·
Okunma
·
Beğeni
·
3905
Gösterim
Adı:
Mezbaha No. 5
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752982722
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Baskılar:
Mezbaha No:5
Mezbaha No. 5
Mezbaha No:5
Slaughterhouse-Five
Slaughterhouse-Five
Kurt Vonnegut'un İkinci Dünya Savaşı deneyimlerinin benzersiz bir dökümü Mezbaha No. 5. Dresden bombardımanını yaşayan ünlü yazar, savaşın anlamsızlığını birçok yazınsal türün iç içe geçtiği bu kıyametsi anlatıda öykülüyor. Kitabın başkişisi Billy Pilgrim'in boşlukta süzülen yaşamı, savaşın anlamsızlığının ve ölçüsüzlüğünün metaforik bir anlatımı. Billy'nin zamanda yolculuğuyla katmanlar arasındaki geçişleri iyiden iyiye belirsiz kılan Vonnegut, insan eliyle yaratılmış bu benzersiz felaketi insan uygarlığının tüm kazanımlarıyla boy ölçüştürdüğü alegorik bir karşı söylence yaratıyor. Vonnegut'un aşağı yukarı tüm yapıtlarında kurmaca bir kişinin benliği altına gizlediği kendi varlığı Mezbaha No. 5'te de o gizemli kişilik göçünün tüm parıltısını yayıyor.
192 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
#spoiler#
Farklı bir yazım türü okumak isterseniz "tam da doğru yerdesiniz"..bütün bu "falan-filan" lar aslında anlatacak çok şeyim var ama "daha sonra "der gibi bir izlenim bıraktı bende :) ..zekice yazılmış farklı bir savas kitabı diyebiliriz "Mezbaha No5'e"
Her ne kadar bilim kurgu etiketi ile anılsada, bence "öyle değil " zamandaki sıçramalar olarak bahsetti bölümler bana göre yazarın psikolojisinden kaynaklı... bir nevi savaş anılarına (belkide istemeyerek)dönüşümler yaşaması ve başka zamanlar başka galaksiler icad ederek bu anılardan kaçmaya çalışması. .Ölümü inkar edişi de ölüme tanıklık etmesinden kaynaklanıyor, bu boyutta ölebiliriz, fakat zamanın bir çok noktasında yaşamaya devam etmekteyiz ,fikrini benimsemeside bence bir yok olma duygusundan kaçış.
Dresden bombardımanı ile ilgili hiç bir şey okumadım, eğer gerçekten yaşanmış ve bir insan olarak hatta bir SAVAŞ esiri olarak sizde buna şahitlik etmiş iseniz ..başka bir dünyada ,başka bir zamanda olmayı hayal etmeniz hatta olduğunuzu zannetmeniz ve hatta böyle bir düşünceyi icat etmeniz -doğal -

Ne zamandır listemde olan fakat bir türlü okuma fırsatı bulamadığım Kurt VONNEGUT. ..başka bir beyin ve bambaşka kelimelerle savaşı anlatmış. .Kısa, büyük harfli ,incecik bir kitap farklı bir adamla tanışmak için "okuyunuz"

-Barışla kalın -
192 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Eseri edindiğim bilgiler sebebiyle okuma gereği hissettim, birkaç gün önce okudum. Eser kurgusal olarak biraz farklı, romandan ziyade film gibi ama ben roman olarak da beğendim.

Esere geçecek olursak; Kitabın ilk bölümünde yazar ikinci dünya savaşında bulunduğunu ve bunları yazmak istediğini söylüyor. İkinci bölümdeyse esas roman başlıyor. Baş karakter Billy ‘nin bazı özellikleri şunlardır;
1)Hayatında trajik olaylar olmuştur, bunlardan biriside ikinci dünya savaşında bulunmasıdır.
2)Billy kendisinin farklı gezegenlerden gelen kişiler tarafından kaçırıldığını ve sahne de gösterime sunulduğunu iddaa etmektedir.
3)Billy aynı zamanda hem 1947’de , hem 1958 de ,hem de şimdiki zamanda bulunabilmektedir.
Roman anlatıma şimdiki zamandan başlar. Belirli bir anlatıdan sonra Billy birden kendini ikinci dünya savaşında bulur. Belirli süre sonra hayatının trajik bir sahnesine, sonrada farklı bir gezegende yaşadığı olaylara geçer. Yazar bu teknikle hem ikinci dünya savaşında yaşadığı gerçek olayları anlatır, hem de distopik bir olayı okuyucuya verir. Ayrıca atom bombası atılmadan önce başkan Thruman’ın yaptığı konuşma da romanda yer almaktadır. Amerikalı bir yazarın Dresden bombardımanını eleştirmesi de eserin okunması için bir başka neden.

