Memleketin Birinde (Büyüklere Masallar 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2138
Gösterim
Adı:
Memleketin Birinde
Alt başlık:
Büyüklere Masallar 1
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Memleketin Birinde
Memleketin Birinde
Memleketin Birinde
Saray koruyucuları, deh demişler, çüş demişler, eşeği bitürlü atlatamayınca padişaha varıp,

-Eşek kulunuz gelmiş, huzura çıkmak ister! demişler.
Eşeği kabul buyuran padişah,

-Ne dilersin ey eşek kulum?...deyince, eşek de dilediğini bildirmiş.
Padişah, canı burnuna geliş kükremiş:
...
(Arka Kapak'tan)
144 syf.
·Beğendi
Bilenleriniz vardır geçenlerde bir ileti altında Aziz Nesin'i iki kere rüyamda gördüğümü ifade etmiştim. Buna istinaden, rüyaların bize bir şeyler anlatmak istediğine inanan biri olarak onu daha iyi tanımak adına elimden geldiğince eserlerini okumaya karar verdim. Dün yazarın iki kitabını, biri çocuklara yaşanmış hikayeler adı altında "Borçlu Olduklarımız" Adam Yayınları'ndan, diğeri de büyüklere masallar adı altında da "Memleketin Birinde'yi Nesin Yayınevi'nden okudum.
Gelelim kitabın içeriğine;

Kitabın başında Aziz Nesin'in T. Alangu ile kendi yazım tekniği hakkında yaptığı bir röportaj bulunuyor. Nesin'in bu röportajda verdiği bilgilere göre halk masalları adı altında yayınladığı eserlerinde amacının halkın ilgisini ve dikkatini masalsı anlatım tarzıyla toplum sorunlarına çekmek olduğunu ifade ediyor. Ben güldürürken düşündüren bu masalları okurken gerçekten keyif aldım diyebilirim.

Eserdeki hikayeler içinde üzerinde durulması gereken iki hikaye vardı ki onlara değinmeden geçemeyeceğim.

İlki "Bir Çin Hikayesi" başlığı altında yazdığı hikaye için yazarın getirdiği açıklamalarla gayet ilgimi çekti. Nesin bu hikayedeki olayı önce Türkiye'de geçiyor gibi yazıyor ama malesef iki dergi dışında hiçbir dergi bu hikayeyi yayınlamaya yanaşmıyor. Bunun üzerine olay Çin'de geçiyormuş ve hikaye çeviriymiş gibi bir Çin hikayesi olarak yayınlamak zorunda kalıyor. Sadece burdan bile o zamanlarda da ülkemizdeki demokratik düzenin nasıl işlediğini gayet net bir şekilde görebiliyoruz.

İkincisi de "Bayan Maymun" hikayesinde Aziz Nesin, insanlıktan, yaptığı estetik operasyonlar sonucunda maymuna evrilmiş ve hayvanat bahçesine kapatılmış Bayan Maymun ile sohbet ediyor.
Bayan Maymun ona;
"Siz hiç kafese girmediniz mi?" diye soruyor. Bunun üzerine cevabı;
- Sen bana bakma. Ben hem yazarım, hem de mizahçıyım. Böyle olunca arasıra "Aslan kafeste gerek" diye beni içeri alırlar." oluyor.
Yaşanmışlıklarla birleştirilince verdiği mesaj da gayet manidar olmuş doğrusu.

Son olarak, Aziz Nesin'in bozuk düzeni, siyasi arenalarda yaşanan yozlaşmaları, çarpıklıkları ve toplumdaki ahlaki çöküşleri gözler önüne serdiği bu hikâyeleri okumalısınız diyorum.

Herkese keyifli okumalar diliyorum.
144 syf.
·2 günde·9/10
Aziz Nesin den okuduğum ilk kitap.
Nasıl anlatsam?
Anlamlıydı.
İğneleyiciydi.
Mizah doluydu.
Düşündürücüydü.
Zekiceydi.
Akıcıydı.
Eğlendiriciydi.
Ama...
Sanki masal değil de gerçek gibiydi!
Keyifli okumalar.
MATHEMAZEL
144 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Öbür kitapları gibi bu kitapta gerçekten takdire dayan bir kitap ve mizahi yönüyle okuyucuyu eğlendiren ve düşündüren harika bir yapıt okurken ne kadar ustaca yazıldığını ve neler anlatmak istediğini göreceksiniz iyi okumalar
144 syf.
·Puan vermedi
Aziz Nesin, Türk edebiyatına bahşedilmiş en önemli yeteneklerden biridir zannımca. Kitaplarını okumaya başladıktan sonra "güldürürken düşündüren" sıfatı Nasrettin Hoca'yı değil de Aziz Nesin'i çağrıştırır oldu benim için.
Bu eserinde sistem bozukluklarını ve insanları eleştirirken masalcılıktan yararlanmış. Kitap, birbirinden güzel 23 masaldan oluşuyor. Masal, masal ama hem anlatım tekniği hem işlediği konular yine bildiğimiz Aziz Nesin. İnsanı eğlendirirken aynı zamanda diyeceğini de diyor.
144 syf.
Güldürüp geçirmeyen, gülümsetip düşündüren yazı mizahtır.

