Meşhur Şairlerden Meşhur Şiirler 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
784
Gösterim
Adı:
Meşhur Şairlerden Meşhur Şiirler 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756402924
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zambak Yayınları
Bu kitapta; geçmişten bugüne, Türk şairinin usta isimlerinin yanı sıra Türk dünyasının ve dünya edebiyatının önemli şairlerinşn isimleriyle adeta bütünleşmiş olan şiirlerine yer verildi. Okunduğunda şairini hatırladığımız ve evrensel duyguları en iyi işleyen şiirlerden oluşan bu eser, eğitim dünyasının ve şiir sevenlerin bir başvuru kitabı olma özelliği taşıyor.
420 syf.
·7 günde
Seneler önce kitaplığımda yerini alan ve aldığım zaman elimden düşürmediğim bu kitabın varlığını yeniden keşfettiğim için çok mutlu oldum. Bazı şiirlerin yanlarına bana ne çağrıştırdığına dair ufak notlar almışım. Tuttuğum notlara baktığımda, bunca zaman sonra aynı şiirlerden farklı lezzetler aldığımı farkettim.(Belki de böyle olması en doğalıdır.)

Kitabın isminden anlaşılacağı üzere meşhur şairlerimizin (isimlerini unuttuğumuz, belki de hiç tanıyamadığımız) birkaç şiiri bir arada toplanmış ve biz okuyuculara sunulmuş. Şiir severlere tavsiye edebileceğim bir kitap.
Keyifli okumalar.
Sarı saçlarına deli gönlümü,
Bağlamışım çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü,
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

Yar deyince kalem elden düşüyor,
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.
Lambada titreyen alev üşüyor,
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz sonra söz ve sonra hile,
Sevilen seveni düşürür dile,
Seneler asırlar değişse bile,
Eski töre bozulmuyor Mihriban.

Tabiplerde ilaç yoktur yarama,
Aşk değince ötesini arama.
Her nesnenin bir bitimi var ama,
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban.

Boşa bağlanmış bülbül gülüne,
Kar koysan köz olur aşkın külüne,
Şaştım kara bahtım tahammülüne,
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban .

Tarife sığmıyor aşkın anlamı,
Ancak çeken bilir bu derdi gamı,
Bir kördüğüm baştan sona tamamı,
Çözemedim çözülmüyor Mihriban.
Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni

Aldım sazı çıktım gurbet görmeye
Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
Ne lüzum var şuna buna sormaya
Senden ayrı ne hal oldum gör beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti

Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma

Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından

Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde

Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş

Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine

Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar

Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın

Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi

Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım

Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden

Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
Bu akşam sonbahar ne kadar serin;
Geceyi hasretle bekliyor zaman.
Üstünde hasretle leylekler uçan
Beyaz perdeleri indiriverin.

Masamda düşünen eski lâmbayı
Yakmayın, odamız karanlık dursun; .
Gecenin ufkundan yükselen ayı
Görelim, perdemiz üstüne vursun.

Perdemiz üstünde uçan leylekler
Şimdi ay vurunca, yabancı, uzak
Mâvi bir iklîmden kanad çırparak
Geçen leyleklere benzeyecekler.

O zaman unutup aşkı, hevesi,
Neş'eyle çarparken yorgun kalbimiz,
Göğsümüzden kopan bu coşkun sesi
Kanat seslerine benzeteceğiz.
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Meşhur Şairlerden Meşhur Şiirler 1
Yazar:
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756402924
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zambak Yayınları
Bu kitapta; geçmişten bugüne, Türk şairinin usta isimlerinin yanı sıra Türk dünyasının ve dünya edebiyatının önemli şairlerinşn isimleriyle adeta bütünleşmiş olan şiirlerine yer verildi. Okunduğunda şairini hatırladığımız ve evrensel duyguları en iyi işleyen şiirlerden oluşan bu eser, eğitim dünyasının ve şiir sevenlerin bir başvuru kitabı olma özelliği taşıyor.

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Selcen Ece
  • saydam turp
  • Gencer Kaplan
  • Yasmin
  • Mahmut Kerim
  • Sude Naz
  • Nurseda Yılmaz
  • Ali KURT
  • Fırat Çağlar MANTAŞ
  • Birsen Öztürk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%0
7
%25 (1)
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0