Mesnevi derin büyük bir deryadır. Okurken geliştiğinizi, yenilendiğinizi, arındığınızı fark edeceksiniz.
Mevlana'nın Mesnevi'si, mistik şiirin en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu eser, insanın manevi yolculuğunu, sevgi ve Allah'a olan yaklaşımını hakkında derin felsefi düşünceler içeriyor. Mevlana'nın sözleri, insanın iç dünyasına dokunuyor ve ruhani gelişimimizde bize rehberlik ediyor. Mesnevi, sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi ve yol haritasıdır.
Mevlana’nın düşüncelerini, yazılarını eleştirmek bize düşmez elbette. Onu bütün dünya tanımış ve kabul etmiş. Benim söyleyeceğim tek şey olabilir o da; Mesnevii okuyan herkesin, gururdan, kibirden, büyüklük saplantısından arınacağıdır. Abdurrahman Cami’nin dediği gibi “O peygamber değildir, fakat kitabı vardır.”
Şefik Can, güzel bir yöntemle mesnevi içine konularla ilgili hikayeleri yerleştirmiş ve okuma zevki ve akıcılığı katmış. Ayrıca tercümeden kaynaklanan bir durum mudur bilmiyorum fakat, hikayelerin içinde ...ülkesinin Padişahı, ya da Yahudi Padişahı gibi kavramlar kullanılmış. Padişahlık kavramı Osmanlılarda kullanılan bir hükümdarlık ismi, başka ülkelerde kullanılmıyor, bu yüzden merakımı çeken bir yön oldu.
Mesnevi’de padişahlar, dervişler, sıradan insanlar ve hayvanlar üzerinden anlatılan hikâyeler yer alıyor. Bu hikâyeler semboliktir; her birinin ardında derin bir anlam ve ibret vardır.
İnsanın kendini tanımasına, ahlâkını güzelleştirmesine ve manevi olgunluğa ulaşmasına rehberlik eden bir eserdir. Açıkçası her kitaplıkta bulunması gereken bir başyapıt.