Menekşeler Atlar Oburlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.203
Gösterim
Adı:
Menekşeler Atlar Oburlar
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340285
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
İlk gençliğimi düşle gerçek arasındaki çizgide geçirdim ben. Yanılsamayla yüz yüze gelmeden yaşayanlar ve bu yüzden yaşamlarını kendilerine ait bir şeymiş gibi hissedenler bu çizginin varlığından habersizdir. Çünkü bu çizgi düşle gerçeği birbirinden ayırmakla kalmaz, aynı zamanda onları birbirine bağlar. Bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir. Hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır. Sevgi, mutluluk, zafer, hepsi birer yanılsamadır. Yaşam kurgudur, gerçek düştür. Yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur. Neye inanıyorsanız, gerçek odur.

İzmir yakınlarındaki küçük bir kasabada yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğudur Hüseyin. Malların ve çiftliğin yönetimini yüklenen amcası, geleneklere uymayıp meyhane işletmeyi seçen babası, menekşe kokulu annesi, çiftlikteki sevgili atları, yengesi, halaları ve komşu kadınlar arasında büyür. Ancak hep mutluluk içinde geçmez kasaba hayatı. Babasını küçük yaşta kaybeder. Okulda ise sorunlu bir öğrencidir, yine de kazanır üniversiteyi. Kişiliğindeki bölünmeler o yıllarda başlar. Ve bir Cumartesi günü bütün yaşam öyküsü değişir; her şey tersine dönmüş, birbirine geçmiş, ortada kendisinin figüran olduğu bir oyun kalmıştır. Yakın tarihin yaşanmış siyasi olaylarına yapılan göndermelerle dokunmuş Menekşeler Atlar Oburlar, bir düş kırıklığının, boşa geçen, kaybedilmiş bir hayatın romanı.
(Tanıtım Bülteninden)
208 syf.
Okuduğum sırada Hüsnü Arkan'ın şarkılarını severek dinlediğim Ezgi'nin Günlüğü grubunun solisti olduğunu bilmeden okudum. 12 Eylül olaylarını ve o dönemde yaşanılan zorlukları anlatan bu kitabı okuduktan sonra yazarı araştırdım ve çok şaşırmıştım. 4 roman ve 1 de şiir kitabı olan Hüsnü Arkan'ın diğer kitaplarını okumadım fakat bu kitabının da en az sesi kadar güzel olduğunu düşünmüştüm.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazarın Mino'nun Siyah Gülü gibi bir kitap okuduğumu sandım başlangıçta. Baya bir sandım bunu ve sadece sanmak olduğunu anladım.

Zengin bir ailenin tek çocuğu Hüseyin. Güçlü, her dilediğini yaptıran, obur bir adam Hamdi; amcası. Hüseyin'in babası bu adamın gölgesinde hep. Onca mal mülk bu adamın emrinde ya, babası da, annesi de, kendisi de, yengesi de, halaları da aynı eksende. Babası başkaldırmış bir kere hazin sonuç. Bir kere de kendisi başkaldırmış. Bir kandırmaca, düzmece, haince bir tuzak.

Menekşelere olan tutkusu Hüseyin'in, atlara bağlılığı, cezası olmuşken oburluk da amca beyin sonuydu.

