Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı Dönem

·
Okunma
·
Beğeni
·
946
Gösterim
Adı:
Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı Dönem
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750736698
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Life & Times Of Michael K
Çeviri:
Tülin Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
J. M. Coetzee'nin romanlarında kurduğu ikilemler, ırk ayrımı ve sömürgeciliğin pençesindeki Güney Afrika gerçekliğinden temellenir, ama bireyin böylesi bir toplum içindeki yabancılaşması ve umursamazlığının derinliklerine yönelir. 1983'te Michael K., 1999'da da Utanç adlı romanlarıyla, İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü Booker'a iki kez değer görülen ilk yazar olan, 2004'te de Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Coetzee, Michael K: Yaşamı ve Yaşadığı Dönem'de hem bedensel hem de ussal bakımdan ayrıksı bir karakterin, anlayamadığı ve denetleyemediği koşullar karşısındaki trajik ikilemini anlatıyor. Öykünün kahramanı Michael K, Franz Kafka'nın çektikleri acının anlamını hiçbir zaman çıkaramayan karakterlerinin soyundan geliyor. Coetzee, Siyah olsun, Beyaz olsun, kendi çocuklarını bağımlılara, asalaklara ve mahpuslara dönüştüren Güney Afrika'nın hüznüne sessiz bir ağıt yakıyor.
(Arka Kapak)

Ödüller: 
2003 Nobel Edebiyat Ödülü
1983 Booker Roman Ödülü

 
211 syf.
·5 günde·10/10
Herşeyin sorumlusu aslında Justin Torres. "Biz Hayvanlar"ı okuyalı günler oldu; ama unutmak ve etkisini kaybetmesini beklemek boşunaymış, geçmedi zira. Victor Hugo'nun Sefiller'ini okurken dahil olamamamın bir sebebi de Biz Hayvanlar olabilir. Bu durumu değiştiren Michael K. oldu.

Coetzee'nin Utanç adlı eserinden sonra, ilk okuduğum Demir Çağı ve yarıda bıraktığım Romancının Romanı adlı kitaplarını da düşünürsem, bu kitapların arasında en etkileyici ve eğer bir başyapıtı varsa yazarın o başyapıt olmaya en yakın olan eseri kesinlikle Michael K; çünkü herşeyden önce bu kadar siyasi bir anlatıyı böylesine etkileyici bir karakter çalışmasıyla kotarabilmek büyük bir maharet. Michael K. kitabın tanıtım yazısında söylendiği gibi -ve demek ki yazar için de önemli bir referans olan- Kafka'ya açık bir gönderme: kitap boyunca karşımıza inanılması zor bir yaşam mücadelesi çıkıyor. Hangi zamanlarda yaşandığını bilmediğimiz, hayali bir iç savaş yaşayan Güney Afrika'da diğer insanlara göre zekâca geri, annesini kaybettikten sonra yolunu şaşırmış, diğer insanlar gibi yaşamayan ama hayatta kalmaya çalışan saf bir insan olarak Michael K. yazarın ülkesine acı acı, sevgi duyarak yarattığı bir karakter: çölde bir umut, karanlıklar içerisinde ışıl ışıl bir küçük güneş gibi, bütün toplama ve çalıştırma kampları, bütün zor koşullara rağmen, tek başına kaçarak, yürüyerek, gizlenerek yaşamayı başardığı ve saklandığı bomboş bir çiftlikte kabak ekerek hayatta kalmayı becerebilen bir kimsesiz, bir yalnız Michael K. İnsanlar onu anlamayı beceremediği gibi, o da anlaşılması için onlara yardımcı olmuyor pek. Eser bu tür sıradışı kitaplarda belki karşılaşabileceğimiz duygusal sığlıkların hepsini es geçerek kendine özgü, gerçekçi, rahatsız edici dahi diyebileceğimiz bir sıkışmışlık duygusunu hissettirmeyi başararak hikâyesini nihayete erdiriyor. Coetzee'nin örneğin Utanç adlı çok beğenilen eseri Michael K.'nın yanında neredeyse basit bir anlatıya dönüşüyor. Kitaptaki dil ve anlatım, gerçekten çok iyi; olaylar çok değil, özellikle kitabın ilk bölümü, yani Michael'ın hikâyesinin hızlı başlangıcı ve ardından yavan, tekdüze, neredeyse olaysız devamı bu dili ve üslûbu da ağır ağır inşa ediyor gibi. Kitabın ikinci kısmında Michael'ın götürüldüğü kampta ona büyük ilgi duyup onu kurtarmaya çalışan adamın olduğu bölüm çok daha etkileyici, son bölümde ise yazar yine birinci bölümdekine benzer bir tarzda, yumuşacık bitiriyor hikâyesini.

