Memleket HikayeleriRefik Halid Karay

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.358
Gösterim
Adı:
Memleket Hikayeleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
183
ISBN:
9789751001064
Kitabın türü:
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu'nun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri'nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
- Nihad Sami Banarlı-

Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halid'in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadolu'ya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
- Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman
Refik Halid'in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyeleri'nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun "yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz" olduğunu belirtir.
- Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi-
(Tanıtım Bülteninden)
Memleket Hikâyeleri'ni ilk kez, seneler önce Rize Fındıklı'da, deniz kenarındaki binamızda, küçük dairemizde, sıcak, güneşli, pırıl pırıl bir günde okumuştum. Hemen ardından Gurbet Hikâyeleri'ni okuyarak Refik Halid Karay'ın böylesi güzel üslûbunun raslantı ve tek kitapla sınırlı olmadığını da görme şansım olmuştu.

Memleket Hikâyeleri gerçek, hakiki bir başyapıt kesinlikle. Sadece bu topraklardaki edebiyat için değil, bütün dünya edebiyatı için büyük bir güzellik. Üzerine kara kara bulutların çöktüğü güzel topraklarda yaşayanların yaralanmış, acıtan, çürümüş, kendini zevk ve sefaya kaptırmış ya da mazlumluk ve mahsunlukla paralanmış hayatlarından öyle hikâyeler sunuyor ki bize yazarımız, tek tek her bir hikâyesinde bize anlattığı karakterler gerçekten de sayfalara sığmıyor, yapraklardan taşarak yanıbaşımızda canlanıveriyor sanıyoruz. "Şeftali Bahçeleri" hikâyesindeki rengârenk bahçelerin verdiği huzur ve rahatın tamamının yanıltıcı olduğunu okumaya devam ettikçe anlıyoruz. Anadolu'nun her yerinden bize anlatılan insanların her biri bir sonu haber verir gibi; bu bulutlar boşuna değil, bu karanlık boşuna değil, her yere uzanan bu kötü karanlık fırtına çok yakında herşey tepe taklak olacak diye sesleniyor sanki, bir uğursuz seslenişle, sanki gemileri okyanuslarda kayalıklara çağıran, batsınlar diye hülyalı bir sesle onlara seslenen sireneler gibiler, ama herşey daha kötü olacak, daha kötüye gidecek diyor yine de her hikâyede okuduklarımız: istismar ve sömürünün farklı çeşitleri, insana yapılan manevi veya maddi zulümler ya da rehavetin içine kendini bırakmış akarken hayat, birden ölümün kapıyı çalması gibi, ya da senelerce insanlara hizmet etmiş ve artık sadece boynuna bıçağı uzatacak olan kasabın peşinden giden o koca öküz gibi, herşey ve herkes bu yıkılıştan nasibini almayı bekliyor . Ancak Refik Halid Karay gerçekten bir kitabının arkasında ona ithafen yazıldığı gibi bir ressam yazar, bu insan tasvirlerindeki sadeliği ve bu kıvrak, cümbüşlü ve ağıtlı dili ancak ressam olmasıyla açıklayabiliriz zira. Cer Mollası hikâyesinde, ya da Yatık Emine'de, ve diğer bir çok bir hikâyede bize hikâye ettiği bu insanlar, yani toprağımız değil sadece, insanlar da olan memleketimiz, kendi ahlâki çıkmazları ve istismarlarıyla yıpranmış, bir büyük felaketin yanı başında ya da dibinde acıyla kıvranan, kıvranacak olan, bir asır öncesinin mazlum, masum ya da hain, hin insanları büyük bir hayat keşmekeşinin içerisinde yuvarlanarak, yazarın inanılmaz güzellikteki üslûbuyla bir daha ölmemecesine kağıtlara düşüyor ve bir daha kaybolmamak üzere zihinlerimize nakşolunuyorlar. Ve onlara bakarken, bütün bu karanlığın, bir hain sisin, her yanı, her bir mekânı, toprağı ve aklımızı, ruhumuzu lekeleyen bu korkutucu siyahlığın, bu devasa büyüklükteki fırtınanın yeniden yanı başımızda olduğunu bütün bu sarsıntılardan anlamıyor muyuz sanki? Refik Halid Karay bir asır öncesinin hikâyelerinde bize bugünden insanlar da anlatmıyor mu? Eserin böylesine başarılı olmasının sebebi bu mu yoksa? Eserin yüz sene öncesinde, hatta daha fazla zaman önce yazılıp şu an hâlâ etkisini sürdürmesinin sebebi, iyi edebiyat işte; edebiyat, yani has edebiyat, yani okurken izini, etkisini hissetmiyorsak bile, bizimle kalan; kitabın kapağını kapadığımızda üzerimizde, dilimizde, gözümüzde, zihnimizde rengi kalan, tadı kalan ve bir daha bizden gitmeyen, bize katılan ve bizi biz olduran şeylerin arasına katılarak şu dünyadan göçene dek bizimle yaşamaya devam eden o güzel söz, o güzel resim, yüz sene öncesinden dahi uzanıp bize verilen bir sır, güzel anlatılmış bir hikâye. O yüzden, hazır her yeri kar kaplamışken, hazır bembeyaza kesmişken her yer, elimizden geleni de yapabildiysek muhtaca, o zaman okumaya başlayabiliriz Memleket Hikâyeleri'ni; hiç birimiz geç kalmamalıyız bu cümbüşe, hiç birimiz bu edebiyat şaheserinden mahrum kalmamalıyız.

