Anlatmaya gerek yok konuyu.
E bunları yazarken filminden bir ezgiyi de paylaşmadan edemeyeceğim:)
youtu.be/UfYn7Ns0Fn8
Mem û ZînEhmedê Xanî · Avesta Yayınları · 20132,702 okunma
Leyla ile Mecun, Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin... Mem ü Zin.
Büyük bir halk hikayesi..
Hüzün dolu bir aşk hikayesi..
Eserin orjinali Kürtçe ve kitabın bir sayfası kürtçe ve diğer sayfası türkçe..
Divan şiiri tarzında beyitlerden oluşuyor dili oldukça sadeleştirilmiş.
Allaha övgü ile başlıyor, peygambere övgü ve sonrasında hikaye anlatılıyor.
Dostluk, aşk, acı, ihanet çok güzel işlenmiş.
Sonunda kuvuşamasada sevenler işleniş anlatım harika.
Eser her ne kadar bir aşk hikayesi gibi görünsede, bir kültürü anlatıyor. Bayramları, düğünleri, kıyafetleri, değer yargıları, yaşam tarzı daha nice konuda fikir veriyor.
Severek okudum.
Mem û ZînEhmedê Xanî · Hasat yayınları · 19902,702 okunma
Cizrede bulunan Mem u Zin mezarlığının öyküsünü dile getiren ve bir zamanlar bazı duyguların ne kadar tesirli olduğunu günümüz bakış açısından ne kadar farklı olduğunun gözler önüne serilmesi...
Mem û ZînEhmedê Xanî · Nubihar Yayınları · 20142,702 okunma
Mem û Zîn kitabını okurken başka kaynaktan da Kürtçe'sine bakıp öyle bitirdim. Selîm Temo çok güzel çevirmiş fakat ne kadar iyi olursa olsun çeviriler yemeğin suyunun suyudur derler. Temo
Yaşadığı yörede zaman zaman şeyh olarak kabul edilmiş, halk arasında Hani Baba adıyla da anılmıştır. Ayrıca, molla(Molla Ahmed) olarak da tanınmaktadır. Hânî Aşiretinden olmasından ve Han köyünde doğması ötürü Ahmed Hânî (Ahmed-i Hânî) olarak tanınmaktadır. Doğu Bayazıt medreselerinde müderrislik ve İshak Paşa Sarayında kâtiplik yapmıştır. Dört dil (Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe) bilen Hani, eserlerini, dönemin tercih edilen edebiyat dili olan Farsça yerine Kürtçe yazmıştır.
En bilinen eseri, 17. yüzyılda Kürtçe'nin Kurmanci lehçesiyle yazdığı "Mem û Zîn"dir. Xanî, Mem û Zîn adlı eserinde, Emir Zeynettin'in güzellikleriyle dillere destan olan Zin ve Sti adlı iki kız kardeşinin Mem ve Tajdin ismindeki iki gençle olan aşklarını şiir şeklinde anlatır. Eser, aynı adla sinemaya da uyarlanmıştır.
Türbesi Ağrı Doğubeyazıt'tadır.