Metin Altıok'tan Zeynep'e MektuplarMetin Altıok

·
Okunma
·
Beğeni
·
603
Gösterim
Adı:
Metin Altıok'tan Zeynep'e Mektuplar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340933
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Sevgili kızım, biriciğim;
Uzun bir süredir sana mektup yazamadım. Nedenleri vardı. Aramızdaki kopukluk duygusal değil, bir iletişim kopukluğuydu. Senin için canımı bile verebileceğimden kuşkun olmasın. Özlemin taş gibi göğsümde duruyor. Düşlerime giriyorsun. Sokakta bir kız çocuğunun baba diye bağırması yüreğimi kanatıyor. Kaç zamandır bana baba demene hasretim. Bu yazı seninle birlikte geçirmeyi ne kadar isterdim bilemezsin. Ama olmadı, olamadı.

Edebiyatımızın acıya kiracı şairi Metin Altıok'un, kızı Zeynep'ten çok uzaktayken ona yazdığı mektuplar sadece sevginin ve dindiremediği bir özlemin değil; onun şiirinin de aracısı. Altıok'un mektupları kâh Bingöl'den gönderiliyor, kâh İzmir'den, sevgili meleğine, biriciğine. Felsefe öğretmeni olarak atandığı Bingöl'den haberler verirken, iç dünyasının iniş çıkışlarını, sarsıntılarını, sitemlerini yine de en çok özlemini yazıyor Altıok. İçtenlikle yazıyor, ruhunu açıyor, onca uzaklıktan kızına ulaşmaya çalışıyor. Bu mektuplarda bir babanın duyguları, özlemleri olduğu kadar öldürülen Cavit Orhan Tuütengil'e ne oldu sorusu da, kendi yaptığı Kibele heykelciklerinin gözaltına alınışları veya Bingöl'ün yoksulluğu da var. Kısacası yalnız kalmış bir şairin dünyası. Şair Metin Altıok'un yanında, baba Metin Altıok'u da tanımak isteyenler için bu mektuplar eşsiz birer ipucu...
Bir baba düşünün. Arasında kızı ile uzak mesafeler.. Her şeye rağmen vazgeçmeyen bir baba. Zeynep'inden vazgeçmeyen bir baba.. Mektupları 1 ay sonra bile gelse hatta bazen gelmese bile yazmaktan vazgeçmeyen bir baba..

Şair Metin Altıok, çok vahşet bir olay sonrası aramızdan ayrıldı. Bilinir.. Eli titrerken kızına mektup yazmak için daktilo kullanmış çoğu zaman. Hastayken bile kızını düşünmüş. 1 hafta hastanede ilaçlar, serumlar ile ayakta dururken, hastaneden çıkar çıkmaz kızına özürlerini bildirmek ve durumu anlatıp, kızının kendisine kırılmaması için adeta yalvarırcasına bir mektup yazan bir baba..

"Benim özlemimi ancak sana sarılmak, şöyle dolu dolu kucaklamak giderir. Bu da ne yazık ki şimdiye kadar çok az nasip oldu bana.." Çocuğuna bir kez daha sarılmak istedi ama mektuplar bakılırsa bunu ancak 5 senede bir gerçekleştirebilmiş.. Sürekli aksilikler aksilikler aksilikler.. Her şey üst üste gelmiş. Kızına daha iyi bir yaşam sunmak için, Bingöl'e gitmiş..

Kızı biraz umursamaz gibi davransa dahi yine de baba yüreği.. Dayanamamış naif şair. "Beni bağışla. Hayat bazı duygusuzların sandığı gibi düz değil. Hele bir şair için iki tarafı keskin bir kılıç. Kendinle ve içinde yaşadığın ortamla boğuşmak ve yenilmemek. Bu da
insanı oldukça yıpratıyor" işte bu sözler bildiriyor acılarını..

Bir şairi anlamak için onun özel hayatına inerseniz canınız çok yanar. Bunu bu kitap ile çok daha iyi anladım. Metin Altıok sevgisi gibi sevgileriniz olsun.. Keyifli okumalar..
METİN ALTIOK’tan ZEYNEP’e MEKTUPLAR


Metin Altıok 14 Mart 1941’de İzmir Bergama’da doğmuş.1971’de Ankara ÜniversitesiDil be Tarih Coğrafya Fakültesi felsefe bölümünden mezun olmuş.1967’de Ankara Fransız Kültür Merkez’inde ilk resim sergisini açmış.Lşse yıllarında başlayan şiir serüveni ilk defa Gezgin adlı kitabıyla günyüzüne çıkmış.1979 yılında Bingöl Lisesinde felsefe Öğretmenliğine atanmış.1987-1990 yıllarında Karaman İmam Hatip Lisesine zorunlu olarak gönderilmiş.Durumdan memnun olmaması üzerine 1990 yılında emekliye ayrılmış.İlk evliliğinden Zeynep adlı bir kızı olmuş.2 Temmuz 1993 günü Pir Sultan Abdal Kültür Şenliği için gittiği Sivas’ta malum otel yangınında ağır yaralı olarak kurtarılıp 9 Temmuz Günü hayata gözlerini yumdu.