Bir karakter yaratabilen her yazarın çıtayı iyi yerlere yükselttiğini ya da oraya işaretini koyduğunu düşünüyorum bir şekilde. Michael K. bütün o sıradanlığı, yavanlığı, kendi kendine yeterliği, kimsesizliği ile çok çok ilginç bir karakter ve bir yazarın kendi ülkesinin acılarına karşı sayfalara dökerek yaratabileceği en güzel hayallerden; ülkesini temsil eden tertemiz, mazlum bir ruh kesinlikle.

"Son olarak da şu bahçen..." derdim tıkanarak. "Çölün yüreğinde çiçeklenen, yaşam yiyeceğini sunan o kutlu, çekici bahçenin anlamını söyleyeyim sana. Şimdi ulaşmayı amaçladığın bahçe kamplar dışında hem hiç bir yerde hem de her yerdedir. Ait olduğun, kendini evsiz hissetmediğin tek yerin öbür adıdır. Hiçbir haritada olmayan, bildiğimiz yollardan hiçbirinin varmadığı, yolunu yalnızca senin bildiğin bir yer".

Michael K.'yı herkese öneriyorum.
211 syf.
·Beğendi·7/10
Bir həftədən çox olar ki, bu kitabı oxuyub bitirdim. Yalnız indi rəy bildirmək üçün şans düşdü əlimə. Demək, kitabda Con Maksvel Kutzee'nin 4 romanı yer alır:
1.Maykl K.-nın həyatı və zəmanəsi;
2.Rüsvayçılıq;
3.Barbarları gözləyərkən;
4.Gənclik.
İçlərində ən çox bəyəndiyim roman "Maykl K.-nın həyatı və zəmanəsi" oldu. Kutzee romanında Mayklın dərisinin rəngi barəsində heç bir məlumat vermir. Oxucu onu qara dərili və yaxud ağ dərili kimi təsəvvür edə bilər. Romanda Maykl zahiri eybəcərliyinə görə cəmiyyətdən təcrid olunmuş şəxsdir. Kutzee'nin ideal qəhrəmanı cəmiyyətə qarşı çıxmır- o, sadəcə kənara çəkilir. O, adi insanı təsəvvürlərdən, tarixdən, mənəviyyatdan kənarda yaşayır. Romanın sonunda Maykl artıq tam insan deyil. O yemir, içmir, yuxu ilə bunların hamısını əvəz edir. Onu soxulcanlarla, həşəratlarla müqayisə edirlər. Kutzee'nin fikrincə, ən aşağı pillədə personajı tam azadlıq gözləyir, bu zaman onun simasında ilahiliyin, müqəddəsliyini əlamətləri daha aydın görünməyə başlayır. Fərdiliyini itirməklə, şəxsiyyət olmaqdan imtina etməklə insan azadlığa nail olur. Bu yazıçı üçün azadlıq bütün arzulardan, istəklərdən, bağlılıqlardan, abstrakt ideyalardan, eləcə də bədənin ehtiyaclarından arınmaqdır.
211 syf.
·9/10
#alıntı
“Ne zaman kendini kendine tanımlamaya kalkışsa hep o noktaya geldiğinde kavrayışının yetersiz kaldığı, sözcüklerle doldurmanın hiçbir yarar sağlamayacağı bir boşluk, bir oyuk, bir karanlık hep kalırdı. Sözcükler öğütülüyor, boşluksa kalıyordu. Onun ki, içinde hep eksik bir şey kalan bir öyküydü. Yanlış bir öyküydü, hep yanlış olmuştu. “
.
.
“Ulu Tanrım, yüreklerimizde yine barış filizlensin, kimseye kin beslemeden evlerimize dönmemizi Senin adınla kardeşçe bir arada yaşamamızı ve Senin buyruklarına boyun eğmemizi nasip et.”
.

