Memleket Hikayeleri

7,3/10  (138 Oy) · 
625 okunma  · 
104 beğeni  · 
3.457 gösterim
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolu'nun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyeleri'nde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
- Nihad Sami Banarlı-

Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halid'in mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadolu'ya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
- Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman
Refik Halid'in anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyeleri'nde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun "yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz" olduğunu belirtir.
- Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    183
  • ISBN:
    9789751001064
  • Yayınevi:
    İnkılap Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Rogojin 
 09 Oca 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Memleket Hikâyeleri'ni ilk kez, seneler önce Rize Fındıklı'da, deniz kenarındaki binamızda, küçük dairemizde, sıcak, güneşli, pırıl pırıl bir günde okumuştum. Hemen ardından Gurbet Hikâyeleri'ni okuyarak Refik Halid Karay'ın böylesi güzel üslûbunun raslantı ve tek kitapla sınırlı olmadığını da görme şansım olmuştu.

Memleket Hikâyeleri gerçek, hakiki bir başyapıt kesinlikle. Sadece bu topraklardaki edebiyat için değil, bütün dünya edebiyatı için büyük bir güzellik. Üzerine kara kara bulutların çöktüğü güzel topraklarda yaşayanların yaralanmış, acıtan, çürümüş, kendini zevk ve sefaya kaptırmış ya da mazlumluk ve mahsunlukla paralanmış hayatlarından öyle hikâyeler sunuyor ki bize yazarımız, tek tek her bir hikâyesinde bize anlattığı karakterler gerçekten de sayfalara sığmıyor, yapraklardan taşarak yanıbaşımızda canlanıveriyor sanıyoruz. "Şeftali Bahçeleri" hikâyesindeki rengârenk bahçelerin verdiği huzur ve rahatın tamamının yanıltıcı olduğunu okumaya devam ettikçe anlıyoruz. Anadolu'nun her yerinden bize anlatılan insanların her biri bir sonu haber verir gibi; bu bulutlar boşuna değil, bu karanlık boşuna değil, her yere uzanan bu kötü karanlık fırtına çok yakında herşey tepe taklak olacak diye sesleniyor sanki, bir uğursuz seslenişle, sanki gemileri okyanuslarda kayalıklara çağıran, batsınlar diye hülyalı bir sesle onlara seslenen sireneler gibiler, ama herşey daha kötü olacak, daha kötüye gidecek diyor yine de her hikâyede okuduklarımız: istismar ve sömürünün farklı çeşitleri, insana yapılan manevi veya maddi zulümler ya da rehavetin içine kendini bırakmış akarken hayat, birden ölümün kapıyı çalması gibi, ya da senelerce insanlara hizmet etmiş ve artık sadece boynuna bıçağı uzatacak olan kasabın peşinden giden o koca öküz gibi, herşey ve herkes bu yıkılıştan nasibini almayı bekliyor . Ancak Refik Halid Karay gerçekten bir kitabının arkasında ona ithafen yazıldığı gibi bir ressam yazar, bu insan tasvirlerindeki sadeliği ve bu kıvrak, cümbüşlü ve ağıtlı dili ancak ressam olmasıyla açıklayabiliriz zira. Cer Mollası hikâyesinde, ya da Yatık Emine'de, ve diğer bir çok bir hikâyede bize hikâye ettiği bu insanlar, yani toprağımız değil sadece, insanlar da olan memleketimiz, kendi ahlâki çıkmazları ve istismarlarıyla yıpranmış, bir büyük felaketin yanı başında ya da dibinde acıyla kıvranan, kıvranacak olan, bir asır öncesinin mazlum, masum ya da hain, hin insanları büyük bir hayat keşmekeşinin içerisinde yuvarlanarak, yazarın inanılmaz güzellikteki üslûbuyla bir daha ölmemecesine kağıtlara düşüyor ve bir daha kaybolmamak üzere zihinlerimize nakşolunuyorlar. Ve onlara bakarken, bütün bu karanlığın, bir hain sisin, her yanı, her bir mekânı, toprağı ve aklımızı, ruhumuzu lekeleyen bu korkutucu siyahlığın, bu devasa büyüklükteki fırtınanın yeniden yanı başımızda olduğunu bütün bu sarsıntılardan anlamıyor muyuz sanki? Refik Halid Karay bir asır öncesinin hikâyelerinde bize bugünden insanlar da anlatmıyor mu? Eserin böylesine başarılı olmasının sebebi bu mu yoksa? Eserin yüz sene öncesinde, hatta daha fazla zaman önce yazılıp şu an hâlâ etkisini sürdürmesinin sebebi, iyi edebiyat işte; edebiyat, yani has edebiyat, yani okurken izini, etkisini hissetmiyorsak bile, bizimle kalan; kitabın kapağını kapadığımızda üzerimizde, dilimizde, gözümüzde, zihnimizde rengi kalan, tadı kalan ve bir daha bizden gitmeyen, bize katılan ve bizi biz olduran şeylerin arasına katılarak şu dünyadan göçene dek bizimle yaşamaya devam eden o güzel söz, o güzel resim, yüz sene öncesinden dahi uzanıp bize verilen bir sır, güzel anlatılmış bir hikâye. O yüzden, hazır her yeri kar kaplamışken, hazır bembeyaza kesmişken her yer, elimizden geleni de yapabildiysek muhtaca, o zaman okumaya başlayabiliriz Memleket Hikâyeleri'ni; hiç birimiz geç kalmamalıyız bu cümbüşe, hiç birimiz bu edebiyat şaheserinden mahrum kalmamalıyız.

İyi okumalar...

Mehmet ulak 
10 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitaptaki her hikaye beni etkiledi. Açıkca Söylemek gerekirse hikayelerinin sonu hep kötü bitti. Hepsinin sonunda bir sarsıntı yaşadım diyebilirim. Hikayeleri okurken sanki o döneme gerçekten gidiyorsunuz. Çok Gerçekci yazılmış.

Memleket Hikayeleri benzeri kitaplar

Mustafa 
22 Eki 2017 · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Her bir hikaye memleketin ne halde olduğunun açık bir göstergesi. Ve günümüzün daha da vahim olduğundan habersiz.
Hoşuma gitmeyen şey ise; haddinden fazla betimleme yapılmış. Bu gerçekten okuma zevkini negatif yönde etkiliyor.

Muhammed Y. Altun 
 16 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Kitapta on sekiz tane hikaye var ve bir tanesi hariç hepsi Cumhuriyet öncesine ait. Genel olarak, çökmek üzere olan devletin yoksul insanlarının hayatına yer verilmiş. Bazen Anadolu'nun küçük bir beldesinde bazen de İstanbul, Bursa gibi şehirlerde geçiyor hikayeler. Bu nedenle de farklı değerler üzerine kurulmuş farklı sosyal yapılar ve yerli tipler görüyoruz. Kitaptaki doğal üsluptan, gerçekçi ve akıcı dilden olsa gerek kendimi her hikayenin sonunda hikayenin yaşandığı yerin toplumsal değerleriyle bugün arasında bağlantı kurmaya çalışırken buluyordum. Yani ki hem Anadolu'nun yaklaşık yüz yıl önceki halini gösteren hem de bugünü düşünme isteği uyandıran güzel bir eser.

Birsen Erol 
02 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Refik Halid, muhalif bir yazar. Asıl kendini ifade ettiği alan gazetecilik. Kirpi takma adıyla Ittihad ve Terakki döneminde yazdığı sivri dilli, ağır eleştirileri sebebiyle iki yıl Anadolu'ya sürgüne gönderilir. Sinop, Ankara gibi farklı şehirlerde kalır. İşte bu sürgündeki sürecinde kaleme aldığı hikâyeler Memleket Hikâyeleri adıyla kitap haline getirilmiştir. Refik Halid, sade bir Türkçe ile yazar eserlerini elbette dönemini göz önünde bulundurmak lazım. Inceden inceye kirpiliğini yapmıştır yine de.

Can Murat Demir 
 31 Ağu 2017 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Kitap, dil olarak harika. Ben Osmanlıca kelimelerin büyüsünü seviyorum. R. H. Karay'ın Türkçesi gerçekten kuvvetli. Oldukça sade bir üslupla bizim olan (Anadolu) hikayelerini dillendirmiş. Kısaca doğal bir seyirde okutmasını beceriyor. Önemli bir yazar bence, Güçlü bir Türkçe tarafında bir yazar adayının kesinlikle okması gereken bir metin ve yazar.

Dilan kara 
20 Ara 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Puan vermedi

Kitaptaki tüm hikayelerin başı gayet iyiydi ama refik halod realizm etkisinde kitaplar yazdığı için hikayelerin sonu bizim beklentilerimiizn çok altında bitiyor. Ve her hikayenin sonu kötü bitiyor.

Taner durmaz 
12 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gecmisten günümüze kadar gelen bu hikayeler kimileri tarafından farklı sekilde de anlatilmissa bu kitapta toplanıp orjinaligine en yakın şekilde okurlara sunulmuş

Matmazel Noraliya 
30 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 20 günde

1919 yolları civarlarında meydana gelmiş türkiye'nin savaş zamanlarında ücra köylerinde yaşayan insanların hayatlarını anlatan 20 ye yakın hikâyeden oluşan bir kitap. Güzel bi kitap aslında ama sonlarına doğru sıkılmaya başladım. Hemen bitsin diye okudum sonlarını ama onun dışında güzeldi. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Ea 
05 Oca 11:41 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kitap, 1919'da yayımlanmış. Cumhuriyet öncesi Anadolu'nun ve İstanbul'un durumu anlatılmış. Kitap, o dönemde memleketin farklı yörelerindeki yaşantıyı çok güzel tasvir etmiş.Kuvvete karşı hikayesi ise bize -her ne kadar işgalden önce yazılmış olsa da- işgal dönemindeki İstanbulu çok güzel anlatıyor.

3 /

Kitaptan 23 Alıntı

Ahmet 
07 Kas 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

" İnsanlar yalnız kendi saadetlerini iyice duymak için yalnız başkalarının felaketlerini arar. "

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 126)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 126)
Ahmet 
07 Kas 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

" Yaşamaktan, daima ihtiyaçlar içinde çırpınmaktan her zaman mağlubiyete mahkum bulunmaktan bir intikam hissi duymuyor muydu? "

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 156)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 156)
Pınar 
22 Mar 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O zaman düşündü ki insanlar yalnız kendi saadetlerini iyice duymak için yalnız başkalarının felaketlerini arar

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 126)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 126)
Oktay Şen 
10 Mar 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kuvvete Karşı
Biz, diyordu, şimdi burada ağıla çekilmiş bir koyun sürüsü gibiyiz; bu gemiciler köyün meyhanesinde şişeleri doldurup ahırımızda eğlentiye hazırlanan eşkiya çetesine benziyor; bağıracaklar, gülecekler, biz zavallı gözlerimizi sahneye dikerek, kulaklarımızı dolduran gürültülerden baygınlaşarak, o koyunlar gibi esir, zoraki uyuklayacağız.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 143)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Sayfa 143)

Fakirlik...Yokluk ...:((
Kurumuş girtlağından bir hırıltı çıkti. Sonra yavaş yavaş anlaşılmaya başlıyan bir sesle yalvardı:
-Oğlum, diyordu, sen gençsin, ilmin var, hünerin var, her yerde geçinir, kendini sevdirirsin.. Bak,
ben ihtiyarim, altı çocuğum, iki karım
aç kalıyor, çoluğum, çocuğum sokağa düşüyor. Bu karda bu kışta ben ne yaparım? Nasıl para
bulurum? Bana acı, buradan git,
yerimi kapma, ekmeğimi alma,,, beni sokakta birakmaya sebep olma... Sonra, tekrar hirıltılara
gömülerek: Yaptığın günahtır,
cezasını çekersîn! dedi.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)

Beş yılın beyliği katı, yalçın ruhlarında çatlaklık değil, iz bile bırakmamıştı. Asıl çöken Nebile idi ve ana baba için asıl kaybedilen ne servet,
ne ümit idi; taze kızlarıydı.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)

İki kere nişanlandı;ikisinde de yüzükleri geri verdi ;nisan bozmak modasindan bile geri kalmamıştı .

Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)Memleket Hikayeleri, Refik Halid Karay (Epub)
Cüneyt Beşirli 
22 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O zaman düşündü ki insanlar yalnız kendi mutluluklarını iyice duymak için, başkalarının felaketini arar ve bencilliklerinin böyle bazı çeşitlerine erdem adını vererek mesela aldatılan bir kocayı uyarmayı ''ahlak'' sayarlar. Halbuki bunun aslı, başkasının felaketinden duyulan vahşi zevk, kendini ondan mutlu görmek için hazırlanmış garip bir delildir.

Memleket Hikayeleri, Refik Halid KarayMemleket Hikayeleri, Refik Halid Karay
3 /