Memleketimden İnsan Manzaraları (Şiirler 5)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9.702
Gösterim
Adı:
Memleketimden İnsan Manzaraları
Alt başlık:
Şiirler 5
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803772
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Memleketimden İnsan Manzaraları
Memleketimden İnsan Manzaraları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...
(Arka Kapak)

Haydarpaşa garında
1941 baharında
son on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk
ve telaş.

Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
(Kitabın İçinden)
Hayal meyal hatırlarım. Tünellerden geçip kuytu bir yerlere amcamın bir ahbabını ziyarete gitmişiz. Taş duvarlarla kaplı kasvetli boğuk bir odadaydık. Odada dikkatimi çeken tek şey duvarda asılı bir fotoğraftı. Gözleri ışıl ışıl parlıyordu. Ben nasıl dikkatli bakmışsam artık "o adam benim babamdır tanıyor musun?" dedi birisi. Korkup cevap vermemişim.

Korkup cevap vermediğim adamın Cem Karaca ve o bakıp durduğum fotoğraftaki adamın Nazım Hikmet olduğunu yıllar sonra söylemişti amcam. Ve sonradan ezberlemiştim baba oğulun ortak olan ben bir ceviz ağacının şarkısını.

Yine hayata bir yerlerden geç kalmışım. Karşıma Cem Karaca çıkıyor ve ben umursamadığım gibi hiç utanmadan korkmuşum. Bir daha öyle bir fırsatım hiç olmadı. Bundan sonrada olmayacak elbette.

Babam demeyip Nazım Hikmet deseydi tanırdım aslında. İsmini o kadar çok duymuştum ki. Devamlı bahsedilirdi, ismi geçerdi. Ah garip Nazımımın bedeni gurbet ellerde kaldı derdi dedem. Kendisine karşı derin bir sevgim vardı hep. Çocuk aileden ne görüyorsa öyle oluyordu.

Kitaba gelecek olursak; Memleketimden İnsan Manzaraları 5 kitaptan oluşuyor. Şiir demek olmaz sanki ağıt gibi hikaye gibiydi.

Birinci Kitabımızın baş rolü 1941 yılında haydarpaşa garında bir posta treni ve bu trenin yolcuları olan işçiler, köylüler, emekçiler, tutuklular ve daha nice insanı tıpkı bir roman anlatır gibi aktarıyor bizlere şiirlerle.

İkinci Kitabımızda yine bir trenimiz var ancak tren bu kez yataklı. Haliyle bu trendeki insanlar bir kademe daha yüksekte. Zenginler, siyasetçiler, kentliler ve tanınmış kişiler. Sadece ölünce eşitlik olacak tüm insanlarda.

Üçüncü Kitabımızda Hilmi isimli bir adamın hapishanede yaşadıkları üzerinden çeşitli insan manzaraları anlatılıyor. Hapislik zormuş be azizim.

Dördüncü Kitabımızın konusu yine klasik Nazım Hikmet konusu yurt severlik ve baş kaldırış. İnsan manzarasında ağalar ve ezilen köylü halk var. Rahmetli Yaşar Kemal geldi yine aklıma.

Beşinci Kitabımız ise gurbetteki Halil'in karısı Ayşe'ye olan özlemi var. Zavallı Halil ve Ayşe. Memleketimin acılı insan manzaraları o günden bu güne hiç bitmedi ki zaten.

Tabi ki 10 puan
Ne olursa olsun, elbette bir şeyler yazabilirim. Kısa tutarım, iki, üç sütun.
Diğer yerler de kitaptan söz eder geçerim. (iç ses)
Memleketimden İnsan Manzaraları beş kitaptan oluşuyor.
Bu devasa kitabı değerli üstad Nazım Hikmet 1939-1947 yılları arasında yazdı. Ancak 1966-1967 yıllarında, yazılışından 30-35 yıl sonra yayımlanabildi.