Bitti gitti fakat derin izler bıraktı bende. Hüsnü Arkan anlatımı çok bizden. Kış kavununun acısını anlatırken kış kavunu yemişseniz önceden, yine yersiniz. Öyle bir şey... Öyle nefis.
208 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10 puan
Ezginin günlüğü müzik grubunun solisti olan Hüsnü Arkan ın kitap yazdığını öğrenince bir kitabını alıp okumak istedim.
Menekşe kokan bir anne, kendini atlarla kıyaslayan bir adam, obur bir amca... İzmir yakınlarındaki küçük bir kasabada yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğudur Hüseyin. Çocukluğu babasının meyhanesinde geçerken, birgün babasının ölüm haberini alır. Amcası geleneklere aykırı diyerek meyhaneyi kapatır. Babasının ölümünden sonra hayat mutlulukla geçmez. Okulda sorunlu bir öğrenci olmasına rağmen ziraat mühendisliğini kazanır. İlk seneler okul hiç yolunda gitmez ve kişilik bölünmeleri başlar. Kendini tedavi edip okulu bitirir ve çiftliğe amcasının yanına geri döner. Hayali babası gibi meyhane açmaktır. Amcasının karşı çıkmalarına karşılık bir anlaşma yapar ve çiftlikte kalır. Anlaşma süresi bittikten sonra kendisi için hazırlanan oyunlardan habersiz İzmir e meyhane açmaya gider. Kitapta İzmir sokaklarının yanı sıra yakın tarihin yaşanmış siyasi olaylarına da değinilmiş. Kitapla ilgili şahsi yorumuma gelecek olursak; yazar kitabı kahramanımızın iç sesiyle yazmış gibi. Olayların yanında duygu tahlilleride mevcut. Başta, olayların sonundan biraz bahsedip hikayenin başından anlatılmaya başlanmış bir film tadındaydı.
208 syf.
·50 günde·9/10 puan
Hüsnü Arkan dinleyen şarkılarını bilen biri olarak kitabı büyük bir zevkle okudum. Kitaptaki her cümle büyük bir anlam taşıyarak özenle seçilerek kullanılmış. Başarılı bir kurguyla yazılmış, düşünmeye yönlendiren, akıcılığıyla alıp götüren bir eser. İyi okumalar..
208 syf.
·8/10 puan
Korku duyularak yaşanılan,ürpertici bir hayata adım atıyorsunuz sayfaları çevirişinizde. Kendisini hapsetmek istemediği bir hayat onun için sancılı.çekilmez bir hale dönüşüyor. En yakını bu hayatı ona hazırlıyor.Heyecanlı ve eşsiz.
Herkes gibi, benim de anımsamaktan korktuğum şeyler var yaşamımda. Yolda yürürken, biriyle konuşurken, mutfakta marul doğrarken ansızın aklıma gelen geçmiş parçaları; yürüdüğümü, konuştuğumu, yaşadığımı unutturan şeyler.
Ben, okul yolunda gözden kaybolana dek pencerede dururdu. Bazen gerçekten kaybolduğumu düşünürdüm. Okulda sanki herkes kaybolurdu. Sıralara oturmuş çocuklar, kokulu silgilerle çocukluklarını silerlerdi. Ben de silerdim ama çoğu zaman kendimi yok etmeyi başaramazdım. Ne kadar silersem sileyim, annemin, halalarımın, anneannemin yüzleri belleğimde hemen yeniden canlanırdı.
Atlar boyunlarını eğip başlarını avucumdaki şekerlere uzattıklarında, korkularının bağlılığa dönüştüğünü görürdüm. Güvenin nasıl bir şey olduğunu işte böyle öğrendim; birine güveniyorsanız ondan korkuyorsunuz demektir.
Hüsnü Arkan
Sayfa 45 - kırmızı kedi yayınevi
Sınırlarımı bilen bir çocuktum ben. Belki de bu yüzden, daha sonraları yaşamın çizdiği sınırları hep ciddiye aldım ve her yanlışımda bir kez daha kendi içime gömüldüm.
Hüsnü Arkan
Sayfa 44 - kırmızı kedi yayınevi
Havaya saçılan üzüntü bulutlarından dökülen göz yaşlarının, başkalarının acılarını da ıslattığını ve harekete geçirdiğini yaşamım boyunca çok gördüm.
Hüsnü Arkan
Sayfa 57 - kırmızı kedi yayınevi
Orada yaşadığım günleri anımsadıkça, siyah beyaz bir fotoğrafta gülümseyen insan yüzleriyle karşılaşırım. Tekdüze bir mutluluğu, sonsuza dek sürecek bir rahatlığı anlatır: bu fotoğraf. Yaz akşamları kapının önünde otururken görürüm kendimi. Chevrolet’m her zamanki yerindedir; lastikleri sıcaktan asfalta kaynayıp yayılmış... Remzi Bey kovadaki suyu kaldırıma boşaltır, Yakup ikinci alışverişini bitirip ter içinde çıkagelir, Maraton haracını alıp uzaklaşır; olması gereken her şey olur...
Meyhanede oturuyorduk kapı açıktı. Karanlık, az önce, sokağın köşesindeki İtalyan kilisesinden çıkmıştı. Sokak lambalarını ellerinden tutup Kordon'a yürümüştü. Biz meyhanedekiler, hep birlikte arkalarından bakıyorduk. Kordon'da, karanlığın ve lambaların banklara oturduğunu, sessizlik denen kabuklu yemişi yiyip çöplerini körfeze attıklarını görür gibiydik.
İlerde, alçak taş duvarın arkasında, beyaz mermerlerin, mezar taşlarının, servilerin karanlık ve sessiz kalabalığını gördüm. İyi adamların hepsi ölmüştü. İyi kadınlar ağlıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Menekşeler Atlar Oburlar
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340285
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
İlk gençliğimi düşle gerçek arasındaki çizgide geçirdim ben. Yanılsamayla yüz yüze gelmeden yaşayanlar ve bu yüzden yaşamlarını kendilerine ait bir şeymiş gibi hissedenler bu çizginin varlığından habersizdir. Çünkü bu çizgi düşle gerçeği birbirinden ayırmakla kalmaz, aynı zamanda onları birbirine bağlar. Bir şey yaşarsınız ama aslında yaşadığınız başka bir şeydir. Hıçkırarak ağlarsınız ama aslında kahkahalar atmışsınızdır. Sevgi, mutluluk, zafer, hepsi birer yanılsamadır. Yaşam kurgudur, gerçek düştür. Yalnızca inancınızla biçimlenen bir avuç hamur. Neye inanıyorsanız, gerçek odur.

İzmir yakınlarındaki küçük bir kasabada yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğudur Hüseyin. Malların ve çiftliğin yönetimini yüklenen amcası, geleneklere uymayıp meyhane işletmeyi seçen babası, menekşe kokulu annesi, çiftlikteki sevgili atları, yengesi, halaları ve komşu kadınlar arasında büyür. Ancak hep mutluluk içinde geçmez kasaba hayatı. Babasını küçük yaşta kaybeder. Okulda ise sorunlu bir öğrencidir, yine de kazanır üniversiteyi. Kişiliğindeki bölünmeler o yıllarda başlar. Ve bir Cumartesi günü bütün yaşam öyküsü değişir; her şey tersine dönmüş, birbirine geçmiş, ortada kendisinin figüran olduğu bir oyun kalmıştır. Yakın tarihin yaşanmış siyasi olaylarına yapılan göndermelerle dokunmuş Menekşeler Atlar Oburlar, bir düş kırıklığının, boşa geçen, kaybedilmiş bir hayatın romanı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 153 okur

  • Duygucum
  • Tuba Gökgöz
  • hknbrn
  • Cansu Demirkaya
  • Esra tekiner
  • Nursen
  • Merve Karasulu
  • Özlem Egemen
  • hanife özsoy
  • Mert Güvenir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (12)
9
%20 (10)
8
%34 (17)
7
%14 (7)
6
%4 (2)
5
%2 (1)
4
%2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0