Eseri ben yaklaşık birkaç saatte okumuştum, yazı puntoları büyük ayrıca bölümler arası boşluklarda var. Farklı bir tarz görmek isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.

Herkese iyi okumalar dilerim.
184 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Şimdi size öyle bir kitaptan bahsedeceğim ki, içinde savaş var, askerler tabi ki var, sürekli bir zamandan başka bir zamana ışınlanan bunun öncesinde bir uçan daire tarafından kaçırılan ana karakter Billy Pilgrim, Tralfamador gezegeni, ailesi, Dresden, Ilium, bombalar. Falan filan.

Falan filan lafını geçiştirmek için söylemedim yanlış anlamayın. Bu kitapta çoğu yerde geçen, pelesenk haline gelmiş bir sözcük ikilisi bu. Tralfamadorluların ölenlerin ardından söylediklerini söylüyor Billy; Falan filan.

Savaş dediğimde hepinizin tüylerinin diken diken olduğunu, acının, vahşetin, insafsızlığın dibine dibine vurduğu başka bir şey çağrıştırmıyordur eminim. Her türlüsü, her karesi. Bu trajediyi yaşayanlarla, yaşamayanlar tabi ki aynı kapta erimiyorlar. Özellikle görmüş, geçirmiş, yitirmiş ama beni öldürmüyorsa, güçlendirir ve belki de beni biraz yarım bırakabilir vakasının hayat görüşü halini alması kuvvetle muhtemeldir. Hayattan pek hazzetmemek gibi mesela. Hayata uyuz oluyorum der gibi!

İlk kez okuduğum yazarın tarzı nasıl söyleyeyim, bir kaçış, bir delilik, eleştirel dalga, kimi zaman absürt diyebileceğim yerlerle dolu kendine özgü bir üslup. Savaş kısımlarını anlattığı bölümler hakiki, sahte kurgulamanın dışında olduğu belli oluyor. İnce olarak yonttuğu yergilerinden sistem ve ülkeler de nasibini alıyorlar. Öte yandan mizahsen dokunuşlar kondurduğu kurmaca da ise yazar sen bunları benim yazdığım gibi gör oku, gerisini merak etme savaşın anlatılacak o kadar da sempatik tarafları olmadığını sen de biliyorsun der gibiydi. Okuduğum kısımların bazıları tamam buraya kadar sonrasını boşver hissiyatını veriyordu.

Peki kitabın kahramanı Billy Pilgrim kimdi? O zamanda kopmuş biri. Optometri okumuş, ilgi çekmeyen komik biriydi. Okulun kurucusu ve sahibinin kızıyla evlenerek turnayı gözünden vurarak, para çerçevedir olayının ne olduğunu bizzat deneyimliyordu. Bir de iki çocuğu oldu. Sonrasında ise lanet olası askerlik ve falan filan.

Zaman geçişleri de ayrı bir olaydı kitapta. Billy göz kırptığında kendini 1963’te buluyordu. Bir kapıdan geçtiğinde ise yıl 1941’di. Okurken zaman geçişlerinde zorlanmadım çünkü anlatım akıcı ve kısaydı. Uzun uzadıya değildi hiçbir şey. Hikayenin içeriğinde çokça bilim kurgunun malzemelerinden yararlanılmıştı. Billy’nin kafası oldukça renkli ve yazarın ta kendisi gibi serbest düşünür. Bu tanım benim çok hoşuma gitti bakın;

Serbest düşünür: Herhangi bir şeyin gerçekliğini kabulde otorite, gelenekler veya diğer dogmalar yerine mantık akıl ve deneycilikten yararlanan kişi. Yazara tamamen uyan bir tanım.

Bazı sayfalarda resimler çizilmiş. Bunlar da ayrı bir tebessüm katmış esere. Mezar taşı ve kadın göğsüne gülümsedim.