Hayata karşı olan savaşına doğduğu gün yenik başlayan Michael K. Nedeni ise dudağında yarık ile doğması. Dünya ya neden geldiğini asla anlamadı. Çünkü hiçbir amacı, onu seven biri, merak eden kimse yoktu. Bir işi de yoktu. Sadece annesi vardı. Sonunda hayata neden geldiğini anladı ve annesine bakarak kalan ömrünü geçirmeye başladı. Bir akşam annesi hastalandığında onunla birlikte yaşadığı şehirden gidiyordu.. Hastanede öldü annesi, yakıp küllerini verdiler eline. Oda annesini de yanına alarak başladı yürümeye.. Yürüyerek annesinin doğduğu şehre gidiyordu. Günlerce yürüdü. En sonunda kendini savaşın ortasında buldu. Meğer azınlıkların haklarını aradığı bir savaş başlamış Dünya da.
.
.
Aç bir şekilde günlerce yürümeye devam etti.. Kimi zaman dağdakilere yardım eden adam yerine kondu. Kimi zaman bir dilenci ya da hırsız.. Kamplara düştü, zorla çalıştırıldı. Bu süreçte ne konuşuyor ne yemek yiyordu. Hiçbir zaman anlamadı bu Dünyaya neden geldiğini.. Sadece acı ve açlık çektiği bu Dünya da niçin yaşıyordu ?
.
Güney Afrika’nın kendi insanını yok yere yiyip bitirdiği dönemin kahramanı Michael K. ve çektiği sebepsiz acıların, yazarın usta kalemiyle bir araya geldiği bu kitabını mutlaka okumalısınız. Keyifli okumalar ️
Sustum. Donuk bakışlarını üzerimden ayırmıyordu. "Konuş Michaels." diye yeniden söze başladım. "Konuşmanın ne kolay olduğunu görüyorsun, konuş! Dinle beni, bak odayı nasıl dolduruyorum sözcüklerle. Hiç yorulmaksızın bütün gün konuşabilen insanlar var. Sözleriyle evreni doldurabiliyorlar."
Öyle zamanlar oluyordu ki, özellikle sabahları, bu kıraç çiftliğe çiçek açtıranın bir başına ve bilinmeyen 'kendisi' olduğu düşüncesiyle içini müthiş bir övünç sarıyordu. Ne var ki bu övüncü anlaşılmaz biçimde gelecekle ilintili bir acı izliyor, karamsarlığa düşmekten onu yalnızca işe sarılma alıkoyabiliyordu.
Kumun altına bir sıra taş döşemeliydim diye geçirdi, bir de oluk yapmalıydım kendime. Sonra da, burada havuzun yanında öbür kuşaklara kalacak bir ev yapmıyorum ki dedi kendi kendine. Yaptığım özensiz, iğreti, geride bıraktığımda yüreğimi sızlatmayacak bir barınak olmalı. Günün birinde burayı ya da yıkıntılarını bulacak olurlarsa varsın başlarını sallayıp birbirlerine; ne beceriksiz insanlarmış, yaptıkları işin övünülecek yanını hiç hesaba katmamışlar, desinler, hiç önemi yok.
Ömründe bu kadar tatlı bir meyve tatmamıştı. Bu tadın ne kadarı tohumdan, ne kadarı topraktan geliyordu? Çekirdeklerini sıyırıp kurusun diye yaydı. Bir çekirdekten bir avuç dolusu. İşte toprağın bereketi dedikleri buydu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı Dönem
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
211
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750736698
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Life & Times Of Michael K
Çeviri:
Tülin Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
J. M. Coetzee'nin romanlarında kurduğu ikilemler, ırk ayrımı ve sömürgeciliğin pençesindeki Güney Afrika gerçekliğinden temellenir, ama bireyin böylesi bir toplum içindeki yabancılaşması ve umursamazlığının derinliklerine yönelir. 1983'te Michael K., 1999'da da Utanç adlı romanlarıyla, İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü Booker'a iki kez değer görülen ilk yazar olan, 2004'te de Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Coetzee, Michael K: Yaşamı ve Yaşadığı Dönem'de hem bedensel hem de ussal bakımdan ayrıksı bir karakterin, anlayamadığı ve denetleyemediği koşullar karşısındaki trajik ikilemini anlatıyor. Öykünün kahramanı Michael K, Franz Kafka'nın çektikleri acının anlamını hiçbir zaman çıkaramayan karakterlerinin soyundan geliyor. Coetzee, Siyah olsun, Beyaz olsun, kendi çocuklarını bağımlılara, asalaklara ve mahpuslara dönüştüren Güney Afrika'nın hüznüne sessiz bir ağıt yakıyor.
(Arka Kapak)

Ödüller: 
2003 Nobel Edebiyat Ödülü
1983 Booker Roman Ödülü

 

Kitabı okuyanlar 38 okur

  • Burcu sevindik
  • Simge
  • gürkan
  • Sergüzest
  • Pınar
  • Ayhan Görgü
  • Elxan Huseynov
  • Gunel Aliyeva
  • Mehmet Öz
  • Kitap her yerde okunur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (2)
9
%26.3 (5)
8
%47.4 (9)
7
%5.3 (1)
6
%5.3 (1)
5
%0
4
%5.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0