İyi okumalar...
Kitaptaki her hikaye beni etkiledi. Açıkca Söylemek gerekirse hikayelerinin sonu hep kötü bitti. Hepsinin sonunda bir sarsıntı yaşadım diyebilirim. Hikayeleri okurken sanki o döneme gerçekten gidiyorsunuz. Çok Gerçekci yazılmış.

Benzer kitaplar

Her bir hikaye memleketin ne halde olduğunun açık bir göstergesi. Ve günümüzün daha da vahim olduğundan habersiz.
Hoşuma gitmeyen şey ise; haddinden fazla betimleme yapılmış. Bu gerçekten okuma zevkini negatif yönde etkiliyor.
Kitapta on sekiz tane hikaye var ve bir tanesi hariç hepsi Cumhuriyet öncesine ait. Genel olarak, çökmek üzere olan devletin yoksul insanlarının hayatına yer verilmiş. Bazen Anadolu'nun küçük bir beldesinde bazen de İstanbul, Bursa gibi şehirlerde geçiyor hikayeler. Bu nedenle de farklı değerler üzerine kurulmuş farklı sosyal yapılar ve yerli tipler görüyoruz. Kitaptaki doğal üsluptan, gerçekçi ve akıcı dilden olsa gerek kendimi her hikayenin sonunda hikayenin yaşandığı yerin toplumsal değerleriyle bugün arasında bağlantı kurmaya çalışırken buluyordum. Yani ki hem Anadolu'nun yaklaşık yüz yıl önceki halini gösteren hem de bugünü düşünme isteği uyandıran güzel bir eser.
Gerçekten kitap çok güzeldi. Kitabın birkaç hikayesinde duygulandigim oldu; yeri geldi güldüm, kızdım. Her hikayesinin sonu kötü bitiyor ama bu çok kotu bir son değil genelde... yazarın, kitaplarını daha önce olmadigim için çok pişmanım.
Refik Halid, muhalif bir yazar. Asıl kendini ifade ettiği alan gazetecilik. Kirpi takma adıyla Ittihad ve Terakki döneminde yazdığı sivri dilli, ağır eleştirileri sebebiyle iki yıl Anadolu'ya sürgüne gönderilir. Sinop, Ankara gibi farklı şehirlerde kalır. İşte bu sürgündeki sürecinde kaleme aldığı hikâyeler Memleket Hikâyeleri adıyla kitap haline getirilmiştir. Refik Halid, sade bir Türkçe ile yazar eserlerini elbette dönemini göz önünde bulundurmak lazım. Inceden inceye kirpiliğini yapmıştır yine de.
Kitap, dil olarak harika. Ben Osmanlıca kelimelerin büyüsünü seviyorum. R. H. Karay'ın Türkçesi gerçekten kuvvetli. Oldukça sade bir üslupla bizim olan (Anadolu) hikayelerini dillendirmiş. Kısaca doğal bir seyirde okutmasını beceriyor. Önemli bir yazar bence, Güçlü bir Türkçe tarafında bir yazar adayının kesinlikle okması gereken bir metin ve yazar.
Gecmisten günümüze kadar gelen bu hikayeler kimileri tarafından farklı sekilde de anlatilmissa bu kitapta toplanıp orjinaligine en yakın şekilde okurlara sunulmuş
Milli Edebiyat Dönemi vesilesiyle öğrencilere okutacağım bir "dönem" eseri olduğu için ikinci kez okudum. İlkinde çok beğenmiştim. İkincisinde de aynı hisleri yaşadım.