Kitap, Kurt Vonnegut’u üne kavuşturan ve özellikle Doğu cephesinin el kitabı olarak anılmasından dolayı ve naçizane olarak bilim kurguyla gerçeğin birbirine karışıp, zamanların içinde gezinmek istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitapla ve yazarla tanışmamı sağlayan değerli okur arkadaşım Murat Sezgin 'e buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Bazı insanlar ve bazı kitaplar iyi ki var.

Kitaplarla kalın.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bir kitaba neden 10 puan verilir?konusu güzeldir, kapak tasarımı iyidir? sunuş güzeldir? yazarı seviyosundur? anlatımı iyidir? falan filan...
Popüler tabirle okuduğum en iyi ''anti savaş '' kitaplarından biri oldu.vesaire.
Önce karın, dondurucu, mosmor eden soğukluğunu, sonrasında fosfor bombalarının sıcaklığını eti kemiğinden ayıran ateşini yaşattı bana.Bir tarafta bir asker tiyatro dekoru perdelerle vücut ısısını korumaya çalışırken, bir tarafta çürüyen, kokan asker cesetleri alev tabancalarıyla yakılıyordu.Bir tarafta uyduruk bir revirde hasta başında bilimkurgu kitapları okuyan bir albay, diğer tarafta tam donanımlı bir hastanede kocasının başında gofret yiyen karısı.Mavi köşede bi optometris bir çocuğun gözlerini numaralandırırken kırmızı köşede bir albay demlik yüzünden yargılanıp kurşuna diziliyordu.Bir ayağın Drestende ikinci dünya savaşında 132,000 kişiyle ölürken diğer ayağın tralfamador da yeşil bir berjer koltuğunda uzaylılara sergileniyor.falan filan...
Bunların hepsi yaşandı.en azından savaşla ilgili olan kısımları, hemde hiç birbirine karışmadan...
Kurt Vonnegut bunları yazdığı gibi yaşadımı, yaşayıp delirdi mi yoksa delirmemek için mi yazdı bilmiyorum; hepsine inanırım çünkü! vesaire.
Hikayenin sonu; savaşta hep aynı insanlar ölüyor ve savaşı isteyenler bir kere o cepheye inmiyorlar ceset toplamıyorlar ve tahtadan uydurulmuş tuvaletlere sıçmıyorlar ve açlıktan ölmüyorlar ve soğuktan donmuyorlar ve üniformalarının ütüleri dahi bozulmazken, kamufulajı kurşun motifleriyle süslenmiş insan evlatlarına emirler veriyorlar falan filan... ve savaş hakkında son bir söz cik cik cik...
184 syf.
·7/10
Kitap savaş karşıtı bir hiciv romanıdır ve bu türde gördüğüm en iyi romanlardan biri. SPOİLER içerir! Bunun yanısıra roman kahramanının yaptığı anlık zaman yolculukları Trafalmagorlular adlı uzaylılar ve bunların gerçek mi adamın hezeyanları mı olduğu sorusunu son ana kadar öğrenemiyorsunuz. Bu zaman yolculukları da arada çok zaman olması nedeniyle okurken bana yorucu geldi. Kitap çok farklı olduğundan okunmsta değer fakat sürükleyici değil.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnsan... varolduğu kısacık zaman diliminde önce kendi türüne , sonra canlı olan herşeye zarar veren, yıkıcı, şaşırtıcı, ölüm saçan ve hiç bir zaman kana doymayan bir varlık. Zamanı yaratan, gezegenleri ölçen, kendini klonlamayı başaran bu tür sözüm ona “Barış” için hiç gözünü kırpmadan kan dökmeye hazırdır. Herşeyin bahanesi vardır hayatta, ama en kolay sebep bulunan şüphesiz can almaktır. İlahi bir vaktin dolmasını beklemeden, yakarak, boğarak, haşlayarak, eriterek, vurarak, parçalara ayırarak... falan filan.. bazen sadece bir düğmeye basarken, bazen bir kılıç ile zor yoldan.. ama hep aynı sonuç.. Ölüm..Bazen insanlar kitle ölümleri ile eler içlerindeki çürükleri..işe yaramayanları, yaşlıları, hatta yer yer küçücük çocukları. Bunlar için bahaneler çoktur dedim ya.. Vatan derler, millet derler , din derler... Sebep önemsizdir, sonuç yıkıcı...falan filan...