Bu kitap kızı Zeynep Altıok Akatlı’ya yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor.Babanın kızına,kızın babaya olan özlemini boğazınız düğüm düğüm okuyorsunuz.Ve keşke ayrılıkları,hasretleri sadece aralarındaki kilometrelerce yollardan ibaret olsaydı dedim.Hiçbir yol aşılmaz değildi eğer ölümün getirdiği ayrılık olmasaydı ve böyle zalimce,haince,alçakça bir ölüm olmasaydı.

️Zeynep “ Babam ben on yaşındayken öğretmen olarak Bingöle tayin edildi. Baba kız hasretini iyi bilirim. Mektuplar ve görüşürdük uzun yıllar. O da bana Bingöl dağlarından topladığı çiçekleri kurutur sigara kağıtlarına sarar yollardı.”
️ Seni kadar özledim bilemezsin. Hasretin canıma Yetti. Bilmem gelecek günlere sensiz nasıl katlanacağım.Nazım Hikmet’in değişim ile hayatın elini içinden çektiğin bir eldiven gibi boşaldı. Yaşama sevincim kayboldu. Aramıza derya deniz koydular ve beni senin yüzüne hasret bıraktılar. Veballeri büyüktür.
Seni düşürün de görüyorum seni uzaktan ancak düşlerimde öpüyor öpüyorum ve sabahleyin bildiğin odada sensiz uyanıyorum içimden ağlamak geliyor.

️Ne yazık ki mektuplarımız katlanıp bir kuş olup uçmuyor. Aramızda Yıkılasın dağlar var. Ben burada bir acıya Sürgünüm. Hasretin canıma Yetti. Ama ne yaparsın eninde sonunda ekmek parası işte.
️Ömrümün çiçeği seninle güzel günler göreceğiz babacığım adını sayıklıyor. Seni aklımdan bir an olsun çıkarmıyor. Resimlerinle konuşuyor. Sanırım bundan sonra aramızda kopukluk olmayacak şubatla birlikte olmak umuduyla seni binlerce kez öperim.

Acıya sürgün Metin Altıok,hasretini yazdığı mektuplarla gidermeye çalışmış,kah sigara kağıtlarına kurumuş çiçekler sarmış,kah pullar göndermiş kızına Zozima’sına.Her mektubunda kuşlar çizmiş’şiirler yazmış,kalpler göndermiş mektubunun birine öyle bir resim çizimiz ki içime işledi dağlar ve dağların içinden geçen bir ok ve altında bir not;şu dağları delmeli un edip elemeli.Sözün bittiği yer...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Metin Altıok'tan Zeynep'e Mektuplar
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340933
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızıkedi Yayınevi
Sevgili kızım, biriciğim;
Uzun bir süredir sana mektup yazamadım. Nedenleri vardı. Aramızdaki kopukluk duygusal değil, bir iletişim kopukluğuydu. Senin için canımı bile verebileceğimden kuşkun olmasın. Özlemin taş gibi göğsümde duruyor. Düşlerime giriyorsun. Sokakta bir kız çocuğunun baba diye bağırması yüreğimi kanatıyor. Kaç zamandır bana baba demene hasretim. Bu yazı seninle birlikte geçirmeyi ne kadar isterdim bilemezsin. Ama olmadı, olamadı.

Edebiyatımızın acıya kiracı şairi Metin Altıok'un, kızı Zeynep'ten çok uzaktayken ona yazdığı mektuplar sadece sevginin ve dindiremediği bir özlemin değil; onun şiirinin de aracısı. Altıok'un mektupları kâh Bingöl'den gönderiliyor, kâh İzmir'den, sevgili meleğine, biriciğine. Felsefe öğretmeni olarak atandığı Bingöl'den haberler verirken, iç dünyasının iniş çıkışlarını, sarsıntılarını, sitemlerini yine de en çok özlemini yazıyor Altıok. İçtenlikle yazıyor, ruhunu açıyor, onca uzaklıktan kızına ulaşmaya çalışıyor. Bu mektuplarda bir babanın duyguları, özlemleri olduğu kadar öldürülen Cavit Orhan Tuütengil'e ne oldu sorusu da, kendi yaptığı Kibele heykelciklerinin gözaltına alınışları veya Bingöl'ün yoksulluğu da var. Kısacası yalnız kalmış bir şairin dünyası. Şair Metin Altıok'un yanında, baba Metin Altıok'u da tanımak isteyenler için bu mektuplar eşsiz birer ipucu...

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Muhtesim Yiğit
  • Tarçınlı Süt
  • caner dilsiz
  • Ferya Fertelli
  • yldrm.Abidin
  • İbrahim Pasin
  • Mikail Günsever
  • Noir
  • Amélie Poulain
  • Emine sarıbay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0