Hiçbir dönemde sözünü söylemekten sakınmamış, muhalif tavrına mizahı da katarak doğru bildiği gerçeklerin arkasında durmuştur hep Aziz Nesin.

Masalları büyük bir ustalıkla hicivle harmanlayıp her daim çocuk kalmayı başarabilen , ülkemizin maalesef değeri pek bilinmeyen aydın kaleminin elinden çıkan,bir solukta okunacak aziz nesin eseridir bu kitap.
144 syf.
·Beğendi·8/10
Öncelikle Aziz Nesin benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Aziz Nesin ile ilk olarak Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz eseriyle tanışmıştım. Sonrasında da kalemini, üslûbunu ve en önemlisi de mizahını çok ama çok sevmiştim. Şimdi de bu eserini okudum ve yine birçok farklı, kuvvetli özelliklerini gördüm. Aziz Nesin bu eserinde sistemi, toplumu ve insanları o kendisine has sivri mizah yeteneği ile eleştiriyor. Gerçekten çok sivridir demedi demeyin Bir de Aziz Nesin'in tüm kitaplarında kendine has bir yazımı vardır. Mesela biçok, azçok, bigün, bikaç, bisürü, tiren gibi kelimeleri sıkça eserlerinde görebilirsiniz Doğrusu benim çok hoşuma gidiyor. Kendine özgü komik bir yazımı var. Ayrıca Aziz Nesin birçok eserinde de sistemi ve toplumu eleştirmiştir. Bu eserinde de masal şeklinde derlenmiş hali ile eleştirilerini okuyoruz. Kısacık ama çok iğneleyici ve sivri masallar bulunuyor Masal denilince hep çocuklar aklımıza gelmesin. Kitabın üzerinde de yazdığı üzere Büyüklere Masallar diye adlandırılmış
Dediğim gibi Aziz Nesin mizah yeteneğini çok sivri ve iğneleyici şekilde kullanır. O yüzden herkese hitap edebilir mi bilmiyorum. Bence Aziz Nesin kesinlikle okunması gereken yazarlardan bir tanesidir. Siz de benim gibi Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ile başlayabilirsiniz Hepinizi çok seviyorum canlarım Hoççakalın () Kitapla kalın
144 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Cok guzel bir kitaptir okumanizi siddetle tavsiye ediyorum...

Ben okudum cok begendim sizlerde begeneceksiniz.

Ey benim kör talihim! Ey benim topal talihim! Bak halimi görüyorsun. Yaşım yetmiş, işim bitmiş. Ak sakaldan yok sakala gidiyorum. Bütün ömrümce, gece demedim, gündüz demedim, hiç durmadan çalıştım. Ama neye yarar? Bigün bile gülmedim. İki yakam biraraya gelmedi. Ey benim kamburunu sevdiğim hem kör, hem kel, hem topal talihim! Yalvarırım sana... Şurada üç günlük ömrüm kaldı. Ne olur gül bana artık. Gül de dünyadaki şu üç günlük konukluğumu olsun rahat geçireyeyim.
128 syf.
·Beğendi·7/10
Okumaktan sıkılmayacağınız bir öykü derlemesi diye düşünüyorum ayrıca aziz nesin’in kalemi olarak gördüğüm ders çıkartma ve düşündürtme eğretisi bu kitapta da kendini gösteriyor. Her yaş kitlesine kitap ettiğini düşünmekle birlikte insanlığa önemli adımlar attıracak nitelikte ayrıntılara bazense büyük sonuçlara sahip bir örnek kitap. İnsanlığın nereye gittiğini ? Neydi, Nasıldı , Ne oldu ? Bunlara cevap veren ve bunu yaparkende yine mütevazi bir şekilde izah eden insanın yüzüne vurmaktan çekinen bir öykü dili var. Okunmasını tavsiye ederim.
144 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ne kadar acı ve üzücü bir durum kitabı okuyunca Ülkemde 60 yıldır hiç bir şey değişmemiş.. Ne halkımız yaşadıklarından ders alkım ne de siyasetçiler çok eski bir söz vardır '' Her halk hak ettiği şekilde yönetilir'' diye
144 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Hikayelerin hepsi anlamlıydı. Yine de içlerinde Kargaların Seçtiği Padişah, Çoban Köpeği ile Motorlu Tren ve nihayet Merhumun Vasiyeti favorim oldu.

Tekrar tekrar söylüyorum biliyorum ama Aziz ' in hikayelerini ara vererek okumak lazım, ancak hazmediliyor.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Düşün Yayınevi - Mizah Serisi'nden okuduğum bu kitabı sahaftan almıştım. Okuduğum edisyon ne yazık ki burada mevcut değil (ki kapağı da hayli güzel belirtmeden geçmeyeyim). Kitabı okuduktan sonra epey vakit geçti aslında fakat minik olsa da kendime notlar almak istiyorum.