Ben Refik Halit'i Anadolu insanını kiriyle pasıyla anlattığı için, o muhafazakâr görüntünün ardında nasıl hastalıklı düşüncelerin, arzuların yattığını tüm çıplaklığıyla gösterebildiği için severim. İnsan doğasını sağlam gözlem ve tespitleriyle, kısacık öykülerde başarılı bir şekilde aktarabildiği için onun büyük yazar olduğunu düşünürüm.

Herkese tavsiye ettiğim, kendi insanımızı tanımak için okunabilecek en güzel kitaplardan biri. Zaman ayırın ve okuyun efendim.
Lise yıllarında okuduğum en çok beğendiğim kitaplardan biri olmuştu. Tekrar okuyacağım kitaplar arasında yer alıyor, anı seven kişiler için mutlaka öneririm
Güzel hikayelerden oluşan, Anadolunun değişik yerlerinde geçen coğunlukla açık yergi içeren akıcı bir eser. Tasvirleri ve kişilik incelemeleri muazzam. Hikayeleri okurken birebir yaşıyormuşsunuz hissi uyandırıyor.
Kitaptaki tüm hikayelerin başı gayet iyiydi ama refik halod realizm etkisinde kitaplar yazdığı için hikayelerin sonu bizim beklentilerimiizn çok altında bitiyor. Ve her hikayenin sonu kötü bitiyor.
" İnsanlar yalnız kendi saadetlerini iyice duymak için yalnız başkalarının felaketlerini arar. "
" Yaşamaktan, daima ihtiyaçlar içinde çırpınmaktan her zaman mağlubiyete mahkum bulunmaktan bir intikam hissi duymuyor muydu? "
O zaman düşündü ki insanlar yalnız kendi saadetlerini iyice duymak için yalnız başkalarının felaketlerini arar
Köpeğiyle beraber kaybolan Ali Bey'in bu esrarlı kayboluşu emsali gibi bir müddet hayattakileri meşgul etti,sonra yavaş yavaş silindi, gitti.
Refik Halid Karay
Sayfa 190 - İnkılâp
Biz, diyordu, şimdi burada ağıla çekilmiş bir koyun sürüsü gibiyiz; bu gemiciler köyün meyhanesinde şişeleri doldurup ahırımızda eğlentiye hazırlanan eşkiya çetesine benziyor; bağıracaklar, gülecekler, biz zavallı gözlerimizi sahneye dikerek, kulaklarımızı dolduran gürültülerden baygınlaşarak, o koyunlar gibi esir, zoraki uyuklayacağız.
Kurumuş girtlağından bir hırıltı çıkti. Sonra yavaş yavaş anlaşılmaya başlıyan bir sesle yalvardı:
-Oğlum, diyordu, sen gençsin, ilmin var, hünerin var, her yerde geçinir, kendini sevdirirsin.. Bak,
ben ihtiyarim, altı çocuğum, iki karım
aç kalıyor, çoluğum, çocuğum sokağa düşüyor. Bu karda bu kışta ben ne yaparım? Nasıl para
bulurum? Bana acı, buradan git,
yerimi kapma, ekmeğimi alma,,, beni sokakta birakmaya sebep olma... Sonra, tekrar hirıltılara
gömülerek: Yaptığın günahtır,
cezasını çekersîn! dedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Memleket Hikayeleri
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
183
ISBN:
9789751001064
Kitabın türü:
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu'nun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri'nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
- Nihad Sami Banarlı-

Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halid'in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadolu'ya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
- Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman
Refik Halid'in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyeleri'nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun "yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz" olduğunu belirtir.
- Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 783 okur

  • Sueda ÖZTÜRK
  • Tutku E.
  • Fikriye Dincel
  • Deniz Dağdelen
  • BilgeSevgi
  • Bincol
  • Keyik Nurcanova
  • Mehmet Şadi Özcan
  • Sinem Kor
  • önder güngör

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%9.9
18-24 Yaş
%27.9
25-34 Yaş
%29.7
35-44 Yaş
%16.8
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.3
Erkek
%33.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.9 (29)
9
%18.7 (34)
8
%24.7 (45)
7
%15.4 (28)
6
%8.2 (15)
5
%8.2 (15)
4
%3.8 (7)
3
%1.6 (3)
2
%1.1 (2)
1
%2.2 (4)

Kitabın sıralamaları