Şimdi yine böyle bir sonuç ile buluşturuyor bizi Kurt Vonnegut. Ama bunu o kadar farklı ve özgün yapıyor ki.. Dresden.. 13 Şubat 1945 gecesi İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ağır bir bombalı saldırısı ile yerle bir edildi. Almanya için bu korkunç bir kayıptı. Yaklaşık 150 bin belki daha fazla insan adeta canlı canlı pişirildi. Bunun sebebi ne yahudilere yapılan ağır işkenceler, ne küçücük çocukları birbirine diken barbarları yok etmek için değildi. Zaten ölenlerin büyük çoğunluğu sivillerdi. Asıl sebep o sıralar hızla Almanlara yardıma gelen Kızıl orduya ufak bir gözdağı vermekti.. Falan filan...Dedim ya sebepler hep önemsiz, sonuçlarıysa yıkıcı oldu. O gün Almanyanın bu şirin bölgesinde toprak üstünde ve sağlam bir sığnakta bulunmayanlar, devasa bir mangal partisinde pişen etlere dönüştüler. Evet o kadar sıcaktı ki , hepsi canlı canlı piştiler... Mezbaha 5 bizlere bu kanlı tarih ayıbını yer yer komik, karmaşık ve zamanın dışında kalarak anlatıyor. Kahramanımız Billy Pilgrim , minik zaman sıçramaları ile kontrolsüz bir biçimde bizimle hikayesini paylaşıyor. Arka planda ise Dresden Bombardımanını... insanlığı, kayıpları, gözyaşlarını... Farklı bir deneyim arayan bir okursanız, ve henüz Vonnegut ile tanışma fırsatı bulamadıysanız hala geç değil... Tabii türümüzün yaptıklarıyla yüzleşmek size hala ağır gelmiyorsa....Falan filan..
180 syf.
·21 günde·5/10
Savaşın gerçeklerini farklı bir bakış açısıyla görmek ister misiniz? Mezhaba No:5 kitabı, savaşın kötülüklerini anlatmak için yazılmış, neredeyse gerçek bir hayattan alıntı kitap. Kapağın arkasında 'tüm zamanların en büyük savaş karşıtı romanı' yazıyor. En büyük kısmına edebiyatçılar karar versin ama en farklı savaş karşıtı roman diyebilirim ben. Oturup bir hamlede bitirebileceğiniz bir kitap ve başarılı. Dili ağır ve anlamsız diye korkmayın sakın, siz de seveceksiniz.
184 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Bana göre, en etkileyici savaş kitabıdır Mezbaha 5. Aslında yalnızca Dresden bombardımanını anlatır, ama savaş... Savaş hep aynı değil mi? Ne sebeple olursa olsun, kimler arasında yapılırsa yapılsın, sonunda kazanan kimsenin olmadığı bir beyhude uğraş. Ve bana göre kitabı etkileyici kılan asıl unsur, sadeliği. Uzun, ağdalı sözler yok, insanların bam teline basmaya çalışmak yok. Basit, düz cümleler. Duygu yok aslında kitapta, ve bu da bir şekilde daha vurucu yapıyor anlatılanları. Son olarak, günümüzde bile bu kitabın hala yasaklılar listesinde olduğu yerler var. Bir kitap neden yasaklanır? Demek ki birileri, yazılanları halkın okumasından rahatsız olacak. Bunu da düşünün derim ben.
Falan filan.
184 syf.
·Beğendi·7/10
Fena değil diyebileceğim bir bilim kurgu romanı. Billy Pilgrim adında bir gözlükçü ikinci dünya Savaşına katılır ve esir düşer. Dresden şehrine gönderilen Billy orada 5 nolu mezbahada bir kaç tanıdık ile beraber çalışmaya başlar. Bu arada geçmiş ve geleceğe yolculuk edebilen Billy sürekli zaman değiştirir. Ancak bu durum sağlığı açısından tehlikelidir ve onu kaçıran uzaylılar ondan farklı şeyler de istemektedir. Keyifle okunan bir roman.
184 syf.
·10/10
Savaş karşıtlığı ince bir kitapta ufkunuzu devasa nir şekilde genişletebilecek kalınlıkta nasıl anlatılabilir, kimler anlatabilir? Eğer Kurt Vonnegut ise, evet gayet başarılı bir şekilde okuyucuyu sıkmadan anlatabilir.