Türkiye'nin ve Dünya'nın dertlerinin yıllar içinde değişmediğini görmek beni şaşırttı mı; eh biraz. Fakat muhtemelen insanlık düşünmeye başladıktan sonra benzer sorunlarla boğuşmuştur. Yöneten ve yönetilen arasında daim kalan anlaşmazlıklar ve hırslar... Aziz Nesin'in bunları nüktedan şekilde aktarması ve bunu yaparken yandaşlıktan uzak bir şekilde gücü ele geçiren herkesin değişimine dair yergiler yapması beni mutlu etti. Ne yazık ki Memleketin Birinde anlatılan bu masallar uzun bir süre gerçekliğini koruyacağa benzer...

Pırtlı Masal ile kapanış yapabiliriz:

"O gün bugün insanların bir kısmı pırtlar durur. İnanmazsanız nutukları dinleyin. Her kelime arasında öksürük, aksırık, tıksırık, eski zamandaki pırtlamanın bugünkü modern şeklidir. Aslında o nutuklar şöyledir:

- Vatandaşlar pırt, reyinizi pırt, bize pırt, veriniz.
-Pırrrrt!"
144 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bazı bölümlerinde fabl türü bir kitap olan Kelile ve Dimne'ye yakın bulduğum ve hiciv yönü de ağır basan hikayeleri muhteviyatında bulunduran bu kitap okumaya değer..
"Çoook eski zamanlarda, yeryüzünün bilinmedik bir yerinde, suları bol, dört yanı yol, kişileri erimli, toprağı verimli, halkı erdemli, yazarları görkemli bir ülke vardı."

"Padişaha Giren Kazık" tavsiye edilir....
- Sığır, manda, hamsi, balina, deve, fil, yılan, koyun, yeryüzünde ne kadar baba hayvan ve ana hayvan varsa, yavrularına kendileri gibi olmaları, bunun için de kendileri ne yapıyorlarsa öyle yapmalarını söylediler.
Yavru hayvanlar da baba hayvanla ana hayvana bakıp onların yolundan gittiler, sonunda iyi birer hayvan oldular. Baba hayvanla ana hayvan da ölürken, yavrularına memnunluklarını söylediler, haklarını helal ettiler.

* * *

Baba insanla ana insan, çocuklarını çevrelerine toplamışlar, onlara insanlık dersi veriyorlardı. Baba insan, dersinin sonunu şöyle bitirdi:
- Yavrularım! Hayatta insan olmaya çalışın, hiçbir zaman insanlıktan ayrılmayın. Çocuklar,
- Ne yapalım da insan olalım? İnsanlığın, insan olmanın yollan nelerdir?.. diye sordular.
Baba insan,
- Çok kolay, dedi. Kendinize bizi örnek alın. Anneniz ve ben ne yapıyorsak, siz de öyle yapın!
Çocuklar, baba insanla ana insana baktılar, onlar ne yapıyorlarsa öyle yaptılar. Hepsi de tıpkı tıpkısına babalarına benzediler.

Baba insanla ana insan çocuklarını yine çevrelerine topladılar. Baba insan onlara,
- Yazıklar olsun! diye bağırdı. Hiçbiriniz bizim istediğimiz gibi yetişmediniz. Hiçbiriniz insan olmadınız. Hepiniz de insanlıktan uzaksınız. İnsanlıktan ayrıldınız. Artık ölüyoruz. Yazık oldu emeklerimize, boşa gitti. Bütün hakkımız haram olsun, Allah hepinizi kahretsin.
Çocuklar şaşırdılar,

- Peki ama, bize neden beddua ediyorsunuz? dediler. Biz yanlış bişey mi yaptık yoksa... Size baktık, sizi örnek aldık. Siz ne yaptınızsa, biz de onu yaptık...
- Nasıl? İnsan mısınız? Öyleyse o kafeste işiniz ne?
- Kafese giren insan yalnız ben değilim ya... Kimisi evlenir kafese girer, kimisi barem kafesine girer. Siz hiç kafese girmediniz mi?
- Sen bana bakma. Ben hem yazarım, hem de mizahçıyım. Böyle olunca arasıra "aslan kafeste gerek" diye beni içeri alırlar.

Bayan Maymun
“Aman efendim” demiş, “Size en büyük hizmeti eşek kullarınız yapmıştır. Eğer benim gibi binlerce eşek kulların olmasaydı, hiçbir taht üzerinde oturabilir miydin? Saltanat sürebilir miydin? Dua et biz eşek kullarına ki, bizim gibi eşekler var da, sen de böyle saltanat sürüyorsun.” demiş...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Memleketin Birinde
Alt başlık:
Büyüklere Masallar 1
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
167
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
Baskılar:
Memleketin Birinde
Memleketin Birinde
Memleketin Birinde
Saray koruyucuları, deh demişler, çüş demişler, eşeği bitürlü atlatamayınca padişaha varıp,

-Eşek kulunuz gelmiş, huzura çıkmak ister! demişler.
Eşeği kabul buyuran padişah,

-Ne dilersin ey eşek kulum?...deyince, eşek de dilediğini bildirmiş.
Padişah, canı burnuna geliş kükremiş:
...
(Arka Kapak'tan)

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0