Memleketimden İnsan Manzaraları Şiirler 5

9,1/10  (214 Oy) · 
890 okunma  · 
225 beğeni  · 
6.824 gösterim
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"...
(Arka Kapak)

Haydarpaşa garında
1941 baharında
son on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk
ve telaş.

Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    544
  • ISBN:
    9789750803772
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
DUA 
 23 Oca 22:13 · 10/10 puan

Hayal meyal hatırlarım. Tünellerden geçip kuytu bir yerlere amcamın bir ahbabını ziyarete gitmişiz. Taş duvarlarla kaplı kasvetli boğuk bir odadaydık. Odada dikkatimi çeken tek şey duvarda asılı bir fotoğraftı. Gözleri ışıl ışıl parlıyordu. Ben nasıl dikkatli bakmışsam artık "o adam benim babamdır tanıyor musun?" dedi birisi. Korkup cevap vermemişim.

Korkup cevap vermediğim adamın Cem Karaca ve o bakıp durduğum fotoğraftaki adamın Nazım Hikmet olduğunu yıllar sonra söylemişti amcam. Ve sonradan ezberlemiştim baba oğulun ortak olan ben bir ceviz ağacının şarkısını.

Yine hayata bir yerlerden geç kalmışım. Karşıma Cem Karaca çıkıyor ve ben umursamadığım gibi hiç utanmadan korkmuşum. Bir daha öyle bir fırsatım hiç olmadı. Bundan sonrada olmayacak elbette.

Babam demeyip Nazım Hikmet deseydi tanırdım aslında. İsmini o kadar çok duymuştum ki. Devamlı bahsedilirdi, ismi geçerdi. Ah garip Nazımımın bedeni gurbet ellerde kaldı derdi dedem. Kendisine karşı derin bir sevgim vardı hep. Çocuk aileden ne görüyorsa öyle oluyordu.

Kitaba gelecek olursak; Memleketimden İnsan Manzaraları 5 kitaptan oluşuyor. Şiir demek olmaz sanki ağıt gibi hikaye gibiydi.

Birinci Kitabımızın baş rolü 1941 yılında haydarpaşa garında bir posta treni ve bu trenin yolcuları olan işçiler, köylüler, emekçiler, tutuklular ve daha nice insanı tıpkı bir roman anlatır gibi aktarıyor bizlere şiirlerle.

İkinci Kitabımızda yine bir trenimiz var ancak tren bu kez yataklı. Haliyle bu trendeki insanlar bir kademe daha yüksekte. Zenginler, siyasetçiler, kentliler ve tanınmış kişiler. Sadece ölünce eşitlik olacak tüm insanlarda.

Üçüncü Kitabımızda Hilmi isimli bir adamın hapishanede yaşadıkları üzerinden çeşitli insan manzaraları anlatılıyor. Hapislik zormuş be azizim.

Dördüncü Kitabımızın konusu yine klasik Nazım Hikmet konusu yurt severlik ve baş kaldırış. İnsan manzarasında ağalar ve ezilen köylü halk var. Rahmetli Yaşar Kemal geldi yine aklıma.

Beşinci Kitabımız ise gurbetteki Halil'in karısı Ayşe'ye olan özlemi var. Zavallı Halil ve Ayşe. Memleketimin acılı insan manzaraları o günden bu güne hiç bitmedi ki zaten.

Tabi ki 10 puan