Yüzlerce konu, yüzlerce şahıs muazzam bilgi hazinesi. Arada vatan sevgisi aşılanması da cabası. iki günde okuyarak büyük bir başarıya imza attım.
Tamamı cezaevinde yazılan şiirlerden oluşuyor. Fakat kitabı yayınlamakta oğlu Memet Fuat'a nasip olmuş. Değerli şairimiz ne yazık ki bu kitabını yayınlayamadan sürgün hayatında hayatını kaybetti.
Bu kitap Nazım Hikmet in ustalığını hat safhada gösterdiği çok yönlü , öyle bir türe indirgenemeyecek kadar eşsiz ,destansı coşkulu ,içinde bizim insanlarımızın olduğu bir kitap.Edebiyatımızın en kaliteli ürünlerinden biri.
Geçmişte yaşanılan dönemi veya dönemleri, olayın taraflarının o zamana ait bürokratik belgeleriyle değil, yazılı ve sözlü sanatıyla mercek altına almanın gerekliliğine inanan bir insanım. Kimi zaman yakılan bir ağıtta, kimi zaman söylenen bir türküde, kimi zaman bedeller ödenerek yazılan şiir, roman, film, hiciv ve düz yazılarda, ve bilumum sanat kollarında ... Nazım HİKMET 'te engin yeteneklerinden, içinde yaşadığı periyodun deniz feneri olacak bir eser meydana getirmiştir.
Kanımca değil Türk edebiyatının, Dünya edebiyatının en iyilerden. Örgüsü, kurgusu, dili mükemmele yakındır. Bu kitabı kendi dilinde okuyabilmek, Türkçe bilmenin en güzel getirilerindendir.
Halkını ve ezilen Halkları anlamış ve şiirlerine can suyu yapmış bir şair .Kendisine yapılan haksızlıkları es geçerek vatana ve millete yazmış .Birde Piyare'ye ...
Bir romanı okumaya devam ederken yanı başımda bu kitapta durur. Açar bir bakarım. Romanlar gibi hemen bitsin düşüncesinde değilim şiir kitapları için. Çünkü bana göre her şiir ayrı bir roman. O yüzden zamana yayarak okurum.
Beş kitaptan oluşan, 1940'lı yılların anlatıldığı bir eser. Nazım, Serbest Toplumcu Şiir anlayışı ile, ağırlıkla Anadoluyu; insanını, kadınını, yaşamını/yaşam savaşını, acılarını vs. ele almış. Kitabı okurken, kendinizi bir köy odası sohbetinde hissedebilirsiniz, nitekim ben de böyle oldu. Savaş yıllarını bir çok boyuttan hissetmek mümkün. Kitabın sonunda, kafanızda, lirik-kavgacı bir Anadolu oluşacaktır.
Bu kitabı okurken nedense 'Deniz Üstü Köpürür' türküsü çınlıyordu kulaklarımda. Nazım'ın ruha sinen dizeleriyle ve kendine özgü tarzıyla başyapıtlarından biri olan 'Memleketimden İnsan Manzaraları' bir yolculuğun en ürpertici gerçeklerini samimiyetle ortaya çıkarıyor.
Bunca sene içerde yatılır, bunca yıl sürgünde kalınır da; bu kadar mı güzel anlatılır bir memleketin insanları...
Kitapta toprak kokusu ve bir kuş yüreğinin atışı var her sayfasında...
Ustaya selam olsun...
Türk insanının, halkının, bireyinin günlük yaşantılarından kesitler manzumesi. Köylüsü, askeri, mapusu, esrarcısı, devrimcisi, ülkücüsü, umutlusu, umutsuzu, dertlisi, çıkarcısı, yaşlısı, genci, tüccarı, fakiri ne kadar farklı insan varsa burada var. Yolculuklar, istasyonlar, kocası mapusta onunla mektuplaşan eşi, hayat mücadelesi, dostluklar, dışarıdakiler, içeridekiler. Hepsi gerçekçi, hepsi gerçekten yaşanmış hikayeler gibi. Çok iyi bir gözlemcinin süzgecinden geçmiş gibi. Oysa ki Nazım kitabın büyük kısmını hapishanedeyken yazmış. Kitap okudukça, yazmanın ne kadar zor olduğunu anlıyorum. Bu kadar iyi insanların karakterlerini, yaşantılarını tahlil edeceksin, sözlerinin hiçbiri eğreti durmayacak ve bunu şiirsel bir dille yazacaksın. Şapka çıkartıyorum.
Okunmadığında hayatınızda büyük bir eksiklik olduğuna emin olabilirsiniz. Birkaç kez okunabilenlerden. Yazarın yaşamına birebir uyumluluk gösteren karakterler akılda kalıcı izler bırakıyor.O kadar güzel bir anlatıma sahip ki geriye dönüp sayfaları karıştırmamak elde değil. Anadolu hayatından izler görmek gerçekliğe gerçeklik katıyor.
Kitaba düştüm,
sabahtan akşama kadar okuyorum.
Kitaplar akıllı
kitaplar aptal.
Kitaplar büyük
kitaplar çocuk.
Kitaplar en uzak, en güzel yolculuk
fakat kısır
fakat sensiz...
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 494 - YKY 32. Baskı - 2016
Fuat
tersanede tesviyeci.
19 yaşında girdi hapise
üç arkadaş perdeleri indirip
bir kitap okudukları için.
Ve yatıyor iki yıldır.
Şimdi içerilere gönderiyorlar.
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 18 - YKY 32. Baskı - 2016
Halil belki ihtiyarladı biraz.
Fakat kitap , kelepçe ve yürek eskimedi.
Ve şimdi
yürek her zamankinden umutlu
Halil okurken kitabını
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 32 - YKY 32. Baskı - 2016
"Alman indi Balkan'a
ne Yunan'ı bıraktı, ne İngiliz'i
Ve lakin çok şükür Müslümanız
herif sayıyor bizi.
Biz Alman'la birlik edip
atılabildik miydi İngiliz'in üzerine,
bir günde giriverdik demektir
Şamı şerif şehrine"
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 48 - YKY 32. Baskı - 2016
......
Paşa'ya sordu:
"-Hitler gavuru Müslüman mı sahiden?"
"-Müslüman.
Gözümle gördüm hamamda yıkanırken;
gavurlar hamamda setri avret etmezler;
sünnetlidir."
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 103 - YKY 32. Baskı - 2016

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Memleketimden İnsan Manzaraları
Alt başlık:
Şiirler 5
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803772
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Memleketimden İnsan Manzaraları
Memleketimden İnsan Manzaraları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...
(Arka Kapak)

Haydarpaşa garında
1941 baharında
son on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk
ve telaş.

Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 1.271 okur

  • Nihan Şahin
  • Göknur Ardıç
  • Zeynep A. Tuncer
  • Hüseyın semiz
  • Mine yılmaz
  • Ahmet Turhan
  • Gökçe Köseoğlu
  • Feridun Öncel
  • Zeki GÜZEL
  • Aybüke Akın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%21.6
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%24.8
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.7
Erkek
%43.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.1 (182)
9
%19.5 (61)
8
%13.1 (41)
7
%3.5 (11)
6
%2.9 (9)
5
%1.9 (6)
4
%0
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları