Merdivenin Dibindeki GülümseyişHenry Miller

·
Okunma
·
Beğeni
·
611
Gösterim
Adı:
Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757496939
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Smile At The Foot Of The Ladder
Çeviri:
Tomris Uyar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nisan Yayınları
"Önceleri bilmiyordum, ama soytarının bana çekici gelmesinin tek nedeni dünyadan kahkahalarla ayrılmasıymış. Galiba Balzac bir yerde, 'Öldüren bir ışık vardır,' demişti. Ben kahramanım Auguste'ün bir ışık gibi sönmesini istiyordum, ama ölerek değil! Onun ölümünün yol gösteren bir ışık olmasını istiyordum. Bir son olarak değil, bir başlangıç olarak görüyordum bu ölümü. Gerçeklere ve yaşantılara dayanarak yazdığım bütün öbür öykülerimden daha doğru bir öykü bu. Öteki kişilerim gerçek, hayatımdan alınma gerçek kişilerdi. Auguste gökten düştüğü için onlara hiç benzemiyor. Ama bizi kuşatan, saran bu gök, gerçek değil de nedir?"
(Arka Kapak)
" Yükselişin doğaüstü yanını tanımlamak hiçbir soytarının aklına gelmemişti daha önce. Geceler boyunca oturur, yelesi yere altın çağlayanlar halinde dökülen beyaz atın dürtmesini beklerdi. Kısrağın ılık ağzının ensesine değişi, sevgilinin ayrılık öpücüğü gibiydi, usulca uyandırıyordu, çimenleri birer birer canlandıran çiğ tanelerinin usulluğuyla. "

Elli sayfalık bir kitap insana ne verebilir?

Auguste'ün surat ifadesi herkese güzel ve komik gelirdi. Ama o içindeki her şeyi kendine saklayan bir münzeviydi aslında. İnsanlar ne istiyorsa onu sunuyordu onlara. Yükselişin elde edilmesinde bunun bir zorunluluk olduğunu biliyordu. Soytarı olmak. Öyle değil midir cidden. Bir makam sahibi olmak günümüz için soytarılık gerektirmez mi? Ya da birisini elde etmek? Toplum kurallarıyla bezenmiş bir insanın zihnini dürüstlükle elde etmek mümkün müdür? İnsan olmadığı kişi gibi davranmalı ya da yalanlar etrafında olmayan bir gerçeklik sunmalıdır. Çünkü bunu ister karşıdaki. Kesik kesik yalanların bugünü unutturması... Olmayan şeylerin olduğunu sanan ya da öyle isteyen insanlarla dolu etrafımız.

Auguste de bu yükselişten kaçmanın peşinde. Parasız bir şekilde yollara düşer. Bazen kemiksiz davranır. Evet çoğu zaman öyle davranır. Çünkü o soytarı olmanın tadını almıştır. Bu hastalıktan kurtulamaz. İçine akmıştır bir kere o zehir. Şehir değiştirir sürekli. Bir yandan da bu zehirden kurtulmanın yolunu arar. Bulamaz. Bulamadığı gibi daha da batar içine. Yok olur. Gider. Bu gidiş ölüm ile olmaz. Kendi içinde biterken bir başkasına ışık olur bu yol. Arka kapakta da yazdığı gibi. Soytarının bir insana sunabileceği en güzel yol. Gülünç bir imtihanın meczup sonu, içinde tanrı olmadan...

İnsanları güldürmek kolaydır, ağlatmak da.. Amaç başkadır. Bunu nasıl sağladığın. İnsan çoğu zaman bilemez bunu nasıl başardığını. Gün olur anlam da veremez buna. Sadece yaşar. Kimi ağlar, kimi güler. İnsan içindeki buna sebebiyet veren şeylere döner. Dönmezse yok olacaktır. Dönerse de... Auguste da bu ikilemden kurtulmanın peşine düşer. Her şeye anlam verme çabası yok eder onu. Anlıyordur artık.

Kitap küçük. İçindekiler büyük. Toplum kurallarına ve insan ilişkileri üzerine güzel tespitleri olan bir eser.

Bir de çevirmeni Tomris Uyar olunca...

Hani sizin de dürüstlük ile ilgili sorunlarınız varsa alıp okuyun. Şahsen dürüst bir insan olmadığım için okudum ve içimdeki zehri bir kez daha tattım.

// Kitabı okuduktan sonra bir hikaye yazmıştım. Okumak isteyenler için: #18243240 //
"İnsan tası tarağı toplayıp Güney Amerika'ya gidemez kolay kolay. Ben albatros değilim ki! Auguste'üm ben, ayakları çabucak yorulan, karnı acıkan biriyim."
Henry Miller
Sayfa 50 - Nisan Yayınları Çevirmen: Tomris Uyar
Hayat ufak hilelerle doludur, yalnız yararlanmayı bilmek gerek. Kimse, başkasının yardımı olmadan yükselemez.
Henry Miller
Sayfa 39 - Nisan Yayınları Çevirmen: Tomris Uyar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Merdivenin Dibindeki Gülümseyiş
Baskı tarihi:
Ocak 2008
Sayfa sayısı:
62
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757496939
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Smile At The Foot Of The Ladder
Çeviri:
Tomris Uyar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nisan Yayınları
"Önceleri bilmiyordum, ama soytarının bana çekici gelmesinin tek nedeni dünyadan kahkahalarla ayrılmasıymış. Galiba Balzac bir yerde, 'Öldüren bir ışık vardır,' demişti. Ben kahramanım Auguste'ün bir ışık gibi sönmesini istiyordum, ama ölerek değil! Onun ölümünün yol gösteren bir ışık olmasını istiyordum. Bir son olarak değil, bir başlangıç olarak görüyordum bu ölümü. Gerçeklere ve yaşantılara dayanarak yazdığım bütün öbür öykülerimden daha doğru bir öykü bu. Öteki kişilerim gerçek, hayatımdan alınma gerçek kişilerdi. Auguste gökten düştüğü için onlara hiç benzemiyor. Ama bizi kuşatan, saran bu gök, gerçek değil de nedir?"
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Karakan
  • Coşkun Çallı
  • Biri
  • Hakan S.
  • NeverMore
  • Kaonashi
  • Berk Liman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0