“Oğullarıma hiçbir şart altında katliamlara katılmamaları ve düşmanlarının katledildiğine dair haberlerin içlerini asla tatmin veya neşeyle doldurmaması gerektiğini söyledim “

Diyor Dresden Bombardımanına şahit olan, gerçekliğin kanlı görüntüsünü okuyucunun dikkatini çekebilmek için “Tralfamadorlar” ve zaman yolcusu Billy Pilgrim ile kitabı bilim-kurgu kategorisine koyan yazarımız.


Savaş neydi? Kahramanlık mı? Kazanmak mı ya da kaybetmek mi? Zafer mi, gurur mu, başarı mı?


Savaşlar, silahlar, ölüler… ”Falan filan.” — diyor yazarımız her ölümden bahsedişinde. Belkide ne kadar çok ölümden bahsettiği vurgulıyor, dikkat etmemizi istiyor.

Savaşta aslında kazanan da kaybeden değil midir? Kaybetmek demek sadece sonuçla mı ilgilidir?


Savaşım dehşetini, insan psikolojisi üzerinde oluşturduğu travmayı diğer edebi kitaplar gibi akmadan değilde akıcı bir şekilde okumak isterseniz eğer — ki bence okumalısınız— bu kitabı kesinlikle kütüphanenize dahil etmenizi öneriyorum.

(P.S: Bu kitabı yalnızca okumayın düşünerek, hazmederek, anlayarak ve görerek okuyun. Hatta analizlerini internetten açın okuyun, analizleri de kitabın kendisi kadar akıcı)
184 syf.
·Puan vermedi
Sıradışı bir kitap, anlatım tarzı güzel özellikle tralmafadorlarin ölüme bakış açısını çcok beğendim. Savaşın ölümün ne denli büyük izler bıraktığını anladığım, bittiği zaman oturup düşündüğüm harika bir kitap
"Kitaplarda okuduğundan fazlasıdır hayat," dedi Weary.
Kurt Vonnegut
Sayfa 42 - April Yayıncılık, 4.Baskı, Çeviri: Algan Sezgintüredi
"Ölümle dans etmeden sanat imkânsızdır."
Kurt Vonnegut
Sayfa 29 - April Yayıncılık, 4.Baskı, Çeviri: Algan Sezgintüredi
"Kitaplarımızda sevdiğimiz şey, aynı anda görülen pek müthiş anın derinliğidir."
Kurt Vonnegut
Sayfa 81 - April Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mezbaha No. 5
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752982722
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Baskılar:
Mezbaha No:5
Mezbaha No. 5
Mezbaha No:5
Slaughterhouse-Five
Slaughterhouse-Five
Kurt Vonnegut'un İkinci Dünya Savaşı deneyimlerinin benzersiz bir dökümü Mezbaha No. 5. Dresden bombardımanını yaşayan ünlü yazar, savaşın anlamsızlığını birçok yazınsal türün iç içe geçtiği bu kıyametsi anlatıda öykülüyor. Kitabın başkişisi Billy Pilgrim'in boşlukta süzülen yaşamı, savaşın anlamsızlığının ve ölçüsüzlüğünün metaforik bir anlatımı. Billy'nin zamanda yolculuğuyla katmanlar arasındaki geçişleri iyiden iyiye belirsiz kılan Vonnegut, insan eliyle yaratılmış bu benzersiz felaketi insan uygarlığının tüm kazanımlarıyla boy ölçüştürdüğü alegorik bir karşı söylence yaratıyor. Vonnegut'un aşağı yukarı tüm yapıtlarında kurmaca bir kişinin benliği altına gizlediği kendi varlığı Mezbaha No. 5'te de o gizemli kişilik göçünün tüm parıltısını yayıyor.

Kitabı okuyanlar 286 okur

  • Zeynep
  • Alper Korkmaz
  • Kadir cevik
  • Gözde Gündoğdu
  • Esraa
  • belki son defa
  • SANÇAR
  • Metin BOZDEMİR
  • M K
  • Gülcan Çak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.8 (1)
9
%0
8
%0.8 (1)
7
%1.6 (2)
6
%0.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0